Milli Mücadele'nin 'Ateşten Gömlek' giyen mücadeleci ismi: Halide Edip Adıvar

Milli Mücadele'nin yurda yayılması için çaba gösteren Halide Edip Adıvar, 58 yıl önce hayatını kaybetti.

Milli Mücadele'nin 'Ateşten Gömlek' giyen mücadeleci ismi: Halide Edip Adıvar

II. Meşrutiyet’in ilanı ile yazarlığa başlayan Adıvar, yaşamı boyunca 21 roman, 4 hikaye kitabı, 2 tiyatro eseri, çeşitli inceleme ve çevirilerle Türk edebiyatının en çok eser veren yazarları arasında yer aldı. Halide Edip Adıvar, 1884'te Sultan 2. Abdülhamid Han'ın Ceyb-i Hümayun katibi Selanikli Mehmed Edip Bey ile Fatma Bedrifem Hanım'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Usta yazar, annesinin vefatı üzerine, çocukluğunu "mor salkımlı evde", anneannesiyle büyükbabasının yanında geçirdi.

Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ndeki eğitimini yarıda kesen yazar, özel hocalardan Arapça, İngilizce, Fransızca ve müzik dersleri aldı. Halide Edip Adıvar, İngilizce öğretmeninin teşvikiyle John Abbot'un "Mother" isimli kitabının çevirisini yaptı. Mahmut Esat Efendi'nin düzenlemesiyle "Mader" adıyla basılan eser, Halide Edip'e, Sultan Abdülhamid tarafından "Şefkat Nişanı" verilmesini sağladı.

Lise eğitimine 1899'da yeniden başlayan başarılı edebiyatçı, 1901'de mezun oldu, aynı yıl matematik dersleri aldığı Salih Zeki Bey'le evlendi. Bu evlilikten Ayetullah ve Hikmetullah Togo isminde 2 oğlu dünyaya geldi. Tevfik Fikret yönetimindeki Tanin gazetesinde "Halide Salih" imzasıyla yazılar yayımlayan Adıvar, daha sonra Resimli Kitap, Yeni Tanin, Şehbal, Musavver Muhit, Mehasin ve Resimli Roman'da yazdı. Yazıları nedeniyle tehditler alan usta edebiyatçı, 31 Mart olayları sırasında öldürüleceği endişesiyle Mısır'a gitti.

Halide Edip Adıvar, 1909'da yurda döndükten sonra yazılarına devam etti, 1910'da ise Eşi Salih Zeki'den ayrıldı.

İŞGALE KARŞI YAPTIĞI KONUŞMALARLA HALKI ETKİLEDİ

Maarif Nazırı Sait Bey'in teklifiyle kız öğretmen okullarında öğretmenlik ve vakıf okullarında müfettişlik yapan usta kalem, İstanbul'un arka mahallelerini gözlemleyerek "Sinekli Bakkal" romanını yazdı. Adıvar, Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura'nın yazılarından etkilendi.

Balkan Savaşı sırasında, ilk kadın derneği Teali-i Nisvan Cemiyeti'ni kuran yazar, Lübnan, Beyrut ve Şam'da okulları düzenleyip açmak üzere Suriye'ye gitti. Adıvar, 1918'de Suriye'deyken babasına verdiği vekaletnameyle Dr. Abdülhak Adnan Adıvar ile evlendi.

İzmir'in 15 Mayıs 1919'da işgal edilmesi üzerine düzenlenen Fatih, Üsküdar ve Sultanahmet mitinglerine konuşmacı olarak katılan Adıvar'ın, özellikle Sultanahmet mitinginde sarf ettiği, "Bu tarihi, bu muazzam meydanda zafer alayları yapan kahraman ecdadımızın ruhları karşısında, dünyanın bir başından bir başına at süren o na-mağlub erlerin gazapları karşısında başımı kaldırıyor ve diyorum ki; ben Türk ve Müslüman tarihinin bedbaht bir kızıyım. Eskileri kadar kahraman fakat bedbaht yeni milletin de bedbaht bir anasıyım. Bu yeni millet namına, ulu ecdadımızın ruhları önünde başımı eğip yemin ediyorum. Bugün kolları kesilmiş Türk milletinin geçmiş günlerdeki kadar cesur bir ruhu var. Yemin ediyorum ki göğsünü adalet ve insaniyetten alan ecdadımın ilahi namusuna hıyanet etmeyeceğiz." sözleriyle halkı etkiledi.

Yahya Kemal Beyatlı, meydanlardaki Halide Edip'i şöyle anlatmıştı:

“O günlerde İstanbullular Halide Edib’i, altı minareden kopan tekbir sesleri ortasında, bir ıztırap timsali gibi siyahlar giyinmiş gördüler. O meydanda o topluluk, o siyah bayraklar, o siyah giyinmiş ıztırap timsali ve onun canlı sesi İstanbulluların kalbinde son hâtıra gibi hakkedilmiş duruyordu.”

Halide Edip Adıvar, ayrıca Büyük Mecmua ve Vakit'teki yazılarıyla işgale karşı direnişin gelişmesine katkıda bulundu. Anadolu'ya gizlice silah kaçırma işinde de görev alan yazar, 1920'de eşiyle Anadolu'ya geçerek Milli Mücadele'ye katıldı. Gazeteci Yunus Nadi (Abacıoğlu) ile sohbetlerinde Anadolu Ajansının kurulması fikri ortaya çıktı. Adıvar, 5 Nisan 1920'de, ajans konusunda Mustafa Kemal Paşa ile Ankara'da, bugünlerde müze olarak kullanılan istasyon binasında yaptıkları görüşmeyi, "Türk'ün Ateşle İmtihanı" adlı eserinde şöyle anlatmıştır:

"Yunus Nadi Bey'le yolda konuştuğumuz ajans sorununu M. Kemal Paşa'ya açtım. Yunus Nadi Bey'le buna, 'Anadolu Ajansı' olarak başlamayı konuştuğumuzu anlattım. İsteklerimiz, bu ajans haberlerini, telgrafhanesi olan her yere göndermek ve olmayan yerlerde de camilere ilan halinde yapıştırmaktı."

Bu konuşmaların ardından 6 Nisan 1920'de Anadolu Ajansının kuruluşu gerçekleştirildi.

14 YIL YURT DIŞINDA YAŞADI

Sakarya Savaşı sırasında onbaşı olan yazar, 1921-1922'de Tetkik-i Mezalim Komisyonu'nda Yunan ordusunun çekilirken bıraktığı hasarı ve halka yaptığı zulümleri raporlaştırdı. Adıvar'a, savaş sonunda "Çavuş" rütbesi verildi. Bu dönemde yaptığı gözlemlerle "Ateşten Gömlek", Vurun Kahpeye" romanları ile "Dağa Çıkan Kurt" hikaye kitaplarını yazdı.

Anılarının bir kısmını "Türk'ün Ateşle İmtihanı" eserinde kaleme alan yazar, cumhuriyetin ilanından sonra Akşam, Vakit ve İkdam gazetelerinde yazdı. Bu arada Cumhuriyet Halk Fırkası ve Mustafa Kemal Paşa ile siyasi fikir ayrılıkları yaşadı.

Takrir-i Sükun kanununun kabul edilmesiyle tek parti dönemi başlayınca, kocası Adnan Adıvar ile Türkiye'den ayrılarak 1926'da İngiltere'ye giden Adıvar, 1939'a kadar, 4 yıl İngiltere'de, 10 yıl Fransa'da yaşadı.

Unutulmaz yazar, yurt dışında yaşadığı dönemde kitap yazmayı sürdürdü, Türk kültürünü dünya kamuoyuna tanıtmak amacıyla pek çok ülkede üniversitelerde konferanslar verdi.

Yazarın en ünlü eseri Sinekli Bakkal'ın İngilizcesi "The Daughter of the Clown" 1936'da yayımlandı. Roman aynı yıl Türkçe olarak Haber gazetesinde tefrika edildi. Eser, Türkiye’de en çok baskı yapan romanlardan biri oldu.

Eserlerinde kadının eğitilmesine ve toplum içindeki konumuna özellikle yer veren, kadın haklarını savunan Adıvar'ın birçok kitabı sinema ve televizyon dizisine uyarlandı.

Adıvar, ayrıca İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat profesörü olarak görev yaptı, İngiliz Filoloji Kürsüsü Başkanlığı'nı üstlendi, 1950’de ise milletvekili olarak TBMM’ye girdi.

Hayatı boyunca genç Cumhuriyet'in gelişmesi için gayret gösteren, kendisini edebiyata veren Halide Edip, 9 Ocak 1964'te hayatını kaybetti.

ESERLERİ

Roman; "Heyula" (1909), "Raik’in Annesi" (1909), "Seviyye Talip" (1910), "Handan" (1912), "Son Eseri" (1913), "Yeni Turan" (1913), "Mev'ud Hüküm" (1918), "Ateşten Gömlek" (1923), "Vurun Kahpeye" (1923), "Kalp Ağrısı" (1924), "Zeyno'nun Oğlu" (1928), "Sinekli Bakkal" (1936), "Yolpalas Cinayeti" (1937), "Tatarcık" (1939), "Sonsuz Panayır" (1946), "Döner Ayna" (1954), "Akile Hanım Sokağı" (1958), "Kerim Usta'nın Oğlu" (1958), "Sevda Sokağı Komedyası" (1959), "Çaresaz" (1961), "Hayat Parçaları" (1963)

Hikayeleri: "Harap Mabetler" (1911), "Dağa Çıkan Kurt" (1922), "İzmir'den Bursa'ya" (1963), "Kubbede Kalan Hoş Seda" (1974)

Anıları: "Türk'ün Ateşle İmtihanı" (1962), "Mor Salkımlı Ev" (1963)

Oyunları: "Kenan Çobanları" (1916), "Maske ve Ruh" (1945)

Halide Edip Adıvar, ayrıca George Orwell'in Hayvan Çiftliği, Shakespeare'in Hamlet gibi önemli eserlerini de Türkçeye kazandırdı.