ABD Ukrayna'yı Rusya'nın önüne attı ama bu kez iş çok ciddi

Hüseyin Vodinalı yazdı...

ABD Ukrayna'yı Rusya'nın önüne attı ama bu kez iş çok ciddi

Lavrov, “Sabrımız tükendi, bir şeylerin olma zamanı geldi” dedi.

Hemen ardından Ukrayna’nın hükümet siteleri siber saldırıya uğradı.

Bu, Rusya’nın ilk uyarı atışıydı.

Rusya ve ABD/NATO arasındaki diplomatik temaslar beklendiği gibi sonuçsuz kaldı.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexander Grushko, gazetecilere verdiği demeçte aynen şunları söyledi: “Rusya ile ittifak arasındaki ortak çıkar alanlarındaki tüm pratik işbirliği NATO kararıyla askıya alındı. Bugün birleştirici bir pozitif gündemimiz yok, hiç yok. Batı, Rusya'ya karşı koymak zorunda kalacağı kabul edilemez bir tehdit sunuyor.”

ABD bilinçli olarak Rusya’nın haklı taleplerine yanıt vermedi.

Biden ne yaptığını bilmez yaşlı bunak gibi ortalarda dolaşırken, ABD derin devletinin adamları Victoria Nuland ve Anthony Blinken gibiler gündemlerini yürüttüler.

Amaç Ukrayna’yı yem olarak kullanıp Rusya’yı çevreleme siyasetini güçlendirmekti.

Zaten 2014’ten beri kullanıyorlar gariban Ukraynalı ‘kaholları’ (1).

Kenar ülke anlamına gelen Ukrayna’nın epey bir ‘kenarları’ Rusya tarafından yutuldu.

Yutulmasa şaşardım.

Sovyet döneminden beri gelen Rus jeopolitiği, Karadeniz ve Doğu Ukrayna’yı zaten sahiplenmişti.

Sadece Polonya’ya kanka olan Katolik Ukrayna bırakılacaktı.

Ve Amerika Birleşik Devletleri’nin vesayet ve kaos savaşları sayesinde bu oldu.

Şimdi ABD derin devleti, yani neoconların aktif olduğu müesses nizam, pandemiye teslim kendi ülkesindeki süpermarket rafları boşken, Los Angeles’te tren kargoları bile yağmalanırken, hala ‘yurtta savaş, dünyada savaş’ şiarıyla hareket ediyor.

Washington, Ukrayna’ya NATO kapısını açarak, Rusya'ya güvenlik garantisi vermeyi reddetti.

ABD, Rusya sınırlarına nükleer füzeler yerleştirmeyi ve Rusya Federasyonu'nu istikrarsızlaştırmak için eski Sovyet devletleri arasında renkli devrimler yaptırmayı planladığını açıkça ortaya koydu.

Başka bir deyişle, Washington, Rusya'ya karşı “Ezeli ve ebedi düşmanlığını” ilan etti.

Rusya’nın düşman olmaktan çıkmak için tek yolu, Batı’ya boyun eğerek 17 milyon kilometrekarelik topraklarını Amerikan çıkarlarına açması ve Çin’e düşman olması.

Rus jeopolitiğinde ise böyle bir seçenek bulunmuyor.

Hatta çevre ülkelerinde de böyle seçeneklere hoş bakmadıklarını Kazakistan’da açıkça gösterdiler.

Putin ve Lavrov, Amerika ve NATO’ya son diplomatik temaslardan sonra artık “Bay Zirkon (2) ile görüşmelerini” çok net biçimde söyledi.

Lavrov’un son basın toplantısında dile getirdiği şu ifadeler çok önemli:

“NATO’nun hemen sınırlarımızın diğer tarafında belirmesini, özellikle de Ukrayna yönetiminin izlediği politika düşünülecek olursa, asla kabul etmeyeceğiz. Dahası bu, bizim için bir kırmızı çizgi, gerçek bir kırmızı çizgi. Ukrayna NATO dışında kalsa dahi, Amerikalılar, İngilizler ve diğer Batı ülkeler Ukrayna’da askeri tesisler ve Azov Denizi’nde üsler kurabilir. Bu da bizim için kabul edilemez bir şey. Zira komşu ülkelerimizin topraklarına Rusya için tehdit oluşturacak saldırı silahları konuşlandırılması da bizim için bir diğer kırmızı çizgi.”

Kırmızı çizginin ne demek olduğunu biraz açmak gerekirse...

Washington, Rusya'nın istediği güvenlik garantilerini reddederek, Rus sınırlarına nükleer füzeler yerleştirmeyi ve Rusya Federasyonu'nu istikrarsızlaştırmak için eski Sovyet devletlerinde renkli devrimler yapmayı planladığını gösterdi.

Rusya oturup bunun olmasını beklemeyecek.

Ne yapacaklarını adım adım ben yazayım:

Ukrayna'nın kesinlikle NATO üyesi olmasına izin verilmeyecek.

Rusya, bunun olmasına izin vermek yerine Ukrayna'yı Rusya'ya yeniden dahil edecektir.

Ukrayna'da hiçbir ABD veya NATO füze üssüne izin verilmeyecek.

Eğer oradalarsa veya oraya konulurlarsa yok edilecekler.

Romanya ve Polonya'daki mevcut ABD füze üsleri imha edilecek.

Rusya bunu işgal yoluna gitmeden yeni nesil hipersonik füzelerle yapabilir.

NATO konvansiyonel kuvvetlerinin Rusya'ya kıyasla küçük olması ve Rus ordularına karşı herhangi bir şekilde karşı koyamayacak durumda olması nedeniyle NATO'nun harekete geçmesi anlamsız olacak.

Rusya, Pentagon savaşmak için yeterli gücü seferber etmeden çok önce Doğu Avrupa'yı ele geçirebilir.

Amerikan devletine bağlı jeopolitik istihbarat sağlayıcısı “Gölge CIA” lakaplı Stratfor, Rusya'nın Doğu Askeri Bölgesi'ndeki dört ordusunun Batı cephesine taşınma sürecinde olduğunu söylüyor.

Rusya’nın güç kullanmadan önce, Washington'un bir konvansiyonel savaşı nükleere dönüştürmesine engel olmak için, Rus nükleer füzelerini ABD'nin Atlantik ve Pasifik kıyılarının 200 mil uzağına yerleştirmesi olası.

Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov, Brüksel’deki NATO toplantılarında, Küba ve Venezuela’ya Rus birliklerinin yerleştirilmesi olasılığı hakkındaki bir soruya “ne yalanlarım, ne de onaylarım” diyerek üst ükapalı evet yanıtı verdi. Zaten her türlü füzenin yerleştirilebildiği ileri teknoloji denizaltılar artık her yerde ve hala onları tam olarak görme kabiliyeti kimsede yok.  

Washington, kendini beğenmişliği ve aptallığıyla, kabul etmekte zorlanacağı bir yenilgiye kendini hazırlıyor.

Benim epeydir savunduğum gibi, ABD’nin derdi savaş kazanmak değil, savaşları sürekli kılmak.

Ancak bu tehlikeli bir oyun ve sürdürülebilir değil.

Giderek ısınan bu devler arası çatışmada sonucun nükleer savaş olması da olasılık dışı değil.

Washington, maalesef küresel bir güçten beklenmeyecek kadar stratejik sığlık ve miyopluk içinde.

Bunun sebebi ise ABD’nin (giderek daha çok kişinin artık bu yanılsamadan kurtulduğunu görüyorum) gerçek bir demokrasi değil, şirketler tarafından yönetilen bir derin devletin hakimiyetinde olması.

Bunu Araştırmacı Yazar F. William Engdahl son yazısında, gayet anlaşılır biçimde ortaya koymuş.

Engdahl şunları söylüyor:

“Biden Yönetimi ve AB, çılgın Agenda 2030 ve Sıfır Karbon (Zero Carbon) gündeminin peşinde, 2030’un sonundan çok önce endüstrilerini kasıtlı bir yıkım yoluna koyuyor. Bu da mevcut NATO gündemini Ukrayna, Beyaz Rusya, Ermenistan ve şimdi de Kazakistan'da Rusya'ya doğru mu yönlendiriyor? Eğer NATO Güçleri yakın gelecekte temel askeri endüstriyel altyapıdan yoksun kalacaklarını biliyorlarsa, sanayisiz gündemlerine potansiyel bir direnişçiyi ortadan kaldırmak için (yarın yerine) şimdi Rusya ile olası bir savaşı kışkırtmanın daha iyi olduğunu düşünüyorlar mı? Çin’i saymazsak, Rusya kışkırtıldığı takdirde NATO'ya yıkıcı bir darbe indirebilecek tek ülkedir.(...) COVID korku histerisi olmadan, Yeşil Gündemin (Green Agenda), elektrik kesintilerinin ve ekonomilerimizin çöküşünün eşiğine kadar ilerlemesine asla izin vermezdik. Hem COVID pandemisinin, hem de Yeşil Gündem'in nihai hedefi, (Dünya Ekonomik Forumu –WEF- Direktörü) Klaus Schwab'ın, BlackRock veya Google-Alphabet gibi bir avuç küresel şirketin küresel diktatörlüğü yararına, tüm dünya ekonomisinin distopik Büyük Sıfırlanmasına (Great Reset) doğru bir yürüyüştür.”

Dünya (ve elbette Türkiye) bugün belki tarihinde hiç olmadığı kadar büyük ekonomik kriz ve savaş tehlikesi içinde.

Ve dünyayı yönettiğini sandığımız insanlar, buna çözüm bulmak yerine, belki de bilinçli olarak işleri daha riskli bir noktaya sürüklüyor.

Bu çılgın dünya nelere gebe, yaşayarak göreceğiz.

 

KAYNAKLAR:

https://www.globalresearch.ca/refusing-security-russia-washington-opened-door-war/5767025

http://www.williamengdahl.com/englishNEO12Jan2022,php

  • Kahol: Rusların Ukraynalıları küçüsemek için kullandığıkları ‘köylü’ anlamında bir deyim.
  • Zirkon: (3M22 Tsircon) Rusya’nın geliştirdiği 5 yeni nesil füzeden biri. Saatte 9 bin km hıza ulaştığı belirtiliyor.