Analiz

İbadet görünümlü ticaret mi? Diyanet’ten yanıt beklenen hac soruları

Emir Kaya yazdı...

2020 yılı Hac kuraları çekildi ve kesin kayıtlar başladı. Kura, başvuran iki milyondan fazla vatandaş arasından seksen iki bin kişiye isabet etti. Bana isabet etseydi çok sevinirdim lakin etmeyince de bir kaygıdan kurtulduğuma sevindim. Kaygım haklı mı boş bir kuruntu mu, okuyanlar karar versin. Dilerim Diyanet İşleri Başkanlığı benim gibi binlerce insanın aklındaki soru işaretlerini giderir.

Diyanet tarafından yayınlanan “Hac 2020” başlıklı belgede hac hizmeti oda konaklaması ve otel konaklaması şeklinde iki kategoriye ayrılmış. Toplamda 13 alt kategori var. Kişi başı en az ücret 16400 SAR (Suudi Arabistan riyali), en fazla ücret ise 43950 SAR.

Bilindiği üzere Diyanet, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dolarınızı bozdurun” çağrısı üzerine “Başkanlığımız Hac ve Umre ücretlerinin Türk Lirası olarak tahsil edilmesine yönelik geniş kapsamlı çalışmasını tamamlamıştır. Buna göre Başkanlığımız 5 Aralık 2016 tarihinden itibaren Hac ve Umre ücretlerinin Türk Lirası üzerinden tahsil edilmesine karar vermiştir” açıklaması yapmıştı. Halbuki ücretler SAR üzerinden belirleniyor ve tahsil ediliyor. Bu ne demek?

SAR, Amerikan dolarına endeksli bir para birimidir. 1 SAR 0.266 USD değerindedir.

Bu değer sabit gibidir, neredeyse hiç değişmez. Tespit edebildiğim kadarıyla son yirmi yılda 1 SAR ne 0.28 USD’ye çıkmıştır ne de 0.25 USD’ye düşmüştür. Dolayısıyla SAR üzerinden fiyatlandırma USD üzerinden fiyatlandırma demektir. Gerçekte hiçbir politika değişikliğine gidilmemiştir. Türkiye’den hac ücretleri 2020 yılında 4370 – 11715 dolar arasındadır. Dolar değiştikçe hac ücreti yani bankaya yatırılacak Türk lirası değişmektedir. Bugün para yatırılacak olsa hac ücreti 26000 – 69000 TL aralığındadır.

Hac ücretlerini Diyanet belirlemekte, Diyanet tahsil etmektedir. Özel acentelere ödeme yapılmamaktadır. Özel acente yoluyla hac yapmak isteyenler de ödemeyi Diyanet’e yapmakla yükümlüdür. Dolayısıyla Diyanet’in ücretleri bağlayıcıdır.

Peki bu ücretler adil midir, helal midir? Ücretlendirme politikası hukuka uygun mudur?

Oda konaklaması türünde hac yapacak bir kişi ortalama 40 günlük bir ziyaret gerçekleştirecektir. Ortalama ücret 18022 SAR yani 4800 dolardır.

HAC PAKETİ BELİRLERKEN MANEVİYATTAN ÇOK TİCARİ BAKILIYOR

Otel-1 konaklama türünde hac yapacak bir kişi ortalama 16 günlük bir ziyaret gerçekleştirecektir. Ortalama ücret 38347 SAR yani 10220 dolardır.

Otel-2 konaklama türünde hac yapacak bir kişi ortalama 20 günlük bir ziyaret gerçekleştirecektir. Ortalama ücret 26775 SAR yani 7137 dolardır.

Fiyatlara; ulaşım, konaklama ve üç öğün yemek dahildir.

Ana ulaşımın uçakla gidiş-dönüş olduğu düşünülürse, ulaşımın herkes için aşağı-yukarı aynı standartta olduğu söylenebilir.

Yemek, ödenen ücrete göre, 2 öğün tabldot + 1 öğün kumanya ile 3 öğün açık büfe arasında değişmektedir.

Konaklama ise mukaddes mekanlara uzak ve düşük yıldızlı oteller ile yakın ve yüksek yıldızlı oteller arasında değişmektedir. Hiç kimse tek başına konaklamamaktadır. Her oda 2-4 kişi tarafından kullanılmaktadır.

Şimdi bu ücretlerin tek tek üstünden gidelim:

Erkence planlarsanız Türkiye’den ABD’ye ya da Japonya’ya yaz sezonunda bile 600 dolara gidiş-dönüş uçak bileti alabilirsiniz. Suudi Arabistan ise uçuş süresi ve mesafesi olarak bunun yaklaşık üçte biri kadardır. Türkiye’den Arabistan’a 200 dolara gidiş-dönüş bileti almak mümkündür. Hac mevsimi fiyatları arttırır fakat yolcu garantisi, erken biletleme ve toplu satış gibi fiyat düşürücü faktörleri de dikkate almak gerekir. Dolayısıyla fiyatın pek değişmeyeceğini ve uçak bileti bedelinin 300 dolar olduğunu düşünelim. Hicaz bölgesindeki toplu ulaşımlar için de kişi başı 100 dolar ekleyelim. Ulaşım masrafımız 400 dolar oldu.

Yemek ayrı bir masraf kalemi olmayıp, konaklama ücreti içinde hacılara satılmaktadır.

Otellerle anlaşma yemekli yapılmaktadır ve bu sebepledir ki yemeksiz hiçbir hac paketi yoktur. Bilindiği gibi hac maneviyat ortamıdır ve çok yemek ile maneviyat arasında zıt ilişki vardır. Diyanet hac paketlerini belirlerken maneviyattan çok ticaret tarafından yönlendirilmektedir. Yanlış anlaşılmasın, Diyanet’in yemek hizmeti sağlamasına itirazımız yoktur. Fakat Diyanet’in “Yemeksiz hac paketi istiyoruz. Parasını verdiğimiz yemekleri yemeye kalksak haccın otel tatilinden farkı kalmıyor. Yemekleri yemesek bu sefer de israfa ortak olmuş oluyoruz” yönündeki serzenişlere kulak tıkadığı da malumdur. Pek çok hacı hatıra olarak yemek israflarını anlatmaktadır.

OTELLERE BU ÜCRET ÖDENİYORSA DİYANET KANDIRILMAKTADIR

Dolayısıyla geriye ana kalem olarak konaklama kalıyor. Diğer masrafları şimdilik yok sayalım:

Oda konaklama tipinde ortalama üç kişilik odada kişi başı 110 dolara gecelik konaklama yapılmış olmaktadır. Yani bir oda bir geceliğine 330 dolara (yaklaşık 2000 TL) satılmaktadır.

Otel-1 konaklama tipinde 2-3 kişilik odada kişi başı 614 dolara gecelik konaklama yapılmış olmaktadır. Yani bir oda bir geceliğine 1535 dolara (yaklaşık 9000 TL) satılmaktadır.

Otel-2 konaklama tipinde 2-3 kişilik odada kişi başı 337 dolara gecelik konaklama yapılmış olmaktadır. Yani bir oda bir geceliğine 842 dolara (yaklaşık 5000 TL) satılmaktadır.

Bunlar fahiş miktarlardır. Eğer Diyanet bu paraları otellere ödüyorsa Diyanet kandırılmaktadır. Yok eğer otellere buna yakın paralar ödemiyorsa o zaman da dindar halkımız kandırılmaktadır. Diyanet şaibeden kurtulmak istiyorsa otellere yaptığı ödemelerin belgelerini yayınlamalıdır.

Bu tespitlere yapılacak ilk itiraz şu olacaktır: “Masraflar bundan ibaret değil”. Evet, Diyanet’in ciddi bir organizasyon masrafı vardır. Bunun da büyük bir kısmı personel gideridir. Diyanet hacca sınavla ve görevli olarak gönderdiği personeli maddi-manevi zaten ödüllendirmiştir. Onlara bedava hac fırsatı vermektedir. Ayrıca ödeme yapmasa bile olur.

Fakat yapıyor ki buna da itiraz etmiyoruz. Yine de listelenen hac ücretlerinin personel ve organizasyon giderleriyle açıklanması zor…

Öğrendiğim kadarıyla kırk kişiye bir Diyanet personeli görevlendiriliyor, her bir personel ortalama 2000 dolar civarında para alıyormuş. Bunun bir hacıya getireceği yük 50 dolardan ibarettir. Kafile başkanlarını, servis görevlilerini ve diğerlerini de hesaba katalım; masrafı iki katına çıkartalım. Kişi başı 100 dolar eder. Kişi başı 100 dolar da organizasyon katkısı olsun. 200 dolar eder ki çok küçük bir miktardır ve fahiş ücretlendirmeyi izah edemez.

DİĞER ÜLKELERDE HAC ÜCRETLERİ

Asgari 800-1350 dolar arası masrafla haccın mümkün olduğu ifade edilmektedir. Ortalama hac masrafı Endonezya ve Pakistan’dan 2500, Hindistan’dan 3500, Nijerya, Bangladeş ve Malezya’dan 4500 dolar civarındadır.5 Ürdün’den yemek dahil temel hac paketleri 3100 dolara satılmıştır. Hicaz’la arasında sadece 350 km genişliğindeki Kızıl Deniz bulunan Mısır’dan hac ortalama 5500 dolar civarındadır. Böyle bir tabloda Mısır’ın normal göründüğü söylenebilir mi? Peki Türkiye’den hac fiyat aralığının 4370 – 11715 dolar olması normal mi? Yoksa Mısır’da ve Türkiye’de bir tür şark kurnazlığı mı devrede?

Burada akla ister istemez şu soru geliyor: Acaba Diyanet ibadet görünümlü, kamu hizmeti görünümlü ticaret mi yapıyor? Bunu sormak bizim hakkımızdır. Bana hac imkanı doğsa masrafı ne olursa olsun ödeyip hacca gitmek isterim. İşte Diyanet benim gibi milyonlarca insanın duygularını sömürüyor gibi geliyor. Benim hac uğruna her masrafa razı olmam, makulün ötesindeki miktarları Diyanet’e helal ettiğim anlamına gelmez. Bu paralar Diyanet’e helal değildir. Bağış bile sayılsa helal değildir.

Diyanet şaibe altında kalmak istemiyorsa hac gelir ve giderlerini ayrıntılı olarak yayınlamak zorundadır. Hiç kimse hac bağlamında Diyanet’e bağış yapmaya zorlanamaz. Dolambaçlı yoldan alınan bağışlarla yapılan hiçbir işte bereket olmayacaktır.

Eğer Diyanet hac işini hizmet değil, ticaret olarak yapıyorsa o zaman devreye rekabet hukuku girmelidir. Çünkü Diyanet haccı fiyatlandırma konusunda tekeldir. Hac hizmeti veren özel acenteler Diyanet’in kontrolündedir. Acentelerin kotaları ve çalışma usulleri Diyanet tarafından belirlenmektedir. Öyleyse Diyanet ya salt hizmet edip hizmet bedeli almalıdır. Ya da ticaret yapıyorsa ticaret hukuku hükümlerine tabi olmalıdır. İbadet görünümlü ticaret yapmamalıdır. Gizli, rızasız bağış almamalıdır.

Bu cümlelerle Diyanet’e saldırma, zarar verme amacım yok. Diyanet’i Türkiye’de kilit kurum olarak görüyorum. Pek çok yönden takdir de ediyorum. Mesela, Diyanet hacda güzel bir kura sistemi uygulamaktadır. Diyanet’in hac ve umre hizmetleri Türkiye ve dünya ortalamasının üstündedir, genel olarak başarılıdır. Hacı gruplarını zaman zaman askeri birlik gibi görmesi ve homojen uygulamalar dayatması yanlıştır. Fakat bunun gibi düzeltilebilir tutum hatalarının dışında Diyanet’in hac ve umre hizmetleri övgüye layıktır. Sorun, Diyanet’in kötü hizmet vermesi değildir. Sorun, Diyanet’in iyi hizmet ile açıklanamayacak derecede yüksek hac ücretleri almasıdır.

Organizasyon giderlerinden başka, Diyanet bir de otellerin lüks olduğunu gerekçe olarak öne sürebilir. Diyanet’in en pahalı (16 günlük, 10 bin dolarlık) paketinde konaklama mekanı olarak gösterilen otelde bu gece kalmak isteseniz iki kişilik oda ücreti 150, üç kişilik oda ücreti 170 dolar. Dileyen internetten araştırıp teyit edebilir. Diyanet bu oteldeki bir odayı (içine diğer masrafları da koyarak) geceliği ortalama 1535 dolardan satıyor. Organizasyon giderlerini ve hac yoğunluğundan ötürü otellerin pahalı olmasını anlayalım. Toplu alım, garanti misafir, ön ödeme gibi fiyat düşürücü faktörleri de hatırda tutalım. Sonuç olarak aradaki bu uçurumu açıklamak mümkün olmuyor. Diğer ülkelerin hac masrafları ortada…

Uzun sözün kısası; Diyanet’in haccı fiyatlandırmasına ilişkin haklı şüpheler var.

Diyanet kar gözetmeyen bir hizmet kurumu mudur, kamu iktisadi teşekkülü müdür, nedir, bilmek isteriz. Diyanet her ne ise, içi-dışı bir olsun isteriz.

Sonuç olarak;

Diyanet, hac gelir ve giderlerini şüpheye yer bırakmayacak derecede ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklamalıdır.

Hac ücretleri, hac hizmet giderlerinden ibaret olmalıdır. Yemek gibi seçmeli olmayan ekstralarla ve gizli bağışlarla şişirilmemelidir. İlla ki bağış isteniyorsa bu açıkça belirtilmeli ve rıza ile alınmalıdır. Masrafların açıkça dökümü yapıldıktan sonra, böyle devasa bir organizasyon için risk payı adı altında fiyatın bir miktar (%10 kadar) arttırılması makul olabilir. Fakat prensip olarak her ne masraf kalemi varsa/öngörülüyorsa hacı adaylarına açıkça belirtilmelidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı eğer bu ahlaki (aynı zamanda hukuki ve dini) ilkelere uymayacaksa ticari davranıyor demektir. Şu halde tekel/düzenleme makamından çekilerek Türkiye’de hac hizmetleri konusunda rekabetçi serbest piyasa koşullarının kurulmasına izin vermelidir.

Serbest piyasa koşullarında Diyanet’in hac hizmeti pahalı bile olsa kalitesi sebebiyle tercih edilebilecektir. Fakat mevcut durumda tek merkezden belirlenen fiyatların şişkin olması, fiyatları belirleyen Diyanet’in aynı zamanda tur şirketi rolünde olması; dini, hukuki ve ahlaki bir problem olarak öne çıkmaktadır.

Kaynaklar:

https://www.academia.edu/41609511/

https://hacumre.diyanet.gov.tr/Documents/2020_hac_brosur.pdf ET: 12.1.2020.

https://hacumre.diyanet.gov.tr/Pages/Detay.aspx?TermStoreId=d1c465d3-b48d-4994-a4c4- 24cd73d2f1ae&TermSetId=6385e58b-aec7-443a-aa78-bf80722fd204&TermId=0a3e00b7-a0d4-44af-ab29- c0d6f32dd137&UrlSuffix=149/bas%C4%B1n-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1 ET: 13.1.2020.

https://fortune.com/2015/09/24/hajj-pilgrimage-cost/ ET: 13.1.2020.

https://www.aljazeera.com/indepth/interactive/2017/08/cost-hajj-170824130724764.html ET: 13.1.2020.

https://www.quora.com/How-much-does-it-cost-to-attend-the-Hajj-pilgrimage ET: 13.1.2020.

https://www.aljazeera.com/indepth/interactive/2017/08/cost-hajj-170824130724764.html ET: 13.1.2020.

Etiketler

3 Yorum

  1. git 1 cocuk okut gariba evsize ev al . anlamıyorlar bu insanlar dinlerin ne oldugu anlamamışlar. CC ALLAH senin duamı kaldı. 1 barınak ac hayvanları doyur. o paralara . töbe yarrabi. haçta günahları 0 lamaya gidiyorlarda yanlız gitmenin şartları var… kommuşların açç sen dinen nerdesin bilmeden gidiyorlar. etrafına bakmadan gitme kendi etrafındaki açları düşünmeden giden. bilmeden gidiyordur..
    din ayet . kurumu. merecesle gezicem deedi. yatla denize acılan cemat lideri kızdı. istifa ettirdi! bu nedir.. şimdi ceaatciler. güçlünün yanında saf tutup. kendi cemaatinden başkasını düşünmeyip ümmetcilik yapanlara. nalet olsun size..

  2. eğer ticari amaçla bu fiyatlar konulduysa ve yolsuzluk ortaya çıkarsa ödenen fazla ücretleri diyanet iade etsin

  3. Paralel Din’ciler Hz.Muhammed’in getirdiği Din’i Kavramların hepsini Anlamlarını Manalarından Kaydırmışlar ! Bunlardan Biride Hacc !!
    Kur’anı Kerim’de Hangi Peygamberler Hacc yapıyor ve Kimleri Çağırıyor !
    Hacc’ın Farz’ları ne !! Hz.Muhammed’in bu Farz’ların hangilerini yaptığına dair nerede bir bilgi var !
    Hacc’ın Kelime Anlamı ne !!
    vb…
    Çok daha fazla soru var ve en önemlisi Hacc ile ilgili kendilerinin Ürettiği Herşe birbiri ile çelişiyor !!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı