Gündem

İşte Mavi Vatan’daki yeni haritamız!

Türkiye ile Libya’nın imzaladığı deniz yetkilendirme alanına ilişkin mutabakat muhtırası Akdeniz'de tüm dengeleri değiştirdi. Rum-Yunan cephesi ve onları destekleyen ittifak panik halinde. Mavi Vatan'daki yeni haritamız da şekillendi.

Türk arama gemilerinin faaliyetleri ve donanmamızın ekinliğini artırdığı Doğu Akdeniz’de, Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’yla yeni bir aşamaya geçildi. Türkiye, mutabakat Akdeniz’in batısındaki meşru sınırlarını tüm dünyaya ilan etmiş oldu.

Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdür Vekili Büyükelçi Çağatay Erciyes, geçen hafta Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’ndan sonra Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve MEB sınırlarını gösteren haritayı sosyal medyada paylaştı:

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında 2011’deki anlaşmada belirlenen hat A ve B noktaları gösterilen haritada, Türkiye ve Mısır arasındaki “ana karalar arası ortay hat” C, D ve E noktalarıyla işaretlendi.

Türkiye ile Libya’nın geçen hafta imzaladığı “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” ile belirlenen noktalar ise E ve F şeklinde gösterildi.

 

Öte yandan Libya Türkiye’yi Akdeniz’de devre dışı bırakma planları suya düşen Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi ve Mısır ile İsrail gösterdi. Türkiye, Libya ile imzaladığı mutabakat muhtırasını TBMM’de onayladıktan sonra BM’ye bildirecek. Böylece muhtıra resmen yürürlüğe girmiş olacak.

Hürriyet gazetesi, Libya ile varılan mutabakatın ne anlama geldiğini altı maddede şöyle sıraladı:

1) Türkiye ilk defa KKTC dışında Akdeniz’e kıyıdaş bir ülke ile anlaşma imzaladı. Bu anlaşmayla ülke içinde muhalif kesimden gelen, “Akdeniz’de hiçbir ülkeyle neden anlaşma imzalanmıyor” sorusuna yanıt verilmiş oldu.

2) Türkiye ile Libya bağlayıcı bu anlaşma ile Akdeniz’in batısında kendi münhasır ekonomik bölgesini belirledi ve yaklaşık 41 bin kilometrekarelik alanda söz sahibi oldu.

3) Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum kesimi, Mısır ve İsrail dörtlü işbirliği yaparak, Akdeniz’de Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetme planı içindeydi. Bu anlaşmayla Türkiye, bu oyunu bozdu. Ankara yetki alanını, söz konusu “dörtlünün” arzu etmediği şekilde, tahmin edilenden çok büyük bir alan hâkimiyetiyle Batı Akdeniz’e kadar uzattı.

4) Özellikle Yunanistan, Girit, Kaşot, Kerpe, Rodos ve Meis adaları hattını esas alarak bu adaların da ayrı kıta sahanlıkları olduğunu savunuyordu. Türkiye, Libya ile muhtırayı imzalayarak Atina’nın bu planını devre dışı bıraktı.

5) Atina’nın bir planı da, ana kararın kıta sahası ile bu adaların kıta sahanlıklarını bütünleştirerek bunu Kıbrıs Rum Kesimi ile birleştirmekti. Yunanistan böylece Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de ve jeopolitiğinde hiçbir şekilde söz sahibi yapmak istemiyordu. Böylece bu oyun da bozulmuş oldu.

6) Türkiye, bu anlaşma ile Kıbrıs Rum kesimi dışında diğer Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerle de barışçıl bir jeopolitik kavramı genişletmeye hazır olduğunu gösterdi.

Bir Yorum

  1. Guzel haberler bunlar. Butun vatanseverlerin gurur duymasi gerekir. Yunanistan bugun Nato’ya bu konu ile ilgili yakinma basvurusunda bulunuyor. Demek ki dogru yoldayiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı