AnalizGündem

Korona, yaş almış insanlarımız ve umut…

Dr. Semih Dikkatli yazdı...

“Neyse ki yaşlıymış zaten ölecekmiş, yeter ki gençlere bir şey olmasın” mantığı hem yanlış hem eksik hem de iğrençtir.

Neden?

Yaşalmış insanlarımız toplumsal hafızamızdır. Bu krizden çıktıktan sonra yol almamızı sağlayacak olan onların bilgi, görgü ve tecrübesidir.

Çocuklarımızı ahlak, özveri, insan ve vatan sevgisi dolu olarak onlar yönlendirecek ve yetiştirecektir. Bu nedenle onlara ihtiyacımız var.

Tıp gibi bazı özel alanlarda 90 yaşına kadar öğrenci yetiştiren değerli hocalarımız var, sanatın tüm dallarında ileri yaşlarda yaratılarına devam eden sanatçılarımız var, spor adamlarımız, öğretmenlerimiz var ve bunların kaybını bir yaşlı öldü diye geçiştiremezsiniz çünkü onların kaybı ülkenin tıp, sanat, eğitim, spor hayatı tarihinde derin bir çukur oluşturur.

Hiç okumamış ama bilge neneleriniz, dedelerimiz var bizim. Sevme konusundaki tecrübeleri hangimizde var. Hangimiz onların çektiği aşk acısını çektik, türküler yaktık, ağıtlar söyledik. Onların insan ve Tanrı sevgisindeki saflık şimdi kimde var. Bu saf sevgiyi aşkı kaybedersek, çocuklarımız bir daha gerçek bir sevgiye rastlayabilecek mi?

Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Uğur Mumcu, Gaffar Okan, Deniz Gezmiş, Abidin Dino, Mazhar Osman, Can Bartu, Metin Oktay, Refik Saydam yaşasaydı şimdilerde korumaz mıydık onları ki şimdi de korunması gereken çok önemli değerlerimiz yok mu? (Bence yaşalmış her insanımız ayrı bir değer o da ayrı bir konu)

Yaşalmış insanlarımızın bildiği ve ölümleriyle kaybolup gidecek, türküleri, ağıtları, ninnileri, deyişleri, atasözlerini, yerel ağızları bir daha bulamazsak ne olacak kültürel zenginliğimiz?

O insanların yaşaldıkça sahip oldukları bilgeliğin yüzde biri biz de var mı ki, “neyse ki ölen yaşlıymış” diye bir kolaycılığa kaçıyoruz.

Öylesine kötü, şiddet dolu, ahlaktan yoksun bir orta nesiliz ki aslında, -ki kimse kusura bakmasın- virüs belki de bizim ne mal olduğumuzu biliyor. Belki de bir bilinci var virüsün, doğanın vermiş olduğu bir karar var kim bilir? Tecrübelerimizi, aşklarımızı, geçmişimizi, insan sevgimizi, ahlakımızı yaşalmış insanlarımızı bizden alarak iyice yok ediyor. Belki plan bu, böylece ahlaktan, sevgiden yoksun, paylaşmayı bilmeyen, şiddet dolu bu toplumun yok olmasını sağlamış olacak… Şu günlerde bu krizden faydalanlar, ahlak yoksunu çıkarcılar, istifçiler, karaborsacılar, yalanlarla halkı kandıran komplo teorisyenleri, gözü paradan başka bir şey görmeyen para babalarının ve onlarla iş tutanların virüsten daha tehlikeli olduğunu, yaşalmış insanlarımız gittikten sonra anlayacağız belki de…

Virüs böylece kırdıracak belki insanı insana ve geride çocuklar, ergenler ve doğa kalacak… Dünya yeniden kurulacak ve doğa bir daha deneyecek insanı bu çocuklarla…

Belki topluca yok oluruz ve geride kalan çocuklar Nuh’un Gemisi’ne kaptan olurlar. Umarım bizim yaptığımız hataları yapmazlar…

Ya da sahip çıkacağız yaşalmış insanlarımıza, onlara ve tecrübelerine, aşka, sevgiye, ahlaka daha çok şans vereceğiz ve doğa affedecek bizleri…

Bir sınavdan geçiyoruz, ya sahip çıkacağız hayata ya da yok olacağız er ya da geç…

Ben umutluyum, bu virüs birçok kişiye ders oldu.

Artık iyileşme; ahlakla, sevgiyle, saygıyla, aşkla yani yeniden insan olmakla gelecek…

Umutluyum…

Etiketler

Bir Yorum

  1. Semih Bey kardeşim yüreğinize kaleminize sağlık. Önemli bir konuyu dile getirdiniz. .sağolun. .İnternette her tarifi bulduğunu zanneden gençer turşunun tarhananın Salça nın lezzetini çok arayacaklar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı