Köşe Yazıları

Yaycı üzerinden vuruş

Amiral Yaycı’nın görevden alınması ve istifası ülke gündeminde ilk sıralara oturdu.

Bir istifa olayı bu kadar mı gündem olur?

En önemli sorunumuz bir amiralin görevden alınması oldu. Demek ki sorunsuz bir ülkeyiz.

Ne güzel olurdu öyle olsa.

BİLGİ NOKSANLIĞI

Medya üzerinden yürüyen tartışmalar elde edilen sınırlı bilgilere dolaysıyla yoruma dayalı oldu.

Herkes kendi penceresinden bakınca olay çok farklı boyutlara çekildi.

Kutuplaşma ve saldırma siyaseti güdenlere Yaycı Amiral üzerinden karşı tarafa atış fırsatı doğdu.

Bir grup var ki, konu ne olursa olsun sonuçta karşısındakileri PKK/HDP/FETÖ işbirlikçiliği ve ABD emperyalizmi tarafında olmakla suçluyor.

Bunların başını Vatan Partisi çekiyor.

Yaptıkları suçlamalar ile AKP-MHP ‘ye kalkan olmaya özel önem veriyorlar.

21 Mayıs tarihli Aydınlık’tan genç bir yazarın iki cümlesini aşağıya aldım;

  • “Başında Hulusi Akar’ın bulunduğu ordu, son seksen yılın en kapsamlı, en başarılı operasyonlarını yapıyor.”
  • “Savaşı yarı yolda terk edenlerin elinde ise sadece utanç kalacak. Emperyalizm ile, HDP/PKK ile, FETÖ fitnesi ile yan yana düşmüş olmanın utancı.”

Bu gencin askeri ve tarihi birikimi konusunda fikrim yok. İyi niyetle kaleme aldığını düşünüyorum. Ama fazla keskin olmuş.

Mesela; Kıbrıs Barış Harekatı ile Suriye’ye yapılan operasyonlar kıyaslansa kaç kişi yazarla aynı sonuca varır?

1984’ten beri yürütülen ve özellikle 90’lı yıllarda en büyük gücüne ulaşan terör örgütüne karşı verilen mücadeleyi yürütenlere haksızlık olmamış mı?

Arkadaşımız o yıllarda ordu ve yaptıkları konusunda ne kadar bilgili idi acaba?

Amiral Yaycı’nın görevden alınışındaki idarenin yanlışını vurgulamak PKK/FETÖ/ABD tarafında olmak mıdır?

Amiralin çok yararlı bir asker olduğunu söylemekten Yunan’a teslimiyet nasıl çıkarılır? Hayret.

Bu kafa sağlıklı değil, şartlandırılmış.

YİĞİDİN HAKKI

Vatan Partisi bu rotada giderken yapılan doğrularını görmeyip yiğidin hakkını vermemek de olmaz.

19 Mayıs akşamı Haber Türk’teki programda D. Perinçek çok güzel bir çıkış yaptı.

Amiral Yaycı’nın görevden alınışının Yunan’ın İzmir’i işgal ettiği güne getirildiği gibi kötü niyet arayanlara;

  • “Bu sözleri burada mahkum ediyorum”  dedi.

Doğru tavır budur.

Doğru söylem budur.

Yoksa her sözün arkasından ABD’cilik, PKK’cılık suçlaması ile ülke bütünlüğü ve ulusal birliğimize bir toz zerresi katkı verilemez. Öyle ulusalcılık olmaz.

BANA GÖRE

Ben de herkes gibi medyadan edindiğim bilgilere dayalı olarak kısaca değerlendirmede bulunacağım.

Amiral’in değerli bir subay olduğu açık. Kendini iyi yetiştirmiş, akademik yönünü  geliştirmiş.

Tanıyanların ifadesinden anladığımız, hırslı ve gözü yükseklerde. Olabilir.

Ege ve Akdeniz’deki sorunlarımız konusunda çalışmış. Libya ile yapılan MEB Anlaşmasında önemli rol oynamış. Kutlarız.

Ama bütün bunlar Deniz Kuvvetlerinin, Gnkur.’un, MSB’nin ve hükümetin önüne geçmesini gerektirmez.

Kurmay subayın en önemli özelliği yaptığı en başarılı işte bile geri planda kalmasıdır.

Kaldı ki aynı konularda yıllardır tek başına  kelle koltukta mücadele veren E.Kur.Alb. Ümit Yalım, amiralimizin Ege’de işgal edilen adalarımız konusunda vahim hata yaptığını açıkladı.

Yine bu konularda TSK ve Dışişleri ile omuz omuza çalışan, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı adına 15 yıl önce iki kitap yazan Prof. Dr. Sertaç Hami Başaren’i hiç görüp duydunuz mu?

TSK’da basınla ilişkiler yönerge ile belirlenmiştir. Dışına çıkılırsa emir-komuta ve disiplin anlayışı zedelenir.

AKARVARİ

Görevden alınma gerekçesi olarak bir ihale ve ihaledeki iş adamının üst düzeydekileri etkilemesi gösteriliyor. Burası karanlık. Zamanla aydınlanır.

Amiralin alınış şekli bu konuda vahim bir hata olduğu izlenimi doğuruyor.

Varsayalım ki önemli bir yolsuzluk var, yine de amiralin alınış şekli yanlıştır ve bir Hulusi Akar davranış örneğidir.

FETÖVARİ mi AKARVARİ mi? Ne dersiniz?

Kişiye değil ama makam ve rütbelere saygı zorunludur.

Akar kendi makamını nasıl koruyorsa en ast makamlara da aynı değeri vermelidir.

Deniz Kuvvetleri Komutanı’na bilgi verilmeden yapılan bu işlem kuvvet komutanını yok saymaktır. Saygısızlıktır.

O komutan, koltuğunda nasıl oturuyor merak ediyorum?

“Hulusi’dir, ne yapsa yeridir” deyip geçiyor mu?

Cumhurbaşkanı’nın davranışı da yanlıştır. KHK ile adamı gece yarısı görevden alıp sonra bilgi istemek ne akla hizmettir?

ABD ile ilişkilerinde yararlanmak için kullandığı Akar’ı kıramayarak görevden aldığı amiralin gönlünü almak için bir çare düşünüyor olmalı.

Son olarak;
Amiral Yaycı ne kadar haklı da olsa AKP’li M. Metiner’e söylediği,”Cumhurbaşkanıma ölene kadar sadığım” ifadesiyle kurumsal disiplini sindirememiş olduğunu göstermiştir.

Makam ve rütbesine çok yakışmamıştır.

Bir yerlere gelmek için her yola başvuracak yapıda biri olduğu görüşlerini doğrulamıştır.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle Şeker Bayramınızı kutlarım.

Etiketler

11 Yorum

  1. Benim de sizin yazınızda katıldığım ve katılmadığım yönler var Sn.Beştepe. “Ama bütün bunlar Deniz Kuvvetlerinin, Gnkur.’un, MSB’nin ve hükümetin önüne geçmesini gerektirmez.” diyorsunuz.Bu tür sözleri edenler kimdir baktığımızda görüyoruz ki,istifadan sonra tepkileri yumuşatmak isteyenler.Ayrıca Cumhurbaşkanı kendisi konuşmasında Yaycı amirali överek buna yol açmış olmuyor mu? Siz tanımıyorsunuz ama Yaycı amiralin komutanlığını yapmış Cem Gürdeniz amiral gayet güzel anlatmış veryansıntv de bu var.Keşke izleseydiniz.Libya konusunda daha önce hiçbirimizin fark etmediği deniz sınırını o keşfedip gündeme getirdi diyor.Şu an sadece Yaycı amiralin istifası tartışılmıyor,FETÖMETRE de tartışmaya açıldı.Beyazıt Karataş komutan ise aynen şöyle söylüyor.Kendisinin twitlerinden aldım.
    “Bu tür erken görevden almalar ve yer değiştirmelerin sebebi, tecrübelerime göre uzun telkinlerle ve aleyhte propaganda ile olur. Al, al, al bize ilişkilerimize zarar vermeye başladı. Kimler; #ABD, #CIA, #FETÖ #AB, #Yunanistan ”
    1. Deniz Kuvvetleri üniformasını 13 yaşında giymiş,
    2. Çekirdekten #DenizKuvvetleri’nde üst düzey yönetici olmak için yetiştirilmiş,
    3. Hem askeri, hem de akademik konularda kendini eğitmiş,
    4. #DenizHukuku konusunda uzmanlaşmış,++
    5. #DenizKuvvetleri’nde geliştirdiği #FETÖMETRE algoritması ile başarılı sonuçlar alınmasını sağlamış,
    6. #MaviVatan’ın savunmasında ön cephede yer almış,
    7. #KurmayBaşkanı olarak yoğun bir mesai harcamış,
    8. Tecrübelerini ve emeklerini kitap ve tezleriyle desteklemiş,++
    9. Terfi ettirilerek tecrübelerinden daha fazla faydalanma yerine etik olmayan yöntem ve bahanelerle tayin edilmiş,
    10. Atamasından Komutanına bile haber verilmemiş,
    11. Geleceğin #DenizKuvvetleri Komuta Kademesi adayları arasına girmesinin önü kesilmiş,
    12. Ne güzel değil mi? Büyükelçi adayınızı en iyi yaptığı görevden önce istifa etmeye zorlayacak “akıl dışı” planlamayı yapmışsınız,
    13. Hayatını Ülkesine ve Mavi Vatan’a adamış bir personeli
    #YAŞ’a kadar bile 2 ay bekleyip emekli etmeyi düşünmeye tahammülünüz kalmamış
    14. Bir Amiralinizi #Katar’a büyükelçi olarak gönderecek veya iyi bir Devlet görevi verecekmişsiniz,
    15. Bu kadar yeterli sanırım. Miş mişlerle ne demek istediğimi anlamışsınızdır.
    16. #CihatYaycı tasviye edilmiştir.
    17. Karargahta 3 gün bile kalmasına tahammül edilmemiştir.
    18. Sonuç; #FETÖ marifetiyle tasviye edilen biri olarak tekrarlıyorum. Ülkemiz bu kumpaslardan ve yöntemlerinden çok zarar görmüş ve görmeye devam etmektedir. Bir atasözü ile bitirelim “Basra harap olduktan sonra” ağlayıp sızlamak boşunadır.

  2. Yorumlarınız için teşekkür ederim.
    Bayram’a Ramazan veya Şeker Bayramı demek önemli değil.Önemli olan manasını anlamak ve yaşamak.
    Bu ülkede yıllardır her iki ifade de kullanıldı.Son 10-15 yıla kadar imse de rahatsız olmadı. Ben de ikisini de kullandım, kullanıyorum. Doğru bulmayan ŞEKER BAYRAMI demez.
    Tekrar bayramınızı kutlarım. Şeker tadında Ramazan Bayramı olsun.

  3. Alp adli uorumcuya,
    Alp, sen ne içiyorsun, kafan iyi mi? Neyi, nereyi kimlerle, kim için basıyorsun. AKP ttolu musun? Seçimlerde oyunu kullan, sandıktan ne çıkarsa o. Bu turYorumlarını git ulketv sayfalarında Sevda Noyan ve Elonu yanında yap. Veryansin TV sayfaları temiz kalmalı.

  4. Sayın Yaycı gönlümüzde yer almıştır,lakin çıtkırıldım tavır uygun olmamıştır,Türk subayı verilen görevi mutlak idare edecek ve üstüne düşen vazifeyi en en şekilde ifa edecektir,medya üzerinden verilecek tüm mesajlar emeklilik sonrasına saklanmalıdır,hele hele güncel olarak TC nin tüm alanlarda varolma savaşı verdiğimiz bu dönemde verdiği karar uygun değildir,genede Devletin bazı önemli karar mekanizmalarında yer alacağını umuyorum

  5. Sayın Beştepe,
    C.Yayci’nin CB ölene kadar bağlıyım dediğini kim söylüyor, m.Metiner mi? Geçiniz.ozgul ağırlığı olmayan bir kişilik.
    Sonra, diz müneccim misiniz ki, C.Yayci’nin makam, mevki düşkünü oldugunu yazabiliyorsunuz. Biraz insaf, Harbiyeli ve kurmay gibi yazın. Gazeterde, internette yazılanlara göre sallamayın. C.Yayci ulaşılmaz değil, e-posta ile sorun, aldığınız cevaplara göre yorum yapın. Veryansintv sayfalarını asılsız haberlere dayanan yorumunuza kirletmeyin.

  6. Komutanım,öyle bir yazı kaleme almışsınız ki “Mavi Vatan” söylemi çok da önemli değil demeye getirmişsiniz.Bu konularda bir derya olan Cem Gürdeniz Amiralimiz bizleri her konuda aydınlatıyor,dış basında bu konu ile ilgili hangi haberler yapılmış,Cihat Yaycı Amiralimiz neden hedefe koyulmuş,Amerikalılar Yunanistan da ne gibi hazırlıklar yapmışlar açık açık anlatıyor.
    Yurt dışındaki kaçak fetöcülerde pek sevindiler bu istifaya,her gün yayın yapıyorlar youtubeden,ortalık Ergenekon-Balyoz zamanı gibi oldu.
    Sertaç Hami Başaran Hocamızın çalışmalarını da Cem Amiralimizden duymuştuk.Kim bu Vatan için kendisini zerre kadar bile ortaya koyuyorsa kim olursa olsun saygı ve minnet duyarız.
    İnşallah “Mavi Vatan”ımızı ve Ege Denizindeki işgal altındaki adalarımızı kaybetmeden,çocuklarımızın geleceklerini teminat altına alırız.
    Allah Vatanımızı ve Ordumuzu Korusun….

  7. Çok güzel tespitler. Hem Perinçek hemde Amiral Yaycı ile görüşlerimiz bire bir uyuyor. Ölüme kadar CB’nına bağlıyım ne demek? Haklı göründüğü noktada karakter zayıflığı göstermiş oldu. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete ve ilkelerine ölümüne kadar bağlıyım demesi doğru olurdu. Yaptığı olumlu işlere gölge düşürdü. Yalakalık yapıyor izlenimi verdi, öellikle biz ulusalcılar arasında. Yazık.

  8. Hulusi Akar çoktan istifa etmeliydi ..ama etmedi….Ramazan Bayramına şeker bayramı demeyin lütfen …İslam dininde şeker bayramı diye bir bayram yok ….Ramazan Bayramı tüm islam alemlne mübarek olsun …

  9. bütün partiler yozlaşmış.hepsinin artısı eksisi vat ama eksiler çok daha ağır basıyor. düzen partileri dağıtılmalı meclis basılmalı! dağıtılmalı devletin içine torpille koydukları adamlar atılmalı.şehit ailelerinden yepyeni meclis kurulmalı…dış ve iç politikalar uzman kişilerden oluşturulan kurulların tavsiyesi+ ordunun tavsiyeleyi ile yapılmalı.asker siyasete karışmalı demiyorum sadece ülkenin çıkarları doğrultusunda fikirlerini beyan etmeli ve ihtiyaçlarını dile getirmelidir. türkiyenin reçetesi KISACA böyle

  10. Yeni bilgiler dustukce ilk gunku alevlenmeler azaldi…Alinan ders sudur….Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmamalidir..Hala konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip degiliz..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı