Davutoğlu’ndan ‘etnik parlamento’ teklifi

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Biz imparatorluk bakiyesiyiz. Biz yeknesak, tek bir kimlikle tanımlanabilecek, tek bir oryantasyonla, kültürel dokuyla tanımlanacak ülke değiliz' dedi.

Davutoğlu’ndan ‘etnik parlamento’ teklifi

Karar gazetesine konuşan eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu verdiği uzun boylu röportajda ‘etnik bir parlamento kurulması’ teklifinde bulundu.

Röportajda, peki vaadiniz nedir sorusuna, Davutoğlu, “Çünkü biz imparatorluk bakiyesiyiz. Biz yeknesak, tek bir kimlikle tanımlanabilecek, tek bir oryantasyonla, kültürel dokuyla tanımlanacak ülke değiliz. Şu anda Boşnak, Gürcü, Çeçen, Arnavut, Arap, Kürt, Uygur vatandaşlarımızın yansıdığı bir Meclis bu ülkenin birliğini temsil edebilir” dedi.

Hatırlayalım, 2013’de Yeni Şafak gazetesinden İbrahim Karagül, Davutoğlu’yla yaptığı röportajda, Davutoğlu, ‘Yüzyıllık parantezi kapatacağız’ demişti. “Son yüzyıl kapatılması gereken bir parantezdir. Osmanlı’dan sonra başlayan ayrışma bir parantezdir. Tarih sınırlara isyan ediyor” demişti.

Sonrasında kamuoyunda Davutoğlu’na “Cumhuriyet’i mi kapatıyorsunuz” diye sert çıkışlar olmuştu. Ve Davutoğlu’nun aynı röportajında “tarih sınırlara isyan ediyor” cümlesi sonrası Suriye Savaşı başlamıştı.

Davutoğlu’nun 3 Mayıs tarihli Karar gazetesi röportajındaki “etnik parlamento” teklifine okuduğumuzda anlaşılan 2013’den bugüne Davutoğlu’nun kafası-zihniyeti-düşünceleri hiç değişmemiş.

Röportajın ilgili bölümü şöyle:

Vaadiniz nedir peki?

“Çok açık; tam parlamenter sistem. Bizi köşeye sıkıştırmak hemen “Eski sisteme dönmek istiyor” diyorlar. Hayır, eski siteme dönmek istemiyorum. En büyük acısını ben çektim şahsen. Türkiye gibi ülkelerde Meclis’in niye çok önemli biliyor musunuz? Çünkü biz imparatorluk bakiyesiyiz. Biz yeknesak, tek bir kimlikle tanımlanabilecek, tek bir oryantasyonla, kültürel dokuyla tanımlanacak ülke değiliz. Şu anda Boşnak, Gürcü, Çeçen, Arnavut, Arap, Kürt, Uygur vatandaşlarımızın yansıdığı bir Meclis bu ülkenin birliğini temsil edebilir. Bir kişiyi seçerseniz, her şeyi ona devrederseniz o bütün kuşatıcı kimliğini barındırmayabilir. Nitekim bugün olan da bu.”