Köşe Yazıları

Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği -1

Galiyev “Beni hayatın ta kendisi doğurmuş; kölelik, ağır zulüm ve asırlık yoksulluk doğurmuş. Ben ezilen bir halkın ezilenlerinin oğluyum” der.

Bu sadece Galiyev’in değil bir asırdır bütün Türk Milliyetçilerinin kaderi olmuştur. Elbette bu; Batı’da yükselişle beraber siyasallaşan milliyetçiliğin, biz de çöküş döneminde ortaya çıkmasının bir sonucudur.

Ezilen bir milletin, ezilenlerinin evlatları Balkanlarda, Anadolu’da, Kırım’da, Kazan’da, Orta Asya’da aynı soruya cevap aramışlardır: Ağır zulüm, sömürü ve yoksulluk nasıl sona erecek?

Bu sorunun cevabı Türkiye’de kurucu kadrolar tarafından kamucu bir politikada karşılık bulmuş, Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi ilan edilmiştir.

Atatürk bir milliyetçidir ve ekonomik milliyetçilik çizgisini takip etmiştir. Zaman, mekan ve koşullar bunu gerekli kılmıştır. Aynı Atatürk, farklı zaman ve koşullarda serbest piyasa ekonomisini de milliyetçilik adına hayata geçirebilirdi.

Nasıl ki sanayileşme ya da kapitalizmin İngiltere’de daha eski ve yerleşmiş olması, A. Smith ve D. Ricardo’yu “serbest ticaret” yanlısı yaptıysa, Alman sanayisinin yeni doğuyor olması da F. List’i “iktisadi milliyetçi-korumacı” yapmıştır. ¹

O halde ilk olarak ortaya çıkan sonuç: Milliyetçi ekonomi çizgisi, her zaman ekonomik milliyetçilik üzerine kurulmayabilir.

Bugün Çin’in küreselleşme ve serbest piyasa ekonomisini savunması, üstelik ABD’yi bunu engellemekle eleştirmesi de yukarıda vardığımız sonucun bir sağlaması kabul edilebilir.

Yani Milliyetçi Ekonomi iktisadi anlamda her zaman korumacı olarak karşımıza çıkmaz. Zaman, mekan ve koşulları göz önünde bulundurarak politika üretir.

ABD Kongresi’nin 6 Temmuz 2006 tarihli “Avrupa’da Yükselen İktisadi Milliyetçilik” adlı raporundaki tespitlere göz atarsak

– Son yıllarda birçok AB ülkesinin kendi iç pazar ilkesini ihlal ederek başta bankacılık, çelik ve enerji sektörlerinde birbirlerinin satın alma ve birleşme operasyonlarını engellediklerinin,

– Örneğin Fransız altyapı şirketi SuezSA ile Gaz de France enerji şirketinin İtalyan ENI tarafından satın alınmasının Fransa tarafından engellendiğinin,

– Fransız yoğurt şirketi Danone dâhil 11 şirketin Fransız Hükümeti tarafından stratejik ilan edilerek, ABD Pepsi şirketine satışında veto yetkisi veren bir kararname yayınlandığının,

– İtalyan Hükümeti’nin ise Fransız bankalarının İtalyan bankalarını satın almasının önüne geçecek uygulamalara giriştiği hususlarının altının çizildiğini görürüz.

Oysa bu raporu hazırlayan ABD’nin kendisi bugün Trump’la beraber ekonomik milliyetçilik çizgisine gelmiş ve dün eleştirdiği ne varsa bugün iktisat politikası haline getirmiştir.

Bu da yukarıda vardığımız sonucun diğer bir sağlamasıdır.

O halde Türkiye için bir yol haritası çizerken, bunu kendi gerçeklerimize göre oluşturmalı ve bizden beslenmesini sağlamalıyız. Aksi taktirde doğru tedaviyi uygulamamız imkansız hale gelecektir. Farklı özelliklere sahip bünyelere aynı ilaçları vermek ne kadar işe yararsa; kendi şart, mekan ve koşullarımızdan kopuk değerlendirmeler de o kadar işe yarayacaktır.

Peki, Türkiye için milliyetçi ekonomi, ekonomik milliyetçilikle neden kesişiyor ve liberal iktisatla neden kavga etmeli? (Devam edecek)

¹ Şahin Yaman, İktisadi Milliyetçiliğe Bakış

2 Yorum

  1. Ekonomisi İşgal Edilmiş, Sanayisinden Tarıma Ve Hane Halkı Bütün Kesimleri Borclu, Yapılandırılmış Kredi Borcu 500 Milyar TL, Kgf Kefaleti 500 Milyar Tl’ye Koşan, Borç Ödeme Kabiliyetini Yitirmiş, Sermsye Birikimi Oluşturması imkansız olan Bir Ülkede EKONOMİK MÌLLİYETÇİLÌK İSTESENİZDE YAPAMAZSINIZ. Bence BİR MUCİZE OLMAZSA TÜRKİYE I.L.S EDER.

  2. Ağacı kurd içersinden yiyer. Içimizdeki ekonomik teröristlerden bı kurtulalım . Sonra sanayimiz özelleştirmek değil millileştirmek doğrudur. Her vatandaş bu ülkenin servetinden hissesi olmalı ve maaşından ve gelirinden ülkenin gelişmek ve yükselmesinde yatırım yapıp ve menfaatinde ortak olmalı . Ekonomi sıcak para ile değil kendi milletimizin parası ile yükseltmeli,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı