AnalizGündem

Korona günlerinde unuttuğumuz göçmenler

Sencer Başat yazdı...

“Ekmek. Tertemiz bir gökyüzü. Barışın egemenliği.

Bir yerlerde şarkı söyleyen bir kadın sesi,

pişen yemeklerden tüten duman gibi her yeri saran bir melodi…

Güvenli yerler -yürekler, evler ülkeler- öylesine güvenli ki,

en sonunda artık güvenli sınırlara gerek kalmamış…”

(BM 4’üncü Dünya Kadınlar Konferansı Kapanış Bildirisi, 4-15 Eylül 1995 Pekin/Çin)

Sınırlar açıldı, ilk açıklama Avrupa Birliği’nden geldi. Türkiye’nin yaptığı sığınmacı anlaşmasına sadık kalınmasını beklediklerini belirttiler. Birleşmiş Milletler, uluslararası topluma Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye’ye verilen desteğin sürdürülmesi ve artırılması çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) bürosu ilk günlerde, kendilerine bu konuda bir bilgilendirme yapılmadığı ve sınırlarda gözle görünür bir hareketlilik tespit etmedikleri açıklamasını yaptı.

KRİZDE ÜÇÜNCÜ HAFTA BİTTİĞİNDE

20 günü geriye bıraktığımızda yaşanan gelişmeler, büyük bir insanlık ayıbı olmak üzere gözümüzün önündedir. Ölü ve kayıp göçmen sayısı 10’u geçmiştir. Göçmenlere şiddet uygulayan Yunanistan’ın aleyhinde dava açmak üzere, Barolar Birliği AİHM nezdinde şikâyete karar vermiştir. New York Times Yunanistan’ın düzensiz göçmenleri gizli merkezlerde tutarak geri gönderdiğini belirtmiştir. 18 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasının zorlukları ortaya çıkmıştır. Sınır bölgelerinde; gazetecilerin, akademisyenlerin ve araştırmacıların engellendiği haberleri gelmektedir. Belki de en üzücü olanı Avrupa Birliği ülkelerinin göçmenlere para teklif ederek ülkelerine dönmelerini önermeleridir.

DÜZENSİZ GÖÇMENLER VE İNSANİ YARDIM LOJİSTİĞİ

Düzensiz göçmenlere verilen ve dağıtımı yapılan malzemelerin çoğunluğu temel ihtiyaç malzemesidir. Temel ihtiyaçlar yaşamı sürdürmek için sürekli ve yeterli miktarda sağlanması gereken malzemeler ve hizmetlerden oluşmaktadır. Bu sayede yardıma en fazla ihtiyacı olan ve hassasiyeti yüksek olduğu değerlendirilen kişilere yardım götürülmesi hedeflenir. Düzensiz göçmen ailelere; gıda, su ve sağlığa uygunluk paketlerinin dağıtılması da bu kapsamda değerlendirilir. Ayrıca duş, tuvalet ve barınma amaçlı konteyner tedarik edilmesi gibi hizmetlerle birlikte; su, sağlık koruma ve sağlığa uygunluk (WASH) koşullarının iyileştirilmesi de aynı çerçevede programlanır.

Her türlü yardım malzemesinin dağıtımı, büyük kaynaklar gerektirdiğinden, düzensiz göçmenler için çalışan fonlayıcılar kaynakların etkin ve verimli kullanımına özen gösterir. Sağlanan hizmet ve dağıtılan malzeme yönetiminde dikkat edilmesi gerekenler şöyledir:

  • Güvenirlik,
  • Şeffaflık,
  • Rekabet,
  • Objektiflik,
  • Hesap verilebilirlik.

Yardım dağıtımı ve sosyal destek çok hassas bir konu olduğundan, fon ve kaynak sağlayıcıların doğrudan denetiminde bulunduğundan; faydalanan düzensiz göçmenler hakkındaki bilgilerin doğru ve güncel olması önemlidir. Bahse konu bilgileri doğru analiz etmek, ihtiyacı doğru belirlemek ve danışmanlıkları yönlendirmek, doğru projeleri geliştirmek adına kaynakları etkin ve etkili kullanmak da sosyal yardımların ve insani yardım lojistik desteğinin diğer yönüdür.

İnsani yardım malzemesinin dağıtımı ve lojistik destek faaliyetlerinde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler şöyle sıralanabilir:

  • Belirli merkezlerde depodan veya ofisten toplu dağıtım,
  • Hane bazında belirlenen ailelere yapılan evde yardım,
  • Bölge ve mahalle bazında dağıtım,
  • Aracı kurumlar yardımıyla yapılan dağıtım,
  • Posta yoluyla yapılan yardım.

Düzensiz göçmenlere yapılan her dağıtım biçiminin özellikleri; yardım yapılan grubun yapısına, dağıtım yapılan yerin coğrafyasına, çevredeki güvenlik hususlarına ve yapılan yardımın çeşidine göre değişmektedir. Bu nedenle bir proje veya program sürecinde farklı çeşitlerde yardım faaliyeti bulunabilir. Aynı yardım malzemesi farklı yerlerde farklı birimlerce farklı gruplara farklı şekillerde dağıtılabilir. Edirne’de yapılan yardımlar yukarıda belirtilen maddelerden ilk yönteme uygun olarak dağıtılmaktadır.

EDİRNE’DE YARDIM MALZEMESİ DAĞITIMI

Edirne merkezli olan insani yardım malzemesi dağıtımı da yukarıda bahsedilen ilkelere ve standartlara uygun olarak zaman kaybetmeden başlamıştır. İnsani yardım kuruluşları ve sivil toplum platformları, ilk depoyu sınır açıldıktan 2 gün sonra 29 Şubat günü kiralamış ve 01 Mart tarihinde işlevsel hale getirmiştir.

İnsani yardım malzemesi depoları, genelde Edirne’den 5-7 km. uzaklıktaki transit depolardan oluşuyor. Bu yönüyle tedarik zinciri yönetimi başarılı bir şekilde devam ediyor. Ulaştırma, tahmil-tahliye ve dağıtım standartları yüksek, yakın mesafelerde hızlı dağıtım sistemiyle ve sivil toplum platformları sayesinde düzenli yürütülüyor.

İlk çadırlar Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile AFAD tarafından kurulmuş ve mevcut haliyle çadırların yönetimi AFAD koordinesinde bulunuyor. Kızılay kısa bir süre yardım faaliyetlerinde bulunmuş ve sahadan ayrılmış. Özellikle Uluslar arası Göç Örgütü (IOM) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ilk lojistik faaliyete başlayan örgütler. IOM ilk günlerde; su, hijyen kiti ve eşofman getirerek sivil toplum örgütleri yardımıyla malzemeleri dağıtmış. UNICEF ise bugün itibarıyla yaklaşık 150 kalem çeşidindeki yardım malzemesini stoklayan bir depodan günde binlerce malzemenin dağıtımı yapıyor ve açtığı depoyu kapatmamayı planlıyor.

Sığınmacı ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) konuyla ilgili en geniş koordinasyonu sağlayan sivil toplum platformu. Bahse konu depolardan birinde su ve temel içecek ve gıda malzemeleri, her türlü kışlık giyecek, battaniye, temizlik/dezenfektan malzemeleri ve kadınlara/çocuklara yönelik hijyen kitleri bulunduruyor. Depoya haftada 3 veya 4 kere yardım malzemesi geliyor. Günde en az 2 kez dağıtım yapılıyor. Sabahları içecek ve gıda, öğlenleri giyecek ve temizlik malzemeleri.

Önümüzdeki günlerde akıllara gelen en önemli soru ise devam eden insani yardımın koronavirüs salgınından nasıl etkileneceği.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı