Köşe Yazıları

‘Mucize doktor’u tanıyanlara sordum: Nasıl bilirdiniz?

 

Sesli makale için ⇓

“Üstleri çıplaktı…

Deri eldiven takmışlardı…

70-80 kişilerdi ve cinsel organlarını çıkarmışlardı…

Annenin üzerine işediler…

Bebeği fırlatıyorlardı…”

Malum bir Cuma günü videoları yayınlanacak olan Kabataş görüntülerinin, pardon yalanlarının, ayrıntılarını Türkiye ondan öğrenmişti!

Dönemin hızlı Erdoğancısı, şimdinin Davutoğlucusu…

Elif Çakır’la başladı yine yalan dolan…

Sırayla seslendirdiler.

Kampanya hazırdı.

Zaten aylarca Youtube ve diğer mecralardan mağduriyetler (!) anlatıyorlardı.

Baktılar koronavirüs geldi… Devreye girdiler yine bir virüs gibi…

Elif Çakır’ın yazısına sessiz kalmayan biri çıktı sonra:

“PKK ve FETÖ Mağdur Kolları Başkanı” HDP’li Ömer Gergerlioğlu.

Kendisi hayatını FETÖ ve PKK tutuklularına ve KHK’lılara adamış biri. Sorsan tüm tutukluları savunur. Ama Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde hapis yatanları cezaevinin derinliklerine gömme hayalleri gören bir milletvekili olduğunu da bilmeyenlere söyleyelim.

Hepimiz evlere sığınmışız. Toplum sağlığı tehlikede, Türkiye’nin ekonomisi ve yaşlı nüfusu tehlikede… Ama bunların görevi sözde mağdur KHK’lıları kurtarmakta.

Hemen arkasından sanki düğmeye basılmış gibi, sosyal medyadan FETÖ destekli hesaplar bastırdı sonra.

Gazeteci olsanız neredeyse PKK ve FETÖ referansıyla çalışabileceğiniz Euronews bir söyleşiyle destek verdi.

Arkasından FETÖ’nün Dankek’i Emrullah Uslu…

Sonra gazeteci Şaban Sevinç…

Adem Yavuz Arslan…

Tek tek ismini saymayacağım… FETÖ’nün en azılı sosyal medya hesapları…

Başka?

Kumpasların azılı savunucusu Nihal Bengisu Karaca…

Sonra?

Ahmet Davutoğlu…

Başka?

Kemal Kılıçdaroğlu…

Neymiş?

Koronavirüs uzmanıymış, berat etmiş, bir iki güne aşı bulurmuş ama KHK ile görevden alınmış, yeniden iadesi istenmeliymiş!

Baktık ki millet çıldırmış! Umut ışığı gözlerde. Kurtarıcı gelmiş gibi…

“Şaka olmalı” dedim.

Muhalif medyayı görünce operasyonun derinliğini daha iyi anladım. Zil takıp oynadılar adeta. Gerçekten mağdur olan KHK’lılar değil, mağdurmuş gibi gösterilen KHK’lılar sevinç çığlıkları attı.

Türkiye değişen uluslararası sistemde ülkesini hatırı sayılır bir yere koymak ve ekonomisini ayakta tutmak için ne yapılabilir diye düşünecekken, ülke ve millet koronavirüs ile savaşırken bunların derdi KHK’lıları kurtarmak oldu.

Dünyayı kurtaracak aşıyı bulacak olan muhteşem (!) doçent gibi onlarca KHK’lı sağlık çalışanı varmış, onlar da sisteme dahil olmalıymış! Kendileri de dönmek için çağrı yapmış.

Şimdi bu kişi yani Mustafa Ulaşlı koronavirüs dâhisi imiş!

Yazarken bile katlanamıyorum.

Dahi olduğundan falan değil, aşı falan da bulmayacak, resmen operasyon bu.

Türkiye’ye bir operasyon.

Hemen soralım. Diğer KHK’lılar ne olacak?

Yolları açılacak mı?

***

Çok değerli okuyucular…

Şimdi gelelim işin gerçeğine.

Mantığımızı çalıştıralım, soru cevap şeklinde gidelim.

KHK ile atılan sağlık çalışanları nerede?

Özel hastanelerde…

Peki özel hastaneler pandemi nedeniyle devletleşmedi mi kısa bir süre?

Evet.

Yani şu an bütün hastanelerde korona için çalışma yapabilir, insanlara destek olabilir misin?

Evet.

Peki neden bu arkadaşı illa devlet hastanesine almak istiyorsunuz?

Bu arkadaş madem bu kadar başarılıymış da neden özel hastanelerde çalışmadı?

Neden Avrupalılar, Amerikalılar böyle büyük bir dehayı göremedi?

Aklımızla dalga geçiyorlar. Mustafa Ulaşlı’nın devlet hastanesine dönmesiyle ne ilgisi var bu işin!

Kandırmaya çalışmayın milleti.

***

Devam edelim…

Deniliyor ki, Mustafa Ulaşlı masum! Beraat etti.

Yargılandığı konuyu bile bilmiyoruz ama araştırınca anlamamak için aptal olmak gerekir.

Birincisi bu şahıs Fatih Üniversitesi mezunu.

İkincisi ve garip olan, soralım bakalım… Bu arkadaş neden tivitır hesabını Haziran 2016 tarihinde açmış?

Peki neden ilk tivitini 16 Temmuz’da atmaya başlamış?

Açtığı andan itibaren neden bir anda kriptovari açıklamalar yapmış?

Sözde darbe karşıtıymış gibi davranan bu zatın, neden trol isimle hesap açtığını, geri döneceğini anladığında bu hesabını değiştirip gerçek ismiyle devam ettiğini kimse sormayacak mı?

Beraat ettiği söylenen, masum olduğu iddia edilen bir insan neden trol hesap açma ihtiyacı duyar?

Bu kişinin FETÖ ile irtibatı açık.

Peki nereden mi biliyorum?

Gaziantep’e gidin, sorun. “Mustafa Ulaşlı’yı 15 Temmuz 2016 tarihinden önce tanıyan herkese bir sorun bakalım.

Ne diyorlar?

Biz sorduk. Siz de sorun.

Onunla birlikte çalışmış olan kişilere, öğrencilerine ve en azından onunla küçük de olsa temasta bulunmuş kişilere sorduk.

Ne diyorlar biliyor musunuz?

Söylediklerini sıralıyorum:

“Herkes onu burada üst düzey FETÖ’cü bilir.”

“FETÖ’nün Gaziantep’teki beyin takımındandır.”

“Çok zekidir.”

“FETÖ bu kişiye çok yatırım yapmıştır.”

“ABD ve Japonyalarda okutmuştur.”

“Bu ve diğer FETÖ’cü arkadaşları Türk milliyetçisi ve Atatürkçü kim varsa üniversitede göz açtırmadılar.”

“Kendinden olmayanlara selam bile vermediler. Çok güçlülerdi, güçlülerin başında da bu isim vardı.”

“Özel yetiştirmedir.”

Ne dediler biliyor musunuz?

“Tıp alanındaki birçok bölüme cemaatçi olmayan kimseyi almadılar. Bu kişiye ne kadar talepte bulunulduysa da başarılı olunamadı. Türk milliyetçisi veya Atatürkçü olan tek bir isme bile yüksek lisans yaptırmadı bu. İzin vermedi.”

Ama olsun!

Kurtarıcımız o bizim!

İki güne aşı bulacak!

Korona uzmanı! Hepimizi, insanlığı kurtaracak!

İnsanlık düşmanı bir örgütün insanlığı kurtaracağına inanmak gibi bir şey bu.

Yalan söylüyorlar.

“Üstleri çıplak, deri eldivenli 70-80 kişi cinsel organını çıkarmış annenin üstüne işiyor, bebeği de fırlatıyorlardı” diyorlar.

Dalga geçiyorlar.

İşgale kalkışanlar hepimizi de öldürmenin zamanını kollar.

Bizi onlara değil, Türk hekimlerine emanet edin!

Etiketler

9 Yorum

  1. Koronayı takip ederken bu mevzuyu kaçırmışız, Mustafa Albayımın ve sizin yazınızla ilk defa öğrendim, üstelik koronalıymış da. Ahmaklık dedikleri. Her ne kadar bunların bu söylemlerinin kamuyoyunun kafasını bulandırmak gibi bir niyetleri olsa da, bence asıl gayeleri kendi tabanlarını ikna etme, bir arada tutma, onlara söylem geliştirme üzerine, mecra da twitter. Yoksa her söylemleri yalan, çarpıtma, bulanıklaştırma, hedef saptırma üzerine.

    Deri eldivenli 70-80 kişi mevzusunu komple kaçırmışım.

    Bu aşılar, odada düşünürken bir anda bulunan icatlar değil, bir ortam olacak, ekip olacak, ekipman olacak, yüzlerce deney gözlem yapılacak, iyileşenler, ölenler, biyolojik yapıları analiz edilecek, mevcut ilaçlar denenecek, mevcut kimyasalların virüse veya mücadele eden bağışıklık sistemine etkileri gözlemlenecek, çalışma örneklem üzerinden matematiksel olarak ortaya konacak bilim dünyası kabul edecek v.s. Ben biyoloğum, çok zekiyim, şimdi aklıma geldi bir proje yapıp tubitaka göndereyim yok böyle birşey, binlerce zeki insan dünyada uğraşıyor bu iş için, milyonlarca dolar arge bütçesine sahip laboratuvarlarda, onlarca yıllık birikimle. Ahmakça işte o kadar.

  2. Milleti bilgilendirme adına çok detaylı ve anlaşılır bir yazı. Virüse odaklanıp hainlerin faaliyetlerini görmeyelim diyenlere tabiri caiz ise “kapak” olmuş. Elinize sağlık.

  3. Sağlık bakanıyla o kadar samimiyski o hdp miletvekili teklif götürmüş demekki feto ile de iyi demekki . Ne iş..bu hdp
    Her yerde pkk yı savunuyor asker şehit ettiriyor diğer yandan akp ile ahşap çavuş olmaya calisiyor

  4. Keşke sorumlular sizi dinleyip kararlı mücadele etseler coronadan daha zararlı bu fetöcülerle.
    Emeğinize sağlık Erdem kardeşim.

  5. Adam tıp doktoru değil,biyologmuş. Sorarım herkese fetöcüler neden çoğunlukla biyolog ve kimya dallarını seçmişlerdir ? Vardır mutlaka şeytani bir planları ! Türkleri,Atatürkçüleri günü geldiğinde dünyadan silmek gibi bir plan ?

  6. Bu adam nerede şimdi,hangi özel hastahanede? Hastaları da tehlike altında ! Düşman ,sinsi ve hain bir doktor bakıyor kendilerine .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı