Köşe Yazıları

Uşak’a vali yapılan Funda Hanım’ın arkasındaki güç ne?

Bu yazıyı yazmak için 4 saat kıvrandım durdum.

Nedeni çok basitti:

Böyle bir ilişkiler ağını nasıl anlatabilirim?

Denemekte fayda var ama sanırım bu tek bir yazı olmayacak. Hemen arkasından bir başka yazı gelecek.

Zaten asıl anlatmak istediğimiz konu da o yazının içinde olacak.

“Vira bismillah” diyor ve başlıyorum.

***

Derdimiz koronavirüsten kurtulmak. Ama ondan daha tehlikelisi var.

Bitmeyen siyaset!

Artık milleti düşünen siyasetçinin olduğuna inanmıyorum. O nedenle siyasetin içerisindeki kirliliği göstermek için yine ilginç bağlantıları aktarmaya devam edeceğim.

Önceki gece Uşak Valisi Funda Kocabıyık’ın caddelerde gezerken halka ve çalışanlara verdiği talimatları izledim ve bir tvit attım. Tvit 2 milyon kişi tarafından görüntülendi, gündem oldu.


Bana da bu konuyu anlatma görevi düştü.

Bu arada bu tvite verilen cevapların neredeyse yüzde 99’u valiye tepki doluydu.

Ve kimse böyle bir ismin vali olarak kalmasını istemiyordu.

Sırası gelmişken söyleyelim, bu ülkede “istifa” kültürü diye bir şey kalmadı. “Göreve gelme” durumu da yok.

Lügatimizde sadece “görevden alma” ve “atama” var.

Gerçekte sıfır olan liyakat ise sadece lafta…

O nedenle Funda Hanım’ın istifa edeceğini düşünmüyorum. “Emirle istifa” yani “görevden alma” olmadığı sürece o koltukta oturacak.

Peki kimdir Funda Kocabıyık?

***

Funda Kocabıyık, felsefe bölümü mezunu.

1994’te Felsefe öğretmeni olarak Ünye İmam Hatip lisesinde göreve başlıyor. 1995’ten 2005’e kadar da Ankara Dikmen Lisesinde görev yapıyor.

Sonra eski AKP Milletvekili Hüseyin Kocabıyık bir felsefi yazı yazıyor. Kendisi de felsefeci olduğu için bu yazıyı çok beğeniyor ve iletişim sağlıyorlar ve bir aşk doğuyor!

Bunu da çift “Felsefeden doğan aşk” başlığıyla Yeni Asır’da bir söyleşide aktarıyor.

İşte ne oluyorsa oluyor, Funda Hanım’ın hayatı ondan sonra inanılmaz bir şekilde değişiyor.

Başarılar üstüne başarılar(!)

2005’te Milli Eğitim Bakanlığının müfettiş yardımcılığı sınavını kazanıyor.

2008’de Teftiş Kurulu Başkanlığında Bakanlık müfettişi görevine atanıyor.

Durdurulamıyor…

2011’de MEB Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü yapılıyor.

1 yıl olmadan da Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne atanıyor.

Yeter mi?

Yetmemiş olacak ki, yükselme devam ediyor.

2016’da Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü oluyor.

Bu süre zarfında kritik bir görevi daha var. Ona az sonra geleceğim.

Sonra ne mi oluyor?

2018’de daha kaymakam bile olmadan vali oluveriyor. Uşak’a gidiyor.

Funda Hanım bu başarılara imza atarken, iki de çocuk büyütüyor arada…

***

Funda Hanım’ın koltuğa oturduğundan bu yana kibriyle öne çıktığı konuşuluyor Uşak’ta.

Bunu çok basit bir örnekle anlatalım.

Geçen seneye dönelim…

Bir başka hikâye anlatalım.

Funda Hanım bir rahatsızlık geçiriyor.

Ne rahatsızlığı olduğunu bilmiyorum ama hastanelik oluyor.

Bu nedenle Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatıyor.

Yattığı odanın soğuk olmasından şikâyet eden vali üşüdüğü için bütün servis çalışanı sağlıkçıları azarlıyor.

Yetmiyor, o an nöbetçi kim varsa haklarında tutanak tutturuyor.

Hani bugün koronavirüse karşı amansız mücadele veren sağlıkçı Mehmetçiklerimize, cezayı kesiyor.

Bu konu tabii ki kapatılıyor.

Sonra…

Kahramanımız yine bir gün rahatsızlanıyor.

Aynı hastaneden bir doktorun evine gelmesini ve kendisini muayene etmesini istiyor.

Doktor gitmiyor.

Ancak ne olduysa, ertesi günü evine gitmeyen o doktor istifa etmek zorunda kalıyor.

Bu özel bilgileri de Uşak’ta kime sorsanız size anlatıyor.

İşte size “Yeni Türkiye’nin valisi” profili.

***

Yıl 1949.

Türkiye iki kutuplu dünyada ABD’nin yanında yer almak için gereken neyse yapmaya başlıyor.

Önce eğitimimiz ele geçirilmek isteniyor.

Köy Enstitülerini anlatmama gerek yok.

O tarihte ABD ile 9 maddelik bir anlaşma imzalıyoruz.

Yapılan bir eğitim anlaşması.

Tarihçi, araştırmacı yazar Cengiz Özakıncı hocam ile “Milli Eğitim Nasıl Çökertildi” başlığı altında 4 program yapmıştık Veryansın Tv’de. Orada her şey tek tek anlatılıyor. İzlemek isteyen bakabilir. ↓

‘Türkçe Bilim ve Din Dili Değildir’ Yalanı- Cengiz ÖZAKINCI- Pankuş-68

İşgale Eğitimle Başlarlar| Milli Eğitimin Kökü: Türk Tarih Tezi- Cengiz ÖZAKINCI- Pankuş-74

İngilizlerle Yapılan Anlaşmayla Eğitim Nasıl Yunanlaştı | Cengiz ÖZAKINCI | Pankuş-79

ABD Milli Eğitimimizi Nasıl Değiştirdi- Cengiz ÖZAKINCI- Pankuş-96

İşte eğitimden “milli” kelimesini çıkarmak için yapılan bu anlaşma malum Fulbright anlaşması.

Amaç, parlak Türk öğrencileri Amerika’da okutmak ve Türk eğitim sistemine yön vermek.

8 kişilik yönetim kurulu oluşturuluyor. 4’ü Türk ama kurul tamamen ABD’nin kontrolü altında.

Ve, evet… Milli Eğitim’de “milli”lik o andan itibaren yavaş yavaş kaldırılmaya başlanıyor.

Sonrasında Ali Babacanlar ve Abdullah Güllerin yetiştirildiği bu sistem Türkiye’de oldukça başarılı oluyor.

Şimdi “ne alaka bu konu” diyebilirsiniz.

Değil işte…

Vali yapılan ama sadece bir felsefe bölümü mezunu olan liyakatle o koltuğa gelmediği çok net olan Funda Kocabıyık, vali olana kadar Fullbright Eğitim Komisyonu Yönetim Kurulu üyesiydi.

Merak ettiğim şey ise şu:

Funda Kocabıyık’ı ABD için bu kadar önemli bir kurumun yönetim kuruluna kadar çıkaran bu güç nereden geliyor?

Eşi eski AKP Milletvekili Hüseyin Kocabıyık’tan mı?

***

Hüseyin Kocabıyık, Fetullah Gülen’in en büyük savunucularındandı.

Okullarını savundu, cemaatini savundu, olimpiyatlarını savundu, politikalarını savundu, Gülen’in kendisini savundu.

Hatta Gülen için, “1000 yılın en büyük Türk büyüklerinden birisidir” ifadesini dahi kullandı.

1000 yılın dedi bakın…

Yani Osman Bey, Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Mustafa Kemal Atatürk… Hiçbiri değil, 1000 yılın en büyüğü Fetullah Gülen.

Sevgisini daha ne kadar anlatsın!

Kocabıyık’ın FETÖ’ye yaptığı övgüleri anlatıp bu yazıyı uzatmayacağım.

Çünkü anlatacağım başka şeyler var.

***

Şimdi gelelim, 1993 senesine…

(Devam edecek)

Etiketler

13 Yorum

  1. Kocasi Fetöcü olan bir kadinin Vali olmasi bile bu ülke icin bir rezalet ve Ergenekon ve Balyoz kumpaslari ile hayatlari karartilmis olan nice serefli insana hakaret anlamina gelen bir serefsizliktir.15 Temmuz’da hayatlarini feda edenlere küfürdür.Hele de vatandaslara bagirmasi bu kadinin yapisinin ne oldugunu anlatmaya yeter derken AKP’nin yapisini da bu kadinin varliginda degerlendirebiliriz.

  2. Bir zaman bu ikinci Cumhuriyetçi reziller , Fetöcüler, HDP ile yatıp kalkan sözde sanatçı yazar çizer “Cumhuriuet Elitleri” demeden gn geçirmezlerdi. Sözüm ona dönemin asker sivil ve börokratlarının halktan kopuk, tepeden bakan tavrını eleştiriyorlardı. Bu soysuzlar sırf bu amaçla ‘romanlar’ yazdılar, lügat parçaladılar. Kendilerine dindar muhafazakar diyen kesimlerin lüks, ihtişam ve para düşkünlüğü o zaman da ayan beyandı. Neredeyse havada uçan kuşu geçiş vergisine tabi tutacak kurnazca ve arsızca yasal çerçeveyi hazırlarken suyun başını tutacak şirketleri çoktan kurmuş eşi dostu ortak etmişlerdi. Birinin başı bazılarını ABD’den yönetir ceplerini doldururken , kimi de ABD ve AB elçiliklerinin kapısında sırada bekliyor talimat ve kısmetine düşeni alıyordu. İşte bu güruhun içinde tek bir tanesi ne bu dindar muhafazakarların durumunu,, ne HDP_PKK belediyellerinde dönen al ver ilişkilerini, yönetimin, milletvekillerinin nemalanmasına dair tek bir kelime yazmadı. Yazmazlar da. internete bakın bunu nasıl vermişler.
    Ben durumu haberlerden izledim. Kendisiyle el pençe divan yürüyenlerle arasındaki mesafeye, maske takmayışına, hitabındak inezaketsizliğe, pervasızlğlığa, kibre bir bakın. Bu kahrı maalesef çekmeye devam ediyoruz. İyi ki köşenize almışsınız. eLİNİZE SAĞLIK.

  3. Benim aklıma gelen 2000 lerde sağlık bakamı O DURMUŞ geldi Uzman doktora kalorifer tutturmuştu. Benzer tavırlar hala insanları yukarıdan bir tavırla yönetmeye kalkmak.

  4. Funda takak evlenmeden önceki soyadı Ünye imam hatip teki felsefe hocam ilk görev yeri çok politik biriydi dünyagörüşüyle bizilerle paylaşımı farklıydı hoca işi biliyormus fakat bu işler böyle gün gelir yaptığınız tüm çalışmalar bir virüse yenik düşer güle güle hocam bunca haberden sonra istifa edersin artık gerçi sanmam bı TLF gelir

  5. Müthiş bir yazı!
    Tebrikler, Erdem Atay…
    AKP’deki “AKIL” (!), kocası iflah olmaz bir Fethullah Gülen hayranı olan ve felsefe öğretmenliğinden Amerikanseverlik kariyeriyle Valiliğe kadar yükseltilen bu şahsiyetin, bu hareketi, halkı AKP’ye karşı kışkırtmak için yaptığını (yani F tipi bir tiyatro oynadığını) anlayacak SEVİYEDE değil!

  6. Bunlar ve çevresi çok eskiden gelen güçle yani nato ya girişimiz ile Emperyalist sömürünün sürekliliğini sağlayacak bir yapının
    tohumlarının son kuşak görüntüleri
    inşallah son kuşak olurlar. Elbet, inşallah ile olmaz bu son, sizin gibi daha yüzlerce, binlerce yazar siyaset adamı önder
    TÜRK halkına bunları sizin gibi belgeleri ile anlatabilmeli ama çok derin olan bu yapılanmada hangi birini çözebileceğiz.
    halkın kafası bu karmaşık yapıyı nasıl çözebilir. Örneğin, Sayın Özakıncı’nın 12 eylül darbesinin ülkeyi bölmek için yapıldığını belgeleri ile ortaya koyduğu
    TV programını kaç kişi izledi ve doğru anladı.

  7. Yaşa veryansın be.Bir sen varsın zaten doğruları haykıran haber sitesi ,fullbright godoşlarını afişe eden.

  8. en basıtınden vıdeo da dıkkatı mı cektı. valı hanım saga sola dırektıfler verırıken yuzunde ne maskesı var. ne elınde eldıvenı. orenk olası gerekmez mı .ustelık tamamane tv lere show yaptı ama acemılıgınden acık acık bellı ıdı. bu. tam polıtık bır ımaj var dı orada. yalakaları yanıbasında polıs arkasında. bız bunlara polıtıkacı dıyoruz.

  9. Konu dışı!
    Hani birbiri içine geçen , birbiri ie aynı olan matruşka mıdır nedir? Hah, işte o aklıma geldi. En dıştan en içe aynı. Boyutu farklı. Heybeti. Vesselam.
    Kural dışı bir yazı oldu, affola.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı