Gündem

İşte salgın böyle yayılıyor… Virüsün bulaşma ağı nasıl kırılır?

Koronavirüsün bulaşma ağını çizen Bilim Akademisi Başkanı Prof. Ali Alpar, salgını önlemek için bulaşma ağına sert bir müdahalede bulunarak ağı kırmak gerektiğini belirtti. Çözüm için sokağa çıkma yasağını gösterdi.

Bilim Akademisi Başkanı Prof. Ali Alpar, koronavirüsün “bulaşma ağı”nın nasıl işlediğini anlattı ve salgın bulaşma ağının nasıl kırılacağını anlattı.

Bilim platformu Sarkaç’ta 2 Nisan günü yayımlanan yazısında koronavirüs ile mücadelede başarı sağlayabilmek için bu salgının bulaşma ağına sert bir müdahalede bulunarak bu ağı kırmaktan geçtiğinin altını çizen Prof. Dr. Alpar, çıkış yolu olarak sokağa çıkma yasağını zorunlu gördüğünü belirtti.

“Bu yasak olmazsa salgın şimdiye kadarki katlanma hızıyla devam edebilir” diyen Alpar, yasak getirilmediği takdirde çok büyük vaka ve ölüm sayıları riski alındığını belirtti ve İtalya, ABD ve İspanya örneklerini hatırlattı.

Alpar’ın çalışmasının satır başları şöyle:

Siyah noktalar hastalığın bulaşmış olduğunu henüz bilmediğimiz yerler. Hastalık belirti göstermedi veya hiç göstermeden bulaşıcılığını sürdürecek veya belirtiler var ama test yapılmadı, kayda geçmedi. Veya gerçekten temiz. Siyah noktaların bulaşık mı temiz mi olduğu bilinmiyor.

Kırmızı noktalar hastalık bulunduğu bilinen, veya kendilerinde hasta bulunduğunu bilen mekanlar. Büyük kırmızı noktalar yoğunluktan dolayı hastalık bulunması çok muhtemel ve hastalık üretecek kuluçka noktaları: hapishaneler, fabrikalar, hastaneler gibi.

Yeşil noktalar 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olan riskli kişileri ya da zorunlu işine gidip gelen sağlık personelinin, fabrika işçilerinin, gardiyanların vs. Evleri. Yani yeşiller risk altındaki noktalar.

Her mekanın her gün temasta olduğu komşu mekanlarla bağları mavi renkte. Uzak yerlerle olan, mahalleler, köyler, şehirler arası bağlar turuncu.

Yurtdışına bağlar ise mor.

Salgın son çözümde her noktaya ya kişisel temas ya da yakın çevrenizde virüsün bulaşmış olduğu yerlere dokunarak, mavi bağlar üzerinden bulaşıyor. Turuncu ve mor bağlar insanların ve eşyanın gidip gelmesi ile virüsü mavi bağlarınızın ulaştığı yakın çevrenize getirebilir.

Hastalığın Türkiye’nin her yanına ulaşmış olduğunu biliyoruz. Şimdiye kadar alınan tedbirlerle yurtdışı ile bağların tamamen kesildiğini düşünün. Bütün mor bağları silin.

Ardından yurtiçi seyahat yasağı ile şehirlerarası hatta mahalleler arası bağların tamamen kesildiğini düşünün. Bütün turuncu bağları da silin.

Sonra hastalık bulunan her noktanın bütün temaslarının da takip edildiğini, kuluçka noktalarının da çok sıkı tedbirlerle izole edildiğini de kabul edelim. Bütün kırmızı noktaları mutlak karantinaya alalım. Kırmızı noktaların mavi bağlarını silip onları da izole edin.

Aynı şeyi bütün yeşil noktalara da yapalım. Bu tedbirlerin hiçbirini %100 tam yapamayız ama varsayın ki yapıldı. Bu safhada bütün bilinen hastaları ve riskli grubu kurtardık, onlar hastalık bulaştırmayacak ve hastalık kapmayacaklar.

Ne kaldı geriye? Bütün siyah noktalar ve onların yakın komşularıyla yaptıkları mavi bağlar. Bu siyah noktaların bazılarında yarın birden hastalık çıkacağı belli. Çünkü şimdiye kadar her gün daha önce hastalık bulunduğu bilinmeyen yerlerde ilk kez hastalık görüldü. Siyah nokta kırmızı olunca bağlarını kesseniz bile bugüne kadar bulaştırıp durdu.

Şimdi kalan durumu, yani siyah noktaları ve onların sadece yakın temaslarıyla olan bağlarını çizelim. Şekil 2 deki durum ortaya çıkacak.

Siyahlar olası bulaşıcı noktalar ve mavi bağlar sokağa çıkma yasağı ilan edilmediği takdirde kırılmıyor.

Ne gösteriyor bu? Türkiye’nin bütün noktalarına kapıdan kapıya yayılarak hastalık bulaşacak. Unutmayalım ki memleketteki hane ve işyerlerinin büyük çoğunluğu siyah noktalar.

TÜRKİYE’NİN TAMAMI SIKI İRTİBAT HALİNDE

Sonuç: Yurtdışı ve yurtiçi hatta şehir içi ulaşım ve eşya gönderimini tamamen kesseniz, bilinen tüm hasta noktaları ve riskli noktaları tam karantinaya alsanız, bütün bu kısmi tedbirlerden sonra bile Türkiye’nin tamamı hala sıkı sıkıya irtibat halinde.

İnsanların bir kısmı zorunlu olarak bir kısmı keyfi olarak bir araya gelmeye devam ediyorlar. Siyah noktaların hangileri emin, kimler sağlam? Öncelikle zorunlu işlerde çalışanlarla, hastalık semptomu gösterenlere TEST YAPMAK, zorunlu siyah noktaları ağda bırakıp, bilinmeyen bütün siyahların ve yeni tespit edilen kırmızıların bağlarını kesmek lazım.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Sokağa çıkma yasağı olmazsa bu salgın şimdiye kadarki katlanma hızı ile devam edebilir. İnsanların sokağa çıkmamasını sağlamak için zorunlu durumdaki herkesi desteklemek ve korumak lazım.

Belirsizliklere rağmen, eldeki rakamlara bakarak bir kestirim yapabiliriz. Bugüne kadar ölü sayısı her 3 günde yaklaşık 2 kat arttı. 1 Nisan itibariyle toplam 277 can kaybettik.

15 günde can kaybı 2 üssü 5 = 32 kat artacak.
15 gün sonra toplam yaklaşık 277×32 = 8864 can kaybetmiş olacağız.

Toplam ölüm/toplam hasta sayısı oranı şimdiki gibi olursa
15 gün sonra toplam hasta sayısı yaklaşık 15.679 x 32 = 501.728;
15 gün sonra (kayıtlı) 500 bin kadar hastamız olacak.

Her gün beklemenin bedeli ve vebali büyük.

Hasta sayısı sağlık sisteminin kapasitesini aşarsa, ekonomi de toplum da çok daha büyük bir felaketle karşılaşacak.

Sokağa çıkma yasağı olmazsa, aynı İtalya, İspanya ve ABD’de yaşandığı gibi çok büyük vaka ve ölüm sayıları riskini alıyoruz.”

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı