Analiz

Tümamiral Cihat Yaycı’ya Fetövari kumpas

Av. Güven Şağban
Eski Jandarma İstihbarat Plan ve Güvenlik Daire Başkanı

Son günlerde kamuoyunda en çok tartışılan konu; Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Amiral Cihat YAYCI’nın, boş bir kadroya atanması ve yapılan bu atama sonrasında uğradığı muameleleri de onuruna yediremeyerek, belleklere kazınan bir dilekçe ile istifa etmesi.

Bu dilekçenin her cümlesinin Amiral Cihat YAYCI tarafından titizlikle seçildiği ve ayrıntılı bir şekilde yazıldığı çok aşikâr. Bu nedenle, söz konusu istifa dilekçesinin her cümlesi ayrı bir makale konusu olabilir. Ama benim dikkatimi özellikle parantez içerisinde yazılmış bir cümle çekti: “Fetövari kumpasları çağrıştırırcasına” . Amiral Cihat YAYCI’nın maruz kaldığı olay, bence de FETÖ kumpaslarını çağrıştırıyordu. Hatta bizleri de, o yoğun FETÖ kumpaslarını yaşadığımız dönemlere, bir an için geri götürdü.

Anlaşılan o ki; FETÖ tamamen bitmeden, kumpasların gündemden düşmesi ve memleketin huzura ermesi mümkün olmayacak. Peki, FETÖ biter mi? Bir terör örgütünü bitirmek için gerekli olan en önemli şey, bu uğurda çok büyük siyasi bir irade sergilemektir. PKK ile mücadelede, bu siyasi irade seksenli yıllardan beri inişli çıkışlı da olsa sergileniyor. Halk desteğinin ve teknolojik üstünlüğün kazanılması ile birlikte PKK ile mücadelede çok büyük bir başarı elde edildi.

FETÖ ile mücadelede, siyasi iradenin arkasında gittikçe büyüyen ve 15 Temmuz sonrası zirve yapan bir halk desteği var. Hatta genel olarak siyasi iktidara muhalif olanlar bile FETÖ ile mücadele konusuna tereddütsüz destek olmuşlardır. İhtiyacımız olan; ülkeyi yönetenlerin tavizsiz bir şekilde mücadele iradesini ortaya koyması ve bu mücadele esnasında masum olanların zarar görmesinin engellemesi, ayrıca yargılamaların şeffaf ve adil bir şekilde yapılmasıdır.

Şimdi bir kesim, “Siyasi irade zaten gösteriliyor, daha ne yapılacak” filan demesin. Onlara hemen “Lahey Büyükelçisi kim? Ve Amiral Cihat YAYCI niye başka göreve atandı?” diye sorarım.

Bu irade ortaya konursa, alınacak diğer tedbirlerle birlikte, FETÖ bir plan dâhilinde bitirilebilir ve sonrasında toplum rehabilite edilebilir. Aksi takdirde FETÖ de, PKK gibi kronik bir hal alıp, uzun yıllar ülkemizin gündeminde kalacaktır. Bunun tarih önündeki sorumlusu da, şüphesiz bu süreçte ülkeyi yönetenler olacaktır.

Şimdi asıl konumuza, yani “FETÖ Kumpaslarına” gelelim. FETÖ Kumpaslarının ortak özellikleri nedir, nasıl yapılırlar? Biz bir eylemin, bir olayın kumpas olduğunu anlayabilir miyiz? Bunları cevaplamaya çalışalım.

Öncelikle bir şeyi görmek ve anlamak için, onu gerçekten istemek gerekir. Eğer siz olaylara baktığınızda, olup biteni gerçekten görmek isterseniz, kesinlikle görebilirsiniz. Görmek istemediğiniz bir şeyi kimse size zorla gösteremez.

2008 yıllından itibaren yoğunlaşmaya başlayan FETÖ kumpaslarını da sadece görmek isteyen küçük bir azınlık görebildi. Bundan sonra da sanırım aynı şekilde olacak. Herkes kendi penceresinden bakacak ve ne görmek istiyorsa o manzarayı görecek.

Hem bugüne kadar hiç kumpasa uğramadan etkin bir yerlere gelenlere, hem de görmek isteyip de kumpasları göremeyenlere ışık tutmak için, kumpasçının ve kumpasın bazı özelliklerine bir göz atalım.

– Kumpasçı; dini, ahlaki ve hukuki sınırların hiçbirini tanımaz; hatta bunları kendi amaçları doğrultusunda çarpıtarak çok iyi kullanır. Kumpasçının tek kutsalı ve doğrusu vardır: “Tasmasını elinde tutanların amaçlarına, her ne pahasına olursa olsun hizmet etmek”.

– Kumpasçı, karşısına çıkan her fırsattan istifade eder. Alakasız gibi görünen konulardan bile, kendisine acayip malzemeler çıkarabilir.

– Herkes uyurken, kumpasçı sürekli uyanıktır. Tek bir amaca kilitlenmiş ve tüm gayretini bu amaca yönlendirmiştir. Tıpkı bir örümcek gibi ağlarını örer ve uygun zamanı beklemeye başlar.

– Sürekli hedefteki şahsa yönelik algı operasyonları yapar. Hedef şahsı baskı altına alarak muhakeme yapmasını engellemeyi ve yanlış kararlar vermesini sağlamaya çalışır.

– Algı operasyonlarından birini tutturamazsa, bir diğerini tutturmaya çalışır. Kesinlikle acele etmez, paniğe kapılmaz, soğukkanlı olmak zorunda olduğunu bilir, gerektiğinde yardım alır ve böylece üzerinde oluşan dikkatleri dağıtır. Zeytinyağı gibi üste çıkmayı, haksızken haklı olmayı çok iyi bilir.

“Her devrin adamı” söylemi, adeta kumpasçı için söylenmiştir. Ama genellikle de su alan gemiyi ilk o terk eder.

– Kumpaslarında; yargıyı veya disiplin soruşturmalarını ve yargıda görevli olan elemanlarını sıkça kullanır. Kumpası yargıya taşıyarak, sorunları içinden çıkılamaz hale getirir.

– Kumpasçının en önemli silahları, isimsiz veya sahte isimli ihbarlar, sosyal medyada ki sahte isimli elemanları ile kendine müzahir medyasıdır. Bu silahların mühimmatı ise yalan ve iftiradır. Mühimmatını kesinlikle bitirmez ve seri bir şekilde atış yapar. Sadece kullandığı mühimmatın çapı ve tesir şiddeti değişir.

– Kamuoyunu şekillendirmek ve kumpasa hazırlamak için başka kanallardan önceden mesajlar yollayarak, kumpasın tesir gücünü daha da artırır.

– Kumpasçı en çok bel altı vurmayı sever. Ahlaki hiçbir değeri kabul etmez. Kumpasçı için amaca giden her yol mubahtır.

– Kumpasçının birden çok hedefe aynı anda da saldırma imkân ve kabiliyeti de vardır.

– Kumpasçının en büyük destekçisi, olayları sessizce ve hiçbir tepki vermeden seyreden halk kitlesidir. Büyük çoğunluk olan bu sessiz kitle, bilmeden kumpasçıya en büyük yardımı da yapmış olur.

Bir diğer destekçisi ise dost ateşidir. Kumpas mağduru, kurulan kumpaslarla meşgul olurken, beklemediği bir şekilde dost mevzilerden ateşe maruz kalır. Dost mevzilerden aldığı yaralar öldürücü olmamakla birlikte, kumpasçının açtığı ölümcül yaralardan daha çok can yakar.

– Kumpas sonrası, halkın kafasını karıştıracak şekilde: “Sizin bilmediğiniz başka şeyler var” gibi söylemleri ortalığa yayar. Olaylara müdahale edilerek, farklı fikirler beyan edilmesini ve kumpasın etki gücünün azaltılmasını da önlemiş olur.

– Kumpasçının temel prensibi “Bir kumpas organizasyonunda başarısızlık bile başarıdır”. Çünkü asıl gaye, “Çamur at, izi kalsın” prensibidir.

– Kumpas sonucunda, kumpasçı önce sessiz kalmayı tercih eder ve yapılan yorumları değerlendirir. Bundan sonra ki taktik ise “Tavşana kaç, Tazıya tut” şeklindedir. İkili oynayarak kumpasını devam ettirir.

– Kumpasçı yaptığı kumpaslar ile bu ülkenin değerli, zeki, vatan, bayrak ve millet sevdalı insanlarının geçmişini ve geleceğini elinden alarak, kendine her konuda biat eden ve ülkemizin menfaatlerini bir kenara bırakan elemanlarına hak etmediği okul, iş, kariyer ve makam vererek, tasmasını elinde tutan devletlerin amaçları ve menfaatlerine hizmet eder.

Netice olarak temennimiz; Allah hiç kimseyi, kumpasçının kucağına düşürüp, kumpas mağduru yapmasın, kumpasa bilerek veya bilmeyerek aracılık ettirmesin, daha da önemlisi göz göre göre kumpaslara sessiz kalan kesimden yapmasın.

VeryansinTv.com

Programları izlemek için görsellere tıklayınız…

Etiketler

6 Yorum

  1. 15 temmuz, abd, israil, nato emriyle devleti tamamen ele geçirmek için, fetönün üst kademesiyle akp nin üst kademesi arasında alttakilerin kanları üzerinden yapılan bir danışıklı dövüştür. Fetönün üst kademesi, ta 2011 lerde kendilerini ve akp yi eleştirip, sorgulayan alt kademeyi kontrollü tasfiye kararı aldı. 15 temmuzda fetöcü az sayıda müritin, ordu tüm unsurlarıyla darbe yapacak yalanıyla, darbeye teşvik edilip harcandığı ve akp nin üst kademesine devletin tamamen hediye edildiği gündür. Türkiyedeki fetöcü muritleri 2011 lerden bu yana sadece vatanseverler tasfiye etmiyor. Aynı zamanda fetönün üst kademesi de tasfiye ediyor. Dolayısıyla bugün fetö fetö diyip tasfiyede rol alan herkesi vatansever sanmamak lazım.

  2. Reisin kayıtsız şartsız sesteki izin lakin dermişti de olsa reis bu ile dur diyecekti onlarca danışmanı var bu işi çözemediler mi yoksa görüşçüler danışman,mı oldu böyle başarılı komutanı görevden alması akıl alır gibi değil.ben, dünya yunan ermenisi yahudisi reisi sevmiyor diye seviyordum yunan tehdit ediyor sen görevden alıyorsun. yazık,

  3. Kenan bey de tiyatro mezunuymus..Iki kisilik romeo juliet tiyatrosunu eksiksiz oynatsin, sonra gelip 40 milyon kisinin oynayacagi tiyatroyu yonetsin bakalim….

  4. 15 temmuz, eski ! ortakların müritlerinin kanları üzerinden devleti tamamen ele geçirmek için yaptığı bir danışıklı dövüştü zaten. Şimdi kötü polisler yurt dışında, iyi polisler yurt içinde keyfi yerinde. Kamera önünde üst kademeler halen düşmanlık rolü oynuyor. Millet uyanmasın diye bir müddet Atatürkçü subayları göreve getirdiler. Sonra milletin inandığını düşünüp, Atatürkçü subayları tekrar tasviye ve pasifize etmeye başladılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı