Köşe Yazıları

Vezir olmuşsunuz ama adam olamamışsınız

Yıllar önce fakir ama gururlu bir Veysel amca yaşarmış. Pazarda limon satar, yedi çocuğuna bakar, karısının dehşet dırdırları arasında mutlu bir hayat sürermiş.

Gel zaman git zaman çocuklar büyümüş… Kimi üniversitede, kimi lisede, kimi ortaokulda derken Veysel amca çocuklarının giderlerini karşılayamaz olmuş. Daha fazla limon satmaya çalışıyormuş ama ne çare!

Neyse ki çocukları halden anlar, iyi kalpli, kanaatkar insanlarmış.

Derken Ömer, Veysel amcanın dört numarası, orta ikiye giderken avlanmış. Ücretsiz dersler ve bedava yiyeceklerle kandırılan Ömer, zamanla ailesinden uzaklaşmış. Bu durum başta Veysel amcanın da çok hoşuna gitmiş, evden bir boğaz eksilmiş fakat sonradan her şeyi anlamış Veysel amca…

“Vay başıma gelen, vay başıma gelen!” diye feryat etmiş fakat duyan olmamış.

Ömer’i avlayan abileri ona her ayrıntısı planlanmış beleş bir hayat sunmuş. Henüz 12 yaşındaki Ömer’in 72 yaşına kadar olan ömrünün dönüm noktaları belli ihtimaller dahilinde hesaplanmış.

Hesapta Ömer’in önce subay olması, bir aksilik çıkar da subay olamazsa doktor olması varmış. Ömer askeri lise mülakatında ağlamaklı-sümüklü bir hoca efendiye olan sapkın aşkını saklamayı beceremeyince geriye bir tek “doktor olmak” kalmış.

Gel zaman git zaman çalınan sorularla doktor olan Ömer bütün hayatını planlayan abileri aracılığıyla yükselmiş, evlenmiş, yemiş, içmiş, gezmiş…

Oğlunun özlemine dayanamayan Veysel amca ara ara Ömer’le irtibat kurmaya çalışıyormuş ama ne çare! Ömer için öncelik abileri ve hoca efendisiymiş. Babasıyla sık görüşmesi yasakmış çünkü Veysel amca gerçeği kavrayamaz, “amaca giden her yol mübahtır” diyemezmiş.

Hayat böyle akıp giderken bir gün Ömer’e “O adam ameliyat masasından sağ kalkamayacak Allah’ın izniyle” demişler, Ömer; “Tamam abi” demiş.

“Sizin hastanede bir Doktor Selim var, o Ergenekoncu-dinsiz-ateist-şerefsizin teki, şu çocuk pornosunu masasının üzerine koy,” demişler, Ömer; “Tamam abi” demiş.

“Hatice diye bir hemşire var, elimizde de görüntüleri… Ne dersek yapacak, onu yanına aldır” demişler, Ömer; “Tamam abi” demiş.

“Bu çocukların subay olmasına müsaade edemeyiz, onlara ‘askeri öğrenci olamaz’ raporu ver” demişler, Ömer; “Tamam abi” demiş.

Neyse çok uzatmayalım, gel zaman git zaman Ömer, abiler ve hoca efendi tepetaklak olmuşlar. Mazlumun ahı aheste aheste çıkmaya ve Ömergiller bir bir tutuklanmaya başlamış. Başlamış başlamasına ama devletin her kademesinde Ömer gibi birçok “tamam abici” elini kolunu sallayarak dolaşmaya devam ediyormuş.

Ömer’e “Mahkemede her şeyi inkar et, bahar gelecek” demişler, Ömer yine “Tamam abi” demiş. Mahkemede bütün suçlarını şizofrenik bir manyak gibi inkar etmeye başlamış. Öyleki 10 yıllık eşini bile inkar etmiş ve bu kadını daha önce hiç görmediğini beyan etmiş.

“Hakim bey, vallahi billahi ben bu kadını tanımıyorum, başka bir Ömer ile evli olmasın? Bir isim benzerliği olmasın? demiş.

Bunun üzerine karısı bile çıldırmış, “Ulan Ömer, biz katalogdan evlenmedik mi!” diyerek Ömer’in yüzüne tükürmüş, üstüne yürümüş ve mahkeme bir anda karışmış.

Neyse işte, zaman böyle akıp giderken Korona-Morona diye çok ölümcül bir virüs tüm dünyayı etkisi altına almış. Yüzbinlerce insan bu virüs nedeniyle boğularak ölüyormuş. Derken Ömergiller; “Bizi serbest bırakın, biz bunun çaresini buluruz” demişler. Tamam abiciler hızla harekete geçmişler.

Sonra bir savcı çıkmış, “Bu Ömer aslında iyi, edepli, dindar, namuslu çocuktur; Korona-Morona’ya tek çare Ömer’dir” demiş. Tamam abiciler alkışlamış. Ömer dışarı salınmış.

Ömer’e “Merak etme aslanım, Korona-Morona aşısının şifrelerini en yakın zamanda çalıp sana ulaştıracağız” demişler, Ömer de “Tamam abi” demiş.

O gün bugündür Ömer Korona-Morona aşısı üzerine çalışıyormuş gibi gözüküp tivittır üzerinden canlı yayınlar yapıyormuş.

Derken Veysel amca sahneye çıkmış. Ömer’in yanına hasret gidermeye varmış. Ömer donuk gözlerle onu karşılamış, babasına bir çay bile ikram etmemiş. Derken Veysel amca ne görsün! Ömer’in masasında “Korona-Morona, hoca efendiyi sevmeyenleri öldürsün inşallah” diye bir not varmış, notun altında da tabut çizimleri… Günlerden Hıdırellez imiş, Ömer bu mübarek kağıdı okuyup üfleyip bir gülün altına gömecekmiş.

Veysel amca bir hışımla kendini dışarı atmış. “Senin gibi evladın ta yedi ceddini…” diye okkalı bir küfür savurmuş ve soluğu Ömergilleri serbest bıraktıran savcının yanında almış. Olan biten her şeyi savcıya anlatmış ama ne çare! Tamam abicilerin gazına gelen savcı “Tek çare Ömer, sen ne anlarsın moruk!” diyormuş.

Veysel amca çok sinirlenmiş.

“Vezir olmuşsunuz ama adam olamamışsınız!” diye var gücüyle haykırmış, herkes bu feryadı duymuş. Apar topar Veysel amcayı gözaltına almışlar, sonra zindanda kalp krizinden ölmüş, zavallı Veysel amca…

Tamam abici Doktor Ömer babasının cenazesine bile gitmemiş. O sıra Korona-Morona aşısı için dua etmekteymiş.

Derken telefon çalmış, arayan çok sevdiği bir abisiymiş, “Aşı işi yattı, Allah’ın izniyle şimdi bu virüsü daha çok yaymamız gerekiyor” demiş, Ömer de “Tamam abi” demiş.

Çocuklarının “tamam abici” olmasından korkan nice anne baba bu fıkrayı ninni niyetine yeni doğan bebeklerinin kulaklarına üç defa fısıldamaya başlamış.

O gün bugündür bu fıkra dillere pelesenk olup anlatılagelmiş.

Kimi gülüp geçmiş, kimi de küfretmiş.

5 Yorum

  1. Ben 11 ila 14 yas grubundaki cocuklardan bahsediyorum..Sonrada Lise seviyesi dershane gencligi..Resit degil bunlarin hicbiri.Bu cocuklar velisinin izni olmadan hicbir yere gidemez..Bu yasta cocuk kendi secimiyle gidip babalari ses cikarmamissa zaten aile bile degillerdir. Tartismaya bile gerek yok.Sonradan dovunmeye de haklari yok..Bir cocugun bir kap yemegi kimseye yuk degildir, olmamali, olamaz..Tarih boyu nesiller nasil yetisti o zaman. Herkes acliktan mi oldu..O dediginiz afrikada olabilir. Turkiyede duymadim gormedim.. Feto en cok bedava yurt yemek bahanesiyle bu yastaki cocuklari hedef almistir..Giden cocuklar temelli elden cikmistir..Geri donen olmusmudur bilmiyorum..

  2. Suçluyu da ne çabuk bulmuşsun yurttaş kardeş. bakalım çoluk çocuk sahibi ol da çocuklar kimi dinliyor görür ona göre kararını gözden geçirirsin . Herhalde farkında değilsin çocuklar ( hepsi değil tabi bazıları) nefsine uyup anne baba dinlemiyor .

  3. Bana gore suclu omer amca…Hani baslangicta bir bogaz eksildi diye hosuna gittigi an var ya…Kirilma noktasi orasidir..Baska babalar ise ceketimi satar yine okuturum oglumu diyerek direnmis ve evladini kaptirmamistir..Ama boyle babalarin sayilari binde bir mertebesinde kalmistir malesef…Insan su gibi en kolay yola akarsa olacagi budur. Ne ektiyse onu bicti herkes..Zehirli elma her zaman en buyuk en suslu hediye kutusunun icine saklanir..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı