Köşe Yazıları

Bir ülke elden kayarken… İngiliz işbirlikçilerine omuz verenler…

KKTC’de kıyamet kopuyor.

Nedeni ise eski Liberal Demokrat Parti lideri Besim Tibuk’un kanalı olan Diyalog TV’nin yayınlarının RTÜK kararı ile uydudan engellenmesi.

Ortalık karıştı.

“Kanalın kapatılması demokrasiye aykırı”, “Basın özgürlüğüne darbe” diyen onlarca siyasetçi çıktı.

Demokrasi ve bağımsızlık havarileri bir kanal uydudan çıkarıldı diye bu kadar tepki gösteriyorlar anladık da, bu kanalın uydudan çıkarılmasına gerekçe olan sözleri kimsenin konuştuğu yok.

En başa dönelim…

Haberi ilk KKTC’deki gazetelerden de önce Veryansın TV yaptı. Sonra her yere yayıldı.

Söz konusu haber için tıklayın

Elinde tespih ile Türkiye hakkında ileri geri konuşan Besim Tibuk, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı yarı cahil olmakla, KKTC’ye destek olmamakla, Türk Hava Yollarını KKTC’yi kazıklamakla suçluyor.

Yetmiyor, “İsterdim ki, Kıbrıs Türkiye yerine İngiltere’ye bağlı olsaydı” diyor.

Bu kabul edilemez açıklamaların ardından uydudan Tibuk’un kanalı uydudan çıkarılıyor. KKTC’de başta Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden Mustafa Akıncı olmak üzere birçok siyasetçi bu “demokrasi darbesine” ses çıkarıyor.

Besim Tibuk’un suçlamalarını konuşan var mı?

Yok. Ama tabii kibarca “yani bu sözler doğru değil ama uydudan çıkarma kabul edilemez” gibi ne şiş yansın ne kebap tavrı çok net.

“Uydudan çıkartma nedeni olabilecek herhangi bir söylem bulamazsınız” gibi akıl almaz söz söyleyen Serdar Denktaş bakın ne diyor:

“Alaycılık, küçümseme, hakaret ve hatta gerçek dışı bilgi ile karşılaşabileceğiniz o kadar program var ki ülke televizyonlarımızda bu program çok masum kalır.”

Çok haklı.

Size çok basit bir örnek verelim.

Hani tüm Türk medyası olarak “çok milli” dediğimiz, “Türkiye aşığı” diye haberler yaptığımız KKTC Başbakanı Ersin Tatar var ya! Ha işte onun bir televizyon kanalı var. Bir zamanlar kanalın yönetimindeydi. Şimdi eşi Yönetim Kurulu Başkanı.

Başbakanın kanalında her gün Rum güzellemesi yapılırken, Türkiye’ye çok ağır ithamlar yapıldığını biliyor musunuz? Kendisi sözde iki devletli sistem ister gibi yapıp, televizyonundan federasyon pompalıyor.

Bu Tatar’a soruluyor. Diyor ki, “Eşim ilgileniyor, fikirlerimiz farklı, ona karışmıyorum.”

KKTC’de bir olaydan sıyrılmak çok basit. Başbakan da böyle sıyrılıyor.

***

8 otel 8 kumarhane sahibi olan Besim Tibuk’un sahibi olduğu TV ile federasyoncu Asil Nadir, Ertan Birinci, Ali Özmen Safa, Başbakan Ersin Tatar ile Türkiye karşıtı CTP’nin sahibi oldukları televizyonların yılda 6 milyon TL tutan Türk Sat uydu kiralarının Başbakan Tatar’ın talimatıyla KKTC bütçesinden ödendiğini biliyor musunuz?

Hep böyledir zaten, vatan savunuyorsan devlet yardım etmez!

Yine…

Bu özel TV’lerde çalışanların tümünün yılda 3 milyon TL tutan SGK borçlarının Başbakan Tatar’ın talimatıyla KKTC bütçesinden ödendiğini biliyor musunuz?

Peki…

Çoğu Rum görüşlerini savunan bu televizyonlarda çalışanlar için adam başı 1500 TL de maaş katkısı yapıldığını…

Başbakan Tatar’ın işadamlarına, kendisine ve CTP adlı Türkiye karşıtı partinin gazete ve televizyonlarına yapılan para yardımlarını “basına destek” olarak nitelemesini nasıl değerlendireceğiz?

***

Dönelim Tibuk olayına…

Bu konuşmasının ve kanalın uydudan çıkarılmasının ardından Toros Rauf Denktaş’ın koltuğunu işgal eden Mustafa Akıncı’nın sözleri tam bir skandal!

“Bundan sonraki süreçte Türkiye kurumları ile her düzeyde çok daha sağlıklı ilişkilerin kurulması, bu ilişkilerin yeniden tanımlanması ve bunun açık yüreklilikle yapılması zorunludur.”

Bak, bak, bak!!!

Bu hadsiz açıklamayı verip yayını durdurma kararına tepki gösterir gibi haber yapan sitemiz de Odatv.

***

KKTC’yi sömürdüğü iddia edilen Besim Tibuk’u koruyan siyasetçilere gelelim şimdi de…

Besim Tibuk, 2015 yılında da bir yayında FETÖ’ye övgüler düzüyor.

İnanamazsınız.

“Kahraman” diye nitelediği Mehmet Baransu’nun tutuklanmasına tepki gösterip Amerikalıların Gülen cemaat mensuplarını ne kadar sevdiğini, onlardan çok şey öğrendiğini ve bu adamların aslında çok iyi eğitimci oldukları ve hedeflerinin de devleti ele geçirmek olmadığını anlatıyor.

Hepsi çok iyi insanlarmış!

Hani şimdi adalet bekleyen Besim Tibuk ve siyasetçi şürekâsının KKTC’de yaptığı adaletsizlikleri sıralamaya kalksak ömrümüz yetmez.

Ama…

Sadece son olaya ilişkin yapılanı yazsak bile yeterli gelecektir size.

Önceki gün Besim Tibuk’un oğlu Murat Tibuk, yurtdışından KKTC’ye özel uçağı ile geldi.

KKTC Bakanlar Kurulu kararına göre, oğul Tibuk’a önce sağlık kontrolü yapılması sonra da 14 gün karantina uygulanması gerekiyordu.

Ama Murat Tibuk’a ne sağlık kontrolü yapılıyor ne de 14 günlük karantina uygulaması.

Hooop, babasının 5 yıldızlı oteli Merit’e bırakıyorlar arkadaşı!

İddia ne biliyor musunuz?

Besim Tibuk, oğlunun geleceğini Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ve İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’a telefon açıyor. “Oğluma yardımcı olun” diye.

Cevap: “Hay hay!”

Adalete bakın siz!

(Baybars’ı tanımak için bu yazıları muhakkak okuyun:

Gazeteci olmak istiyordu… Süleyman Soylu bu yazıya hangi başlığı atar?

Bakanlığa tekme tokat giren Bakan kim?)

***

Akıncı ve “demokrasiye darbe” diyen diğer KKTC yönetici ve siyasetçileri…

Adam elini kolunu sallayarak Bakanlar Kurulu kararlarını çiğneyebiliyor.

Bu rezilliklere ortak oluyorsunuz, yok “demokrasiye darbeymiş”, “Türkiye ile ilişkileri yeniden gözden geçirmekmiş” gibi beylik laflar ediyorsunuz.

Önce sefasını sürdüğünüz o vatan topraklarının değerini bilmeyi öğrenin.

Ondan sonra demokrasi havariliğine soyunun!

***

Ankara’ya da söyleyeceğimiz iki çift lafımız var:

Ne yani, geldin bir kanalı uydudan kaldırdın, sorun çözüldü mü?

Doğru olan bu mu?

Kapatmakla zihniyetin bittiğini mi sanıyoruz?

KKTC elden gidiyor, PKK, FETÖ, mafya ve sanal bahisçiler cirit atıyor.

Vatanını seven adamlarla uğraşılıyor, yolsuzluklara, vatansızların operasyonlarına sonsuza kadar müsamaha ediliyor.

KKTC’yi Türkiye’den koparıyorlar…

1974’te kanla kurtarılan toprakları, bu zihniyetle terk ediyorsun farkında değilsin.

Daha ne bekliyorsun!

Herkes bilsin ki, bu millet yeni Denktaşlar çıkarır, Türk hukukunu işletir.

Etiketler

12 Yorum

  1. Türk’ün postalı altında hepsinin kafalarını ezeceğiz. Militarist bir Türkiye hayaliyle yanıp tutuşuyor, içindeki memleket aşkını kanlı bir faşizme dönüştürmeden duramıyorum.

  2. çok eksik bilgilerimiz var ada’daki gelişmelerden, yazınız çok aydınlatıcı,çok bilgilendirrici , ada’nın halini gidişatını gözler önüne sermişsiniz, teşekkürler

  3. ta 1974’ün hemen akabinde doğrudan Türkiye topraklarına bağlanmalıydı. ABD dahil kimse birşey yapamazdı…

  4. Sizin yazılarınızdaki ayrıntılara ulaşmanızı takdir ile karşılıyorum. Bu sayede bilgileniyorum. Analiz ve değerlendirmelerinizle beni aydınlatıyorsunuz. İyi ki varsınız.

  5. AydInlatIcI yazI icin tesekkurler. YazIyI okumadan once konu hakkInda yuzeysel bilgi sahibi oldugum icin acIkcasI ben de “Ne sis yansIn ne kebap” tanImlamasI ile anlatIlan dusunce tarzIndaydIm. Megerse arka planda neler oluyormus.

  6. Para-dini baronları Kıbrıs’ı ta etkili ve yetkili hale gelmiş gibi görünüyor! Yazık! Birileri uykularında kanlarını değiştirmiş olmalı! Ya da koronavirüsün bilinmeyen yeni belirtileri Kıbrıs’ta mı çıkıyor?

  7. Gercekten yazilariniz arastirmaci gazetecilik nedir diye universitelerde derslerde ornek olarak verilebilecek kadar guzel. Sizin gecmisteki yazilarinizi da okudum ornegin, ” Uşak’a vali yapılan Funda Hanım’ın arkasındaki güç ne?”, ” Vali Kocabıyık’ın arkasındaki güç-2 ” . . Yazdiklarinizin kalitesine, olaylar ve kisiler arasinda buldugunuz baglantilara hayran kaldim. Cok sasirdim. Sanki Ugur Mumcu’nun elindeki mesale artik sizin elinize verildi gibi.

    Ataturk eger bu yazdiklarinizi gorseydi cok mutlu olur, gurur duyardi. Tuttugunuz altin olsun. Yuce yaraticimiz temiz ruhunuza klavuzluk etsin, calismalarinizi bereketli kilsin.

  8. Türk askeri kıbrıstan çekilsin ertesi gün rumlar bu rum aşıklarını kuyulara gömer akdenize döker bu şuursuzlar soluğu londrada alır.Kıbrıs türkiye ye bağlanmalı gümrük birliğimi olur anadolu birliğimi olur turkiyenin son ilimi olur bunlar çok şımarmış.İt arabanın gölgesinde yatarmış kendi gölgem zannedermış.

  9. Aynen oyle sayin yazar
    Meydani bos bulmus sirtlanin kralligi aslan gelene kadardir..Egleniyorlar kendilerince.

  10. türkiye tarafından ilhak edilse ne olur peki, yada doğrudan ülkemize bağlasak, yada hatay gibi refarandum ile mi bağlamalıyız, soruna işaret etmişsiniz ama nasıl çözüleceğinden bahsetmemişsiniz, çünkü devletimiz için kıbrısın önemi çok büyük olmalı, orayı kaybedersek burada rahat edemeyiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı