Köşe Yazıları

Rand’dan sonra Amerika’dan bir Türkiye raporu daha: Erdoğan’ın halefi kim?  

Sizce 2023 yılında kim Cumhurbaşkanı olacak? 

Nereden çıktı şimdi 2023, ne alaka seçim?” diyebilirsiniz.  

Koronavirüsle savaş günlerindeyiz tüm dünya gibi.  

2020 bir an önce bitsin diye dua edenler var.  

Peki sizce ben bu soruyu neden soruyorum? 

Türk milletinin hiçbir ferdi şu an böyle bir soru sormaz, sormak aklına bile gelmezken Amerikalılar bu sorunun cevabını aramış! 

Kim mi? 

Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü. 

The Outlook for Turkish Democracy:2023 and Beyond – “Türk Demokrasisine Bakış: 2023 ve Ötesi” başlığını taşıyan Türkiye raporu oldukça çarpıcı.  

Yazarı Türkiye’yi çok iyi tanıyan ve neredeyse Türklerden bile daha iyi analiz edebilecek Nick Danforth. 

Bu enstitünün ve yazarının kime hizmet ettiğini yazmıyorum bile, biliyorsunuz.  

Rand-Stratfor-CFR neyse Washington Enstitüsü de o.  

Şimdi rapordan çok çarpıcı bilgiler paylaşacağım. 

Ama önce bir hatırlatma yapalım. 

1996’ya dönelim. 

Rand Corporation bir rapor hazırlamış ve dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Tayyip Erdoğan’ın Başbakan, dönemin Refah Partisi Milletvekili Abdullah Gül’ün de Dışişleri Bakanı olacağını yazmıştı.  

Türkiye’ye bu raporu Aydınlık, “Abramowitz, Tayyip’i Erbakan’ın yerine hazırlıyor” başlığıyla sunmuştu.  

Dönemin Cumhuriyet Gazetesinden Leyla Tavşanoğlu, Doğu Perinçek’le röportaj yapmış, Perinçek şu ifadeyi kullanmıştı:  

ABD Tayyip Erdoğan’ı Başbakan, Abdullah Gül’ü de Dışişleri Bakanı yapacak. CIA’nın yan kuruluşlarından Rand Corporation’ın yayın organında da bu yazıldı.” 

Nitekim, benzer bir lafı eski CIA’cı Graham Fuller de 2001 Aktüel Dergisine verdiği röportajda söyleyecekti. Fuller yeni partinin (AKP) mimarının da Fetullah Gülen olacağına işaret etmişti.  

O nedenle Amerikan derin devletinin hazırladığı bu raporları dikkatlice okumak çok önemli.  

Yine çok kısa bir zaman önce Rand bir rapor daha yayınlamıştı.  

Raporda, ABD’nin “demokratik muhalefetle” hareket edeceği yazılmış, Türk Ordusunun kontrol altına alınması gerektiği vurgulanmış, Türkiye’nin her geçen gün Batı’dan koptuğu belirtilmişti.  

Bu kopmanın engellenmesi için de Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ABD için “anahtar muhatap” olduğu yazılmıştı.  

Birçok yazar bu rapor sonrası “ABD Hulusi Akar’ı mı işaret etti” sorusunu sormuştu.  

Soruların artması sonrası Akar bir açıklama yapmış, “raporun nifak tohumları ekmek isteyen çevrelerce kurnazca hazırlandığını” ifade etmişti.  

Peki sizce aşağıda bilgilerini göreceğiniz Washington Enstitüsünün raporunda kime işaret ediliyor dersiniz? 

Başlayalım. 

*** 

Aslında bu rapor Rand raporunun devamı gibi.  

Kısa bir giriş yapılıyor önce. Ardından Erdoğan’a yakın olan isimler kategorileştiriliyor.  

* Önce “Erdoğan’ın ailesi” tanıtılıyor. 

Berat ve Esra AlbayrakSerhat Albayrak, Bilal Erdoğan, Selçuk ve Sümeyye Bayraktar ve Ziya İlgen. 

* Yazar sonra bir başka başlık açıyor, adına “Kabine üyeleri” diyor. 

Fuat Oktay, Süleyman Soylu, Mevlüt Çavuşoğlu, Abdülhamit Gül ve Ali Erbaş hakkında bilgiler veriyor.  

* Üçüncü kategori, “Saray danışmanları”: 

İbrahim Kalın, Fahrettin Altun, Mustafa Varank, Gülnur Aybet, İlnur Çevik ve Yiğit Bulut da bu kategoride.  

* Dördüncü kategori, “Meclis ve Diğer Hükümet Figürleri”:  

Devlet Bahçeli, Bülent Arınç, Binali Yıldırım ve Murat Uysal. 

* “Askeri ve İstihbarat”: 

Sırasıyla… Hulusi Akar, Hakan Fidan, Yaşar Güler, Cihat Yaycı ve Adnan Tanrıverdi. 

* “İş Ortakları”: 

Yıldırım Demirören / Demirören Grup, Doğan Grup, Erman Ilıcak / Rönesans Grup, Kalyon Grup. 

* “Hükümet – Hazır Medya ve Sivil Toplum”:  

Pelikan Grup, SETA, İbrahim Karagül ve Abdülkadir Selvi. 

Raporda Erdoğan’ın etrafındaki isimler 7 kategoride toplamış, bu isimlerle ilgili ayrıntılı bilgiler verilmiş. 

Ardından Türkiye’deki Muhalefet de sıralanmış.  

Sıralanan partiler değil, isimler…  

Raporda sırayla şu kişilerle ilgili bilgiler yazılmış: 

Kimler mi?  

Selahattin Demirtaş,  

Ekrem İmamoğlu,  

Canan Kaftancıoğlu,  

Meral Akşener,  

Ahmet Davutoğlu,  

Ali Babacan,  

Abdullah Gül. 

Bu listede kim yok dikkat ettiniz mi? 

Kemal Kılıçdaroğlu… 

O yok Kaftancıoğlu var.  

Size de ilginç geldi mi? 

Neden acaba? 

Neyse, devam edelim. 

*** 

Amerikan raporu Türkiye’deki “bağımsız basını” da yazmış! 

Şunlarmış: 

Sözcü, Fox Tv, Gazete Duvar, Diken, Birgün ve P24. 

Ha bir de yazarın da bir ara konuk olduğu Ruşen Çakır’ın Youtube kanalı. 

Bir de yurtdışı kaynaklı olanlar sıralanmış: Sputnik, BBC, DW ve Independent. 

*** 

Şimdi gelelim 2023 seçimlerine… Ya da erken seçim olursa bir sonraki seçime… 

* Raporda muhalefetin büyükşehir belediyelerinde kazandığı seçim hatırlatılmış, Erdoğan’ın seçimleri iptal etse dahi ikinci bir kaybedişin gücünü sınırladığı vurgulanmış. 

* Rapora göre, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun da pek bir şansı yok.  

Gerekçe ise bu isimlerin “sadakatsiz” olarak algılanması ve AKP içinden çok da fazla destek alamayacak olması.  

* Rapor çok ilginçtir ki, AKP içerisinde yaşanan “hizip savaşlarına” da değinmiş.  

Berat Albayrak merkezli bir grup ile Süleyman Soylu ve Abdülhamit Gül’ün dâhil olduğu daha milliyetçi bir grup arasında tartışmaya dikkat çekilmiş. Bu tartışmanın her iki grubun da Erdoğan’a bağlı kalmasına yol açtığı da vurgulanmış.  

* Raporda ayrıca ekonomideki yangının büyüyeceği, bunun AKP’ye olan desteğin azalmasına neden olabileceği ancak yine de halkın bu sorunu çözebilecek en doğru kişinin Erdoğan olabileceği inancına vurgu yapılmış.  

Washington Enstitüsü, muhalefetten de pek ümitli değil. 

Yazara göre, muhalefet birleşmekte zorluk çekebilir. Yerel seçim sürecinde yapılan birliktelik ve başarının genel seçimlerde de tekrarlanmasının zor olabileceğini belirten Amerikalı uzman, özellikle PKK ile çatışmaların yoğunlaşması durumunda CHP ile İyi Parti arasındaki ittifakın dağılabileceğine işaret etmiş.  

2023 ve Ötesi” başlığı altında senaryolara dikkat çekilen raporda, iki senaryoya vurgu yapılmış.  

Birinci olarak eğer Erdoğan seçim ortamını istediği gibi şekillendirirse aday olabilir.  

İkinci olarak da Erdoğan bir halef belirleyebilir.  

Peki kim bu halefler? 

Bazı gözlemcilere göre” halef olabileceklerden biri Berat Albayrak 

Albayrak gibi bir figürün Erdoğan’ın yönetim ruhunu yansıtacağına ve onun yönetimini sürdüreceğine dikkat çekilen raporda bunun tepki çekebileceği yazılıyor.  

Bu nedenle raporda ikinci bir haleften daha bahsediliyor.  

Bu halef ki, Erdoğan’ın ruhu yerine devletin ruhunu yansıtabilir.  

Peki kim bu? 

Raporda isim verilmiyor ama çok çarpıcı bir ifade kullanılıyor.  

Aynen çeviriyorum:  

Bu açıdan bakıldığında milliyetçi ya da askerî geçmişi olan biri nihai olarak [işin sonunda] Erdoğan için daha ikna edici [zorlayıcı, mecburi] olabilir.” 

Amerikalı bu ifadeyle resmen Erdoğan’ı üstü kapalı tehdit ediyor.Yani “buna zorunda kalacaksın” minvalinde bir ifade kullanıyor.  

Bu cümle sonrası hemen raporun yukarı kısımlarındaki kategoriye bakma ihtiyacı duyuyorum.  

Askeri geçmişe” sahip kaç kişi var? 

Kategori beş: 

Adnan Tanrıverdi olabilir mi? 

Olamaz, danışmanlık görevinden alındı. 

Peki ya Cihat Yaycı? 

Başarılarına rağmen, kendisine çok sert muhalefet eden Erdoğan’ın yakınında bulunan isimler var.  

Yaşar Güler? 

Daha önce yazmıştım, Erdoğan’la Org. Güler neredeyse 2 yıldır baş başa görüşmediler bile.  

İki isim kalıyor.  

Eski bir astsubay olan Hakan Fidan ve eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar 

Erdoğan’ın halefi kim olabilir? 

Peki sizce 2023 Türkiye seçimlerinde kim Cumhurbaşkanı olacak? 

Buyurun, yanıtı siz verin… 

Etiketler

29 Yorum

  1. İstenilen çıkarımı yapmak kolay olduğu için komplo kullanılır. Her düşünce kuruluşunun yazdığı raporun arkasında komplo aramak ne derece doğrudur? Mesela, Türkiye’de hükümetten destek almayan düşünce kuruluşlarının yazdığı raporu Türkiye’nin derin devletinin görüşü diye lanse edebilir misiniz?
    Amerika’da tek lobi, tek karar alma mekanizması olsaydı yazının bir değeri olurdu.

  2. Halk arasında kimlerin yükseldiğini ,kimlerin isimlerinin sevgiyle anıldığını Amerikalı ajan raporcu henüz farkedememiş olabilir.Virüs,her bir vatandaşın hayatında biraz değişiklikler yapmış gibi görünüyor: Ya çok sarsaklaştılar ya da cin gibi oldular ,daha çok akıllarını kullanıyorlar ! Yeni bir Cumhurbaşkanlığı seçimini açık ara Mansur Yavaş alacaktır ,benim şimdilik gözlemim.Ekşi sözlükte sürekli Mansur Bey’i övücü cümlelerden anlıyoruz ki,vatandaş gerçekten seviyor Belediye Başkanı’nı.

  3. Asıl istedikleri hedefe ulaşmak için o raporda hedef şaşırtmaca veya (ya da ile aynı anlamda değil çünkü “ve” ile “ya”nın birleşmesinin anlamı “ya ilki ya ikincisi ya ikisi”dir) onları birbirine düşürmek olabilir.

  4. Bence hiçbiri. Erdoğan döneminin bütün olumsuzluklarını kurtarması için Selçuk bayraktar i one sureceklerdir. Bu zamana kadar reklamını çok iyi yaptı.iktidarin bilim arge silahlanma işlerinin önde duran reklam yüzü. Erdoğan in Tony stark ı. AKP nin Elon muskı.

  5. Anlaşılan bu analizi yazan Nick Danforth de okumuş.
    Cemal ACAR isimli twitter kullanıcısının Apo’nun Afrin’de vurulan posterinin yerine yapılan Türk bayrağı paylaşımının altında bu kişinin yorumunu gördüm.
    (https://twitter.com/abra12950494/status/1248304448050470915)
    Gerçekten de Türk’leri iyi takip ettiğini anladım. Kendisine Türklerin de onu takip ettiğini bu yazıyı paylaşarak söylediğim de okuduğunu söyledi.
    (https://twitter.com/abra12950494/status/1248304448050470915)
    Buradan da anlaşılan VeryansınTV’yi ve Türkiye gündemini kendisinin yakından takip ettiğidir. (Belki çoğu Türk gazetecisinden bile iyi.)
    Daha sonra bu Erdem Atay’ın bu yazısını da twitter profilinden paylaşmış.
    (https://twitter.com/NicholasDanfort/status/1248333241343500288)

  6. Hakan Fidan, İsrail tarafından hedef gösterildiği için onun şansı çok yok gibi görünüyor. Rand raporunda yapılan vurgu, İdlip saldırısında herkesin acısı doruktayken direk olarak Rusya’yı suçlayan açıklaması, sonrasında NATO müdahelesinin önünü açmaya çalışması ve bu raporda da yapılan vurguya bakılınca, oklar Hulusi Akar’ı gösteriyor…

  7. Erdoğan’ın sağlığı el verdiğince Kimseyi halef seçmez. Burada esas olan Erdoğan’ın karşısına çıkarılacak isimdir. Bununla birlikte TC nin içerisinde bulunduğu kuşatmadan MİLLİ ÇIKARLARIN gereği olarak, Milli duruş sergileyemeyecek birilerinin kazanabilme ortamı ortadan kaldırılmalıdır. Bu TC nin geleceği için çok önemlidir. Atlantik çıkarlarımı ? TC çıkarlarımı ? önemli.

  8. 2023’te kim cb olacak tartışması yanlış bana göre. bu sağ oportunistlerin ‘lider’ fetişi tuzağına en sosyalistlerimiz bile düşüyor zaman zaman. Bunlar onların algı dağıtma taktikleri. Yoksa tabi ki Perinçek olur, Gürdeniz Amiralim olur, veya bir başka değerli partilimiz olur, hiç farketmez. Kim olursa olsun, o hareketin (maddeci kemalist) çizgisi milim değişmez. Bakın Davutoğlu ne diyor: ”Ak partili arkadaşları uyarıyorum, biz bütün bu siyasi mücadeleyi bazı 70’li yılların Marksist doğmalarını hayata geçirmek isteyen dar bir grubun bizim üzerimizden iktidar olması için yapmadık…”
    abi çok rahatsız olmuş belli ki…Adamları BOP eşbaşkanlığından getirdiğimiz yere bakın, bunu biz söylemiyoruz üstelik, amerikanın adamı söylüyor ! Dolayısıyla artık bırakalım lider tartışmalarını, gelin, programı ve çözümü tartışalım. O ideolojiyi ve siyaseti birlikte iktidar yapalım. Bozgunculara prim vermeyelim. Bugün konjonktürel olarak ülkemizin önünde tarihi fırsatlar var. Gelin, birlikte bunları değerlendirelim. Pozitif katkı sunalım, bu düşünceyi iktidar yapalım. Bugün cb olması gereken tek bir program varsa o da Vatan Partisi’nin 40 yıllık milli demokratik devrim programı. yanlış mı ? biricik çözüm bu ve bugün artık Türkiye’nin önünde. var mı başka bu programa sahip bir siyasi hareket, yok ! hem de ne badirelerden geçerek üstelik…O yüzden gerek de yok, yeterince azız zaten. Enerjimizi bölmeyelim !

  9. ABD hegemonyasını biraz daha devam ettirmeye çalışsa da, gelecek yıla bile ne olacağı şüpheli. ABD önce bi “korona raporu” yazsın kendisine.

  10. Hani H.E. Robert Strausz HUPE, Özal’ın halefi diye Bedrettin Dalan’ı İnönü’nün halefi diye de Baykal’ı atamıştı. Hadi Dalan neyse ne de, Baykal’ın defterini hangi “ulusal”(!) cephe dürdü? Pek muhterem YK hocam: ufak at civcivler de yesin.

  11. Astsubaylıktan gelip mutlak itaat duygusu en yüksek olan tabiki hakan fidan ama hulusi de bu yolda kendisini kanıtlamış durumda. Yani mutlak itaat konusunda

  12. Erdem Bey, bu değerli bilgilendirme için teşekkürler.
    Yazı içeriğiyle ilgili olarak, muhtemel olarak çıkardığınız iki adaydan Hakan Fidan Rand Corporation ‘ın bahsettiği “ikna edebilecek ve zorlayabilecek” güce daha çok sahip gibi görünüyor, destekleyici unsurlar olarak da kendisinin siyasi yönetim lisans eğitimini Maryland ‘de -aynı zamanda NSA ‘nın da merkezinin bulunduğu eyalet- almış olması ve Erdoğan’ın kendi tabiriyle kendisinin ‘sır küpü’ olması olarak görülebilir. Kendisine karşı kullanılabilecek, sır sayılabilecek o kadar bilgiden daha büyük bir güç yoktur sanırım. Bu arada elektronik haberleşme sisteminin dünyadaki en gelişmiş teknolosine sahip olan bir merkezi üs ile aynı bölgede eğitim aldıktan bir süre sonra ülkesinin istihbarat kurumunda göreve atanması da enteresan bir olay. Çift ana dal olarak da tahsil yapmış olabilir tabii.

  13. Tüm bu başarıların arkasında alınteri, gayret, mücadele, milletin desteği yok da abd, yahudi lobileri var öylemi…
    abd en kuvvetli, gizemli ve gizli maşası olan fetö ile başaramadı…
    Bundan sonrada başaramayacak…
    Bir hayrul halef gelecek…
    Bu belkide bir sağlıkçı olur! Kimbilir…
    Niye olmasın…Bizim millet, abd ve onun saksakcisi makarnacilari ters köşe yaptığı gibi biraz ters köşe olmayı da sever…

  14. yazıda söylenenler gerçekleşecek olursa, H. Akar’ın NATO subayı olduğu biliniyor. ABD, O’nu C. başkanı daha doğrusu başkan yapacak.

  15. Raporda yazılanları sıralayıp kim cumhurbaşkanı olacak diye sorulunca sanki bunlardan başka bir seçenek yokmuş gibi algılanıyor.Elbette Türk milletinin de bir söz hakkı vardır.O söz daha söylenmemiştir. ABD’liler şimdi kimlerle görüşüyor sa (zamanında RTE ile görüştükleri gibi) onları bulun ki şimdiden defterden silelim.

  16. siz.körler sağırlar birbibini ağırlar misali yorumlara yer vermeye devam edin.ben biraz önce bir yorum yaptım merak ediyorum o yorumdan dolayı nerenize ne battı anlayamadım. maksadınız ölümü gösterip ülkemin yurt severlerini sıtmaya mı razı edeceksiniz.neye dikkat çektim o yazıda evet doğrusunuz küresel merkezler de bize dayatılan iktidar senoryaları dünde vardı bu günde var.benim dikkatini çekmeye çalıştığım yurttaşları kendi haince emellerine alet etmeyi ATATÜRKÇÜLÜK maskesi altında sürdürme gayretlerini teşhir etmekti.sözcü com tr de yayınlanan bir söyleşiye dikkat çektim.o söyleşide iki önemli anlı şanlı ATATÜRKÇÜ yazarımızdan ilginç değerlendirmeler vardı.bir yazarımız malum Rusya düşmanlığını bahane edip kendince bir algı yaratırken,diğer yazarımız hiç umulmaya bir şekilde her nedense bugüne kadar yıldızının hiç barşmadığı SY.HULUSİ AKAR’ı övüyordu.önceki yazılarında atış serbest deyip HULİSİ AKAR’ıhedefe koyanlar;Anadolu tabiriyle(BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL ENİŞTEM BENİ NİYE ÖPTÜ) bugün hükümet içinde bakanları değerlendirken HULİSİ AKAR GÜZELLEMESİ,, yapması dikkatimi çekmişti anlam veremedim.yazarımızın yazısını okuyunca belki bir ışık tutarmı diye yorumda bulundum.malum biz millet olarak kendi kalemize attığımız şaibeli gollerle ünlüyüz.ben sayın HULUSİ AKAR’tenzih ederek böyle bir düşüncesinin olamayacağını belirtirken şu ifadeyi kullandım İktidar olma yönetme duygusu hepimizde birazcık var.sonuçta insanız böyle bir sunum altın tepsi içinde kime gelirse gelsin ,sonuçta yaşadığımız deneyler ortada.malum (HER GÖNÜLDE BİR ASLAN YATAR)deyişi meşhurdur Anadoluda.sonuçta uzatmıyacağım dünyanın eski dünya olmayacağının herkes tarafından benimsendiği bu günlerde şu gayet açık ve nettir.Atlantik ötesi iktidar seçeneği yeni kurulan dünyada,kurulan bu yeni dünya düzenine yer almaya çalışan ülkemizde karşılğı yoktur.buna heveslenenler avucunu yalayacaktır.Tarihsel süreç bazı mecburiyetleri dayatır.siz istesenizde istemesenizde.ülkemiz bu sürece girmiştir TÜRKİYE milli iktidar seçeneğini ve onun ÜRETİM DEVRİMİ PROĞRAMI’nı keşfedecek ve uygulayacaktır.yorumu veryansın tv de.çıkan bir yazı nedeniyle yapıyorum biliyorum yayınlamıyacaklar.şuna özüldüm birazz önceki yorumu güzel duygular içeresinde bir EMEK harcayarak yazdım ve kaydetme fırsatım olmadı.dedimki bu sitedeki yöneticiler biraz olsun emeğe saygıları vardır.adı ver yansın ya ona güvendim.ama onların kendi dünyalarında yaktıkları mücadele ateşi var.başkasının taşıdığı oduna ihtiyaçları yok.onun içinde iktidar olma şansları yok.başkasının iktidar seçeneğini tartışmak soru sormak bir çözüm getirmez.kendi iktidar seçeneğinin yaratılması için mücadele şart ama örgütlü mücadele.bu mücadelede yakılan ateşe TÜRK MİLLETİNİ BİRLEŞTİRİP ODUN TAŞIMA GÖREVİ HEPİMİZİN

  17. 2023’te de RTE ile devam ederiz.
    Bahsedilen isimlerden sadece Soylu lider olabilecek karizmaya sahip.

  18. Eline sağlık Erdem ağabeyim. İzleyiciler adından Cem Seymeni Veryansın tv-ye davet etmenizi, esas bu günlerde ve yakın gelecekde yerli tarım, yerli tohum konularında kapsamlı online program yapmasını sizden istirham ederiz. Kendisi bu konuyu en iyi araştıran Cümhuriyyetçi qazetecilerden biri. Babala tvde de de sıklıkla Cem Seymenin yerli üretim konusunda program yapmasını gönülden isteriz. Azərbaycandan salamlar🇦🇿🇹🇷

  19. Tehdit ediliyor yorumu çok zorlama olmuş.Tayyip Erdoğan yine aday olacaktır.Hulusi Akar aday gösterilirse hiç bir şansı yok.Mansur Yavaş veya Ekrem Imamoğlu aday yapılması durumunda Akarı süpürürler..

  20. Sevgili ATAY Yazınızı baştan sona kadar dikkatlice okudum.HALEF Kim olacak diye bitirmişsiniz.Aslında bir cevabınız var gibi.Emperyalist küresel sistemin karar vericileri,elbetteki bizim yerimize çoktan karar vermişlerdir.İki isimle sonlandırmışsınız yazınızı .1.HULUSİ AKAR-2.YAŞAR GÜLER
    Ben asla bu iki simin kafasından böyle bir düşünce olduğunu vaya böyle bir tasarıları olduğunu zannetmiyorum.Ama iktidar olmak ve sunulan iktidar yetkisinin herkesin hayalini süslediği ülkemizde biliyoruzki her gönülde bir aslan yatar.sevgili ATAY sizi ULUSAL Kanal ‘ dan da takip ettğim kadarıyla bu yazıdaki esas maksadınızın TSK içine kurt düşürmek olduğunuzu zannetmiyorum.(İNSAN İNSANIN KURDUDUR !)Benim değinmek istediğim,sizinde dikkatinizi çekmek istediğim bir konu var.Şayet yazdığınız yazılara karşı okuyucunun verdiği tepkileri anlamak açısından yorumları okuyorsanız,bu değerlendirmemi dikkate almanızı istiyorum.Malum ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİDİR.Sizin yazınızı okumadan önce sözcü.comtr’de bir video izledim.Uğur Dündar veYIlmaz Özdil.videoyu izlerkende dikkatimi çekmişti.Anadoluda bir deyi vardır:BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL ENİŞTEM BENİ NİYE ÖPTÜ.Niyemi bu deyişi hatrlattım.YILMAZ ÖZDİL orada daha önceki değerlendirmede boyuna atış serbest deyip hedefe koyduğu SY:HULİSİ AKAR için GÜZELLEMELER yapıyordu.malum biz millet olarak ters vuruşlardan GOL yemeye alışığızda.Ama ben yenilen gollerde hep şike olup olmadığına hep bakmışımdır.ÖZET OLARAK YENİ BİR ORGANİZE ŞİKE OLAYI VAR.BU MALUM ÜLKELERDE HEP HAZIRLANIYORDU.AMAN DİKKAT SAVUNMAMIZI UYARALIM,NE KADAR BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE OLURSAK……….SAYGILARIMLA

  21. Erdem kardeşim, elinize sağlık. Herkesin virüse kitlendiği anda çok bilgilendirici bir yazı olmuş. Teşekkürler. Yazınızın en sonunda sorduğunuz soruyu ben size sorayım: 2023 seçimlerinde kim cumhurbaşkanı olacak ? Selamlar…

  22. AKP’lilerin hepsi bu isimlere oy verir ama ya AKP’li olmayanlar? Sadece Erdoğan’ın kendisine oy verenler ne yapar? Ben yine de Erdoğan’ın aday olacağını düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı