Köşe Yazıları

Bütün kaleler işgal edilmiş!

Enver Altaylı’nın CHP ilişkisi üzerine nefes nefese geçen çok uzun ikinci günü yaşıyoruz.

Cumhuriyet Gazetesi, Uğur Mumcu’yu anarken Enver Altaylı MİT yazısını yeniden yayınlayıp Enver Altaylı-CHP ilişkisini ustalıkla perdeliyor.

Cumhuriyet Gazetesi, uyarıyorum, Enver Altaylı-CHP ilişkisi üzerine neden tek satır yazamıyorsun. Elli yıldır kontrgerilla, gladyo, derin devlet, diye manşete çektiklerini ne çabuk unuttun! Çorumları Maraşları Madımakları FETÖ operasyonlarını ne çabuk unuttun!

O gazetede kanlı kirli ellerin nerelere vardığını yazacak tek bir cumhuriyetçi aydın kalmadı mı?

Uğur Mumcu’yu andığınız tam da bugün iğreniyorum sizden, bu satırları da sessiz kaldığınız bugünün tarihine not olsun diye düşüyorum.

Ey İyi Parti vekili Aytun Çıray ve İyi Partililer!

Hayırdır, niye suskunsunuz, işte elli yılın gladyosu, işte derin devlet, beyanatlarınızda twitlerinizde tek satırınız yok. Niçin sessizsiniz, derin devletle akraba mısınız, aranızda ‘hısım akraba ilişkileri mi var’, kimden çekiniyorsunuz?

Bu karanlık ilişkiler ağı maskesiyle daha ne kadar yaşayacaksınız?

Ey Medya Mahallesi programının cevval ören bayanı Ayşenur Arslan, gerçeklerin ortaya çıkmasından neden rahatsız olup tek satır bahsetmediniz, işte elli yılın derin devleti işte kardeşi kardeşe kırdıranlar, neden programınızı duymadım-görmedim-bilmiyorum havalarında geçiştiriyorsunuz, utanmıyor musunuz?

Hey etnik milliyetçi HDP’liler, domuz bağlarıyla insanların boğazlarından sıkılıp öldürüldüğü günleri ne çabuk unuttunuz, hani, derin devlet diye ortalığı ayağa kaldırmıştınız, ne oldu, niye sustunuz, niye CIA-CHP ilişkileri üzerine tek satırınız yok?

Ey gestapo liberallerin kalesi T24, Taraf Zaman gazetelerinde on uzun yıl, derin devlet diye Ergenekon diye çarşaf çarşaf yayınlar yapan konuşanlar sizler değil miydiniz, işte, gladyonun ‘derin devlet’in ilişki ağları ortada, tek satırınız neden yok, hayrola?

Ey Sözcü gazetesi, Ey Oda Tv, sizleri bir zamanlar tutuklayan ‘karanlık ağların’ en başındaki adamları niye geçiştirmeye çalışıyorsunuz, mal ortada, CIA-CHP ilişkilerini tek satır neden yazamıyorsunuz?

Ey bir vakit Ekmeleddin’i pazarlayan en güvenilir(?) gazeteci Uğur Dündar bey, Ekmeleddin’i CHP’ye yamayanların ipliği pazara çıktı, neden tek satırınız yok.

Ey Davutoğlu ekibi, Nusracı danışmanın dahi CIA-CHP ilişkilerini örtbas etmek telaşıyla yazılar yazıyor, hayırdır?

Ey İsmail Saymaz, Habertürk ekranında konuşmalarını dinledim, genç bir yazar olarak bu tereddüt, bu dilinin dolaşması nedir, işte derin devlet, işte uzantıları, sessiz kalmaya utanmıyor musun?

Habertürk ekranına alelacele çıkartılan Dursun Çiçek bey, bu ne ayak, bir zamanlar sizi tutuklayan Genelkurmay başkanlarına kadar orduyu tasfiye eden adamların başındaki karanlık adamlar bunlar, niye tek satır edemedin? CIA-CHP ilişkileri üzerine neden dobra dobra bir öfkeni göremedik, hangi pisliği temizlemek için oraya çıktın ortaya çıktın?

Muhsin Yazıcıoğlu’nu kim öldürdü, kimler öldürdü, bu soruları gerçekten canı yanarak soranlar, işte derin devletin ucu göründü, niçin CIA-CHP ilişkileri üzerine tek satırınız yok?

Ey okuyucu, oldukça kısa tuttuğumuz yukarıdaki satırlar, neyin ‘koalisyonu’, bu kadar büyük geniş ‘sessizliği’ kim inşa ediyor!

Bir millet elli yıldır gladyo kontrgerilla derin devlet diye ağlayacak yırtınacak canı yanacak doğusundan aydınlarına kadar onbinlerce insanı ölecek ve faili meçhullerin gerçek ip uçları ortaya çıkınca, sağcısı solcusu milliyetçisi cumhuriyetçisi dincisi Nusracısı domuz bağcı Hizbullahçısı hepsi bir şekilde sessiz kalacak ya da örterek ‘kamufle’ edecek ya da baskı uygulayıp haber yapılmasını önleyecek!

Ey memleket, ey Türkiye!

İşte aynadaki gerçek görüntün yukarıdaki satırlarda, röntgenin haritan çok iğrenç!

Nasıl derin bir ‘ahtapot’ ağıdır, nasıl geniş yaygın bir ‘örümcek ağı’dır, insan şaşkınlıktan dilini tutuyor.

Sevgili okuyucu, böyle tarihi anlar memleketinizi gazetecilerinizi medyanızı aydınlarınızı gerçekte kimdirler ne için çalışıyorlar ne için ne zaman susuyorlar, bilmek tanımak için büyük eşsiz bir fırsattır, gerçek ortaya çıkınca, süslü kahramanların sırım pehlivanların mangalda kül bırakmayanların kaçıp gizlendiği arayıp bir türlü bulamadığın günlerdir.

Enver Altaylı iddianamesi memleketin huzur dolu yastığından kiliminden öyle bir ipliği çözdü ki, işte bir memleket dolusu, güya birbirlerine karşı muhalifler milliyetçiler dinciler cumhuriyetçiler hepsi ‘panik’e düştü, hepsi geçiştirmenin kılıf uydurmanın derdine düştü.

Ey okuyucu, bu ‘ortak’ suskunluğun ve ittifakla onaylı geçiştirmenin fotoğrafını bugün çekin, yarına kalmaz birbiriyle çok alakasız görünen bu derin ortaklar bu fotoğrafı ‘bulanıklaştırmaya’ başlar.

Ey memleket, çok yalnızsın

Ey okuyucu, kimsen yok.

Ey Nihat Genç, senin de hiç şansın yok, dünkü günden bugüne, hayatımın en zor en uzun gününü yaşadım, Ergenekon operasyonları başladığında da etrafta kimsecikler kalmamış, en babayiğitler dahi kaçmıştı, yine de telefon edip dayanışma gösteren bir kaç cesur arkadaş vardı, bugün, onlar da yok, çünkü fareye iktidar peyniri uzaktan göründü. Fare kapanındaki iktidar peyniri ‘ağulu’ peynir, işte ağu: sessiz ortaklıkları.

Türkiye dünden daha karanlık.

Henrik İbsen’in dünya tiyatro tarihinin baş köşesine oturtulan ülkemizde de çokça oynanan Bir Bebek Evi adlı eseri vardır. El bebek gül bebek yetiştirilen bebeğin ailesi çevresi muhteşem güzelliktedir. Ancak evin kadını Nora konuşmaya ve sorgulamaya başlayınca işler değişir manzara kirlenir, öyle şeyler söyler ve düşünür ki, dışarıdan güzel görünümlü aile içeriden bir trajedi yaşar ve Nora konuştukça, aile birbirine girer, çöker.

Oyuna eleştiriler bugün de sürüyor, aileyi yaşatmak için bazı şeyleri söylemenin doğru olmadığı ileri sürülür. Oysa İbsen’in de tezi budur: Aileyi yaşatmak için ‘bazı şeyleri’ söylemeli miyiz, susmalı mıyız?

Muhalif aileyi yaşatmak için bazı şeyleri ‘söylemeyelim’ diyenler bugün de çoğunlukta, ama, aile de maşallah pek büyük bir aileymiş, sessiz kalıp söylemeyenler içinde: HDP var, domuz bağcı Hizbullah var, Nusracı yazar var, Cumhuriyetçiler var, Sözcü, Oda Tv var, Muhsin Yazıcıoğlu çevresi var, İyi Parti, Karar Gazetesi var…

Bir Bebek Evini, ilk gençlik yıllarımda Ankara Devlet Tiyatrosu’nda izlediğimden günden beri kendime varoluşum-hakikat üzerinden çok sert bir soru sordum?

Gerçek mi?

Aile mi?

Aile bir metafor tabii, sıcaklığına sığındığımız, iktidar hayalleri kurduğumuz, hayaller uğruna bir çok şeyi görmezden geldiğimiz, ailemizin sağlığı-düzeni için bir çok şeyi gizleyip konuşmadığımız, yani, aydın insana dair Türkiye’ye dair insanlığa dair, insanlığı ve hepimizi gün geçtikçe aileden yalnızlığa doğru sürükleyen hayatın en sertinden, böyle zehir sorular!

Hayattan çıkarttığım ders budur, insanlar (Oda Tv, Cumhuriyet vs. gibi) kaybedeceği bir şey olmadığı zaman gerçekçi ve öfkeli oluyorlar. İnsanlar kaybedeceği bir şey (iktidar umudu) olduğu zaman düşmanları gibi gerçeği gizliyor, eğilip bükülmeye zaman içinde iğrendikleri düşmanların aynısı bir kopyası oluveriyorlar. Yani hakikat kişilik konumumuza statümüze göre yer değiştirdikçe bizi insanlıktan çıkartır. Şiir yazamaz şarkı söyleyemez ve hayatlarımız kullanılmaz yüreğimiz beynimiz işlemez insanlığımız ve kalemimiz amaçsız ülkemiz yaşanmaz hale gelir. Bir yazar için daha utanç dolu feci bir son düşünemiyorum. İşte böyle ürkek ve tereddütlü günlerde suikasta uğrayan yazarların ve gençlerin ne için hangi hakikat uğruna emperyalist güçler tarafından ortadan kaldırıldığını hatırlayarak ancak kendimize gelebiliriz.

34 Yorum

  1. bütün kaleler işgal altında sedat pekerle yemek yiyen vatan partilileri yazsana apoyu bekaada ziyaret eden perinçeki yazsana elin abdli basketçisi için taziye yayınlayıp kendi ülkesinin sanatçıları için tek kelime taziye yayınlamayan akp genel müdürünü yaz.yerel seçim öncesi apoyu dinlemiyorlar diye hdp lilere kızan mhp genel müdürünü yazsana yazamazsın tabii ki

  2. AKP disinda herkesi,netedeyse butun muhalefeti isbirlikci ajan va hain ilan etmissin.Bu durumda purupak ve tertemiz akp kalmis.iste buna itiraxim var.

  3. biz maalesef özeleştiri yapmıyoruz. neden bu haldeyiz diye? bir de bu yönden durumumuzu gözden geçirmemiz gerekiyor.

  4. Hdp den ahmet türk ergonokon tezgahinda bas rol destekçi.o am8an genel başkan.hatip dicle ülke ülke dolaşıyor kemalistler bütün katliamları yapanlar diyor.ahmet türk feto tezgahları için ergonokonun üzerine gidin başını edin kuyruğunu ederseniz daha tehlikeli olur. 2009 da.simdi sesleri çıkmıyor.feto ya karşı konuşan var mi ergonokon tezgahını.ozurdileriz

  5. Sevgili Nihat Bey,

    Çok haklısınız. Enver Altaylı önemli bir figür. 12 Eylül’den önce MHP yöneticisi. 12 Eylül’den sonra da belli ki emperyal patronlarına hizmet etmeye devam etmiş. AKP döneminde, AKP, Abdullah Gül, FETÖ, CHP yönetimi ve diğer parti yönetimleriyle nasıl ilişkiler içinde olduğu ortaya döküldü. Emperyal güçlerin her tarafa sirayet ettikleri ortada.
    Darbe ve FETÖ ortaya çıktığında da aynı şey olmuştu aslında.
    Şimdi, Y-CHP yönetiminin emperyal ilişkileri hakkında biraz daha somut bilgiler ortaya çıktı.
    CHP içindeki dürüst ve vatansever insanlar bu ilişkileri dikkate alacaktır.

    İlker arkadaşımız ihtiyaç duyduğumuz şeyi çok iyi tarif etmiş: Tam Bağımsızlıkçı Bir Cephe.
    Nasıl yol almak gerektiğini de çok iyi anlatmış.
    Yazısının son satırları çok değerli, ben de vurgulamak için aşağı kopyalıyorum:
    “Esnek şekillendirilebilir demir birçok açıdan çeliğe göre daha sağlamdır ve faydalıdır. Atatürkçülük özünde aklın ve bilimin gereğini yapmaktır, ben çelik gibiyim deseydi daha ilk buluşmada Kazım Karabekir tarafından paketlenip İstanbul’a yollanırdı, biz de logaritma cetveli ezberliyor olurduk”
    Sevgi ve selamlarımla

  6. Durum bu kadar vahim ise bir an evvel halk ayaklanıp bu CHP iktidarını devirmeli ve yerine Atatürk ilke ve inkilaplarına sahip çıkabilecek ve CHP’nin yıktığı Cumhuriyet’i yeniden tesis edip İslamiyeti ülkemize geri getirecek bir müslüman ekibin başa geçebilmesi için mücadele edilmelidir. CHP’nin inşa ettirdiği Atatürk’ün şahsi malı olan Atatürk Orman Çiftliğindeki Abd büyükelçiliği ve ortak çalışmak için yan yana inşa ettikleri CHP genel merkezi derhal yıkılarak o bölgeye Rusya ve Çin büyükelçilikleri inşa edilerek geleceğimiz garanti altına alınmalıdır. Bu nedenle fetö dışı tüm tarikatler ile konsensüs sağlanmalı, Sağlık Bakanlığı Menzil tarikatına, içişleri bakanlığı MHP’ye Avrasyadan sorumlu devlet bakanlığı Perinçek-i bendi tarikatına devredilmeli, diğer bakanlıklar da Diyanet öncülüğünde gerekli tarikatlara paylaştırılarak devletin laikliği garanti altına alınmalıdır.

  7. Yozdil bugünkü komiklikli yazısında VİP nerede diye soruyor… VİP adamın altından girmiş üstünden çıkmış halen görememiş de soruyor. Vip chp genel merkezde 14. katta duruyor, komik adam bir türlü göremiyor. Bunlar, sorsan, ülkenin en dürüst, aydın, Kemalist gazetecileri biziz derler, diyorlar. Böylesi bir tezat. Böylesi bir adilik, delilik, şizofreni. Milleti yedi bunlar kendi çıkarları ve egoları için. İsyanım çok büyük! Öteki Emin Çölaşan ise önceki gün Uğur Mumcu’yu anıyor… Eski arkadaşlarmış. Uğur Mumcu şu hallerini görse suratlarına tükürürdü bunların! Necati Doğru, Uğur Dündar aynı dut yemiş bülbül. Bunların ne gazeteci ne de insan olarak zerre saygı duyulacak kişiler olduğunu düşünmüyorum. Millete ve Türkiye’ye verdikleri zararın haddi hesabı yok bunların. Bunları okuyan cambaza bakarken ülkeyi altından çektiler. Manipüle ettikleri milyonları siyaset körü ettiler. Milyonlarca Atatürkçüye hedef şaşırttılar. Açıktan düşman olsalar memlekete böyle zarar veremezlerdi.

  8. Yazı çok yerinde. Yorumlar da çok iyi. İnsan umutlanıyor. Ancak yiğidi öldürsek bile hakkını verelim. NATO ve Gladyo kanalıyla Türkiye’nin boynuna emperyalistlerin tasması takıldığında henüz doğmamış olan Erdoğan, her ne kadar kendisi de bir ABD projesi olarak iktidara geldiyse bile Fetullah ile bağları koparabilmiş, kucaktan inmiş ve ülkeyi o tasmadan kurtarmaya azmetmiştir. Bu yolda yalnız da değildir. Damadı en büyük FETÖ temsilcisi olsa bile Bahçeli de yanındadır Perinçek de. Daha önemlisi genlerinde bağımsızlık olan koca bir millet yanındadır.

  9. Bir söz vardır. Uyuyan insanı uyandırabilirsiniz. Ama uyuma numarası yapanı uyandıramazsınız.

  10. Selam,

    Nihat abi, tekraren diyorum ki, bence küçük ton farklılıklarını bırakıp, Milli Tam Bağımsızlık Cephesi kurulmalı. Atlantik gücü her yerin (Parti, STK, medya, kurum) yönetici azınlığına nüfuz ettiğine göre, aslında her yerde nüfuz edemedikleri/etmeye gerek görmedikleri büyük bir güdülen yönetilen kesim var.

    Bu kesim ideolojisi gereği gidecek başka yeri olmadığından, o da aslında kandırıldığından, tersi söylemleri/tespitleri(bu gibi) iç siyaset propagandası olarak konumlandırdığından ve bir tür sosyal/maddi menfaat bağı ile grubuna bağlandığından aydınlanamıyor, ses çıkaramıyor, grubundan kopamıyor.

    Bu hastalık her yerde olduğuna göre, mücadele her yerde verilmeli. Hem CHP’de, hem AKP’de, hem MHP’de hatta hem HDP’de.

    Dolayısıyla ya Milli ve Tam Bağımsızlık dışında bütün keskin söylem ve yaklaşımlardan uzak, bütün bu tabanlara hitap eden, kucaklayan bir pratikte yeni bir parti, milletin büyük adam yaklaşımını da kücümsemeden yeni, pir-u pak bir yüz liderliğinde sıfırdan kurulacak,

    ya da, ” Biz eğilmeden bükülmeden bildiğimiz gördüğümüz doğruları haykırırız, aydınlatırız, aydınlanan aydınlanır, aydınlanmayan gününü gördüğünde, ben dememiş miydim zılgıtından payını alır, kısaca bana haklı olmak ve nihayetinde zılgıt atan adam olmak yeter” modunda izleriz gelişmeleri.

    Vatanını, milletini, Atatürk’ ünü seven, bu kutsallar için gereğini de yapandır, burada kritik şey ‘gereği’ nedir, tüm objektifliğimizle, gerçekçiliğimizle baktığımızda, o gerekten, ben eğilmem bükülmem diyerek kaçınmak aslında ben böyle iyiyim demektir, aslında mücadeleden kaçmaktır.

    Bazen de komplo teorileri sarıyor düşüncelerimi, bu Atlantik aklı her köşe başına bir adam dikmişlerse, öyle ya, millileşmeden önce Sn Erdoğan’a el verdiler, şimdi onlardan kopan küskünlere el veriyorlar, İmamoğlu’na, İYİP’e, HDP’ye el verdiler, Sn Bahçeli için Türkeş’in dedikleri ortada, ya biz, bizden kimseye el vermediler mi, es mi geçtiler. Bazen bu kadar keskin dolayısıyla marjinalleşmemizde de birilerinin payı var mı diye düşünmeden edemiyorum. İtidalli bir şekilde sadece, bize yeni yüzler lazım, genç enerjik esnek beyinler lazım diyorum geçiyorum, nasıl daha kibarca ima etmeliyim, bilemedim.

    Esnek şekillendirilebilir demir birçok açıdan çeliğe göre daha sağlamdır ve faydalıdır. Atatürkçülük özünde aklın ve bilimin gereğini yapmaktır, ben çelik gibiyim deseydi daha ilk buluşmada Kazım Karabekir tarafından paketlenip İstanbul’a yollanırdı, biz de logaritma cetveli ezberliyor olurduk.

    Saygılar

  11. Akp iklerine kadar feto asker yargı ona keza chp ye bulasmama ihtimali varmı imkansız
    Yanlıız Chp Atatürkün kurdugü bir partidir Baskanlar vekiller bu gün var yarın yok İste chp secmeninin özelligi de budur .
    Baskanı elestırir vekili elestirir ama Biat etmez
    Chp baskadır siyasetci baska secmen baskadır
    Chp de siyasetci gider chp kalır Özal gider anap biter Demirel gider dyp biter. Erdogan gider Akp biter Baykal gider Kılıctaroglu gider CHP KALIR Kalır millet bunu kimse unutmasın

  12. Ukraynada bakanları politikacıları elinden ayağından tutup çöp konteynırlarına atıyorlardı.Bizdekiler teflon hiç bır şey yapışmıyor yüzüne tükürsen yarabbi şükür diyor.ikdidar tencere muhalefet kapak hepsi kuma

  13. Gerçek en kıymetli şeydir.
    Üzüntünüzü, hayalkırıklığınızı hissediyorum aynını yaşıyorum. Kendine saygısı olan, onuru olan, insan olan tahammül edemez.
    Bu olay örtbas edilirse insanlığa inancım kalmayacak. Pek de kalmadı zaten.
    Bizleri bu yarattıkları şizofrenik iğrenç simülasyona katlanmak zorunda bırakanlara lanet olsun!
    O Sözcü’nün yazarları aynada kendi yüzlerine nasıl bakıyorlar! Nasıl utanmaz insanlarsınız siz bre!

  14. Kahramanları kadar hainler üreten bu topraklarda sizin gibi kalem namusu sahibi insanların giderek azalması ne acı.Butun kalelerimiz düşünülürken memleketin içerisine düştüğü derin sessizlıgi sizin gibi büyük bir acı ve isyan duygularıyla izlemekteyim.Bu günlerden sizin gibi hiç bir çıkara kalemini satmayan insanlar oldukça yine de umudumu koruyorum.Bizler hala varız

  15. Sayın Nihat Genç yazınız biraz karamsar olmuş, sana yakışmamış. Türkiye düştüğü yerden kalkar. Senin gibi adam gibi adamlar olduğu sürece vallahi bize bişey olmaz. Tek sen yetersin, yeter ki moraller bozulmasın. Var ol.

  16. Diyelim 5 cocugunuz var. Bunlarin 5 i de sokakta oynarken pireli bir kopekle aksama kadar oyun oynamislar. Hepsine pire bulasmis tabii.. Aksam bu sekilde eve donmusler. O halleriyle evin icinde heryere girip cikmislar…Baba gelince hep beraber aksam yemegine oturmuslar..Cocuklarin hepsi yemek yerken kasinip durmaya baslamislar..Oyle ki hicbiri kasinmaktan corbalarini dahi bitirememis..Anne kizmis noluyor size niye kasinip duruyorsunuz siz diye sorunca birinci cocuk pireli kopekle oynadigini itiraf etmis ve banyoya gidip elbiselerini cikarmaya baslamis, digerleri inkar ettigi icin masada yemege devam ediyorlarmis..Kasinma isi artarak devam ettigi icin ortancalardan biri daha dayanamiyorum ben de diyerek kasigi elinden firlatip dogru banyoya kosup o da cirilciplak kalana dek soyunmus. Baslamis yikanmaya..Diger kalan uc cocuk hem inkar ediyor hem birbirlerini kollamaya devam ediyor hem de devamli banyoya giden iki kardeslerini suclayip duruyorlarmis..Anneleri niye kasiniyorsunuz o zaman deyince hala bak biz kasinmiyoruz ki diyerek annelerinin gozunun icine baka baka yalan soylemeye devam ediyorlarmis..iclerinde yasca en buyukleri ve digerlerine sahip cikmasi gereken abileri de hala masada oturuyormus, yalan soylemeye devam ediyormus…Anneleri cildiracak derecede kizip soylense de bir turlu bunlari banyoya yollayamiyormus..Iste o annenin sesidir Nihat GENC..

  17. Merhaba sayın Nihat Genç,

    Öfkenize ve Amerikan icazetli “majestelerinin muhalefeti” efendilere ve hanımlara yönelik tiksinmenizi % 100 paylaşıyorum.
    Yeni CHP’nin Genel Başkanı, Genel Başkan Baş Danışmanı, TR 705’i, Genel Merkez yöneticileri, “Parlak Oğlan” BBBaşkanları ve daha niceleri ile yıllardan beri CIA tarafından yönetilen iğrenç bir ekip olduğu gerçeğini kabul etmek bazı “vatanseverler” için zor olsa gerek ….

    Bugün dürüstçe tek bir gerçeği milletimizin önüne koymalıyız. NAMUS BUNU GEREKTİRİR ….

    BU ÜLKEDE CIA’NIN VE FETÖ’NÜN YÖNETEMEDİĞİ TEK BİR VATANSEVER, DEVRİMCİ ALTI OK KARARGAHI VARDIR: VATAN PARTİSİ

  18. Gladyo’nun kuyrugunu yakaladik birakmayacagiz..Amerikan emperyalizmini bu ulkeden def edene kadar ,icimize soktugu masalari ister 14.katta olsunlar ister yikilmaz kalelerde olsunlar desifre edene kadar mucadeleye devam…

  19. Soner yalcin hatasını anladı Nihat abi, bugün bir yazı yazmış feto CHP’yi işgal etti diye. Sen hep önden söylersin de sonra akılları başına gelir iste

  20. hanı dıyoruz ya tıpışların uyanacagı gozlerıne at gozlugu takılmıs oylesıne gıdıyorlar. ıste levent bey ornegı.sora bız bunlara chplı fılan dıyoruz attaurkcu dıyoruz. gec mırım gec

  21. Konuşamazlar Nihat ağabey. Konuşmazlar. Çünkü hepsi birbirine göbekten bağlı. O kordon kesilse yaşama şansları yok.

  22. Levent Yonucu , Nihat Genç’e akıl verecek çapınız yok. Ayrıca 16 yol hapiste yatmış Doğu Perinçek adı kitlenmesin ağzınızda. Tükürün lütfen! CHP artık Atatürk istismarı yapan karanlık PKK hainlerinin ve CIA ajanı toplanmış bir partidir. Nokta!

  23. Abi yersiz yurtsuzuz. Nihal Atsızın dediği gibi bir kemiğin ardından saatlerce giden itler bile gülüyor kimsesizliğimize. Çaktığın tüm kesimlere hakkıyla vuruyorsun. Abi bu yumruklardan iktidara yamanma fırsatı çıkınca islamcılara yazılmış sözümona ulusalcı o müptezel lider de payını almalı. Millete haklı şekilde kızarken biz de aynı pozisyona düşmeyelim. İslamcıları yalayacağım diye akit gazetesinde müslümanlığını anlatan, Atatürkü bile eleştirme edepsizliğine savrulmuş bu herif de iki kelam haketmiyor mu? Mustafa Kemal sancağı dışında neyimiz var? Ruhunu islamcılara satmış bu heriflere diyecek sözümüz yok mu?

  24. SAYIN NİHAT GENÇ SUAN BABİL DİYE BİR DİZİ BAŞLADİ İZLEDİNİZMİ BİLMEM AMA YÖNETMENİ EZEL DİZİSİNİN ÇARPIŞMA DİZİSİNİN YÖNETMENLERİ HEPSİ AYNI KİŞİ BİLGİNİZE SUNARIM7+6*

  25. İyi parti, bbp, mhp de bu altaylı, kavuncu eliyle kurulup, kontrole alınmış durumda.
    Kocasakal, Gürdeniz, A. Uğur, Soral gibi isimler parti kurmalı. Maddi manevi her türlü desteği veririz.
    Saygılarımla

  26. Son kale düşmedi Nihat abi. Sen de son kale düştü dersen biz tası tarağı toplar gideriz. Derdin ya hani bu ülkenin kendine göre cevap verme yöntemleri var diye. O gün de gelecek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı