Köşe Yazıları

Deniz ve bayram

Başüstünde bir gemici korosu bir türkü söylüyor…

yıldızlar gibi, rüzgâr gibi, su gibi bir türkü… (*)

Bugün bayram…

Lise öğrenciliğimden beri her 1 Temmuz’da kutladığım bayram…

Bugün “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı”.

Bugün herkes kabotajın ne olduğunu anlatacak.

Denizciliğin var oluş nedeni olan denizi kim anlatacak?

Dedim ki kendi kendime, denizi de ben anlatayım.

*  *  *

Deniz yaşam kaynağımızdır.

Dünyamızın yüzeyinin yüzde 71’ini kaplar.

İçtiğimiz suyun tamamını, soluduğumuz oksijenin yarısını, yediğimiz hayvansal proteinin beşte birini sağlar.

Dünyanın iklimini düzenler. Deniz olmasa atmosfer sıcaklığı yaşayamayacağımız kadar yükselir.

İnsanlık tarihi boyunca sadece maddi ürünler değil yeni düşünceler ve bilgiler de ağırlıklı olarak deniz yoluyla dünyayı dolaşmıştır ve dolaşmaya da devam etmektedir.

Bugün ticari malların onda dokuzundan fazlası ve günümüzün olmazsa olmazı veriler de deniz aracılığıyla aktarılmaktadır.

Tarihte büyük devletler denizlerin kontrolünü ele geçirdiklerinde güçlerinin doruğuna ulaşmışlar, deniz kontrolünü yitirdiklerinde de çöküşe geçmişlerdir.

Tarih boyunca bütün savaşlar neredeyse istisnasız şekilde denizde kazanılmış ya da kaybedilmiştir. Bugün de aynı kural geçerlidir.

Halen dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ı herhangi bir denizin 150 kilometre yakınında yaşamaktadır.

Denizler üzerinde taşınan malzeme miktarı yılda 11 milyar tona ulaşmıştır.

Petrolün yüzde 75’i deniz yoluyla nakledilmektedir.

Denizyolu taşımacılığı havayolu taşımacılığından 100 kat, karayolu taşımacılığından ise 10 kat daha ucuzdur.

Denizin altındaki petrol üretimi dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturmaktadır. Bugün 2.000 metreden daha derinlerde petrol kuyuları açılmaktadır.

Denizden altın, bakır, çinko ve gümüş de çıkarılmaya başlanmıştır.

Dünyada yaklaşık 500 milyon insan geçimini denizden sağlamaktadır.

Deniz sadece hidrokarbon enerji kaynaklarını içermez, aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarına da sahiptir. Denizlerdeki gelgitlerin ve akıntıların enerji kapasitesi 160 nükleer reaktöre, dalgaların enerji kapasitesi ise 1.300 ila 2.000 nükleer reaktöre denktir.

*  *  *

Deniz özgürlüktür.

Özgür olma arzusu denizin karakteridir. Özgürlük duygusu deniz üzerinden dünyaya yayılır. Denizciler özgür ruhlu insanlardır, köleleştirilemezler. Bu yüzden denize yakın bölgelerde yaşayanlar baskıcı rejimleri ve özgürlüklerini kısıtlayan insanları sevmezler.

*  *  *

Deniz umuttur.

Ruhunuzun en karamsar olduğu bir zamanda, başınız önünüzde sessizce sığındığınız kumsalında, ufkun masmavi sonsuzluğuna bakarak dalgalarının sesine kulak verirseniz, deniz ne yapacağınızı söyler size.

*  *  *

Deniz aşktır.

Aşk bedeninizi sarıp sarmaladığında içinizdeki coşkuyu paylaşmak için ona koşarsanız, sihirli yakamozlarıyla, romantik mehtabıyla, dalgalarının yüceliği ve ruhunun sakinliği ile deniz sizi bağrına basar.

*  *  *

Deniz sağlıktır.

Kucağına atıldığınızda size sağlık ve zindelik verir. Sadece yorgun bedeninizi dinlendirmekle kalmaz ruhunuzu da dinlendirir.

*  *  *

Deniz şiirdir.

Karanlığı yırtarak deniz ufkundan umutla yükselen güneş de, günün sonunda baktığınız her yerde farklı renk tonları ile denize kavuşan yorgun güneş de, görkemli sulara büyülü bir ruh katan ay da sizi şair yapar. Ruhunuzun enerjisini yok eden kötülükleri bir günbatımındaki renkleri izleyerek ya da ayın şavkının vurduğu dalgalara bakarak unutabilirsiniz.

*  *  *

Deniz tarihtir.

Sıcak mı sıcak bir günde rüzgârı ile serinlemek için mola verdiğiniz bir sahilde, deniz ufkundan kulağınıza belli belirsiz top sesleri gelirse bilirsiniz ki, Barbaros, hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi ile, yeni doğmuş aya baktıkları yerden, seferden geliyordur. Gözleriniz yaşarır, gurur duyarsınız.

*  *  *

Deniz yoldur.

Yaşam gibi sonsuz seçenekleri olan o yolda siz istediğiniz yere gitmeye çalışırsınız, deniz de sizi istediği yere götürmeye çalışır. Yani anlayacağınız hem mertçe bir mücadeledir deniz, hem de son derece adil bir uzlaşma.

*  *  *

Deniz ‘Mavi Vatan’dır.

Uğruna Türk Ulusunun yüreğinin çarptığı yüce bir sevgidir.

Mavi Vatanımızı savunan geçmişteki ve günümüzdeki tüm denizcilere selam olsun.

Sevgiyle kalın.

(*) Nazım Hikmet / Bir gemici türküsü

 

3 Yorum

  1. Beştepe den görülmüyor ki deniz çok görüldü bir kutlama. Kutlanmayınca demek ki gündemde yok kabotaj, gündemde yok Mavi Vatan, gündemde yok Ege de Yunanistan’ın adım adım el koyduğu adalar, gündemde yok Lozan.
    Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlu olsun.
    Selamlar İzmir’den bir zamanlar denizi seyrettiğin ve ne olacak bu memleketin hali sorusuna cevap aradığın Karşıyaka sahillerinden…

  2. Tesekkurler Sevgili Turgay. Neden 8300 km kiyi seridine sahip oldugumuz halde denizlerimizden yeteri kadar faydalanamiyoruz konusunda gorusunu almak isterim.

  3. Komutanım güzel yazınız için teşekkürler.
    Çocukluğumuzda adını hep duyardık ama kabotaj bayramının tam olarak ne olduğunu bilmezdik.
    O zamanlar elimden tutup beni kutlamalara götürecek babam yoktu.Geç olsada tesadüf eseri vapurla Üsküdar’a geçerken farkına varmıştım.
    Yıllar geçti ikiz babası oldum.Geçen yıl yalnız gittiğim kutlamalara babamın yapmadığını yaparak bu yıl çocuklarımıda götürecektim,salgın sebebiyle olmadı.
    Önümüzdeki yıl kutlamalarda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın k9mutanım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı