Gündem

İran’dan gelen Türk vatandaşı anlatıyor: Ben ambulans göndermelerini beklerdim onlarsa…

Yeni tip koronavirüs salgını komşumuz İran'da da etkili oluyor. İran'dan Türkiye'ye gelenler bugün itibariyle karantinaya alınırken virüsün kuluçka süresinin uzunluğu nedeniyle test yaptırmak isteyen bir vatandaş yaşadığı sorunları Veryansın TV'ye anlattı.

VERYANSIN TV

İran Sağlık Bakanlığı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 15’e, tespit edilen vaka sayısının ise 95’e yükseldiğini duyurdu. Bugün İran’dan Türk vatandaşlarını Ankara’ya getiren uçakta bulunanlar, Dr. Zekai Tahir Burak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gözetim altına alındı. Oysa düne kadar İran’dan gelen Türk vatandaşları ellerini kollarını sallayarak giriş yapabiliyorlardı.

Onlardan birisi Veryansın TV’ye ulaşarak İran’da salgının yayılmasının ardından Türkiye’ye yaptığı yolculuğu ve gözlemlerini aktardı. Kendisinin havalimanında sadece ateşinin ölçüldüğünü söyleyen kişi, İran’daki vaka sayısının artması üzerine test yaptırmak için Sağlık Bakanlığı’nı aradığını ancak kendisine yardımcı olunmadığını söyledi. İşte İran’dan gelen Türk vatandaşının anlattıkları:

Koronavirüs salgını İran basınına ilk kez Çarşamba günü yansıdı.En az iki vakanın görüldüğü aynı günün akşamı da iki vakanın hayatını kaybettiği söylendi. Herhangi bir karantina durumu olmadı İran içerisinde, hayat normal akışıyla devam etti, tabi ben maske kullandım, alkolle temizlendim, toplu yerlere gitmedim. Hastalıkla ilgili bir belirti, gribal enfeksiyon olmadı bende. Cumartesi sabaha da Ankara’ya biletim vardı, hatta biletler askıya alınır mı diye de düşündüm. Herhangi bir askıya alma olmadı. İmam Humeyni Havalimanına geldim. Sabah 8’deydi uçuşum,(yerel saatle). Uçaktaki maske takanların oranı onda birdi. Havalimanında herhangi bir önlem yoktu. Su sebillerini herkes kullanıyordu. Maskem vardı benim. Yolculuğun sonuna kadar da maskeyle geldim, herhangi bir ikramı yemedim. Havalimanından girişte sadece iki tane personel vardı İran uçağını karşılayan. Ankara’ya İran’dan ilk kez geldim, baya bir dışardaydık yani körüklere falan yanaşmadı uçak. Hatta dedim acaba koronadan dolayı özel bir önlem mi alındı. Giriş yaptık, bir tane termal kameranın önünden geçtik. O an kafamdan geçen şuydu, “acaba bende hastalık olsaydı, Türkiye’ye girmek isteseydim, 3 tane ağrı kesici içip ateşimi düşürerek girebilir miydim”. Görevlilerde basit ameliyat maskeler ve plastik eldivenler vardı. Giriş yaptıktan sonra havalimanından çıkana, servislere gidene kadar ben maskemi çıkarmadım.

‘TELEFON NUMARAMI VERDİM İKİNCİ KEZ ARAMADILAR’

Artık Ankara sokaklarındaydım. Bir gün sonra İran’daki durum daha da ağırlaşınca çağrı merkezini, randevu hattını aradım. Randevu hattındaki arkadaşımız, ‘biz sadece randevu verebiliyoruz’ dedi. Dedim ki  ‘ben İran’dan geldim, Ankara’da korona testi yaptırabileceğim bir hastane arıyorum. Ben randevu almak istemiyorum, hangi hastanede korona testi yapılıyor’ dedim. ‘Bununla ilgili bizim bir bilgimiz yok’ dedi bununla ilgili sağlık müdürlüğünü arayabilirsiniz. Dedim ki’ akşam saatleri, mesai yok, ben nasıl orayı arayabilirim’. Sonra 184 Sağlık Bakanlığı bilgi hattını aradım. Oradaki arkadaşımız da bir talep formu dolduracağını söyledi. Sonra soru olarak ‘korona aşısı mı yaptırmak istiyorsunuz’ dedi. Dedim ki ‘koronanın henüz aşısı yok, olsaydı da keşke yaptırsaydım.’ Korona aşısı olamayacağımı söyledim. ‘Korona testi yapan Ankara’da hangi hastaneler var bunun için sizi rahatsız ediyorum’ dedim. ‘Size dönüş yapacağız’ dedi. Kapattım telefonu. Daha sonra yine araştırmaya başladım, Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinde koronavirüsle ilgili bir bölüm yapmışlar, iletişim formu vardı. İletişim formunun altında da bulaşıcı hastalıklar müdürlüğüne ait bir numara vardı yanlış hatırlamıyorsam. Orayı aradım. ‘Korona testi yapılan hastaneleri öğrenmek istiyorum’ dedim. O da dedi ki ‘sağlık müdürlüğünü aramanız gerekiyor, burada öyle bir bilgi yok.’ Telefonu kapattım, arkadaşım beni uyardı, ya bu zaten korona formu, eminler mi acaba dedi. Bir daha aradım. Telaşlı bir şekilde açtı, ‘ben de sizi arayacaktım’ dedi. ‘Tamam. Ne yapmam lazım’ dedim. İki tane hastane söyledi bana. Biri Dışkapı’da, diğeri Ankara Şehir Hastanesi dedi. ‘Herhangi bir birime gidebilir miyim’ dedim, ‘acilden giriş yapabilirsiniz’ dedi. Ben ‘karantina altına alınacak mıyım’ dedim. ‘Ona doktor karar verecek’ dedi. Dedim ki ‘korona testi kaç saate yanıt veriyor. Bilmiyoruz, buna ait de bilgimiz yok, doktorun inisiyatifine bağlı olarak bu değerlendirilecek.’ Ben gitmedim herhangi bir hastaneye. Sonra bir daha telefon geldi, 184’ten aradılar. Ben o aramada ‘bulunduğunuz yerden ayrılmayın, kimseyle temas etmeyin, özel bir ambulans gönderiyoruz’ demelerini bekledim. ‘Hastanede kalacak mıyım’, dedim. Biraz da ukala bir tavırla, ‘hasta mısınız, belirtiniz var mı’ dedi. ‘Yok’ dedim. ‘Neden kalacaksınız o zaman’ dedi. ’14 günlük bir kuluçka evresi var, benim bildiğim bu kadar, siz sağlıkçısınız sonuçta’ dedim. ‘O doktorun bileceği iş’ dedi. Yine aynı iki hastaneyi söyledi. Ve ben hastaneye henüz gitmedim. Ben ‘özel donanımlı ambulans gönderiyorum, bulunduğunuz yerden ayrılmayın, özel maskeyle götürecekler, testimi yapacaklar ve siz sağlıklısınız ya da hastasınız, karantina altına almamız gerekiyor’ demelerini bekledim. Ama bunların hiçbiri olmadı.

Bugün Türkiye’deyim, cumartesinden beri Türkiye’deyim. Hiç kimse telefon numaramı vermeme rağmen ikinci kez aramadı. Ben normal hayatıma devam ediyorum. Şundan kendi adıma eminim, herhangi bir temasım olmadı. Ama bunu da test yapmadan bilemem. İstanbul’a gideceğim, yoğun bir programım var, vaktim olursa gidip yaptıracağım. Kimse aramadı kendi isteğimle yaptıracağım.

Etiketler

5 Yorum

  1. @Mengele @Anonim

    Belirti yoksa o zaman 80 milyon kişi hatta 7 milyar kişi korona testi yaptırsın? Ne yazıldığını anlamadığınız belli. Diyorum ki – eğer kişi kendisinin risk altında olabileceğini düşünüyorsa kendisini izole etmesi lazım. Belirti olmadığı durumda korona testi yaptırsa ne olacak? Aşı mu bu? Bu kadar basit bir şeyi anlamamak cidden ilginç. Öksürük başlasa bile bu ilk safhası. “Mild syndrome” diye geçer. Öyle bir durumda zaten hastanede karantinaya alınması lazım.

    Not. Şu anda Korede bizzat duruma tanıklık eden bir Türk.

  2. Gelen kişi bakanlıktan test istiyor ama kişide belirti yok. Madem virüsten şüpheleniyorsun, evde kendini 14 gün karantinaya alacaksın. Sağlık bakanlığı da bunu söyluyor, Çin’deki uygulama da bu! E be cahil insan kendini karantinaya alma sokakta dolaş çevrene de sağlık bakanlığı işini ciddiye almıyor yalanı anlat! Sağlık bakanlığı kişiye ulaşsın kendisinin kendisinden şüphesi var hemen karantinaya alınsın! Madem macera arıyor.

  3. @İsimsiz yanlışsın virüsü kapmış biri yinede sağlıklı olabilir
    virüsden kendisi etkilenmiyor olabilir fakat
    bunu başkalarına bulaştırabilir

  4. isimsiz arkadaş, hiçbirşey bilmediğin belli 🙂 öksürük başladığı anda kuluçka bitmiş virüs yayılmaya başlamış(yani çok geç) demektir.

  5. Bilinçli bir şekilde biraz da kafa kullanarak yorumlasak şu tür şeyleri. İrandan gelen vatandaş çok bilmiş gibi münakaşaya girmiş ama maalesef kendisi de bilgi konusunda zayıf. Eğer belirti yoksa korona testi yaptırmanın bir anlamı yok. Kişi eğer kendisinin risk altında olduğunu düşünüyorsa gönüllü olarak kendini izole edip hastanelere falan gitmemesi lazım. Ne zaman ki yüksek ateş, öksürük başlar o zaman ararsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı