Köşe Yazıları

Metin İyidil savaşının arka planı

Hukuk, siyaset, futbol, iş dünyası, asker…

Tüm bunları ilgilendiren ve her şeyi karmakarışık bir hale sokan olay yaşandı dün.

NE OLDU?

Eski Korgeneral Metin İyidil yargılandığı 15 Temmuz EDOK davasında, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı.

Kararı Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi vermişti.

Dosya İstinafa gitti, 20. Ceza Dairesi zıt bir karar vererek, “işlenmiş sabit bir suç” olmadığına hükmetti ve İyidil hakkında beraat kararı verdi.

Yerel mahkemenin kararını da bozdu.

Doğal olarak İyidil tahliye edildi.

Artık özgürdü İyidil, hatta mahkeme kararına göre “tertemiz”di. İstinaf kararı vermişti.

Ancak karara Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığınca itiraz yapıldı ve 21. Ceza Dairesince dosya incelendi ve İyidil hakkında önce gözaltı sonra tutuklama kararı verildi.

Fakat burada garip bir durum var.

  1. Ceza Dairesinin, İstinaf 20. Ceza Dairesinin vermiş olduğu karara itiraz etme hakkı yok! Yani berat kararı verilmişse, bu dairenin bunu bozma yetkisi olmadığı gibi, beraat etmiş birisini de durup dururken tutuklayamaz.

Olmaz denilen şey oldu!

Kararı veren istinaf hâkimleri görevden alındı, başka illere sürüldü.

Bütün bunların hepsi birkaç saatte oldu.

Hatta Nihat Özdemir’in oğlu, gelini ve Metin İyidil’in avukatı Abdullah Kaya gözaltına alındı, sonra serbest bırakıldı.

Ortada büyük bir hukuk garabeti var.

Ve bu asla kabul edilemez.

METİN İYİDİL KİMDİR, BU SAVAŞ NE ZAMANDAN BERİ VAR?

Peki, kimdir bu Metin İyidil de hakkında verilen kararlarla tüm hukuki içtihat yerle bir olabiliyor?

Belki Türk milleti bilmez ama Türkiye’nin en hassas konularından birinin kahramanıdır Metin İyidil.

Aslında bu bir savaş. Yaklaşık 15 Temmuz darbesinden bu yana devam eden bir savaş.

Bu yaşanan olaylar da, savaşın ilk kez halkın gözünün önündeki tezahürü.

Hâlbuki daha öncesinden bu konu o kadar çok kişinin gündemindeydi ki…

Metin İyidil, müteahhit Nihat Özdemir’in kayınbiraderi.

TSK’daki görevinin çoğunu Ankara’da geçirmiş.

FETÖ’nün en güçlü olduğu dönemde en kritik yerlerdeydi ve Personel Başkanlığı görevindeyken de tüm FETÖ’cülerin terfilerinde payı vardı.

Birçok kişi İyidil’in bir FETÖ’cü olmadığını söylese de, FETÖ’nün yolunu açmış, onlarla işbirliği yapmış olduğunu vurgular.

Darbe günü de darbeye direkt müdahil olduğuna dair konu da çok tartışma konusudur. O nedenle davası farklı bir şekilde görüldü.

İyidil 2008 yılında 3. sıradan Tümgeneral olmuştu.

2012 yılında da 1. sıradan Korgeneral yapılmıştı.

Kimse FETÖ’ye yakın olduğunu düşünmediği için hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, hem Hulusi Akar’ın hem de Aziz Yıldırım’ın kendisi hakkında referans olduğu bile konuşulur.

İyidil suçlu mudur değil midir buna hukukçular karar verir” derdim ama buna onlar bile karar veremiyor. Neden mi?

Çünkü bu işte para dönüyor…

SAVAŞ NASIL YAŞANIYOR?

Bu işten iş dünyası yararlanacak…

Bu işten birileri kendilerini aklayacak, birileri kendilerini yükseltmek için yol açacak…

Bakın, 15 Temmuz 2016 sonrası, Metin İyidil’in “tutuklanacaklar” listesinde ismi yoktu. İyidil’in isminin gizli bir el tarafından oraya konulmadığı konuşulduğu gibi, birilerinin listeye ısrarla İyidil’i koymaya çalıştığı da konuşuldu.

Bu “savaşta” kazanan, İyidil’in ismini koyduranlar oldu.

Sonra ne mi oldu?

Savaş başka yerlere sıçradı.

Birileri İyidil’in suçlu olduğunu ispatlamak için deliller toplamaya çalışırken, birileri de İyidil’in suçsuz olduğunu göstermek için delil aramasına girdi.

Bu işe ne “kodaman” adamlar dâhil oldu bir bilseniz!

DÖNEN DÖNENE

Kimisi iş adamıydı, kimisi asker, kimisi emniyet personeli, kimisi gazeteci, kimisi hukukçu, kimisi siyasetçi…

Saymakla bitmez!

Türkiye adeta, “İyidil suçlu olduğu için mi içeride, yoksa birileri istediği için mi içeride” sorusunu soruyordu.

Bu süre zarfında, yazılarını değiştiren gazeteciler, ifadelerini değiştiren tanıklar, suç duyurularını geri çeken askerler, “Ya ben suçlu biliyordum meğersem masummuş” diyenler, “Ya ben masum biliyordum, meğersem suçluymuş” diyenler, yeni suç duyurusu yapan kişiler…

Dedik ya, savaş büyüktü.

NİHAT ÖZDEMİR’İN DOSTLARI VE DÜŞMANLARI

Nihat Özdemir, belli ki İyidil ismini önemli kılan en kritik kişiydi.

Eşini yeni kaybetmiş ve İyidil de eşinin kardeşiydi.

Bu süre zarfında Nihat Özdemir kendisini biraz spordan uzaklaştırdı fakat gitmeden Fenerbahçe’nin CAS davasını Fenerbahçeliler istememesine rağmen geri çekti.

Sonra kayıplara karıştı, her şeyden uzaklaştı. Tabii ki şirketinin aldığı ihalelerden dolayı inşaatlarına devam ediyordu.

Ama sonra ne olduysa Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı oldu.

Kimileri de Nihat Özdemir ve sahibi olduğu LİMAK’ı bitirmek istiyordu.

İhale savaşları buraya da yansımıştı. “Özdemir’in akrabasının darbeci olması ve tutuklu olması, pastadan pay almasına engel olur mu” diye düşünenler de vardı.

Savaşın içerisinde iş dünyası da vardı.

Siyaset ise başı çekiyordu.

Ama her şeyden önce para konuşuyordu.

Süreç bu şekilde ilerledi.

2020 yılına geldiğimizde…

… ve ilk kez halkın gözünün önünde bu savaş kendini gösterdi.

Hukuk resmen yerle bir edildi.

Bir yerel mahkeme İyidil’e ağırlaştırılmış müebbet verdi.

Kararı veren hâkimler ödüllendirildi.

İstinafta da tam zıttı karar çıktı, İyidil beraat etti.

Bu kararı veren hâkimler ise cezalandırıldı.

Şimdi hukuki olarak beraat etmiş İyidil hukuksuzca tutuklanmış oldu. Kararın hukuksuz olduğunu söylemiyorum, istinafın vermiş olduğu karara itiraz yetkisinin 21. Ceza Mahkemesinde olmadığını söylüyorum.

İYİDİL KAÇACAK MIYDI?

Soru şuydu:

Metin İyidil kaçacak mıydı?

Böyle bir şüphe vardı da, bu nedenle mi hukuk beklenmeden harekete geçildi?

Bilemem, her şey olabilir.

Ama garip olan bir başka şey de, Nihat Özdemir’in oğlu, gelini ve aynı zamanda Aziz Yıldırım’ın da avukatlığını yapan Abdullah Kaya’nın gözaltına alınmış olması.

Gerekçe çok komik: “İyidil’i bulamadık.”

Yani o kadar komik ki, bir düşünün sizin bir dayınız var.

Hakkında gözaltı kararı var. Bakıyorlar eve bulamıyorlar.

Bulamadıkları için de sizi, eşinizi ve dayınızın avukatını da gözaltına alıyorlar?

Olacak iş mi bu?

Birileri gerçeği söylesin!

Kimse bu gerekçeyle gözaltına alınmaz!

Birileri yine bize hukuk öğretsin. Şimdi ne olacak? Hukuk bu işin neresinde?

PARA KONUŞACAK

Ve son bir konu daha…

Verdiği karara göre ödüllendirilen veya cezalandırılan bir hâkim bundan sonra nasıl karar verecek?

Ya da bir “darbeciye” beraat veren hâkimler sürülüyorsa, sürüldükleri yerde de bir FETÖ’cüyü kurtaramaz mı? O hâkimlere nasıl güvenilecek?

İş çığırdan çıkmış durumda.

Çözmek çok ama çok zor.

Sanırım bunu yine çözse çözse para çözecek! Parası çok olan kazanacak!

Hukuk ve millet yine kaybedecek!

 

 

Etiketler

8 Yorum

  1. Tuz koktu resmen. Bu kokuşmuşlukla ülkeye hukuk nasıl geri gelecek? Allah sonumuzu hayır etsin.

  2. akp miş gibi yapıyor erdem bey hala bu ülkede emperyalizmin kalesi siyasal islamdır siyasal islamın tabelasıda belli

  3. Generaller beni ilgilendirmez. Sadede gelelim… Türkiyede hiç kimse kırk yıl boyunca saman altında su yürütemez . Herkesin herşeyden haberi var. Gülen Cemaati Devlet projesidir.(Cevdet Sunay, 1960 tan sonra, liselerde maneviyatçı gençler yetiştirmek için İmam-Hatip Okulları açacağız, demişti…) Ecevit bile desteklemiştir. Şimdi pardon demek boştur. Biraz da Natocu ile Avrasyacıların kapismasiymış. Cemaat dahil, kimse masum değil. Bence, âdil olarak dağıtılması gereken görevler, beyaz Türklere verilmesinden dolayı otomatik olarak ihkak-ı hak olmuştur. İç ve dış güçler sadece sebep olmuştur. Cenab-ı Allah cc. bir olayı yaratmak istediği zaman onun şartlarını daı yaratır. Vesselam.

  4. TSK’daki görevinin çoğunu Ankara’da geçirmiş.FETÖ’nün en güçlü olduğu dönemde en kritik yerlerdeymiş. Personel Başkanlığı görevindeyken de tüm FETÖ’cülerin terfilerinde payı varmış. 2012 yılında da 1. sıradan Korgeneral yapılmış.
    M.İyidil FETÖ’ye hizmet etmeden o en kritik görevlerde tutulmazdı…

  5. Darbe gecesi düğüne cagirmislarmi.pasivize etmişlerdi
    Esir almışlardı.silah dogrultmuslarmi.bunada tatbikat bar demislermi. Feto buna tezgah kurmuş mı.dinlemismi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı