Köşe Yazıları

Film çekme teklifini kabul ediyorum

Öncelikle belirtmek isterim ki bu benim Veryansın TV’deki ilk yazım. Bunun heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorum. Devamı da gelecek. Veryansın TV; yaşadığımız fikri ve ahlaki depremde bir sığınak, küresel virüs ve mikroplara karşı dezenfekte edilmiş, “steril” bir alan, doğruları korkusuzca söylemek isteyip de kovulanların onuncu köyü. Hep beraber yaşatmamız gerekiyor.

Gelelim sadede: Bu toprakların baş eğmeyen, haşin, namuslu evladı Sayın Nihat Genç, Nihat Abi; bu sitedeki bir yazısından bana bir film çekmeyi teklif etti (Bkz. “Ümit Kocasakal’a ‘CHP Pornosu’ Çekme Teklifi başlıklı yazı)

Teklifini kabul ediyorum, ama şartlarım var: Birincisi bu film, +18 bir film olmayacak, “genel izleyici” ye hitap edecek. İkincisi bu film, bir devam filmi olacak. Üçüncüsü senaryosu gerçek hayattan esinlenecek. Dördüncüsü filmi hep birlikte, Türk milleti ile beraber çekeceğiz. Beşincisi film “İngilizce” veya başka bir dilde, “altyazılı” “veya dublajlı” olmayacak, Türkçe olacak. Aynı anda tüm Türkiye’de vizyona girecek.

Şimdi birlikte çekeceğimiz filmden kendimce bazı fragmanlar ve özellikler vereyim.

Filmin adı muhtemelen “Kurtuluş Kuruluştadır” olacak. Dedim ya bu gerçek hayattan esinlenen bir devam filmi. Filmin orijinali (ilk bölümü) 19 Mayıs 1919’da başlıyor. Senaristi, yönetmeni ve baş kahramanı, mavi gözlü sarı saçlı bir dev: Mustafa Kemal Atatürk. Kurgu Türk Milletine ait, görüntü yönetmeni kahraman ordumuz ve halkımız. Oyuncuları ise bu toprakların namuslu erkek ve kadınları, şehit ve gazileri. Filmde trajedi, dram, aksiyon, romantizm hepsi var. Yine filmde ateş, yıkım, ihanet, kan, gözyaşı, vatan sevgisi, cesaret, korkaklık, teslimiyet, başkaldırı, direniş, zafer her şey var. Mutlu sonla biten film ne yazık ki yarıda kalıyor, ama yine mutlu sonla bitecek.

Gelelim devam filmimize. Önce filmin genel yapısına bakalım:

Bu filmin senaristi ve yapımcısı emperyalizm olmayacak. Kurgu’da CFR, Rand Corporation, Chatham House, Exeter, Bilderberg yer almayacak. Yönetmenliğini Graham Fuller’ler, Sorosgiller, onların farklı görünümlü yerli işbirlikçileri yapmayacak. Kostümler gerçek anlamda yerli ve milli olacak, hiçbir “maske” kullanılmayacak.

Oyuncalara ve temalara gelince; Bu filmde,

– Kurucu Önder’imiz, mazlum milletlerin kahramanı Atatürk’ün hiçbir fikrini benimsemediği halde sadece ismini zikredip kullanan, onu ticarete ve siyasete alet eden, resim heykel ve rozete, Anıtkabir’e hapseden sahte Atatürkçülere yer yok.

– Ruh ve fikir kökleri milli mücadeledeki ihanetlere dayanan, fıtratlarında tam bağımsızlık, yerli ve milli olmaya imkan veren bir gen bulunmayan, sıkça “gömlek” değiştiren, “Türk” adı geçen her şeyden alerji kapan ümmetçilere, din tüccar ve simsarlarına, Yeni Osmanlıcılık kisvesi altında gizlenmeye çalışan yeni mandacılara, vesayeti sona erdirme masallarıyla demokrasiye cumhuriyete, cumhura vasi atayanlara ve vasilere, Cumhuriyet düşmanlarına, Atatürk’e saldırmaya, hakaret edip iftira atmaya  cür’et edenlere yer yok.

– Emperyalizme ve feodaliteye tek laf edemeyen yeni sömürgeci ve Sevrci, terör sevici hormonlu solculara (organik olanlara can feda), hiçbir alt kimlik ayrımı gözetmeksizin halkın kanını emen vampirlere, feodal görünümlü bu vampirlere tek laf edemeyenlere, “Amerika Ortadoğu’dan defol ! ” diyemeyen “bijiciler”e, emperyalizmin “kara”, “hava” ve “deniz” güçlerine yer yok.

– Her daim kullanışlı dönme dolap liberallerine, ruhunu satanlara, beynini ve kalemini kiraya verip gerektiğinde sahip değiştirenlere, devşirilmiş Oscar düşkünü genetiği değiştirilmiş aydınlara (GDA), Atatürk’e laf etmeyi sanatçılık ve marifet sayanlara yer yok.

– Genel geçer doğruları “fikir” diye yutturmaya kalkan, içini boşalttığı “demokrasi”, “özgürlük”, “kardeşlik”, “barış”, “eşit yurttaşlık” kavramları üzerinden ülkenin genetik yapısına operasyon yapan veya bu operasyonlarda yer alan “köşe yazarı” ve “köşe dönerlerine”, masalcılara, penguencilere, leylekçilere, pelikancılara yer yok.

– Emperyalizmin ulus devleti bilinçli olarak çökertme projesinin en önemli ayağı olarak yurttaşlık bilincini köreltip toplumsal fay hatları yaratmak amacıyla toplumu bölen alt kimlikçilere, ümmetçilere, etnikçilere, mezhepçilere, bölgecilere yer yok.

– Terör sevicilerine, onlarla işbirliği yapanlara, maskeli balolara, karşıtlık üzerinden gündelik ucuz ve sığ politikalara, emperyalizmin siyasi ayaklarına ve oyunlarına yer yok.

– İslam dinini çarpıtarak, onu siyasete ve ticarete, fitneye alet ederek halkın özgürce din ve vicdan özgürlüğünden yararlanmasını engelleyen, bu yolla dine de büyük zarar veren, ipleri emperyalizmin elinde olan, siyaseti esir ve rehin alan, inancı madde kazanca ve şahsi menfaate tahvil eden tarikat ve cemaatlere, türlü sapkınlıklara ve sapıklıklara, sapıklara, insan, insanlık ve kadın düşmanlarına yer yok.

– Halktan kopuk siyasetçilere, “reel siyaset” adı altında sergilenen yalan ve dolanlara, ilkesizliklere, omurgasızlıklara, şatafata, saraylara, hanedanlara, sivil toplum görüntüsü altında irili ufaklı kabilelere, reislere, uçan karganın beyaz olduğunu söyleyemeyen biatçılara yer yok.

– Ülkeyi soyan, çevreyi ve doğayı tahrip ve ülkenin taşını toprağını talan eden, Amerikan Dolarını bayrak yapan “müteşebbislere” yer yok.

– Aklı kendinden menkul “akillere”, sakillere, neyi imzaladığını bilmeyen hormonlu aydınlara yer yok.

– En iyi kostüm, en iyi yardımcı oyuncu “Oscar” ına aday olacak “kahramanlara” yer yok.

– Bu gibilerin siyasi parti, vakıf, dernek gibi kuruluşlarına da yer yok.

– Bitmeyen “yapısal reformlar”a, akıl ve bilimi sürgüne gönderen hurafelere, plansızlığa, halkın canını okuyan vahşi ekonomik ve sosyal politikalara yer yok.

***

Dedik ya bu bir devam filmi. Bu nedenle aynı şekilde Senarist ve Yapımcı: Mustafa Kemal Atatürk.  Senaryo: Nutuk, Atatürk’ün Bütün Eserleri. Kurgu: Milli güçler. Yönetmen: Türk Milleti.

Filmde olmayacakları belirttik. Bir de olacaklara bakalım. Bu filmde:

– Kindar nesiller değil, birbirini sevip sayan, dayanışan, akıl ve bilimin izinde ama bu toprakların ortak değerleri ile bezeli sevgi dolu yurttaşlar ve onların oluşturacağı nesiller var.

– Kavga, gürültü, hakaret, iftira, ayrışma ve kutuplaşma değil, birliktelik var.

– Başıbozukluk, kaos değil, plan ve planlama var.

– Tüm kurum ve kurallarıyla işleyen, ortak bir akıl ve hafızayı yansıtan devlet. kanun var, hukuk  var.

– “Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Boşnak, Alevi, Sünni, halklar vs” diye diye ülkeyi alt kimlikler temelinde ayrıştırma değil,  Türkiye halkı var, yurttaş ve yurttaşlık var, millet olma bilinci var. Yani “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkı” ifadesiyle Türk milleti var. Çünkü filmin senaryosundan da biliriz ki millet olmak; aynı soydan veya boydan gelmek demek değil ama aynı yoldan gelmek, aynı yolda yürümek, aynı geçmişe ve geleceğe, aynı kadere, aynı kedere, aynı coğrafyaya ve kültüre, aynı şarkılara sahip olmak, kaderde, kederde, tasada ve kıvançta bir olmaktır.

– Herkesin alt kimliğinin değerli olduğu, ama asıl zenginliğin öne çıkartmaya gerek olmayan farklılıklarımızda değil, zaten yaşamın içinde yoğrulmuş olan, bizi birbirimize sımsıkı bağlayıp millet yapan ortak paydalarımızda bulunduğu gerçeği var. Ayrı ayrı alt kimlikler için değil, ayırımsız tüm yurttaşlar için hak ve özgürlük var. Biz biliriz ki alt kimlikçilik yapılmadan da hak ve özgürlükler savunulabilir. Ekmek hepimize yetebilir. Pirinç de öyle, şeker de öyle…

– “Anayasal yurttaşlık”, “eşit yurttaşlık” zırvaları yerine, her alanda eşit hak ve özgürlüklere, sorumluluklara sahip yurttaşlar var.

– Birbirini ezmek, yoksulluk, sefalet, üretmeden tüketmek, para baronları, IMF yok. Üretim var, plan ve planlama var, kamuculuk, halkçılık var, paylaşma var, fabrika var, traktör var, göz alabildiğine ekili tarlalar var, kekik kokan dağlarında, çayırlarında otlayan kuzular, inekler, bin bir çiçeğinden bal yapan arılar var.

– Köylünün, emekçinin, üretenin yeniden efendi olup, üretmeden paradan para kazanan asalakların alaşağı edilmesi var.

– 4+4+4 aldatmacasıyla eğitimsiz bırakılan halkımızın, akıl ve bilim ekseninde, bu toprakların değerleriyle parasız ve sürekli eğitimi var.

– Kurucu değerleri temsil edecek, üniter yapı ve ulus devletten ödün vermeyecek,  paspas edilmeyecek, askıya alınmayacak, delinmeyecek, uyulacak bir Anayasa, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığını esas alan güçlü bir demokrasi, bağımsız, bağsız, tarafsız bir yargı var.

– Tam bağımsızlık ve milli çıkarları temel alan onurlu bir dış politika var.

–  “Bir olmanın” tek adamlık, “diri olmanın” hanedanlık, “iri olmanın” sömürü ve talanla zenginleşme olmadığının  anlaşılması var.

– Başta gıda olmak üzere her alanda kendi kendine yetecek, üreten, müreffeh bir Türkiye var.

– Yeni mandacılığın ifadesi olan “Küçük Amerika olma” sevdası yerine, Atatürk’ün bize gösterdiği yön ve rota olacak “Tam bağımsız Büyük Türkiye” hedefine dönmek var.

Film uzun olacak, her sahneyi belirtmek mümkün değil. Ama hepsi zaten senaryoda var. Bu filmde kimse tarlaya, meraya, zeytine, yaylaya, fındığa, milli tohuma, dağlara, ağaçlara, ormanlara, koylara, göllere, kıyılara, yaylalara, Cumhuriyetin fabrikalarına, milli olan hiçbir şeye göz koyamayacak, el uzatamayacak.

Daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi; bir küresel el ve “gayrı milli” yerli işbirlikçileri bizi biz yapan değerlerimizi tahrip etti, kimyamızı ve genetiğimizi bozdu. Ruhumuz bölündü, gönül köprülerimiz yıkıldı, yüreklerimiz dağlandı, parçalandı, ayrıldık, ayrıştırıldık, savrulduk. Gözlerimizin ve yüreklerimizin içine “başka” hayaller (küçük Amerika olma gibi) girdi. Masumiyetimizi çaldılar, hayallerimizi, şarkılarımızı, duygularımızı, birlikteliğimizi, kardeşliğimizi. Vicdanı, birlikteliği yok ettiler. Temiz halkımızı, insanımızı, Türk milletini kandırdılar, siyasi ve mali çıkarları uğruna alt kimliklere hapsedip birbirine düşman ettiler. Duygularını kirlettiler. Bizi, bilgisiz, kaba, cahil ekran soytarılarına, kalemlerini satıp kiraya veren “ölü canlar” a mahkum ettiler. Ama anılarımızı, geçmişimizi, tarihimizi, umutlarımızı alamadılar bizden, alamazlar.

***

Evet bu bir tür “Yeşilçam” filmi olacak, belki de siyah beyaz. Yer yer Zeki Müren, Ediz Hun, Ayhan Işık, Tarık Akan, İzzet Günay, Göksel Arsoy, Emel Sayın, Belgin Doruk, Filiz Akın, Türkan Sultan, Vahi Öz, Hulusi Kentmen, Kemal Sunal ve daha niceleri geçecek gözümüzün önünden. Ayten Alpman olacak kulaklarımızda “Havasına suyuna, taşına toprağına, bin can feda bir tek dostuma…Bir başkadır benim memleketim”.  Öğretmen yine “Ben tüccar değilim, eğitimciyim” diyen  Mahmut Hoca olacak. Beden öğretmenleri eşofman giyen kız öğrencilerinden “tahrik” olmayacak. Bilim adamı önce “adam”, yahut bilim insanı önce “insan” olacak.  “Sapık” deyince yine sadece Hitchkok’un filmi gelecek aklımıza. Şeyhler, müritler, mensuplar, meczuplar, “sapıklar” ülkesi olmayacak bu ülke. Kimseden emir ve talimat almayan, sert ama babacan, bilge, tonton, adil, vicdanlı Hulusi Kentmen olacak yine hakimimiz. “Reis” deyince takasıyla balıkçı Kadir Savun gelecek yine aklımıza. Yine Devlet, kanun, kural, mahkeme, adalet diyeceğiz. Yeniden ortak bir vicdanımız, değerlerimiz, duygularımız olacak. Yine paylaşacağız acıları, aynı şarkılarla üzülüp ağlayacak, aynı kahkahada şenleneceğiz. Olmayacak yine duyguların, acıların, sevinçlerin partisi, etnisitesi, mezhebi. Seçimleri yine birlikte izleyeceğiz kahveden ve kim kazanırsa kazansın kimsede olmayacak yenilmişlik duygusu, düşünmeyecek kimse ülkeyi terk etmeyi, ana oğula, oğul babaya düşman olmayacak. minicik yavrularımız Almanya, Amerika hayalleri kurmayacak. Pirincimiz olacak yine, mercimeğimiz, buğdayımız, tütünümüz, pamuğumuz, şekerimiz yerli tohumumuz. Fabrika bacaları yine tütecek, Kekik kokacak yine etimiz. Yeteceğiz eskisi gibi kendi kendimize. Hem tohum ekeceğiz bu bereketli topraklara, hem de sevgi. Dolayısıyla hasadımız da kin ve nefret olmayacak. “Derin tarih” adı altında gizlenen ihanet ve tahribatı savuşturup, yine tarihimizle gurur duyacak, meclisimize, yargımıza, ordumuza, kurumlarımıza güvenip, kurallarımıza inanacağız. Atatürk’ü, Lozan’ı,Cumhuriyeti, federasyonu, eyaleti kimse tartışmayacak. Açılıp saçılmayacağız açılımlarla ! Doğru, faydalı “ezberlerimize” geri döneceğiz. Kimse el uzatamayacak TC tabelalarına, hep birlikte kutlayacağız yine coşkuyla milli bayramlarımızı.

Yani hep birlikte çalınan masumiyetimizi, gaspedilen kimliğimizi ve değerlerimizi geri alacağız. Bu ideallere inanan tüm yurttaşlarla birlikte tarihin en büyük devam filmini çekeceğiz. Uzun, meşakkatli, sancılı olacak ama başaracağız. Başta büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere kurucularımız, şehitlerimiz, çocuklarımız ve geleceğimiz için başarmak zorundayız.

Hamaset ve hayal mi dediniz? Afedersiniz ama siz kimlerdensiniz? İdealleri, hayalleri, yön duygusu ve hedefi olmayanın geleceği, umudu, takati olabilir mi? Zaten umut kişilerde değil, fikirlerde ve altı doldurulabilen hayallerde.

İşte böyle Nihat Abi. Çekilmesi gereken film bu bence. Ben değil, sen değil, o değil hep birlikte “biz” çekeceğiz. Senaryo belli, yapımcı belli, kurgu belli, yönetmen ve oyuncular belli. Geriye hazırsak filmi çekmek, “motor” demek kalıyor. Var mıyız, var mısınız ?

Yaptık, yine yaparız. Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda, genlerimizde, tarihimizde, kuruluşumuzda  mevcuttur.

58 Yorum

  1. Yazı bazıları için Korku filmi tadında olmuş. Kabus görürken yataktan düşmeleri büyük ihtimal. Bir araya gelip bir şeyler yapmanızı sabırsızlıkla bekliyoruz. Her türlü durumda koşulsuz hazır kıta yanınızdayız.

  2. Veryansın’a hoş geldiniz, ne iyi ettiniz…Bu film için seve seve varım diyorum ben de, bir an önce başlasak…

  3. Veryansın’ın hedefinin Bağımsız Türkiye olduğunu düşündüğüm için buradayım ve yürekten destekliyorum. Ancak bu hedefe ulaşmanın tek yolu olarak Kemalizmi sanki bir dinmiş gibi benimsemek, Atatürk’ü sanki Türk milletinin peygamberiymiş gibi görmek, ve Anadolu tarihimizin 1071’de değil de 1923’te başladığına inanmak gerekiyorsa ben yokum.

    Atatürk’ü aşın artık. Ondan daha iyi daha bilgili daha milliyetçi daha bağımsız olmayı hedefleyin. CHP hiçbir zaman Türkiye’nin partisi olmadı. Sadece Atatürkçülerin partisi oldu. Siz şimdi daha da küçültüyorsunuz kendinizce en hakiki Atatürkçü tanımlamaları yaparak. Emperyalistlerin ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Zaman Atatürk’ü de Erdoğan’ı da aşıp Bağımsız Türkiye diyen herkesle kucaklaşma zamanı. Hele önce bir boynumuza geçirilmiş FETÖ yularından ve sırtımızdaki NATO heybesinden kurtulalım, sonra herkes yine kendi alt grubunu veya partisini kursun

  4. Öyle bir durumdayiz ki ümit kocasakali filan aşıyor bu durum . Maalesef böyle . Bu millet milletligini yitirdi. Ahlakını kaybetti . Umutsuzluk değil bu. Gerçek . Artık ne yerse yesin bu saatten sonra olayına geldi .
    Ama yine de mücadele etmeliyiz belki de . Kurtuluş olmasa da mücadele ettik ve boyun egmedik diyebilmeliyiz ilerde bı soran olursa . Bu Kurtuluş savasinda ki durum gibi değil bence . Bin beteri . Bin tane m Kemal lazım ama yok . Bı tane bile yok . Baştan ayağa kokuşmuş bir ülke var sadece. Neresini tutsan elinde kalır . Tutsan sende kirlenirsin. O yüzden birakin dibi görelim . Belki bir umudumuz olur o zaman.

  5. Dini Kemalizm veya peygamberi Atatürk olmayana yer yok anladığım kadarıyla. CHP’deki hatalara aynen devam yani..

  6. sayın Ümit bey hoşgeldiniz safalar getirdiniz.proje güzel ve olabilecek bir proje bence.yalnız size birkaç teknisyen ama öyle böyle diil şöyleki kendini Atatürkün teknisyeni olarak görenlerinden lazım.size karşı saygısızlık olmazsa efendim biri şu anda bu yazıyı yazıyor.saygılarımı sunarım.teşekkürler.

  7. Ümit hocam inanın yazdıklarınızın çoğunu okuyamadım.gözlerimden sevinç gözyaşları dökülüyor zira inanın….bu mekana hoş geldiniz..! Siz bu yüce milletin beklediği sizin tabirinizle en önemli yönetmensiniz ..elbette yazarımız bellidir..hepimiz Mustafa Kemalin askerleriyiz..onun düşünceleri temelinde ve doğrultusunda bu millete hizmet etmek için hazırız..elbette senaryosu yazılmış ama şu ana kadar yönetmeni olmayan oyun seyircilerin bu kadar ısrarlı taleplerine dayanamayarak vizyona girecek ve hasılat rekorları kıracaktır..tek eksiğimiz artık parti anlamında lütfen gereğini yapınız..ümidimiz hoş geldiniz….!!

  8. yazdıgımız yazı bırıne dokundu anlasılan . herkesın yazdıgı yazıları yazdık bızdekı kusur ne acaba yazarmısınız.

  9. Hoş geldiniz Ümit Bey .Yazınızla veryansintv ye güç kattınız .Umarım CNN TÜRK’e de yer yoktur bu filmde .Saygılar .

  10. Selam,

    Girizgahınız çok güzel, hayırlı olsun. Kuruluş felsefesine dönüş, küllerinden yeniden doğuş, ortak tehdite karşı birleşme, uyanış, aklı bilimi ahlakı rehber edinme..Biz buna hep varız.

    Saygılar

  11. Partileşelim Ümit Hocam; yazmak çizmek anlatmak mutlaka gerekli, ama başı dik Türkiye, çağa yaraşır, bağımsız bir Türkiye için iktidar, bunun için de parti şart.

  12. Ümit Kocsakal… “CHP fabrika ayarlarına dönmeli” dedi ve önceki CHP kurultayında genel başkanlığa aday olacağını açıklamıştı… Bırakın Kocasakal’ın aday olmasını, anında Halk Troller tarafından sosyal medyada linç edilmeye çalışılmıştı…
    Nihat Genç, Odatv defterini kapattıktan sonra kurduğu veryansintv.com, deyim yerindeyse gün geçtikçe büyüyerek yoluna devam ediyor… Ulusalcı, Kemalist, devrimci yayın anlayışıyla herkesimden ve özellikle de Dersimlizedeler’den müthiş karşılık buluyor…
    Çok kısa sürede internet haberciliğinde dev adımlarla yürüyen veryansintv çelışanlarını ve Nihat Genç’i kutluyoruz…
    Evet… Veryansın ailesine Ümit Kocasakal’da katılmış… Hoş geldin Ümit Hoca… Hoş geldin…

    https://www.gundemotuzbes.com/halk-troller-bakalim-yine-kizacaklar-mi-umit-kocasakal-yazilariyla-veryansintv-com-da/84565/

  13. Esas ait olduğunuz yerde sizi görmek çok güzel Sayın Kocasakal. Bence Y-CHP’den de kendi isteğinizle istifa edin. Parti yönetimine “Ümit Kocasakal’ı partiden kovduk” zevkini tattırmayın derim. Saygılar.

  14. Hos geldiniz, sefalar getirdiniz sn Kocasakal.
    Muhtesem birsey sizi burada górmek, onur gurur HUZUR veriyor insana.
    Saygi sevgi ve muhabbetle selamliyoruz sizi ve túm Veryansin tv emekcilerini.

  15. Okurken izlemiş kadar keyif aldım bir de vizyona girerse değmeyin keyfimize.
    Teşekkürler Ümit bey,teşekkürler veryansın tv ailesi.

  16. Sayın ümit KOCASAKAL Sizi her zaman taktir ettim ve evimizin abisi gibi sevdim, sizi izlerken kurtuluşumuz sizin ellerinizde hissi verdiniz bana, bu fimde fügüranlık dahi onurdur…!!

  17. Chp kimlere emanet, Chp seçmeni ne biçim seçmen. Çok dedik bu adamlara oy verdiğiniz sürece gitmezler ve adam gibi adamlar da gelmez diye. Türkiye niye düzelmiyor sorusunun cevabı “Chp seçmeni yüzünden” dir!

  18. Ne iyi ettiniz, biliyorum Nihat abi tüm vatan severleri bir araya toplayacak.
    Bu film de benim de rolüm var biliyorum ve hazırım

  19. Bağımsız özgür yüreği sevgi umut dolu cesur arkadaşlar ne mutlu bize dünyada emperyalizmi yenen Türk milletinin kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürümek ne mutlu arkasında milyonlar gelecek veryansın tütsün bacalar veryansın şenlensin doğa veryansın umuda doğru adımlar..

  20. bız kemalızme altıoka gonul vermıs ulusalcı eskı chplılerız umıt beye veryansına hosgeldınız dıyoruz.

  21. Okuduktan sonra hislerim:mutluyum,heyecanlıyım,umut doluyum,güçlüyüm
    İyi geldin Ümit Hocam,iyi ki varsın

  22. Sn Ümit Kocasakal, yurtseverlerin, Atatürk devrimlerinin ödünsüz savunucularının sitesi olan veryansınTV’ye hoşgeldiniz.
    Sizinle veryansın TV gücüne güç katıyor.
    Böylesi bir filmde bizler de figüranlık dahil her türlü role hatta set işçiliğine varız.

  23. Bu iki gündür ne güzel çağrılar alıyoruz. Varolun, sağolun. Bız bu büyük amaç için birlikte yürümeye her zaman varız Ümit hocam, Sn. Nihat Genç.

  24. ÜMİT HOCAM BENCE ÖZETİ AŞAĞIDA SENARYONUN ! BUNUN ALTINA İMZA ATIP YEMİN EDECEKLER BU ÜLKEYİ KURTARIR GERİSİ BOŞ! SEVGİLER SAYGILAR!

    ANAYASA B A Ş L A N G I Ç

    Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;

    Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;

    Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

    Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;

    Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı; (3)

    Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

  25. Kesinlikle hamaset değil. Hayal tabi ki. Hangi gerçek var ki, gerçeklere dayanarak önceden hayali kurulmasın, umut edilmesin. 1918 deki durumdan daha mı kötü durumumuz ? Olmadığını çok iyi görüyoruz. Çok çok daha iyi durumdayız. Özellikle 1946 dan sonra Ülkemizin ne kadar kötü yönetildiğini gördük, görüyoruz, ihaneti yaşadık, yaşıyoruz. “Bilekler kan içinde / dişler kenetli / ayaklar çıplak” tırnak tırnak kurulan Cumhuriyetimize ve kuranlara karşı yapılan ihaneti gördük. Şimdi bizden öncekiler gibi “gerçekçi ol imkansızı iste” diyeceğiz. “Savaşmazsak yenilmişizdir, savaşırsak yenebiliriz.” diyeceğiz.
    Evet bu Ülkenin insanının damarlarında petrol gibi hemen tutuşuveren bir kan akar. Çünkü, 1492 den beri işgal gören ve işgalciye karşı mücadele eden Latin Amerika halklarının nasıl geleneği haline gelmişse sömürücüye karşı mücadele, nasıl ki Çin işgali, Japon işgali, Fransız işgali, Abd işgali görüp bilenmişse Vietnam halkı. İşte Anadolu halkı da Truva dan bu yana nice işgalci görmüş hepsini de def etmiş ve bir mücadele geleneği oluşturmuşsa, bugün de gene bu mirasın sahipleri gereğini yapacaktır.

  26. Bir enkazdan kaçarken başka bir enkaz inşa etmek filmin özeti bu. Afyonlanmış bir dönemi uzay çağında baş aktör olarak oynatmak tam bir akıl tutulması. Koca fatihi yavuzu kemalpaşayı, molla hüsrevi, Ebu suudu, molla güraniyi, farabiden, ibni sinaya kadim geleneği kadro dışı bırakmak ayrı bir ütopya. Uyanın ama bu şekilde değil lütfen.

  27. Sana helal olsun Sayın Kocasakal, vatanseversin, varol ! Senin gibi insanlar yanımızda oldukça güçleniriz. Onur duydum. Saygılarımla

  28. Ağzına diline beynine sağlık bu kadar güzel günler in göründüğü filimi siyah perdeyi kaldırıp bu millet e gösterilmesi zamanı Çoktandır geldi geçmesin.

  29. Heyecanla ve umutla okudum;Veryansın Tv’ ye hoş geldiniz.
    Çok güzel bir yazı zaman zaman nefesimi tutmuş düşünürken aklımdan geçenlerin bir özeti gibi adeta.
    Varız Sayın Kocasakal…
    Hem o asil kan burada hem de biz buradayız….

  30. Havza’ya vardım ki, kulağımızı koyalım bir,
    Bağımsız yaşamak diyelim bir, dinle ne ses verir?
    Havza pazarına inmiş allı morlu köylüler,
    Çıkarlar ormanlardan gizli gizli çağıralım, bir,
    Gelirler toplanırlar ateşimize, onlar için yaktık,
    Özgür yüreklerin soluğunu üflesinler bir.

    Sevelim dedi, Mustafa Kemal, sevelim bir,
    Selâm verelim bir, selâm alalım bir,
    Halk olmak ne güzel şeydir arkadaşlar,
    Şu sabah çayını içelim bir, kardeşçe sıcak.
    Yüzümüzü yunalım şu dereden bir,
    Sonra kursunlar darağacını kavgamıza,
    Asarlarsa assınlar bizi düşlerimizden!

    Ceyhun Atuf KANSU

    Siz ateşi yakın, biz yüreğimizi atarız.

  31. sabah sabah ne güzel oldu.beynim ,umutlarım,gelecegimiz adına bufilmin senaryosu bile bizleri şimdiden umut ereksiyonuna ulaştırdı.teşekkürler.

  32. 1.’sinden sonra 2.sini hasretle beklediğimiz, özlediğimiz, gafillerin yarım kalacağını zannettiği efsane filmin devamı.
    Varız tabii ki, bence zannettiğinizden çok daha kalabalığız.
    Hüngür hüngür ağlayarak, kahkahalar atarak, elele kolkola halaylar çekerek, delirerek, mutluluktan uçarak, birbirimize sarılarak çekeceğiz.
    Sabırla hasretle bekliyoruz..

  33. ” Kur’an Okuyan Sapıtır ” cümlesi yerine ” kur’an müslümanlığı diye bir sapıklık çıktı ” şeklinde olacaktı ! Aynı anlama geliyor ama bu Paralel İslam’cılar kendileri hakkında en yapılan en ufak hatayı Büyütmeyi çok severler ama kendilerinin yaptıklarınıda yok öyle değilde şöyleydi , yok sözlerim çarpıtıldı yok şu kitapta yazıyır zaten benim bu söylediğim falan filan !!

  34. Ümit Kocasakal Hocamız harika bir makale ortaya koymuş ve her madde ayrı ayrı tartışılacak konular.
    Ümit Kocasakal Hocam İslam dinini çarpıtarak ” diyerek başladığı maddelerin birinine değinmek istiyorum !!
    Peygamberimizin vefatından sonra günümüze kadar gelen 1400 yıldır İslam zaten hep çarpıtıldı Kelimeler Anlamlarından Kaydırıldı !!
    Bununla ilgili bir çok İlahiyat Profesörünün Videosu internet’te var. Geleneksel Mezhepçi’lerin Alim dediği kişilerinde videoları var ” Kur’an Okuyan Sapıtır ” diye google yazarsanız kimleler kimler var bu cümleyi söyleyen ( mesela Cübbeli Ahmet mesela Fettullah Gülen vb….. )
    yani İslam’ın ne olduğunu bu geleneksel Dincilerden bir Allah’ın Kulu bilmiyor !!
    Hem Kur’anı Kerim Meal’lerinde
    Hem Tefsirlerde
    Hem Hadis’lerde
    Hem Mezhep kitaplarında Öylesine çelişkiler ve acayip Fetvalar var ki !!
    Tüm İslam Alim’leri !!!!!!!!! nin ittifak ettiği tek konu var ” İSLAM AKIL DİNİ DEĞİLDİR ” konusunda hepsi SÖZ birliği etmiş durumda. Yazın google ” İSLAM AKIL DİNİ DEĞİLDİR ” kimler kimler demiş !!
    SORU SORMAK ŞEYTANDARIR !!
    Bize mesela ( Biz: Sadece Kuran Tek Kayhnak tır diyenleriz ) ” SİZ AKLINIZI İLAH EDİNMİŞSİNİZ ” diyorlar !!
    Vel hasılı kelam çok uzatmayayım sizin makalenin altına bir makalede ben yazmayayım !! :))) Daha neler neler var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı