Fotoğraf GaleriKöşe Yazıları

Film Tavsiyeleri

Arkadaşlar, film tavsiyesi konusunda yoğun talep var, fırsatı kaçırmayalım, sizleri en az on-onbeş yıl idare edecek özet listemi aşağıda veriyorum.

Önce şunu söyleyeyim, bilim-kurgu filmlerini hiç sevmem, bir tane dahi izlemiş değilim, ayrıca Marvel denilen Demir Adam, Hulk gibi kategoriden de tek bir film dahi seyretmiş değilim. Bu kişiliğiniz yetişmeniz kültür dünyanızla alakalıdır. Ben, ancak benim fikir ve duygu dünyamı beslemiş, bana yol göstermiş, vay anasını, müthiş, mükemmel deyip yerimden fırladığım ve sayelerinde insanlığa tutunduğum filmleri salık verebilirim.

İkinci ikazım, gerçek yani yaşanmış öyküler önceliğimdir, bir diğer hassasiyetim, tarihi filmler, sonra, filmin fonu ufka denize dağlara düzlüklere açılan yani oda ve binalar içinde değil arkası manzaralı filmleri tercih ederim.

EN İYİ FİLM TAVSİYELERİ

Önceliklerim arasında ‘Ortaçağı‘ tanımak, sonra ‘Rönesans‘ dönemi, sonra Fransız İhtilali, sonra I. ve II. Dünya Savaşı sonra ulusların bağımsızlık savaşları, sonra kölelik ve sınıf savaşları, tercihlerim arasında ilk sırayı alırlar.

Hemen başlayalım, Fransız İhtilali, altı ya da dokuz bölümlük dizi olmuştur, muhteşemdir, Danton‘u ve Robespiyer’i tanır ‘siyaset biliminin’ ilk sayfasının en büyük kavramları kral, birey, sınıf, cumhuriyet ve eşitlik, fikirlerinin doğuşuna şahit olursunuz.

İkinci, mutlaka bir şekilde bulun, Paris Komünü üzerine bir film var, müthiştir.

Savaş ve Barış ve Anne Karenina, Notre Dame’ın Kamburu vs. edebiyat uyarlamaları, mükemmel insanlık harikalarıdır.

Puşkin’in Onedin‘i muhteşemdir, Jean Austen’in Aşk ve Gurur, harikadır, John Steinbeck’in Gazap Üzümleri ve Fareler ve İnsanlar, kaçırmayın. Sanche’nin Çocukları‘nın bizde hatırası büyüktür. Madam Bovary, mutlaka. Robin Hood ve Cesur Yürek‘i söylemeye gerek yok, mutlaka. Koku, mutlaka. Neruda’nın Postacısı, mutlaka. Kan Dökülecek, olmazsa olmaz, burjuva ve kilisenin kavgası, ülkemizde de aynen yaşandı. Soğuk Dağ, mükemmeldir. Esaretin Bedeli, söylemeye gerek yok. Amerikan Güzeli, mutlaka. Uğultulu Tepeler (Rüzgarlı Bayır) şahesedir. Selma Hayek, Frida, güzeldir.

Şekspir uyarlamalarını hiç kaçırmayın, dizilerden Peaky Blender, David Lynch’in İkiz Tepeleri, olağanüstüdür, Netlifk’ten Marco Polo ve Narkoz, mutlaka.

Denizlerin Ortasında, mutlaka, çok yeni Parazit, mutlaka. Yedi Samuray, Cyrano de Bergarac, mutlaka. Dr. Jivago, mutlaka, General Patton, mutlaka. Guguk Kuşu ve Köpeklerin Günü ve Siyam Balığı‘nı ve Robert De Niro’nun (Geyik) Avcı, mutlaka, gençliğimizde en çok konuştuğumuz filmlerdir. Dogville, mutlaka, Lars Von Trier, bütün filmleri mutlaka.

Ayrıca tarihi şahsiyetler, Amadeus, Gandhi, Malcom X, Churchill, mutlaka. Hatırladıkça yazıyorum, İnsanlar Yaşadıkça, mutlaka. Turgut Özakman’ın Kurtuluş dizisini asla ihmal etmeyin, gerçek olaylar tarih tıpatıptır.

Aklıma geldikçe bu sütundan yazarım, şimdi size yönetmenlerden bahsedip, sonra bir kaç film daha söyleyeceğim, Francis Coppola, Martın Scorsese, Stanley Kubrick, Fellini, Spielberg, İngmar Bergman, David Lynch, Pier Paolo, Passolini, Visconti, Vittorio De Sica, Bertolucci, David Lynch, Bunuel, David Lean, Kurusawa, Godard.. Bu yönetmenlerin iyi kötü ayrımı yapmadan neyini bulursanız seyredin.

Bu filmler dünyaya bakışını şekillendirir kasabanızda köyünüzde oturduğunuz yerde size ‘kültür’ katar ‘sanat’ınızı yani kalitenizi yükseltir. Ve kötü çirkin zayıf vasat her şeyden rahatsız olmanızı sağlar ve hep mükemmel eserler aramaya başlarsınız.

İyi film seçimi ‘zaman kaybınızı’ önler, yoksa, Oscar, Bafta ve Cannes film festivallerinin sitelerinde bütün tarihlerin ödüllü filmleri yazıyor, girer, istediğiniz filmi seçersiniz, unutmadan, bu listelerde ödüllü ‘belgeselleri’ kaçırmayın.

Yukarıda verdiğim ‘filmler’ ana yemektir, bunun yanında dünya sinemasının harika eğlenceli çok güzel çok şaşırtıcı filmleri vardır, günü geldikçe tek tek isimlerini verir hatta üzerinde konuşuruz, işte size müthiş bir tavsiye:

Passolini‘nin çektiği ‘Decameron‘. Mesela, sinemayı sevmek için önce bu filmle başlayın derim.

Birazcık anlatayım, Decameron, bizim Binbir Gece Masalları ya da Nasreddin Hoca fıkraları gibi ya da halk hikayeleri gibi, İtalya’nın Ortaçağı’na dair hikayelerdir. İtalyan Edebiyatı’nın ilk büyük eseridir, yazarı Boccaccio, halk dilinin müthiş gücünü göstermiştir. Özetlersek, hayranı olduğum Passolini bu hikayelerden sadece dokuzunu filme alıyor. Filmi iyi inceleyin, giysiler mekan tam bir Ortaçağ sahnesi. Hikayelerin çoğunu aldatan kadınların ağzından anlatıldığı için kocaları hep çirkin ve salak ve sevgilileri de hep yakışıklı oluyor.

Passolini masal dilini aynen filme yansıtmış, yani, hikayeye birebir bağlı. Sakın filme bir seks filmi demeyin, kocaları savaşa gitmiş burjuva kadınlar kendi aralarında toplanıp çoğu müstehcen hikayeler anlatıyorlar ve asıl şuraya dikkat edin, halk bu seks hikayeleriyle Ortaçağ kilisesinin baskısına meydan okuyor. Bu yüzden hayatınızda göreceğiniz en eğlenceli rahibeler bu filmde.

Bir gün gelir başka coğrafyalara Uzak Doğu’ya da uzanırız ve mesela İran sinemasından da örnekler veririz, ancak, sıcak sıcak şunu söyleyeyim, ne olduğunu bilmediğiniz coğrafyalar dikkatinizi çeksin. Mesela Afrika, hemen aklıma geldi, Cezayir Bağımsızlık Savaşı filmi muhteşemdir. Hotel Ruanda‘yı unutmayın. Mesela Güney Afrika’nın ilkel tarihini anlatan Shaka Zulu dizisi muhteşemdir. Çölde Çay, atlamayın. Lawrenc‘i anlatan Nicole Kidman filmi Çöl Kraliçesi, atlamayın. Merly Streep-Robert Redford‘un Out of Africa, çok güzeldir. Amerika’daki siyah-beyaz kavgasını konu edinmiş, Özgürlük Yürüyüşü‘nü, Zafer‘i ve Yeşil Yol’u, unutmayın. Muhteşem filmler vardır, günü gelir yazarım. Bir son örnek Kafkasya’dan, Mandalina Ağaçları, güzel bir filmdir, Gürcü, Çerkez, savaşçıları anlatır.

Gelelim, son sözüme, bu filmler, kardeşlik, vefa, arkadaşlık, fedakarlık, bölüşmek, dayanışma, direnme, aşk, gurur, aile ve vatan ve insanlık değerleri gibi, insanlığın en soylu hikayelerini işler. Bu en temel insani duyguları bedeninize beyninize yerleştirip sizi ‘insanlığın’ büyük kavgasının içine çeker.

Bu filmleri içinizde değerlendirin, eleştirin ve izlediğiniz çok sıkı bir film üzerine hemen başka bir film izlemeyin. Siz de bıraktığı etkiyi bir zaman düşünün. Bu film ne yaptı da beni bu kadar şaşırttı eğlendirdi içine çekti, deyin.

Mesela, Ekşi Sözlük‘ün sinema ve müzik maddeleri Türkiye’nin en büyük sinema ve müzik ansiklopesidir. Yüzlerce genç insan orada iyi-kötü anlayan-anlamayan doğru-yanlış yorumlarını yapmıştır, mutlaka bir göz atın. Mesela, biz gençken, filmler üzerinde bu kadar çok bilgi yoktu ve iyi filmleri kısa yoldan şöyle kestirirdik, Dustin Hoffman oynamışsa, Merly Streep varsa, Al Pacino varsa, bugünlerde de Nicole Kidman varsa, mesela Kübrick filmiyse, artist ve yönetmen isimlerine güvenir gözümüz kapalı izlerdik, Full Metal Jacket ve son şaheseri Gözü Tamamen Kapalı, gibi. Unutmayın, filmi izledikten sonra, bu film bana ne söyledi, deyin. Bilgisayarın fazladan bir şansı var, çok güzel bir sahneyi ya da iyi anlaşılmamış bir yerini dönüp bir daha izleyebiliyorsunuz.

Bana gelince, bilimde sanatta romanda sinemada, insanlığın bu kadar muhteşem eserlerini dünya gözlerimle izlediğim için kendimi hem çok bahtiyar ve ama bütün bu bilim insanlarına ve sanatkarlarına da kendimi çok borçlu hissediyorum, bu yüzden sık sık hikayeler yazıp, tüketen değil ‘üreten’ tarafta olmak istiyorum.

Ve son bir sır vereyim, sanat eseri konusunda delilik düzeyinde titizim, en küçük bir diyalog bozukluğunu dahi affetmem, akışı bozan araya zorla sokulmuş ideolojik mesajlar beni çok rahatsız eder, eseri, mahvettin, diye saçımı başımı yolarım, ancak.

Bir çok sıkı yönetmen dahi, muhteşem götürdüğü filmi, sonunda çok alakasız bir yerinde, zorlamayla yapmacık şekilde filme hiç yakışmayan sahneler diyaloglar bağlantılar koyar. İşte bu olmadı filmi mahvetti dersiniz. Şöyle, savaşan taraflara, siz kardeşsiniz deyip barıştırması için, yani çatışan karakterleri buluşturmak için zorlama sözcük ve sahnelerle barıştırır, uzlaştırır.

İşte, beni asıl filmin değerini düşüren bu zorlama sahneler ağlatır. Evet, bu sahneler filmin sanat değerini çok bozuyor, olmasa daha iyiydi, evet, ama? Nedenini çözemedim!

Yönetmenin filmi tehlikeye sokup filmin akışını bozup gereksiz mesaj atıp kahramanlarını kardeşleştirme çabası ya da imkansız aşıkları buluşturması karşısında neden zırıl zırıl ağlıyorum.

Şundan dolayı mı? Filmin akışına ve şartlara ve dünyaya bakıyorsun, bu düşmanların barışması ya da buluşması bu şartlar altında hiç bir umut yok diyorsun.

Bu umutsuzluğa çaresizliğe yönetmenin de dayanamayıp müdahale etmesi mi bizi duygulandırıyor!

Hayır, bu son nasıl bitecek hikaye anlatımının onbinlerce yıldır süre gelen büyük gizemi ve sorusudur.

Bir hikaye anlatıyorsan sonu mutlaka ‘mutlu’ bitmeli, en acımasız gerçekçi yönetmenler dahi mutsuz sondan çok korkar. Hikayeye uysa da uymasa da bizi yalandan sevindirmek ister.

İşte bu ‘yalan’ sona işte yalandan ‘sevince’, eserin sanat değerine düşüklük katsa dahi hiç sanat-manat oldu-olmadı demeden, sevinçten ağlarım!

NOT: Alttaki yorum bölümünden sizlerin film öneri ve eleştirilerini de bekliyoruz…

Etiketler

55 Yorum

  1. .WESTWORLD.
    Anthony Hopkins, Thandie Newton, Ed Harris gibi usta oyuncuların oynadığı bir HBO yapımı.
    Hopkins’e övgüler dizen Nihat hocam’ın bu diziyi izlememiş olmasını düşünmüyorum ama izlediyse de önermemesini.

    felsefi açıdan insanın zihninde çiçekler açtıran, varoluşun, Hz adem’in, 6-7 günde yaratılma mitinin, zamansızlığın ve devinimin,
    tanrıların bıçağında kan olan insanoğlunun hikayesini düşünce de boşluk kalmayacak şekilde dolduruyor, kurtarıcı temasının ters köşe verildiği ve aslında özgürlüğünü arayacak olan robotların(kölelerin) isyanını anlatsa da, tanrıcılık oynayan firavunlara karşı mücadele edecek insanlığın, mehdi mesih deccal meselesinin robotik düzlemde yansıtılmasını da veriyor. Bir gelecek perspektifi vermesi gerekirken aslında kuranı kerim gibi her dönemi anlatıyor geçmişi veya geleceği veya şimdiki zamanı, zaten doğru olan her şey paradoksa bağlanmalıdır, iki ucu açık sonsuzdan gelip sonsuza giden önermeler içermelidir ki, dizi izlendiğinde robotların ne kadar alt katmanının ve insanların ne kadar üst katmanı olduğunun da bilinmemesinin özellikle belirtilmesi bizi varoloşun başından sonuna kadar her noktasında hissettirebiliyor. dizide verilen önermeleri çürütemediğin için de gerçekliği konusunda yalanlama yapamıyoruz. benim gibi sürreal gerçekliği ve yokluktaki hiçliğin içindeki varlığı anlamlandırmaya çalışanlar için mükemmel. yeni nesil için sadece bir bilimkurgu dizisi olsa da, aslında manevi açıdan bir çok fikri de yerli yerine oturtuyor. değerinin yeteri kadar bilinmediğini düşündüğüm bu diziyi herkesin izlemesini, fakat herkesin aynı ufka bakmadığını bildiğim için benim kadar da aşk ve saygıyla izlemeyeceğini bilsem de, yıllar sonrasında daha net değer bulacak bir yapım olduğunu düşünüyorum.

    tek önerim budur.

  2. Ve tabi ki Akira kurusowanin dersu uzala adlı filmi…
    Gerçek bir hikaye..Rus bir komutanın günlüğünden…Rus insanını birazcık olsun anlamamiz için de bir fırsat..
    Çarlık rusyasinin son dönemi 1901 sanirim ve filmin geçtiği yer Türklerin bölgesi ama Rus hakimiyetine geçmiş…bir grup çarlık rus askeri ve komutanları , sibiryanin en doğusuna araştırma yapmaya giderler..ve zor sibirya sartlarinda bir şaman yakut türkü olan dersu uzala ile tanışırlar…dersu Rus askerlere rehberlik yapmayi kabul eder..filmde dersu ile rus komutan arasında oluşan güçlü dostluğu rus komutanın günlüğünden anlatıyor ve dersuya karşı olan hayranlığını gizlemiyor.kisacasi bu koronavirus günlerinde evde icimizi ısıtacak gerçek bir hikaye

  3. Waking life (2001) hayata uyanmak…
    Kaçırmayın derim…Pandoranin kutusu açıldı ve yeni dünya’nın kapilari da açıldı..bence bu günlerde izlemenin tam zamanı olan bir film 🙂
    veryansın TV okurlarının entellektuel birikimine güvenerek onerdigim herkes için kolay izlenemiyecek ama altyapısı yeterli olanların keyifle izleyecegi bir film…
    Bilinçli rüyada geçen bir film…bu nedenle filmi izlerken rüya gibi izleyelim diye çok farklı animasyonvari bir çekim tekniği kullanilmis…film pek çok kategorinin içine sokulabilir…bı yandan fantastik öğeler içerirken.diger yandan felsefe belgeseli tadı veriyor,bir yandan da anarşist vurucu bır yani hatta sahneler var,diğer yandan fütüristik ama sağlam analizler var..

  4. Nihat abi sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. Çinli yönetmen Zhang Yimou’nun filmlerini, bilmem izleme şansınız oldu mu? Bu açıdan sırasıyla Hero, Alıç Ağacının Altında ve Uçan Hançerler Evi filmlerini öneriyorum.
    Tarantino’dan Kill Bill; Metin Erksan’dan Kuyu ve Sevmek Zamanı filmlerini izlemediyseniz tavsiye ediyorum

  5. Oğlumun film önerilerinin devamının sonuncusu:

    43-Brazil (Terry Gilliam-1985)
    44-Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (Michael Radford-1984)
    45-Rashomon (Akira Kurusawa-1950)
    46-Asabiyim Ben (Damián Szifron-2014)
    47-On İki Kızgın Adam (Sidney Lumet-1957)
    48-Ekskursante (Audrius Juzenas-2013)
    49-Syriana (Stephen Gaghan-2005)
    50-No (Pablo Larraín-2012)
    51-El Chacal de Nahueltoro/Nahueltoro Çakalı (Miguel Littín-1969)
    52-Metropolis (Fritz Lang-1927)
    53-Dokuzuncu Bölük (Fyodor Bondarçuk-2005)
    54-Kara Kitap (Paul Verhoeven-2006)
    55-Good Bye Lenin! (Wolfgang Becker-2003)
    56-Sokak Kızı Irma (Billy Walder-1963)
    57-Susuz Yaz (Metin Erksan-1963)
    58-L’immortelle – Ölümsüz Kadın (Allain Robbe-Grillet-1963)
    59-Kiss Me Deadly (Robert Aldrich-1955)
    60-Hiroşima Sevgilim (Alain Resnais-1959)
    61-Bab El Hadid (Youssef Chainne-1958)
    62-İhtiras Tramvayı (Elia Kazan-1951)
    63-Rıhtımlar Üzerinde (Elia Kazan-1954)
    64-Yaralı Yüz (Howard Hawks-1932)
    65-Little Caesar (Mervyn LeRoy-1931)
    66-City Lights (Charlie Chaplin-1931)
    68-Caz Şarkıcısı (Alan Crosland-1927)
    69-Taksi Şöförü (Martin Scorsese-1976)
    70-Kuzuların Sessizliği (Jonathan Demme-1991)
    71-Queimada (Gillo Pontocarvo-1969)
    72-The Great Dictator (Charlie Chaplin-1940)
    73-Gece Bekçisi (Liliana Cavani-1974)
    74-Modern Times (Charlie Chaplin-1936)
    75-Paris’te Gece Yarısı (Woody Allen-2011)
    76-Radyo Günleri (Woody Allen-1987)
    77-Arkadaş (Yılmaz Güney-1974)
    78-Generallerin Gecesi (Anatole Litvak-1967)
    79-Cennetin Çocukları (Mecid Mecidi-1997)
    80-Three Idiots (Rajkumar Hirani-2009)

  6. Korona günlerinde film tavsiyelerim adlı yazınız çok ilgimi çekti. …
    Tavsiye edeceğim film ise: Leonarda DİCaprio’nun Başrolde yer aldığı Diriliş, bu film iki katmanlı yapısıyla ilgimi çekiyor.
    İlki sıradan sinema izleyicileri için, intikam hikayesi.
    İkincisi ise, insanın doğadaki diğer tüm canlılar kadar, hatta onlardan bile çok daha vahşi olduğu üzerine kurulu.

  7. Cehennemden gelen(from hell),şeytanın avukatı,kartal yuvası.yangın kulesi,mor yıllar

  8. Bir filmi atlamışım. Club (Arjantin). Rahipler, insanlık, tanrı ve günah anlayışımız, çocuk,tacizi, insanın kendisiyle ve değerlerle hesaplaşması üzerine çok ilginç bir film. Hararetle tavsiye ederim.

  9. Ben biraz Hint sinemasından örnekler vermek istiyorum.Sinemacılık açısından kalite yönünü tartışacak değilim ama duygu ve sıcaklık açısından çok güzel örnekler var.Nihat beyden ricam özellikle Bumm Bumm Bole 2010 filmini izlemesi.Çünkü eminim bu filmi izlerse,bizlere kendi gözünden çok güzel şeyler yazacaktır.Ayrıca Aamir Khan’ın Mangal Pandey (gerçek bir hikaye),Lagaan (gerçek bir hikaye) filmleri ve tabii ki PK ,Dangal.Yine gerçek bir hikaye,politik bir dönem filmi Bhagat Singh Efsanesi 2002.Hindi Medium filmi ise eğitim alanında yapılmış güzel bir eleştiri filmi.Bizimle özdeş çok şey bulacaksınız.İyi seyirler 🙂

  10. Film önerilerimin devamının sonuncusu:

    43-Brazil (Terry Gilliam-1985)
    44-Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (Michael Radford-1984)
    45-Rashomon (Akira Kurusawa-1950)
    46-Asabiyim Ben (Damián Szifron-2014)
    47-On İki Kızgın Adam (Sidney Lumet-1957)
    48-Ekskursante (Audrius Juzenas-2013)
    49-Syriana (Stephen Gaghan-2005)
    50-No (Pablo Larraín-2012)
    51-El Chacal de Nahueltoro/Nahueltoro Çakalı (Miguel Littín-1969)
    52-Metropolis (Fritz Lang-1927)
    53-Dokuzuncu Bölük (Fyodor Bondarçuk-2005)
    54-Kara Kitap (Paul Verhoeven-2006)
    55-Good Bye Lenin! (Wolfgang Becker-2003)
    56-Sokak Kızı Irma (Billy Walder-1963)
    57-Susuz Yaz (Metin Erksan-1963)
    58-L’immortelle – Ölümsüz Kadın (Allain Robbe-Grillet-1963)
    59-Kiss Me Deadly (Robert Aldrich-1955)
    60-Hiroşima Sevgilim (Alain Resnais-1959)
    61-Bab El Hadid (Youssef Chainne-1958)
    62-İhtiras Tramvayı (Elia Kazan-1951)
    63-Rıhtımlar Üzerinde (Elia Kazan-1954)
    64-Yaralı Yüz (Howard Hawks-1932)
    65-Little Caesar (Mervyn LeRoy-1931)
    66-City Lights (Charlie Chaplin-1931)
    68-Caz Şarkıcısı (Alan Crosland-1927)
    69-Taksi Şöförü (Martin Scorsese-1976)
    70-Kuzuların Sessizliği (Jonathan Demme-1991)
    71-Queimada (Gillo Pontocarvo-1969)
    72-The Great Dictator (Charlie Chaplin-1940)
    73-Gece Bekçisi (Liliana Cavani-1974)
    74-Modern Times (Charlie Chaplin-1936)
    75-Paris’te Gece Yarısı (Woody Allen-2011)
    76-Radyo Günleri (Woody Allen-1987)
    77-Arkadaş (Yılmaz Güney-1974)
    78-Generallerin Gecesi (Anatole Litvak-1967)
    79-Cennetin Çocukları (Mecid Mecidi-1997)
    80-Three Idiots (Rajkumar Hirani-2009)

  11. Bu filmlerin çoğunu izlemişsinizdir ama ben yine de en beğendiklerimi yazayım:
    PK
    Good Night and Good Luck
    The Century of the Self (belgesel)
    Savaş Atı
    Gladyatör
    Prestij
    Rüzgar gibi geçti
    Şeytanın avukatı
    Casablanca
    Rome (dizi)

  12. Pan’ın Labirenti
    Cinayet Günlükleri
    Taxi Driver (Kore)
    44 çocuk
    Gözlerindeki sır (Arjantin)
    Ateşböceklerinin mezarı
    Rashomon
    Ningen no joken
    Hotel Grand Budapest
    Haklı İntikamb (kore)

  13. Film önerilerimin devamı:

    22-Kelly’s Heroes (Brian G. Hutton-1970)
    23-Fury (Fritz Lang-1936)
    24-M (Fritz Lang-1931)
    25-Osvobozhdenie (Beş seri film) (Yuri Ozerov-1971)
    26-Bir Evlilikten Manzaralar (Ingmar Bergman-1973)
    27-İvan’ın Çocukluğu (Andrei Tarkovski-1962)
    28-Yeraltı (Emir Kusturica-1995)
    29-Çingeneler Zamanı (Emir Kusturica-1988)
    30-Ah, Bu Çingeneler (Aleksandar Petrović-1967)
    31-Sokaktaki Adam (Biket İlhan-1995)
    32-Anayurt Oteli (Ömer Kavur-1987)
    33-Hets (Alf Sjöberg-1944)
    34-Sisler Rıhtımı (Marcel Carné-1938)
    35-Gün Ağarıyor (Marcel Carné-1939)
    36-Ket Felidö A Pokolban/Cehennemde İki Devre (Zoltán Fábri-1962)
    37-Sudaki Bıçak (Roman Polanski-1962)
    38-Gece Elmasları (Jan Nemec-1964)
    39-Bir Sarışının Aşkları (Miloš Forman-1966)
    40-Guguk Kuşu (Miloš Forman-1975)
    41-Hair (Miloš Forman-1979)
    42-Peekay (Rajkumar Hirani-2014)

  14. Truman Show (çok çarpıcı, daha önce çekilmiş olsa da 21. y.y yaşamına ayna tutan, gerçekliği sorgulatan ve çok beğendiğim bir film), Dangerous Beauty ( Tehlikeli Güzellik ) – Ortaçağ İtalyasında kiliseye başkaldırının anlatıldığı, bilhassa son tirat sahnesi muhteşem
    V For Vandetta
    Awakenings – Sıradışı bir doktorun insanları kendine getirmesi, bir uyanış süreci, Robin Williams ve Robert De Niro muhteşem oynamışlar
    120 – Bu ulusu seven herkes izlemeli
    Nefes – Vatan Sağolsun
    Veda- Salih Bozok’un kaleminden Mustafa Kemal Paşamız
    Amistad –
    Her Çocuk Özeldir

  15. Üstad nihat genç e nacizane tavsiyelerim..
    1- sıkı dostlar good fellas
    2 – carlito s way – carlito nun yolu
    3 – scarface – yaralı yüz
    4 – donnie brasco
    5 – bir zamanlar amerika – önce upon a time in america
    6 – bir avuc dolar icin – for a few dollars more
    7 – bir avuç dinamit – a fistfull of dynemite ( meksika devrimini anlatir)
    8 – monte kristo kontu
    9- kanunun kuvveti – french connection
    10 – büyük kaçış- great escape
    11 – hoffa
    12 – bir kaç iyi adam _ a few good men
    13 – kahramanın sonu – the man who shot liberty valance
    14 – 3 .10 to yuma
    15 – wyatt earp ( amerikan tarihinin en ünlü düellosu)
    16- gods & generals – tanrılar ve generaller
    17- uzakta ki köprü- the bridge too far
    18- sicilyalilar çetesi- alain delon
    19 – vahşi belde
    20 – batı beyrut
    21 – 400 darbe – kesinlikle izlemen lazım…
    22 – affedilmeyen
    23 – kasabanin namusu – tombstone
    24 – cingeneler zamanı
    25 – trainspotting
    26 – dokunulmazlar – the untouchables
    27 – the heat – büyük hesaplaşma
    28 – barton fink
    29 – oyuncu – the player
    30 – amen

  16. Ben Akira Kurosawa hayranı olarak bilinirim. Doktor olduğum için , Nihat bey’e bu seferlik nazım geçsin, eğer izlememiş ise, Şu salgın atmosferinde bir doktorun ne hissettiğini anlayabilmesi için ” Red Beard – Kızıl Sakal ” filmini , eğer izlemediyseniz, izlemenizi rica ediyorum.
    Yanımda çalışan genç arkadaşlarıma bu şekilde davranıyorum diye bazen bana kızıyorlar. Ama ileride anlayacaklar beni…
    Saygılar efendim

  17. Türk filmi önerisi yok mu hiç? Eskiler bir kenara, Nuri Bilge Ceylan “Kış Uykusu, Bir zamanlar Anadolu’da ve Ahlat Ağacı filmlerini görmeyenlerin hayatında boşluk vardır.

  18. Film önerilerimin devamı:

    22-Kelly’s Heroes (Brian G. Hutton-1970)
    23-Fury (Fritz Lang-1936)
    24-M (Fritz Lang-1931)
    25-Osvobozhdenie (Beş seri film) (Yuri Ozerov-1971)
    26-Bir Evlilikten Manzaralar (Ingmar Bergman-1973)
    27-İvan’ın Çocukluğu (Andrei Tarkovski-1962)
    28-Yeraltı (Emir Kusturica-1995)
    29-Çingeneler Zamanı (Emir Kusturica-1988)
    30-Ah, Bu Çingeneler (Aleksandar Petrović-1967)
    31-Sokaktaki Adam (Biket İlhan-1995)
    32-Anayurt Oteli (Ömer Kavur-1987)
    33-Hets (Alf Sjöberg-1944)
    34-Sisler Rıhtımı (Marcel Carné-1938)
    35-Gün Ağarıyor (Marcel Carné-1939)
    36-Ket Felidö A Pokolban/Cehennemde İki Devre (Zoltán Fábri-1962)
    37-Sudaki Bıçak (Roman Polanski-1962)
    38-Gece Elmasları (Jan Nemec-1964)
    39-Bir Sarışının Aşkları (Miloš Forman-1966)
    40-Guguk Kuşu (Miloš Forman-1975)
    41-Brazil (Terry Gilliam-1985)
    42-Peekay (Rajkumar Hirani-2014)

  19. Cüneyt ARKIN-İnsan Avcısı
    Jet lee-Ejderin Öpücüğü
    Cemil geei dönüyor
    Savulun Battal Gazi Geliyor
    Battal Gazinin İntikamı
    Adalet(Denzei Washington)
    Flight

  20. 1962 The Loneliness of the Long Distance Runner (Tony Richardson)
    1967 Cool Hand Luke (Stuart Rosenberg)
    1967 Le Samourai (Jean-Pierre Melville)
    1973 Papillon (Franklin J. Schaffner)
    1975 Monty Python and The Holy Grail (Terry Gilliam, Terry Jones)
    1975 The Mirror (Andrei Tarkovsky)
    1979 Life of Brian (Terry Jones)
    1983 Nostalghia (Andrei Tarkovsky)
    1985 Come and See (Elem Klimov)
    1991 Fried Green Tomatoes (Jon Avnet)
    1991 Night on Earth (Jim Jarmusch)
    1995 La Haine (Mathieu Kassovitz)
    1995 The Bridges of Madison County (Clint Eastwood)
    1995 Underground (Emir Kusturica)
    1997 Taste of Cherry (Abbas Kiarostami)
    1998 Eternity and A Day (Theodoros Angelopoulos)
    2000 In The Mood For Love (Kar-Wai Wong)
    2000 Requiem for A Dream (Darren Aronovsky)
    2002 Irreversible (Gaspar Noé)
    2002 The Man Without A Past (Aki Kaurismäki)
    2003 Oldboy (Chan-wook Park)
    2005 Match Point (Woody Allen)
    2007 No Country for Old Men (Coen Kardeşler)
    2007 The Assassination Of Jesse James By The Coward Robert Ford (Andrew Dominik)
    2007 The Banishment (Andrey Zvyagintsev)
    2008 Revolutionary Road (Sam Mendes)
    2009 A Prophet (Jacques Audiard)
    2011 A Separation (Asghar Farhadi)
    2011 Samsara (Ron Fricke)
    2011 The Guard (John Michael McDonagh)
    2011 The Intouchables (Olivier Nakache, Eric Toledano)
    2012 The Hunt (Thomas Vinterberg)
    2013 Blue is The Warmest Color (Abdellatif Kechiche)
    2013 Blue Jasmine (Woody Allen)
    2013 Dallas Buyers Club (Jean-Marc Vallée)
    2013 Ida (Pawel Pawlikowski)
    2013 The Great Beauty (Paolo Sorrentino)
    2014 Leviathan (Andrey Zvyagintsev)
    2015 The Lobster (Yorgos Lanthimos)
    2015 Youth (Paolo Sorrentino)
    2016 The Salesman (Asghar Farhadi)
    2017 Phantom Thread (Paul Thomas Anderson)
    2018 Climax (Gaspar Noé)
    2018 Coldwar (Pawel Pawlikowski)
    2018 Dogman (Matteo Garrone)
    Fargo (Dizi)
    True Detective (Dizi) (Özellikle ilk sezon)
    Mindhunter (Dizi)
    Tüm Wes Anderson filmleri

  21. nihat abi tavsiyelerin için çok teşekkürler, KELEBEK (papillon ) filmi kesinlikle izlenmesi gereken bir fim

  22. Nihat Abi, eğer izlemediyseniz bu filmleri kesinlikle beğeneceğinizi düşünüyorum.;
    Güneş Yanığı (Yönetmen: Nikita Mikhalkov)I,II VE III…
    1900 Efsanesi(Yönetmen Giuseppe Tornatore)
    Beş Vakit (Yönetmen:Reha Erdem)

  23. Nihat abi, benim sana tavsiyelerim eski filmler ama içinde kaybolunan filmlerden
    İlkini seyrettiğini düşünüyorum da, bu film hakkındaki düşüncelerini çok okumak isterim
    Novecento 1990 italyan tarihinin bir panoraması
    Guguk kuşu (Kukushka) bildiğimiz guguk guşu değil aşk ve savaş üzerine zeki ve sevimli bir film, zor bulunuyor ama bir iki yerde var
    Herod’un Kanunu – La Ley de Herodoes (1999) … Bu film de sana çok şey yazdırır diye düşünüyorum

    uğurfilm.com sinemasal yorumlar sitesinde de sıradışı filmler var

  24. Cadı Kazanı / Arthur Miller uyarlaması… Liste başı derim. Sonra Işıkçı : Defalarca izlenmeye değer

  25. Nihat Genç’in değerli önerilerine katkı sunacağım film önerilerim:

    1-La Grande Bouffe (1973)
    2-Güz Sonatı (Ingrid Bergman-1978)
    3-Ölümsüz/Z (Costa Gavras-1969)
    4-Skammen/Utanç (Ingmar Bergman-1968)
    5-Cul-de-sac (Roman Polanski-1966)
    6-O Dragos/Atina Ejderi (1956)
    7-Zorba (1964)
    8-El Bruto (Luis Bunuel-1953)
    9-Rocco ve Kardeşleri (Luchino Visconti-1960)
    10-Ordet (Carl Theodor Dreyer-1955)
    11-Dr. Strangelove (1964)
    12-Monsieur Verdoux (Charlie Chaplin-1947)
    12-Yedinci Mühür (Ingmar Bergman-1957)
    13-Persona (Ingmar Bergman-1966)
    14-Lawrence of Arabia (David Lean-1962)
    15-Paths of Glory (Stanley Kubrick-1957)
    16-Riso Amaro/Acı Pirinç (Guiseppe De Santis-1949)
    17-Mayıs Sıkıntısı (Nuri Bilge Ceylan-1999)
    18-İtiraf (Zeki Demirkubuz-2001)
    19-Yazgı (Zeki Demirkubuz-2001)
    20-Masumiyet (Zeki Demirkubuz-1997)
    21-C Blok (Zeki Demirkubuz-1994)

  26. SAZ isimli bir belgesel var. Polonya asıllı ecnebi bir hanım kız, Türkçe öğrenmiş, saz çalmaya başlamış ve Türkülerimize gönül vermiş. Bu uğurda saz’ın uzun yolculuğunu anlatmaya karar vermiş. Mükemmel 👌. Bu hanım kız bir çok vatanseverden, milliyetçiden daha iyi biliyor kültürümüzü, sazımızı, sözümüzü. Tavsiye ederim. Film konusunda Nihat ağabeyimiz, zaten o değerli tavsiyelerini paylaşmış. Gerçekten güzel bir liste.

  27. Iran sıneması muthış. son 5 yılda yaptıgım en ıyı şey Farsça oğrenmek ve bu flımlerı ana dılınden ızlemek oldu. Tam olarak anlamadıklarımı ıse IMVbox a kayıt olarak Ingılızce alt yazılı olarak ızlemekteyım. Sıb u Selma, Altın ve Bakır, Del i Şekeste,Santurı, Che, Yek ı Ez Ma du nefer, Malı ve rahhayı nerefte,Taste ra Gılass, Sufı u Dıvane….. oyle çok kı Bın den fazla Iran filmı ızledım. YenıKaynak sıtesınede Turkçe altyazılı olan çok kalıtelı flımler var.

  28. Nihat Genç’in önerilerine katkı sunacağım film önerilerim:

    1-La Grande Bouffe (1973)
    2-Güz Sonatı (Ingrid Bergman-1978)
    3-Ölümsüz/Z (Costa Gavras-1969)
    4-Skammen/Utanç (Ingmar Bergman-1968)
    5-Cul-de-sac (Roman Polanski-1966)
    6-O Dragos/Atina Ejderi (1956)
    7-Zorba (1964)
    8-El Bruto (Luis Bunuel-1953)
    9-Rocco ve Kardeşleri (Luchino Visconti-1960)
    10-Ordet (Carl Theodor Dreyer-1955)
    11-Dr. Strangelove (1964)
    12-Monsieur Verdoux (Charlie Chaplin-1947)
    12-Yedinci Mühür (Ingmar Bergman-1957)
    13-Persona (Ingmar Bergman-1966)
    14-Lawrence of Arabia (David Lean-1962)
    15-Paths of Glory (Stanley Kubrick-1957)
    16-Riso Amaro/Acı Pirinç (Guiseppe De Santis-1949)
    17-Mayıs Sıkıntısı (Nuri Bilge Ceylan-1999)
    18-İtiraf (Zeki Demirkubuz-2001)
    19-Yazgı (Zeki Demirkubuz-2001)
    20-Masumiyet (Zeki Demirkubuz-1997)
    21-C Blok (Zeki Demirkubuz-1994)

  29. Ne zamandır senden böyle bir yazı bekliyordum abi teşekkür ederim. Fazlasıyla hoşuna gideceğini düşündüğüm bir filmde ben önereyim. Papillon (1973)

  30. Nihat Abi iyi ki varsın.Çok şey öğrendim sayende.Allah uzun ömürler versin Sana ve Veryansına.

  31. Zeki Demirkubuz-Masumiyet
    Larisa Shepitko-The Ascent
    ( Yeni izledim, 2. Dünya savaşında 2 Rus partizan Nazilere esir düşer. Biri konulmaz, diğeri satar. Etkileyiciydi)

  32. Toprağın Tuzu/Belgesel
    Derine… en derin olanına, toprağın en derin yerine inmenin yarışı. Ne köleydiler ne mahkum. Altının aşığı tutkunun kölesiydiler sadece. Kazdıkça indiler, indikçe kazdılar. En derine inip en yükseğe çıkmak icin durmadan kazdılar. Ne piramit ne de Babil Kulesi için. Ortada ne sanat var ne de bir güzellik. Ama onlar güzel olanın peşindeydiler. Mehlika Sultana Aşık Yedi Genç ya da çocuklarını Batı’ya göndermiş bir baba da değiller. Onlar zaten Batılıydılar. Onlar sadece derine inip yukarı çıkıyorlar. Ataları gibi sığınacak mağara arayışında değiller. Altın istiyorlardı. Aralarında tüccar, avukat, üniversite mezunu, çiftçi vb bütün meslek grupları vardı. Onbinlerce kişiydiler ve burdaydilar. Tarih onları bir kara delik gibi bu çukura düşürmüş ve yazgılarını birleştirmişti. Altına Hücum çağında kutuplarda altın arayan insanları Jack London bir köpeğin gözünden anlattı. Brezilya’da derine inen insanları Sebastiao Salgado fotoğraflastırdı. Gözlerinde hüzün, umut, hırs, vahşet olan insanları Salgado en derinden dünyanın en ücra köşelerine taşıdı. Fotoğraf yani ışığın yazısı onları bir ana hapsetti, tutkularıysa en derine. Teknolojiye dair hiçbir makine sesi yok. İs ilkel makineler ve insanın ilkel tutkuları üzerinden yürüyor. Hedef en derindeki altını bulup toplumun en üst sınıfından yer edinmek. Yoruldular, düştüler, öldüler ama kalanlar vazgeçemediler. Hakikati mağaraya inmekte buldular. Dünyanın farklı yerlerinde insanların burdakilerden bir farkı yoktu. Ya maddi ya da sembolik herkes en derine inmenin arayışında.
    Sebastiao Salgado’nun hayatını anlatan Toprağın Tuzu belgeseli dünyanın diğer derinlerine iniyor.

  33. Güneşli Pazartesiler
    Kara Şahin Düştü
    Cennetin rengi
    Cennetin çocukları
    Sercelerin Şarkısı
    Rüzgar Bizi Rürükleyecek
    Kiraz Ağacı
    Arkadaşımın Evi Nerede
    Ve Yaşam Sürüyor
    Zeytin Ağaçlarının Altında
    Söğüt Ağacı
    Rififi
    Karnaval Kızı Lili
    Gadjo Dilo
    Dönüş (Andrey Zvyagintsev)
    Rus Hazine Sandığı
    Francafonia
    Molokh
    Potemkin zırhlısı
    Nuri Bilge Ceylan bütün filmleri
    Sürü
    Yol
    Umut
    Duvar
    Ah Güzel İstanbul
    Yaşlılara Yer Yok
    Tanrı Kent
    İyi Kötü Çirkin
    Bir avuç dolar
    Birkaç dolar için
    Bir Zamanlar Amarika
    Kar ve Kaplan
    Şimdilik bu kadar yeter sanırım:)

  34. Asabiyim Arjantin filmi
    Neoliberal sistemde öfke duygusu yaşayanların 7 farklı hikayesi
    Seven filmi kült bir film
    Brubaker Robert redford
    Kızım olmadan asla

  35. Gangs of New York (2002) Sleepers (1996) La révolution française(1989)

    gercı bıraz eskı fılmler ama sahsen ben begendım. ozellıkle la revolutıon tum ayrıntıları ile fransız devrımını anlatıyor.
    eleştrıye gelınce fılm elesştırmenı olarak ayrıntılı elştrıme yapmakta pek kabılıyetım yok. saygılar

  36. İşçi sınıfı ve ezilen sınıfın sorunlarını anlatan Ken Loach filmlerini de öneririm Nihat hocam

  37. Ben Marlon Brandonun başrolde oynadığı iki filmi “Yaşa Zapata” ve “Rihtimlar Üzerinde” filmlerini tavsiye ederim. Bir de
    değerli yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylanın özellikle son üç filmini tavsiye ederim.

  38. Sinema okumuş bir okurun olarak çok teşekkür ederim Nihat abi. Türk edebiyatının, oykuculugunun yüz akı birinin sinema zevkinin de böyle rafine olmasını bekliyordum zaten. Listede bakmadigim yapımlar var, şu an evde oturamiyoruz, mecburi 12 saat çalışmaya devam ediyoruz ama en kısa sürede onerilerine bakmayı düşünüyorum.

    Kendine dikkat et Nihat abim, asla karamsar olma. Unutma ki biz genclerin, ruhumuzun ve beynimizin sana hala ihtiyacı var. Sevgi ve saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı