Siyaset Haberleri

‘PKK’yı kınayalım’ önergesi İzmir Belediye Meclisi’nde reddedildi!

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Karabağlar yangınıyla ilgili terör örgütü PKK'nın kınanmasına ilişkin verilen önerge reddedildi. Önergeye AKP, MHP ve İYİ Parti grupları kabul oyuna karşı, CHP grubu ret oyu verdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin eylül ayı birinci oturumu, Başkan Tunç Soyer başkanlığında yapıldı.

Toplantıda söz alan AK Parti Meclis Üyesi Erhan Çalışkan’ın, “Karabağlar ve Menderes bölgesindeki yangınları çıkaran eli kanlı PKK terör örgütü ve bu örgütü destekleyen tüm siyasi parti, kuruluş, kurum, sivil toplum örgütü ve basın organları ile bu örgütü kullanan uluslararası güçler ve yabancı devletleri İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi olarak lanetliyoruz.” metniyle kınanmasına ilişkin meclis gündemine sunduğu önerge görüşüldü.

CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu, Çalışkan’ın verdiği önergeye tepki gösterdi.

Tüm siyasilerin PKK terörünü lanetlediğini belirten Özuslu, “Orman yangını ile alıp başka bir noktaya doğru götürmenin ne orman yangınına faydası var ne bu meclise ne de bizim devletimizin PKK ile yaptığı mücadeleye. Burada hiç kimsenin, ne benim ne de CHP’li arkadaşlarımın PKK konusunda ortaya koydukları tavrı yargılamaya, bu tavrın herhangi bir şekilde tartışmaya açmasına gönlümüz razı değil. Netiz bu konuda, tereddüt olan bir konu değil. Bu belanın hepimiz tarafından anlaşıldığını, bu noktada ortak olduğumuz konusunda bir tereddüt yok.” ifadesini kullandı.

Çalışkan ise meclis çatısında olup da PKK’ya kimsenin destek vereceği konusunda bir şüphesinin olmadığını ama toplumda orman yangınları kadar PKK konusunda da ciddi bir hassasiyet bulunduğunu söyledi.

“İzmir’i yakanları protesto edelim” dediğini vurgulayan Çalışkan, “Önerilerimle ilgili bir şeyler söylenseydi daha mutlu olurdum.” ifadesini kullandı.

Çalışkan’ın meclis gündemine sunduğu önerge, AK Parti, MHP ve İYİ Parti gruplarının kabul oylarına karşı, CHP grubunun oylarıyla reddedildi.

Oylamada, Çalışkan’ın verdiği PKK’nın şehit ettiği İzmirli polis, asker, öğretmen ve tüm kamu görevlileri ile sivil vatandaşların ailelerine yardım edilmesi, çocuklarının okutulması için yardım düzenlenmesi konusunda banka hesabı açılması için gerekli mecralardan izin alınması önergeleri de reddedildi.

Soyer ise verilen önergeler nedeniyle gündeme geçemediklerine değinerek, şunları kaydetti:

“Meclis üyelerince hazırlanan bu önergeler bundan sonra en az 24 saat önce meclis başkanlığına sunulacak. Bundan sonra son dakikada hiçbir şeyi gündeme almayacağım. 24 saat önce önergeyi verdiğiniz takdirde biz de bunu değerlendireceğiz. Hiç gündemimizde olmayan onlarca şeyi dinledik ama bunun bir sonu yok. Siz konuşun, onlar size yanıt versin derken meclisi kapatıp gidelim.”

‘KARDEŞİNİZİN O MAKAMDA OLMASINI DOĞRU BULMUYORUZ’

Toplantıda ayrıca belediye bütçesinden İzmir Turizm Tanıtım Vakfı’na 8 milyon 948 bin liranın aktarılması tartışma yarattı.

AKP Grup Başkanvekili Özgür Hızal, Soyer’in kardeşinin vakıfta genel sekreter olduğunu hatırlatarak, “Yapısal anlamda kardeşinizin gönüllü ya da gönülsüz ücret karşılığı ya da ücretsiz o makamda olmasını doğru bulmuyoruz. O para karşılığında sadece video hazırlanacak. Biz İzmir’in tanıtılması konusunda karşı duruş sergilemiyoruz. Biz bunun bir vakıf üzerinden yapılmasına karşıyız.” şeklinde konuştu.

Soyer, meselenin kardeşi olmadığını ve AK Parti’nin bu kararı siyasete alet ettiğini savundu.

Önerge, AKP’nin ret oylarına karşı oy çokluğuyla geçti. AA

 

Etiketler

4 Yorum

  1. Halkçı (!) belediyemiz bir sürü şikayet hattı açmış ama hiçbiri işe yaramadığı gibi bazı görevliler vatandaşı azarlamakla meşgul.
    Geçen yıldan beri Egekent İzban görevlileri asansörlerin bakımıyla yolcuların güvenliğiyle ilgilenmiyor. Uyardığımız hâlde.
    ben dahil yolcular sık sık asansörde kalıyor birbirlerine asansörde nasıl kaldıklarını kimsenin kendileriyle ilgilenmediğini ümitsizce anlatarak yakınıyorlar.
    Daha önce de birkaç kez asansörde kalmıştım. Bugün de kapı kapandı ve asansör hareket etmedi. Alarmı üç kez çaldım. Gelen olmadı. Sonra biraz daha uğraşarak kapıyı açabildim. Doğru hemen yakında bulunan ve arkasını duvara yaslamış kayıtsız duran güvenlikçiye gittim.
    Neden alarmı çaldığım hâlde gelmiyorsunuz asansörde kaldım dedim. Bana ben tamirci miyim diye bağırıp çağırıp saygısız yanıtlar verdi. Asansöre girip kapıyı açıp kapattı bak çalışyor dedi. Ben de kapı ben içerdeyken tutukluk yaptı ve hareket etmedi. Asansör kalkmadı bakın kalkıyor mu dedim. Bu olay asansör hareket hâlindeyken ve dışarı çıkamayacağım anda olsaydı ne yapacaktım? Alarma geldiğiniz yok. Görevinizi yapın dedim.
    Sürekli ben tamirci değilim deyince de “size asansör tamir edin diyen yok, yolcu asansörde kalıyor alarma gelmiyorsunuz” dedim
    Adını sordum İ.A dedi. Adını tam anımsamasam da soyadı A… idi. Buranın şefi kim dedim. Benim dedi.
    Ben de bu durumu bildireceğimi söyledim. Kime istersen şikayet et dedi.
    Büyük Şehir Belediyesinin verdikleri 4444035 numaralarını birkaç kez aradım. Durumu ilettiklerim bize personel şikayeti almayın diye daire başkanları emir verdi biz de personeliz biribirimizi ısırmayız meali bir şeyler söylediler.
    Son çıkan P. adlı bayan görevli (bu arada soyadlarını söylemiyorlar) bağıra çağıra kaba bir şekilde sözümüzü kese kese biz konuşurken bağırarak dinlememe tavırlarına girdi ben de “bakın bu hatta her tür şikayeti yapabilirsiniz diyorsunuz sonra da personel şikayeti alamayız emir var” diyorsunuz. Biz kimi şikayet edeceğiz makınaları mı?” dedim. Halkçı belediyeciliğiniz bu mu, yani bize biz birbirimizi ne yanlış yapsak da koruruz mu diyorsunuz, peki o zaman bu kayıtları da siliyor musunuz? ” dedim.
    Özetle çalışanlar halkı ve onun güvenliğini değil birbirlerini kolluyor. Üstelik müdürlerinden emir aldıklarını söylüyorlar.
    İzmir’de insanlar Allah’a emanet..
    Yine yukarıdaki hattan üçe basın sesli mesajınızı iletin dediği halde burası da konuşmanız bitmeden kaydı kapatıyor.
    Başkaca Konak’tan Kız lisesi ve birçok okul yönüne giden otobüs seferlerini iptal edip tek otobüs bırakmışlar. Binlerce öğrenci geç kalıyor artık.
    Tabi vatandaşlar da mağdur.

  2. HDP bir Almanya’ya Kulluk Kapısı’dır. Türkiye’nin ancak bilenlerin bildiği (yazılmamış) geçek anayasasına göre, Almanya’ya kulluk, başlı-başına bir suçtur. Bu siyâsî partiye, bunun hâricinde, hiçbir kusur (bölücülük, terörizm, liboşluk, ilah.) bulunmamalıdır.

  3. Hükümetlerin açılım yapmasını anlayamamış ve hazmedememiştim. Ama yıllardır gördüğüm bir gerçek de var. Terör örgütlerine CHP nin tampon olmasını bir türlü anlayamıyorum. PKK DHKCP MLKP TIKKO. Bu örgütleri sempatik görenler ya milletvekili ya il başkanı yada belediye başkanı. Fetö de terörist çıktı. Onu da kucaklıyorlar. Hep aynı senaryo. Ezilmiş kardeşler yalanı. Acaba CHP birgün gerçekten elitlerin emperyallerin terör sevicilerin değil de geeçekten Atatürk’ün kurduğu o Türk Milletinin partisi olabilecek mi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı