Barolardan Erdoğan’ın değişiklik hazırlığına tepki: FETÖ projesi

featured

Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı, baroların seçim sisteminde değişiklik hazırlığıyla ilgili barolardan tepki geldi. 51 baronun yaptığı ortak açıklamada, ‘Bir FETÖ projesi olduğu bilinen söz konusu tartışmaların odağındaki baroların yapısı ve seçim usulleri üzerinden yaratılan tartışmaların hangi demokratik gerekçelere dayandırıldığı, varılmak istenen sonucun ne olduğu izaha muhtaçtır’ denildi.

Ankara Barosu ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş arasında yaşanan hutbe tartışmalarının ardından yıllardır hayata geçirmeyi amaçladığı baroların yönetim şeklinin değiştirilmesini öngören yasa değişikliğini raftan indirdi. Meclis’in ilk gündem maddesi olması beklenen değişiklik hem Baroların hem de Türkiye Barolar Birliği’nin yönetim sisteminde değişiklik öngörülüyor. Edinilen bilgiye göre Türkiye Barolar Birliği seçiminde en çok delege sahibi olan Ankara, İstanbul, İzmir gibi baroların etkinliği azaltılacak, baro yönetimlerine nispi temsil getirilecek.

‘FETÖ PROJESİ’

Barolardan yapılan ortak açıklamada, ”Yıllardır mesleğimizi ifa ederken yaşadığımız yakıcı sorunlara bir türlü çare üretilmemişken,  meslektaşlarımız salgının neden olduğu etkiler nedeniyle iki ayı aşkın süredir ekonomik sorunlar ile boğuşurken, avukatların mesleki güvenceleri her geçen gün erozyona uğratılıp savunmanın temsilcilerini dikkate almaksızın yapılan fiili uygulamalar kural halini alırken, bir FETÖ projesi olduğu bilinen söz konusu tartışmaların odağındaki baroların yapısı ve seçim usulleri üzerinden yaratılan tartışmaların hangi demokratik gerekçelere dayandırıldığı, varılmak istenen sonucun ne olduğu izaha muhtaçtır” denildi.

Barolar tarafından yapılan ortak açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
Sayın Cumhurbaşkanı tarafından “Baroların seçim sisteminde değişiklik yapılacağına” ilişkin beyanat üzerine, konu bazı basın ve yayın organlarınca, Barolara üyeliğin zorunlu olmaktan çıkarılacağı, her ilde birden fazla Baronun kurulmasına izin verileceği ve seçim sisteminin değiştirileceği şeklinde haberleştirilmiştir.

Anayasamızda açıkça yazılı olduğu üzere; Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Güçlü bir demokrasiye sahip olmanın ilk şartı, tüm dünyada da kabul edildiği üzere, hukuk devleti ilkesinin tüm kurumları ile işler halde olmasından geçer. Hukuk devleti; ancak güçlü, bağımsız ve tarafsız bir yargı erkinin varlığı ile hayat bulur.

Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesinde yer alan “yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savunmayı temsil eder” düzenlemesinin de bu amaca hizmet ettiği tartışmasızdır. Bu hükmün; avukatın müvekkili ve her türlü otoriteye karşı bağımsızlığını ve özerkliğini ifade ettiği de, kabul edilmesi gereken bir gerçektir.

Avukatın bu bağımsız ve özgür yanının koruyucusu, milyonlarca yurttaşın temel hak ve özgürlüklerinin yılmaz savunucuları gücünü ve kamu kurumu niteliğini Anayasadan alan bir Cumhuriyet kurumu olan Barolardır.

Avukatlık Kanunu’nun 76. ve 95. maddeleri ile düzenlenen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevi barolara meslek örgütü olmasının yanı sıra, çağdaş bir hukuk devletinin tüm organlarıyla hakim kılınması için çok önemli toplumsal bir rol vermektedir.

Yıllardır mesleğimizi ifa ederken yaşadığımız yakıcı sorunlara bir türlü çare üretilmemişken,  meslektaşlarımız salgının neden olduğu etkiler nedeniyle iki ayı aşkın süredir ekonomik sorunlar ile boğuşurken, avukatların mesleki güvenceleri her geçen gün erozyona uğratılıp savunmanın temsilcilerini dikkate almaksızın yapılan fiili uygulamalar kural halini alırken, bir FETÖ projesi olduğu bilinen söz konusu tartışmaların odağındaki baroların yapısı ve seçim usulleri üzerinden yaratılan tartışmaların hangi demokratik gerekçelere dayandırıldığı, varılmak istenen sonucun ne olduğu izaha muhtaçtır.

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki; Anayasa ve Avukatlık Kanunu’nun yüklediği görev ve verdiği yetkiye dayanarak bağımsız savunmayı temsil etmekte olan baroların, kendi yasalarında yapılması planlanan söz konusu değişikliğe dair görüşü sorulmamış, sürece dair hiçbir şekilde dahil edilmemişlerdir.

Avukatların ve baroların kendilerini ilgilendiren kanundaki düzenleme öncelikle avukatlara ve barolara sorulmalı iken, avukatlar ve barolardan kaçırılarak taslak düzenleme yöntemi adil, hakkaniyetli ve doğru değildir.

Gizlenen taslak sebebiyle kamuoyuna yansıyan içerikle ilgili olarak şunu belirtmek isteriz:

1.)     Demokratik bir süreç işletilmeden ve özellikle avukatlara ve barolara görüş ve fikirleri sorulmadan, gizli kapılar ardında yürütülen tartışmalarla baroların bu yetkisinin budanacağı, kanunda yer alan “işlerlik kazandırmak” kısmının çıkarılıp başka bir maddeyle baroların dava açma hakkının tamamen elinden alınacağı anlaşılmaktadır. Bu çok tehlikeli yaklaşımın, söz konusu değişikliğin esas emellerinden birinin yurttaşların hak ve özgürlüklerinin barolar tarafından korunmasının önüne geçmek olduğu aşikardır.

2.)     Taslak bugüne kadar barolarla paylaşılmasa da; basına yansıyan ve yine yetkili ağızlarca da ifade edilenlerden öğrenebildiğimiz kadarı ile; bir ilde birden fazla baro kurulması, barolara üyeliğin zorunluluk kapsamından çıkartılması, Avukatlık Kanunundaki mevcut seçim sistemi yerine nispi temsil sisteminin getirilmesi, delege sayılarının değiştirilmesi ve avukatlar ile barolara verilen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” hak ve görevine ilişkin olan tüm bu değişiklik taleplerinin Avukatlık Kanunundaki mevcut düzenlemeyi daha ileriye değil geriye götüren bir nitelik olduğundan, bu girişimleri hiç kabul etmiyoruz.

3.)     Bugüne kadar hiçbir baroda hayat bulmayan ve demokratik olarak birbirini kollayan avukatlar yerine örgütlerin, grupların etkin olacağı ve barolarla avukatların fiilen ve hukuken bölünmesine hizmet edecek taslaktaki değişiklikler tüm avukatların ve yurttaşlarımızın kırmızı çizgisi olmak zorundadır.

Unutulmamalıdır ki, Barolar Cumhuriyetimizin en köklü kamu kurumlarındandır. Bu sebeple Baroların demokratik yapısını bozacak, Baroları işlevsiz ve atıl kılacak, bağımsız ve özgür savunmaya ket vuracak tüm girişimlerin Cumhuriyetin kuruluş felsefesine aykırılık teşkil edeceği açıktır.

Biz aşağıda imzası bulunan barolar, görüş ve düşüncelerimiz alınmadan, bizleri yok sayan oldubitti şeklinde yasa değiştirmeye yönelik hiçbir antidemokratik tavrı kabul etmiyor; savunmayı işlevsiz, iktidara bağlı ve atıl kılacak müdahalelerden vazgeçilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.

Bugün esas görevi yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini korumak, bağımsız yargıyı ve hukuk devletini savunmak olan Baroları yok etmeye yönelik girişimde bulunanlar bugüne kadar başarılı olamamıştır. Avukatlar, yurttaşlarımız ve kamuoyu bu gelişmeleri yakından izlemektedir. Bu girişim, avukatlar, yurttaşlarımız ve kamuoyu nezdinde unutulmayacaktır.

Tüm kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

1. Adana Barosu Başkanı Av. Veli KÜÇÜK

2. Adıyaman Barosu Başkanı Av. Mustafa KÖROĞLU

3. Aksaray Barosu Başkanı Av. Ramazan Erhan TOPRAK

4. Amasya Barosu Başkanı Av. Ahmet Melik DERİNDERE

5. Ankara Barosu Başkanı Av. R.Erinç SAĞKAN

6. Antalya Barosu Başkanı Av. Polat BALKAN

7. Ardahan Barosu Başkanı Av. Osman Nuri YILDIZ

8. Artvin Barosu Başkanı Av. Ali Uğur ÇAĞAL

9. Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan BOZKURT

10. Balıkesir Barosu Başkanı Av. Erol KAYABAY

11. Bartın Barosu Başkanı Av. Ferhat PARLATIR

12. Batman Barosu Başkanı Av. Abdülhamit ÇAKAN

13. Bilecik Barosu Başkanı Av. Halime AYNUR

14. Bingöl Barosu Başkanı Av. Hanifi BUDANCAMANAK

15. Bitlis Barosu Başkanı Av. Fuat ÖZGÜL

16. Burdur Barosu Başkanı Av. Ramazan GEDİK

17. Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan ALTUN

18. Çanakkale Barosu Başkanı Av. Bülent ŞARLAN

19. Denizli Barosu Başkanı Av. Müjdat İLHAN

20. Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Cihan AYDIN

21. Düzce Barosu Başkanı Av. Azade AY

22. Erzincan Barosu Başkanı Av. Adem AKTÜRK

23. Eskişehir Barosu Başkanı Av. Mustafa ELAGÖZ

24. Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş ŞARKLI

25. Giresun Barosu Başkanı Av. Soner KARADEMİR

26. Hakkari Barosu Başkanı Av. Ergün CANAN

27. Hatay Barosu Başkanı Av. Ekrem DÖNMEZ

28. Isparta Barosu Başkanı Av. Ünsal ÇANKAYA

29. İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet DURAKOĞLU

30. İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan YÜCEL

31. Kars Barosu Başkanı Av. İbrahim BAŞTİMAR

32. Kayseri Barosu Başkanı Av. Cavit DURSUN

33. Kırıkkale Barosu Başkanı Av. Talat APAYDIN

34. Kırklareli Barosu Başkanı Av. Turgay HINIZ

35. Kocaeli Barosu Başkanı Av. Bahar GÜLTEKİN CANDEMİR

36. Malatya Barosu Başkanı Av. Enver HAN

37. Manisa Barosu Başkanı Av. Ali ARSLAN

38. Mardin Barosu Başkanı Av. İsmail ELİK

39. Mersin Barosu Başkan Av. Bilgin YEŞİLBOĞAZ

40. Muş Barosu Başkanı Av. Feridun TAŞ

41. Ordu Barosu Başkanı Av. Haluk Murat POYRAZ

42. Siirt Barosu Başkanı Av. Nizam DİLEK

43. Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Abdullah ÖNCEL

44. Şırnak Barosu Başkanı Av. Nuşirevan ELÇİ

45. Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Sedat TEKNECİ

46. Trabzon Barosu Başkanı Av. Sibel SUİÇMEZ

47. Tunceli Barosu Başkanı Av. Kenan ÇETİN

48. Van Barosu Başkanı Av. Zülküf UÇAR

49. Yalova Barosu Başkanı Av. Fedayi DOĞRUYOL

50.  Zonguldak Barosu Başkanı Av. Özel EROĞLU

51. Niğde Barosu Başkanı Av. Osman ÇİMEN

Barolardan Erdoğan’ın değişiklik hazırlığına tepki: FETÖ projesi

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

2 Yorum

  1. 3 sene önce

    Asil sizler devamli feto agziyla konusup duruyorsunuz…Feto ele geciremedigi her sey icin yipratma taktigi uyguluyor su an. Devlete ve onun kurumlarina devamli saldiriyorlar. Ornek mi, MIT, ornek mi Diyanet….ve diger gunun anlam ve onemine haiz tum devlet kurumlari…Barolarda masallah isi gucu birakmis ayni agizdan demecler verip duruyor..Siyaseten anlastilar ya, dusmanimin dusmani dostumdur diyerek..Yaziklar olsun..Gorevler, sorumluluklar ve.Ozgurluk ve hukuk bir ulkede ancak bu kadar cok suistimal edilir…Secim olacaksa niye karsi cikiyorsunuz..Nisbi oran hosunuza gitmedi mi..nasil demokrasi anlayisiniz var o zaman.

    Cevapla
  2. 3 sene önce

    Bu anki haliyle bazı Baroların TC karşıtı eylemlerin ve söylemlerin odağında olması hiç bir Devlet tarafından kabul edilemez,buda ayrı bir rezalet,en can alıcı husus eğitimli ve öğremim görmüş insanların muhalefet etmekle,Devlet e zarar vermenin arasındaki farkı ,bir Alman,bir İsrailli Fransız,Avusturyalı vs vs vs vs vs vs kadar görememeleri, buda tam rezaletin daniskası

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!