GündemSiyaset Haberleri

Ahmet Kekeç’ten Davutoğlu’na ‘darbe’ suçlaması: 15 Temmuz’u biliyor muydu?

Akşam gazetesi yazarı AKP'li Ahmet Kekeç, Ahmet Davutoğlu hakkında ilginç iddialarda bulundu.

Ahmet Davutoğlu’nun başbakalnığı bıraktıktan sonra yapılan AKP kongresindeki konuşmasına dikkat çeken Akşam yazarı Ahmet Kekeç, 15 Temmuz suçlamasında bulundu.

Davutoğlu’nun “Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi ve çocukları bana emanettir” sözlerini hatırlatan Kekeç, “15 Temmuz’u biliyor muydu?” dedi.

Kekeç’in yazısının satırbaşları şöyle:

“Ahmet Davutoğlu’na Başbakanlıktan çekilmesi gerektiği söylendiğinde bunu çok sorun yapmadı.

Davutoğlu’nun simasına baktık.

Gülüyordu.

Daha doğrusu yüzünde anlayışlı bir ifade vardı.

Sonra Kongre’ye geçildi.

Davutoğlu son derece yapıcı, son derece anlayışlı bir konuşma yaptı. Hatta, “Hiç kimse benden Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı bir hareket beklemesin. AK Parti kutlu bir davanın adıdır. Bir gün bu davaya ihanet ettiğimi görürseniz yüzüme tükürün” bile dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da yapıcıydı.

Güzel bir Kongre oldu.

Sonra herkes usulünce dağıldı.

Yalnız küçük bir detay… O gün de üzerinde durulmadı, sonraki günlerde de…

Davutoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi ve çocukları bana emanettir” dedi.

Fakat bir dakika…

Bu açıklama bir “lapsus” mudur, yoksa boşa söylenmiş bir söz müdür? Yani boş bir gevezelik midir?

Ben “boş gevezelik” olmasını temenni ederim.

Çünkü “gidenler”, “kalanlar” hakkında böyle konuşamazlar.

Giden sensin, kimin emanetini üzerine alıyorsun?

İlginçtir… (Hakikaten çok ilginç…)

Bir-iki ay sonra Fetullah’ın 15 Temmuz darbesi gündeme geldi.

Darbeciler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ailesine” “infaz timleri” yolladılar, havada uçağını düşürmeye çalıştılar.

Davutoğlu neredeydi, hangi “güvenli evde” tweet atıyordu?

Niçin üzerine aldığı emanete sahip çıkmamıştı?

Çıkamazdı.

Çünkü boş konuşuyordu.

Ya da “bildiği” bir şey vardı da, Kongre’de ağzından kaçırmıştı.

Nitekim, o sırada Davutoğlu’nun Başdanışmanlığını yürüten Etyen Mahçupyan adlı zat, Mayıs’ta Başbakan değişmeseydi (yani Davutoğlu gönderilmeseydi) bütün bunların başımıza gelmeyeceğini söylüyordu…

Döviz yükselmeyecekti…

Kredi notumuz düşürülmeyecekti…

15 Temmuz darbesi olmayacaktı… Vs…”

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı