Analiz

AKP’ye kadar kadının adı yok muydu?

Mustafa Solak yazdı...

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, AKP gelene kadar Türkiye’de kadının adının olmadığına dair şu sözleri sarfetti:

“Bu ülkede AK Parti gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu Türkiye’de. Partimizin daha evvel yaptığı kadın kongresinde şunu söylemiştim. Eğer Türkçe’de kelimelerin dişisi, erili olsaydı bir kadın kelimesi olurdu. AK Parti’yi inşa eden kadınlardır. O yüzden ben, kadın, erkek arkadaşlarımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız biz yaptığımız çalışmalarda kadınların hayatını kolaylaştırmak için gayret ediyoruz.

Sosyal güvenlikten, sağlık hizmetine aile politikalarımızda önce kadın vardır. Türkiye’de cinayetler gibi problemler var mıdır? Vardır…Bunu da çözmek için uğraşıyoruz Önümüzdeki günlerde bu konuda kanunların daha işler haline gelmesi için gayet sarf ediyoruz. Şu Meclis’te ortaklaşacağız bir konu varsa kadın meselesidir. Siz kadınları bizden daha çok mu tutuyorsunuz?”[1]

Özlem Zengin, “kadınlara, hakları en bizim iktidarımızda verildi” deseydi; “siyasi konuşuyor”  der, geçerdik. Fakat “AK Parti gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu” diyor. Mesele siyasi olmaktan çıkıp tarihsel i tartışılır hale geliyor.

Bir milletvekilinin bu tür iddiaları belirtebilmesi için bırakın üniversiteyi, ortaokul okumaması gerekir. Çünkü ortaokul ilgiler ve tarih derslerinde kadına seçme-seçilme hakkının 1930’lu yıllarda tanındığı öğretilir.

O halde kendisine ve kendisi gibi düşünenlere tarihi hatırlatalım ve partilerinin iktidar döneminde kadının durumunu anlatalım.

AKP’den önce kadın

Atatürk bir milletin erkeği ve kadını ile bir bütün olduğunu, kadınlarını eğiten, yücelten milletlerin çağdaşlaşacağını, yücelebileceğini savunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla kadın, erkeğin yanında eşit ve onurlu yerini alarak eğitimin bütün kademelerinde kız ve erkek çocukların eşit olarak okumuştur. İş ve yönetim hayatında yerini almışlardır.  Muhtar, belediye başkanı, milletvekili, bakan olmuşlardır.

17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Yasa, kadın-erkek eşitliğinin ve böylece demokratikleşmenin, çağdaşlaşmanın önemli adımlarından biridir. Medeni Yasanın getirdiği önemli haklar şöyleydi:

  • Resmi nikâh zorunlu hale getirildi.
  • Tek eşli evlilik zorunlu hale getirildi.
  • Mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almaları sağlandı.
  • Tek taraflı olarak erkeklerin olan boşanma hakkı eşit koşullarla kadınlara da tanındı.
  • Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanındı.
  • Patrikhane ve konsoloslukların yargı yetkileri sona erdi.
  • Laik hukuk anlayışı toplumun her kesiminde uygulanır duruma geldi.
  • Türkiye’de hukuk birliği sağlandı.

1930’da kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı. 26 Ekim 1933’te, Köy Kanunu’nun 20 ve 25. maddelerini değiştirerek köy ihtiyar heyeti ve muhtar seçimlerinde, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi.

Gül Esin, 1933 yılında Aydın’ın Çine İlçesi, Karpuzlu Bucağı’nda Türkiye’nin ilk kadın muhtarı olarak seçilmiştir. 1934’te kadınlarımızın genel seçimlerde oy kullanabilmesi ve seçilme hakkına kavuşturuldu. 17 kadın milletvekili, ilk kez Meclis’e girdi. Böylece, kadınlar Meclis’teki tüm milletvekillerinin %4,5’ini oluşturdular.[2] Bu oran o günden bugüne ulaşılan en yüksek orandır.

Kız çocuklarına mesleki eğitim vermek amacıyla Kız Teknik Öğretim Müdürlüğü 1933 yılında kuruldu.

Atatürk, 18 Nisan 1935’ de kendisinin himayesinde İstanbul’da toplanan ve aralarında ünlü nükleer fizikçi Madam Eve Curie’ nin de bulunduğu, dünyanın dört bir yanından gelen kadınların katıldığı “Milletlerarası İlk Kadın Kongresi” toplandı.

1937’de kadınların yeraltında ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması, ILO sözleşmesi ile yasaklandı.

1971’de Türkan Akyol, ilk kadın bakan oldu.

Bunlar AKP’den önce yapılanlar. AKP döneminde kadınların sadece eğitimdeki ve fetvalardaki durumuna bakalım.

a) Ders kitaplarında kadın

MEB öğretim programlarında ve ders kitaplarında kızlarımızın ve kadınlarımın emeğinin, cinselliğinin sömürülmesine, erkeğin denetimine girmesine dair şu cümlelerle karşılaşıyoruz:

  1. a) İmam hatip liselerinde okutulan Fıkıh kitabına göre Talak kocanın tek taraflı irade beyanıyla eşini boşamasıdır. Kocaya mahkeme önüne çıkmadan boşama hakkı getiriliyor.
  2. b) Bir kadın bir erkekten fazla kişiyle, aynı anda evlenemez ama koca, aynı anda kadınlar aralarında teyze, hala ve kız kardeşi değilse çok eşli olabilir.
  3. c)  Eski eşe geriş dönüş yolu ise “Fıkıh Okumaları” kitabında Bakara suresinin 228-229. ayetlerine dayanılarak açıklanmaktadır:

“Bir erkek, üç kere boşadığı hanımı ile artık evlenemez. Buna göre bir erkeğin üç talak ile boşadığı kadın, başka bir erkek ile normal bir şekilde evlenip bu ikinci kocasından normal bir şekilde boşanması veya bu ikinci kocasının ölmesi hâlinde eski kocası ile tekrar evlenebilir.”

  1. d) Yeni koca, annesi ile zifafa girmediyse, kadının kızıyla yani, adamın üvey kızıyla evlenmesinde günah olmadığı belirtilmektedir.
  2. e) Buluğa ermiş herkesin evlenebilir. Peki buluğ yaşı 6 mı, 10 mu, 12 mi, nedir?
  3. f) Beylerin hanımların emrine girmesi, kadınların sosyal konum açısından ön plana çıkarılması kıyamet alametiymiş!
  4. g) Koca, annesi ile zifafa girmediyse, kadının kızıyla yani, adamın üvey kızıyla evlenmesinde günah olmadığı belirtilmektedir.
  5. h) “Mecelle başta olmak üzere günümüze kadar İslam dünyasında yapılan kanunlaştırma çalışmalarına örnekler verilecektir” ifadesiyle Mecelle’ye yol alınıyor.

b) Diyanet fetvalarında kadın

Diyanet’in https://kurul.diyanet.gov.tr/Konu-Cevap-Ara/166/aile-hayati-evlilik–nikah-  sayfasında Ehl-i kitaptan biri ile evlenilebilir mi? Müslüman kadın gayrimüslim bir erkekle evlenebilir mi? Boşama yetkisinin eşe veya başkasına devredilmesi mümkün müdür?  Zifaf olmadan boşamanın hükmü nedir? Öfkeli iken yapılan boşama geçerli midir? gibi yüzlerce soru ve yanıtı vardır.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesinde de yer alan kadınlara dair fetvalarını genel olarak gösterelim.

      • Kızlar 15 yaşından önce de evlenebilir,
      • Nişanlılar flört edemezler, el ele tutuşamazlar,
      • Kocaya 4’e kadar çok eşli olma hakkı,
      • Müslüman, müşrikle evlenemez,
      • Nikâhta iki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine denk,
      • Kadının, eşi kaybolduğunda başkasıyla evlenebilmesi için gerekli süre mezhebe göre 120 yıla çıkıyor,
      • Boşama yetkisi kocaya verilmiştir, koca yetkisini karısına veya başkasına devredebilir,
      • Koca, “boşadım” diyerek karısını boşayabilir, mahkemeye gitmek gerekmiyor,
      • “Şart olsun ki” yemini yerine getirmeyen, eşinden boşanmış sayılabilecek,
      • Koca, karısını şarta veya süreye bağlayarak da boşayabilir,
      • Boşama niyeti olmadığı halde kasten yanlış beyanda bulunan Maliki ve Hanbeli eşini boşamış sayılıyor,
      • 3 kez boşamadan sonra kadın başkasıyla hilesiz evlilik yaptıktan sonra ilk eşine dönebilir,
      • 2 yaş içerisinde aynı kadından süt emen kız ve erkek birbirleriyle evlenemez,
      • Mirastan kız çocuklara, erkeğin yarısı kadar pay,
      • Üvey annelerinin nüfusuna kayıtlı çocuklar ona mirasçı olamaz.
      • Kadın, kocasından izinsiz umreye gidemez ama bazı şartlarla hacca gidebilir,
      • Âdet gören kadın umre veya ziyâret tavafını yapamaz,
      • Kadın mahremi olmayan erkeklerin cenazesinin yüzüne bakmaları mekruh.Kadının konumu geriletilmek istenirken Özlem Hanım ve onun gibi düşünenler “Bu ülkede AK Parti gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu Türkiye’de” diyebilecek mi?

NOT: Ders kitaplarında ve Diyanet fetvalarında kadının köleleştirilmek istenmesine dair “Laikliği Doğru Anlamak”, “Diyanet’in Fetvaları” ve “Gayrimilli Eğitim” kitaplarımı incelenebilirsiniz.

 

[1] “AKP’li Özlem Zengin: AK Parti gelene kadar ‘kadın’ kelimesinin adı yoktu Türkiye’de”, Cumhuriyet, 24.6.2020, erişim tarihi 24.6.2020, https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/akpli-ozlem-zengin-ak-parti-gelene-kadar-kadin-kelimesinin-adi-yoktu-turkiyede-1747273

[2] Doç. Dr. Ayten Sezer Arığ, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 42, Cilt: XIV, Kasım 1998, Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. Yılı Özel Sayısı.

 

 

 

 

Bir Yorum

  1. Bunlar başı örtülü kadınları hülya avşar gibi öcü gördükleri için alınmaları doğal. akp li vekil kadın değilde öcülerin adı yok deseydi o zaman belki jeton düşerdi. hala kavrayamadılar yazık. akp den önce kadının adı yoktu altına imzamı atıyorum. bizzat yaşadım, annemden ve ablamdan dolayı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı