Bu cahil adam bu ülkede başbakanlık yaptı!

Bu cahil adam bu ülkede başbakanlık yaptı!

Ahmet Davutoğlu Karar gazetesine verdiği röportajda, ‘Uygur, Çerkes, Arnavut, Boşnak, Arap, Laz, Kürt’ vs. temsil edildiği ‘tam bir parlamentomuz olmalı, işte o zaman Türkiye kalkınabilir’ dedi.

Hatırlayın bu cahil adam 2013’de de Yeni Şafak gazetesine verdiği röportajda ‘Yüzyıllık parantezi kapatıyoruz, tarih sınırlara isyan ediyor’ demişti.

‘Tarih sınırlara isyan ediyor’ cümlesinden sonra da Suriye Savaşı başlamıştı.

Suriye Savaşı başladıktan sonra da cepheden haberler hep şu nitelikli(?) başlıklarla manşetlerde yer aldı: ‘Araplar'(?), ‘Sünniler'(?), ‘Aleviler(?), ‘Kürtler(?), ‘Türkmenler(?). Sonra şöyle ifadeler de gördük. ‘Asyalı El Kaideliler’, ‘Çeçen İslamcı gruplar’, vs.

Sonuç, bu coğrafyada tüm tarihimizde yaşanmamış rakamlarla milyonlarca insanın göçü ve ölümü.

Ancak, Suriye Savaşı’nda Amerikalılardan mesela İrlanda kökenliler, Asya kökenli, Hispanik kökenli, Protestanlar, Evanjelistler vs. diye hiç söz edilmiyordu. Aynı şekilde İngilizlerden de İskoçyalılar, Keltler, Protestanlar, diye de hiç bahsediliyordu, kısaca, İngiliz ya da Amerikan güçleri deniyordu. Ama Türkiye’ye ve Suriye’ye sıra geldi mi, Araplar, Türkmenler, Kürtler, Sünniler, Aleviler vb. diye söz ediliyor.

Ahmet Davutoğlu gerçekten Cumhuriyet parantezini kafasında kapatmış, Cumhuriyet’in yerine de ‘Uygur, Çerkes, Laz, Alevi, Kürt, Arnavut, Arap’ vs.’ doldurmuş. Suriye ve Irak’ta milyonlarca insan ölse de fikirlerinden zerre taviz vermiyorlar. Irak ve Suriye savaşından altı milyon insan göç etmek zorunda kalsa da, kavim, mezhep, ırk, sülale, aşiret vs. aşklarından geri adım atmıyor, kavme ırka etnisiteye bir türlü doymuyorlar.

Ancak ‘yurttaşlığı kaldırıp’ Cumhuriyet parantezine doldurduğu bu ‘kavim ve ırklar’ Davutoğlu’nun bu röportajında çok eksik kalmış.

Mesela, Nakşibendi tarikatının İsmail Ağası ayrı şubeleri ayrı temsil edilmeyecek mi? Mesela doğudaki aşiretler temsil edilmeyecek mi? Mesela bu parlamentoda her kavim olacak da Menzil tarikatı olmayacak mı? Mesela mafya aileleri de artık büyüdü serpildi, bu çeşitleri parlamentoda temsil etmesek ayıp olmaz mı? FETÖ’cüler de büyük bir cemaat değil mi almasak hatırları kalmaz mı? Mesela Karadeniz’in Çepnilileri, Dulkadiroğulları, Balkanların Pomakları vs. nicesini unutmak Davutoğlu’na yakışır mı?

Davutoğlu ne demek istiyor, şu anda parlamentoda Laz ve Kürt ve Boşnak ve Arap vs. milletvekilimiz yok mu demek istiyor ve olmadığı için mi Türkiye hukuki siyasi ekonomik sorunların altından kalkamıyormuş, utanıyorum söylemeye, ama, aynen böyle bu ırk ve kavimler temsil edilmediği için yerlerde sürünüyoruz.

Şu cehaletin şiddetine bakın, insan şimdi bu satırlarda alaya alıp dalga bile geçemiyor.

Karar gazetesi işte bu Davutoğlu’nu ve partisini destekliyor. Kimdir bu Cumhuriyet’i kapatıp yerine kavim ırk mezhep aşiret sülale doldurulmasına inanmış, bu fikirlere tek satır itiraz yükseltmeyen Karar yazarları: Taha Akyol, Ahmet Taşgetiren, Mehmet Doğan, Yıldıray Oğur, Ali Bayramoğlu, Mehmet Ocaktan, nicesi?

Bu özgürlükçü(?) bu demokrat(?) bu evrensel hukuktan dem vuran(?) bu İslamcı(?) bu yeni CHP destekçisi(?) vs. bu haksızlık hukuksuzluklara karşı savaşan(?) bu korkusuz cengaver bu gadre uğramış(?) bu yazar tayfasının bu yüksek romantizminden bu büyük ırk, kavim, mezhep, düşkünlüklerinden etkilenmemek mümkün mü, kim tutar sizi, yürüyün mezhepoğulları kavimzadeler, kavimsiz kalmış garipoğulları, yürüyün!

Etnik, mezhep, ırk, kavim, sülale, aşiret, vs. korkunç fırtınası Ortadoğu coğrafyasında tarihin en kanlı en şiddetli en uzun süreli savaşlarına yol açtı ve bu toprakların bir daha düzene istikrara kavuşması en azından bir elli-yüzyıl mümkün görünmüyor!

Aşiretler aşiretlere savaş açtı, mezhepler mezheplere savaş açtı her etnik yapı diğerine savaş açtı, milyonlar öldü, milyonları açalım, yüzbinlerce küçük kız çocuğu öldürüldü, bir yarısı IŞİD’in haremine geçti, onbinlercesinin kafası kesildi ve tarihin bu en büyük en kanlı en acımasız vahşetinden hiç ders almadık?

Ve bu adam bu ülkede Başbakanlık yaptı!

Ve bu savaşta kukla gibi oynatılan İslamcı siyasetçilerin her biri ‘insanlık suçu’ işledi, hukuku hiçe saydı, ‘ahlak’ değerlerini çiğnedi, dinin kardeşlik değerlerini yok saydılar ve bu topraklarda müslümanı müslümana kırdırıp, çoluk çocuğumuza bin yıl sürecek intikam ve rövanş siyaseti bıraktılar.

Ve hiç ders çıkartmayıp kaldıkları yerden vahşi siyasetlerini şimdi Gelecek Partisi’yle yeniden yola çıktılar!

Lafa girelim, önce şu haber başlığını hatırlayalım: ‘(‘Erzurum’da 15 yaşındaki S.Ö. elebaşı Fethullah Gülen’in kardeşi ile iki yeğeninin de aralarında bulunduğu kişilerden, kendisine tecavüz ettikleri gerekçesiyle 2007 yılında şikayetçi oldu, fakat FETÖ’cü polis ve savcılar tarafından soruşturma aşama aşama kapatıldı.)

Oda Tv editörü Barış Terkoğlu işte bu haberin peşine düştüğü için (ve nicesinin) bugün Silivri Cezaevi’ne tıkıldı.

Oysa Davutoğlu’na sormak lazım, bugüne kadar savcılıklara kaç tane FETÖ’cünün adını verip tutuklanmalarını sağladınız!

Mesela, Barışlar, AKP içindeki kripto FETÖ’cüleri deşifre ettikleri için içeri atıldılar, Gelecek Partisi Başkanı yakın temas onlarca yıl yanlarında bulundunuz, bir yardımcı olsanız, şu ‘kripto’ların ortaya çıkmasında geçtim savcılıkları gazeteci arkadaşları bilgilendirseniz.

Bu tecavüzcü hırsız ajan bu ülkeyi ‘talan’ eden ‘şebeke’ bu ‘kriptolar’ niye bir türlü ortaya çıkmıyor, kim koruyor?

Size dünyanın çok iyi tanıdığı Korkunç Zengin diye belgeseli dahi çekilen Jeremy Epstein’den söz edeyim. Bu borsa milyarderinin bir çok ülkede malikaneleri ve uçakları ve devlet içinde yüksek adamları var.

Otuz uzun yıl 14 yaşlarındaki çocukları yüksek siyasilere elit jet sosyeteye pazarlıyor. Sonunda yakalanıyor, otuzun üstünde genç kadın mağdur sıfatıyla şikayette bulunuyor. Gelin görün ki Jeremy Epstein’in üstüne gidecek yürekte bir savcı bulunamıyor ve yerel mahkeme dava açsa da federaller davaya el koyup kapatıyor. Büyük kamuoyu infialleri sonrası bir süre mahkum edilse de 18 ay mahkumiyetini cezaevinde değil otel odasında geçiriyor, dikkat burası Amerika.

Bu küçük çocukları pazarlayan milyarderin en yakın arkadaşlarından söz edelim, eski ABD Başkanı Bill Clinton da var İngiliz kraliyet ailesinden Prens Andrew de, nice yüksek savcı mahkeme başkanı da var, sıkı durun, Trump da var.

Sonra federaller niyeyse bu davayı yeniden açmak istiyor, bugün yapılan yorumlarda, ‘Trump’ı devirmek için bu eski dosya yeniden açıldı’ deniyor. Mahkemeyle Amerika yerinden oynuyor, belgeler fotoğraflar inkar edilecek gibi değil. Sonunda Epstein hapse düştüğü gün içerde kendini astı deniyor. Otospi geliyor kendini asmadığı birilerinin onu astığı ortaya çıkıyor. Yani Epstein öldürüldü. Öldürülmeseydi kraliyet ailesinden Clinton’a Trump’lara yüksek mahkeme başkanlarına kadar 14 yaşlarındaki kızlarla o odalarda ne yaptınız soruları sorulabilecekti.

Yani ‘dosyayı’ kapattılar!

Kim kapattı!

Devletin hukukun siyasetin meclislerin üstünde derin ve büyük bir şebeke var, onlar kapattı!

Bu ülkede kripto FETÖ’cü hırsızlık yolsuzluk sübyancılık tecavüz gibi davaları peki kim kapatıyor?

Babacan’ı da Davutoğlu da AKP’lileri de hepsi bu kripto FETÖ’cüleri bu tarikat ve cemaatleri isim isim iyi tanıyor, çünkü on yıllarca ‘birlikte’ ‘yan yana’ siyaset yaptılar! Mesela Hulusi Akar kaç tane FETÖ’cünün ismini savcılığa verdi, verdi mi, bilen var mı?

Ve sonunda içerde yatan kim, on uzun yıl FETÖ’ye ve kriptolarına karşı savaşan, bu tecavüz bu kriptoları kitaplaştırıp devamını getirmek isteyen Barış Terkoğlu!

Şimdi bu partiler kurmuş ağbilerin biri çıkmış bir parmak şıklatmasıyla ekonomiyi düzelteceğini (hatta içerdeki FETÖ’cülerin de bir parmak şıklatmasıyla çıkabileceği de aynı ima içinde saklı) söylüyor.

Peki bu ülkenin yarınlarında nasıl bir siyaset izleyecekler ne diyorlar, hala, Arap, Acem, Kürt, Türk, Laz, Çerkes, Arnavut, vs. sıralamış kaldıkları yerden devam ediyorlar, aynı Chattam House borsa milyarderleriyle aynı sıcak para havuzlarıyla küresel siyasetin oyunlarına devam ediyorlar.

Peki iki yüz milyarın üstündeki FETÖ hazinesi ve tarikat ve cemaatlerin gözlerinizin önündeki soygunlarına, bakan oldunuz başbakan oldunuz hiç şahitliğiniz ve tek bir lafınız olmayacak mı?

Şimdi sizin ağzınıza bakarsak AKP’ye güya sert muhalefet yapıyormuşsunuz, laflarınız arasında parlamento, meclis, hukuk, gırla gidiyor, iyi de, madem AKP’ye de muhalifsiniz bu ‘kriptolar’ hakkında hiç bir bilginiz istihbaratınız yok mu, içerde yatan yine niye Barış Terkoğlu oluyor?

Çünkü küresel siyasetin amansız gerçeği: Jeffrey Epstein dosyası kapatıldı.

Kim kapattı, çok yüksek bir şebeke, cumhuriyetçiler demokratlar yüksek mahkeme başkanları yüksek savcılar, hepsi küresel ‘şebeke’. ‘Hiç bir ülkenin yasası bize dokunamaz’ diyen ayrıcalıklıyız mahkeme edilemeyiz çünkü yüksek savcılar büyük siyasetçiler hepsiyle ‘kankayız’ diyen şebeke.

Cumhuriyet parantezini kapatmak ne demek, herkesin hukuk önünde eşitliği parantezini kapatmak, yurttaşlığı kapatmak, yerine imtiyazlı şeyhleri arkadaşları yakınları aşiret ve din liderlerini koymak. Bazılarının imtiyazlı olması bazı şeyhlerin cemaat liderlerinin korunması kayırılması nüfus ticareti yapılması bazılarının herkesten ve hukuktan üstün olması, dosyalarının kapatılması, demek.

Amerika’da Jeffrey Epstein’ı öldüren gizemli şebeke burada Türkiye’de cumhuriyet parantezini kapatıp hukuku kapatıp istihbarat bilgilerini saklayan yine imtiyazlı korunan başka bir gizem?

Ayrı partilerde olsalar da, birileri kaçmış birileri saklanmış olsa da, hepsini koruyan, Zarrab gibi kimlere yedirdi nereden çaldı dünya biliyor işte mal ortada sarmal bir gizem..

‘Saklayan’ ‘gizleyen’ ‘mahkeme edilemeyen’ ‘korunan’ ve savcılıklara bildirilmeyen ve gördüklerini hiç söylemeyen ama sorarsan birbirine ‘muhalifmiş’, partileri ayrıymış.

Yersen?

Jeffrey Epstein’a savcılık mağdur ifadeleri dışında malikanesinde çalışıp girip çıkan temizlik işçilerine teknisyen ve tamircilere ulaşarak bilgi sahibi olup iddianameyi düzenledi. İnsan soruyor hadi bakanı başbakanı hiç konuşmuyor, FETÖ hakkında bilgi vermiyor, bugün savcılara bilgi verecek bir özel kalemi bir odacı bir sekreter neden ortaya çıkmıyor bulamıyoruz, zırhları dış kabuk ne sağlammış… Tam üstüne bastınız, cumhuriyet parantezini kapatmak hukukla toplumla aranıza eş dost cemaat yakın bir çelik duvar örmek. Doğuda da batıda da bu duvar sayesinde ulaşılmaz ve yargılanamaz oluyorlar.

Peki ne yapacağız, Cumhuriyet’i getirip duvarı kaldıracağız, yatakta hukukun üstüne çıkmış kavimler sülaleler mezhepler ve etnik yapılar ve sözde liderlerini grup halinde cıscıplak yakalayıp mahkeme edeceğiz!