Gündem

Bir koronalıyla röportaj…

Hastanede yatan Kovid-19 hastası, başından beri yaşadıklarını ve hastane günlerini Veryansın Tv'ye anlattı...

ERDEM ATAY / Veryansın Tv 

Türkiye’de koronavirüs vakalarında artış devam ediyor. Herkes kendini ve sevdiklerini bu virüse karşı koruma telaşındayken, bir yandan da bu virüse yakalanmış hastalar mücadelesine devam ediyor. Veryansın Tv, ilk kez bu hastalığa yakalanan bir Türk vatandaşıyla söyleşi yaptı.  

Ege’de bir ilimizde tedavi gören ve ismini vermek istemediğimiz hasta 32 yaşında. Yaklaşık 4 gündür hastanede…  

İşte koronavirüs testi pozitif çıkan ve iki kişilik odada kalan hastanın anlattıkları… 

– Çok geçmiş olsun, nasıl hissediyorsun?  

Çok çok kötü değilim.  

– Ne zamandır bu durumdasın?  

Daha bugün (önceki gün) sonuç geldi. 3 gündür sonuç bekliyordum. Sonunda geldi.  

– Kaç yaşındasın? 

32 yaşındayım.  

– Bu virüsün sana nasıl bulaştığını düşünüyorsun? 

Hiç emin değilim, bir ara hastaydım, iyileştim. Evdekiler de hasta oldu onlar da iyileşti. Sonra bir kez daha hasta oldum. Hastalığım yeniden gelince evden uzaklaştım. Hissettim.  

– Ne oldu mesela? 

Öksürük çok arttı, göğüs ağrım arttı. Ben de hemen doktora gittim. Oradan beni gönderdiler, “daha iyi bir yere görün” diyerek. Arkasından başka bir hastaneye gittim ve orada tomografimi çektiler.  

– Ne teşhis koydular? 

Zatürre dediler. 

– Ne dediler peki? 

Zatürre deyince ve işim gereği turistlerle çok yakın olunca “Seni karantinaya alalım” dediler. “Tamam” dedim. 3 gün karantinada tek başıma kaldım. Gelir gelmez, test için örnek aldılar. Bugün de koronavirüs pozitif geldi. İki kişilik odaya aldılar beni. Şu an iki kişiyiz burada.  

Doktorlarla pek muhatap değiliz, çok bir şey söylemiyorlar. Hemşireler ilaçlarımızı bırakıyorlar ve bir de hastane personeli var, yemeğimizi bırakıyorlar, temizlik yapıyorlar.  

– Hasta olmadan önce neredeydin? Hiç, bir turistle temasın oldu mu? Ya da nasıl kaptın sence bu virüsü? 

Son olarak Kapadokya’daydım. Çok da kalabalık değildi aslında. Ancak çok sayıda turist vardı tabii. Ben yerli turistleri gezdiriyordum ama aynı restoranı kullanan, aynı yerde denk geldiğimiz Koreliler ve Meksikalılar da vardı. Oradan kapmış olabilirim.  

– Bu hastalık gelince ilk ne yaşadın? Hastalığın belirtisi ne oldu sende? 

İlk bu başıma geldiğimde grip sandım. Grip gibiydi çünkü. Burnum aktı ama bende burun akması da öksürük de kronik. O yüzden tam emin olamadım acaba hastalıktan mı öksürdüm önce ya da burdum aktı yoksa kronik olan rahatsızlığımdan dolayı mı bunları yaşadım, bilmiyorum. Sigara da kullanmıyorum ama öksürüyorum. Ancak hastaneye gelmeme neden olan şey ateşimin çıkması.  

– Kaç dereceye kadar çıktı ateşin? 

Çok fazla çıktı ama kaçtı ateşim bilmiyorum, ölçemedim. Tek bildiğim çok fazla öksürüyordum, ateşim vardı, çok üşüyordum. Özellikle ayaklarım çok üşüyordu. O kadar öksürdüm ki, ortamda sigara içiliyordu. “Sanırım bundan dolayı öksürüyorum” dedim. Ama sabah olduğunda bir şeyler yedim, güç toplamak için, sonra da hastaneye gittim.  

– Sigara içilen ortamdaydım dedin, arkadaşların mı vardı yanında? 

Tabii tabii…  

– Onlara bulaştırma durumun var mı? Yani onlar da karantinaya alındı mı?  

Onlar şimdi kendi karantinasını yapıyorlar. Dışarı çıkmıyorlar. Evdeler ve hepsi bir aradalar. En ufak bir belirti olduğu zaman hastaneye gidecekler. Şu an hepsi iyi durumda. Şu an 4 kişiler.  

– Göğsündeki ağrıyı tarif eder misin? Nasıl bir şey hissediyorsun? 

Bunu şöyle tarif edebilirim. Nefes aldığım zaman göğsüme bir şey batıyor sanki. Şu an azaldı. Şiddetli olduğu zaman, acaba “haberleri okuyoruz, psikolojim öyle düşünmeme mi neden oldu” diye düşündüm, bilmiyorum ama çok ağrı hissettim. Ağrı oluşturuyordu, sanki şiddetli bir şekilde bir şey batırıyorlardı göğsüme. 

– Balgam oldu mu hiç?  

Hiç bende balgam olmadı.  

– Ateşin yükseldiğinde, “Acaba ben koronavirüs kapmış olabilirim” dedin mi? 

Ben ilk günden beri “Ben korona’yım heralde” diyordum hep.  

– O zamanlarda hissettin yani. 

Yani psikolojik olarak mı, yabancılarla temasımın çok olmasından dolayı mı, yaptığım işten dolayı mı… Artık neyin beni böyle bir şeyi düşünmeye sevk etti bilmiyorum. Ateş ilk olduğunda, “kesin korona’yım” dedim. Ama o anda ailemin yanındaydım. Onlar da hastaydı ama iyileştiler. Ben bir kez daha kötü olunca korona olduğumu düşünüp, onlara zarar gelmesin diye evi terk ettim. Onlar çok şükür iyiler. İkinci defa hastalandığını hissettiğimde… 

– Halsizlik var mı? 

Hastaneye yattığım için şu an çok yok. Ama hastaneye yatmadan önce arkadaşlarla çıkıp dolaştığımızda, çok çabuk yoruluyordum.  

– Hastaneye geldiğinden bu yana ne değişti? Ateşin düştü mü? 

Ateşim azaldı, şu an hiç yok. Öksürüğüm de azaldı. Ama geldiğim ilk günde de çok yüksek bir ateşle gelmedim. 37.2 gibi bir ateş vardı. Bir gün önceki akşam çok kötüydüm. Hastaneye geldiğimde o kadar ateşim yoktu. İlk hastaneye geldiğim akşam yükselmişti bir de. Hemen bunu hemşirelere söyledim. Bana bir Parol verdiler. Ama çok kötü olmadım.  

– Öksürük ne durumda peki? 

Öksürüğüm azaldı. Bir sıkıntım yok genel olarak. Oturmamda kalkmamda çok sorun yok. Geçen gün çok uyudum, bütün gün uyudum. Çok yorgundum. Belki de o iyi geldi.  

– Sağlık çalışanları nasıl yaklaşıyor sana?  

Günde iki üç defa kalp atışı ve ateş ölçüyorlar. Koruma elbisesi var hepsinin. Robot gibi geziyorlar. Doktor ve hemşireler yanımıza kadar geliyorlar, elbiseleri var. Aslında doktor mu hemşire mi anlamıyorum da… Yaka kartları falan gözükmüyor. Her yeri korumalı bir şekilde yanımıza geliyorlar.  

– Doktorlar ne diyorlar? 

Doktorlarla pek görüşemiyoruz. Maalesef kendileriyle konuşmakta zorlanıyoruz. Bir acil butonu var ama çok acil durumlarda kullanmamızı söylediler. Onu kullanmıyorum. Hastanenin acil servis telefonu var. Orayı arıyorum bilgi almak için. Uzun süre bilgi alamadığım için bir kere aradım. Arıyorsunuz, buyum var diyorsunuz.  

– Aradın mı? 

Beni bir hastanın yanına aldılar önce. Şu an oda arkadaşım. 7 gün önce gelmiş kendisi. Korona vakasından yatıyor. Daha benim sonucum çıkmadan beni buraya getirdiler. “Beni neden koronalı birinin yanına aldıklarını” sormak istedim, cevap vermediler. Defalarca sordum. En sonunda, “Ben artık yanınıza geleceğim, çıkıyorum buradan. Ya da bana sonucumla ilgili bilgi verin ya da bir şey söyleyin” deyince, geldiler ve benim sonucumun pozitif olduğunu söylediler. Ben de o şekilde öğrendim korona olduğumu.  

Sonra da iki kişilik odalarda kalacağımızı söylediler.  

– Yanındaki arkadaşın, o nereden kapmış bu hastalığı? 

O da bir iş toplantısına gitmiş… Otelde Koreliler falan varmış, “herhalde oradan kaptım” diyor.  

– Hastanede kaç kişi var tahmini? 

Hiçbir fikrim yok.  

– Nasıl bir tedavi uyguluyorlar sana, hangi ilaçları veriyorlar? 

Bir tane solunum yoluyla bir ilaç verdiler. Onu bitireceğim, iki üç tane kaldı. Sabahları 3 farklı ilaç veriyorlar, akşam tek bir ilaç. 

– Yemeği ne yapıyorsun? 

Yemek olarak, sabahları peynir, birkaç dilim ekmek, zeytin…  

– Yemek yerken zorlanıyor musun?  

Ben zorlanıyorum. Özellikle son iki üç gündür yemek yerken zorlandım. Yanımdaki arkadaşım ilk gün zorlandım diyor ama şu an yiyor. Ama bize gıda takviyesi de veriyorlar. Mama veriyorlar. Ben “yemek yiyemiyorum” dedim. “İlaçlar dokunmasın” dedim. Mama verdiler, takviye olarak. Öğrendiğim kadarıyla kanser hastalarına veriyorlarmış mamayı. 

– Annen baban ile nasıl görüşüyorsun?  

Sadece Whatsapp’tan. Çok merak ediyorlar tabii. Tabii biraz da kızıyorlar, neden evi terk ettin, neden yanımızda değilsin diye isyandalar. Hasta olduğumu hisseder hissetmez onlara bulaşmasın diye kaçtım işte. Onun için kızıyorlar. Ailem İstanbul’da. Onlara bulaştırırım diye, eşyalarımı toplandım, hızlıca evden çıktım.  

– Kaç gün daha hastanede kalırsın, bir şey söylediler mi? 

Hiçbir bilgi vermediler, hiçbir fikrim yok ne kadar sürecek ne yapacağız… Bilgi verecek gibi de durmuyorlar. Yanımdaki arkadaş 7 gündür buradaymış, benden 4 gün önce gelmiş. Ona bile hiçbir şey söylememişler. Söyleneni yapıyoruz, bütün gün burada bekliyoruz.  

– Arkadaşın biraz daha iyileşti mi? Nasıl bir seyir izliyor sağlığı?  

O da aynı belirtileri yaşamış ama şu an o da iyiye mi gidiyor yoksa kötüye mi gidiyor bilmiyor. Hiçbir şey söylenmiyor ona da… Belirsizlik biraz sıkıntı. Doktorlara da bir şey diyemiyorum. Türkiye’de yeni bir hastalık, bilmeyebilirler. Taburcu edilmiş bir hasta da yok diye biliyoruz henüz. O nedenle doktorların da bu tavrını anlayabiliyorum.  

– Buradan mesajın ne? 

Önerileri dinlemekte fayda var. Ben kendi anneme ve babama söylüyorum. Evden çıkmayın, kendinize dikkat edin, üşütmeyin, hasta olmamaya dikkat edin. Keşke evden çıkmasaydım, şu an burada olmayabilirdim.  


 

 

Etiketler

Bir Yorum

  1. TEBRİKLER. Güzel bir haber yapmışsınız. Benimde merak ettiğim bir durumdu.Yurtdışında ki hastaların altyazılı açıklamalarına bir kaç yerde denk gelmiştim ama ülkemiz için ilk oldu sanırım. Keşke hasta bir vatandaşla röportaj yapılsa da nasıl bir durum, anlatsa da bu hastalığı halk olarak daha da iyi idrak etsek diyordum. Başka hastalarımızla da görüşmenizde fayda var. Hiç kimsenin hasta olmaması dilerim. Röportajı veren yurttaşıma acil şifalar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı