Köşe Yazıları

ABD’de 14 bin kişi koronavirüsten mi öldü?

İddianın sahibi Atlantik kanadından.

Japonya’nın Asahi Televizyonu’nda yayınlanan bir haber dosya.

Diyor ki, ABD’de ortaya çıkan ölümcül grip salgını, aslında Çin’deki yeni koronavirüsün (Kovid-19) kökeni olabilir.

Malumunuz ABD’de bu kış çok ciddi bir grip (influenza) salgını yaşandı ve milyonlarca kişi bundan etkilendi.

14 bin kişi ise hayatını kaybetti.

Asahi TV diyor ki, “ABD’deki yetkililer virüsün ne kadar saldırgan olduğunu fark edemedi ve yayılmasına engel olamadı”.

İddiaya göre, 14 Şubat’ta Amerikan Hastalık Önleme ve Koruma merkezi (CDC), bu yeni gripten mustarip hastaların Kovid-19 olup olmadığını test etmeye başlamış.

New York, San Francisco, Seattle, Chicago, Los Angeles kentlerindeki halk sağlığı laboratuvarları alınan örnekleri inceliyormuş.

ABD’de şimdiye kadar belirlenen 35 “Kovid19” vakası var.

Asahi TV, ABD’de yaşamını yitiren 14 bin kişinin Kovid-19’dan mı öldüğü henüz net değil dese de, bu haber Çin’de epey ortalığı karıştırdı.

Çinliler, salgın öncesi Ekim ayında Wuhan’da düzenlene Dünya Ordu Oyunları’ndan şüpheleniyor.

Çünkü buraya 300 Amerikan askeri gelmişti.

Çin twitter’i sayılan Sina Weibo’da bir katılımcı; “Belki de buraya katılan Amerikalılar bu virüsü getirdi ve virüs yayıldı” diyor.

Şanghay’daki Fudan Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Profesörü olan Shen Yi, küresel çapta virologların virüsün kökenini araştırdıklarını, bu araştırmanın istihbarat örgütlerini de kapsadığını belirtti.

Shen; “Kovid-19’un semptomları ve bulaşıcılığı ortada. Bu hastalığın kökenini saklamak imkansız, mutlaka bulunacaktır” ifadesini kullanıyor.

Çin yetkilileri, somut bir açıklama yapmasa da, bu şüpheyi ima eden ifadeler seçiyor.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, son demecinde, Kovid19’u tanımlarken “acımasız ve karmaşık” tabirini kullandı.

KOVİD-19 KUŞAK VE YOL’A KARŞI

Araştırmacı yazar Pepe Escobar, Şi Cinping’in 2013’te önce Nursultan, ardından Cakarta’da açıkladığı Kuşak ve Yol girişiminin virüsün asıl kökeni olduğunu ileri sürüyor.

Buna Huawei örneğiyle Made in China 2025 projesini de ekleyebiliriz.

Escobar’a göre ABD, 2049’da tamamlanması beklenen Kuşak ve Yol’u önlemek için her türlü girişimi deniyor.

Suriye, Irak, İran, Keşmir, Myanmar, Afganistan gibi pek çok güzergahta yeni kriz ve savaşlar çıkarıyor.

Amerikan ve Batı egemen sınıfının kontrolleri dışında yeni bir İpekyolu’nun ortaya çıkmasını kabul edemeyeceğini söyleyen Escobar, terör, psikolojik savaş, ticaret savaşları ve salgın hastalıkların Çin’e karşı “Full Spectrum Dominance Attack” (Tüm açılardan hegemonya saldırısı) ve Hibrid Savaş olarak tanımlıyor.

Illinois Üniversitesi’nden Dr. Francis Boyle, 1989’da ABD’de yürürlüğe giren “Biyolojik Silahlar Anti Terörizm Yasası”nın yazarı.

Boyle, Kovid-19’un saldırgan bir biyolojik silah unsuru olduğuna ikna olmuş durumda.

Bu virüsün Wuhan’daki laboratuvardan sızdığına inanan Boyle, Wuhan’daki biyolojik savaş unsuru BSL-4 laboratuvarının çok daha fazlasının ABD, Rusya, Avrupa ve İsrail’de bulunduğunu da belirtiyor.

Boyle, aslında Çin’i hedef gösterirken, ABD’yi de ele veriyor.

Amerikalı Uluslararası Hukuk profesörü, sadece 2015’te ABD’nin biyolojik silah araştırmaları için 100 milyar dolar harcadığını ve 13 bin bilim insanının Amerika’daki bu merkezlerde çalıştığını söylüyor.

Dr. Boyle Dünya Sağlık Örgütü’nü de suçluyor: “BSL 4 tipi laboratuvarları DSÖ onayladı. Çünkü onlar da Big Pharma (İlaç Devleri) kontrolü altındalar ve CDC’ye bağlı çalışıyorlar. Bir uçları Fort Detrick’te”

Pentagon’a bağlı Fort Detrick üssü, ABD’de bilinen en büyük ve en kapsamlı biyolojik silah tesisi.

Yazıyı 1996’da Neoconların incili sayılan “Project for New American Century” (PNAC/Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi) den bir alıntıyla bitirelim:

“Biyolojik savaşın ilerlemiş formlarının belirli genotipleri (ırkları) hedefleyebilmesi, biyolojik savaşı terörizm silahından, kullanışlı siyasi bir alet olmaya dönüştürebilir”.

Çin ve İran gibi dünyadaki ABD rakiplerine vurduğu darbeler düşünülürse, Kovid-19 oldukça kullanışlı siyasi bir alet.

KAYNAK:

http://en.people.cn/n3/2020/0223/c90000-9661026.html

www.strategic-culture.org/news/2020/02/21/no-weapon-left-behind-the-american-hybrid-war-on-china/

İlgili haber:

Etiketler

2 Yorum

  1. İnşallah bu sefer de bu virüs pandemik oluşturmadan ortadan kalkar da 40 senedir tarihin en vahşi kapitalist sistemine halkını köle olarak teslim edip insanlık dışı koşullarda tüm dünyaya en ucuz malları yetiştirmeye çalışan zalim Çin yönetimi de bu komplo teorileri ile temize çıkarlar.
    Ancak şunu unutmayınız ki böyle bir pandemik riskine karşı ülkemiz ancak depreme ne kadar hazırlıklı ise o kadar hazırlıklı… Önlem alındı dediklerinde sizler hiç sorguluyor musunuz ne önlem alındı diye? Hangi Üniversiyelerde Covid-19 hakkında hangi seminerler veriliyor? Devlet hastaneleri ve meşhur şehir hastaneleri hangi önlemleri aldılar? Sağlık personelini bu hastalıktan korumak için kelle paça mı ısmarlanıyor yoksa başka planlar var mı? Siz komplo teorileri ile uğraşırken gazetecilerin sorması gereken bu soruları biz mi soralım? Velevki Abd yaptı İngiltere yaptı İsrail yaptı veya Çin yaptı ne farkeder? Sn Soner Yalçın da tartışamıyoruz diye bir yazı yazmış meğerse o da komplo teorilerinin tartışılamadığından şikayet etmiş ki el insaf; komplo teorilerinden başka hiçbir şey tartışmıyorsunuz ki…

  2. Ya arkadas birakin Amerikayi Cin’i Türkiye ne durumda onu sorun neden sormuyorsunuzKacgündür Corona virussüphelisi hasta deniyor arkadan Bakan hemen kurulmus robot gibi “o hasta corona virus hastasi degil”aciklamasi yapiyor.Ne zamandan beri bu iktidarin yalanlarina inanmaya basladiniz.Daha dün Libya’da ki sehitlerimizi bile dogru olarak bize söylemediler.Baskak kaynaklardan sehitlerimiz oldugu haberini aliyoruz.Ben CoronaVirus’un ülkemizde haberine sansür uygulandigini düsünüyorum.Yani tüm dünya önlem alamadi ama biz hemen önlem aldik Corona virus Türkiye’ye giremedi.Insallah öyle olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı