Köşe Yazıları

Yok böyle bir ilişki ağı! Enver Altaylı’nın ‘kadrosu’

Hemen ilk soruyu sorarak başlayalım, bağlantılara sonra geçeceğiz.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu sorum size…

CIA’ya çalışan, FETÖ’cü kaçırmaya yeltenen, FETÖ’cü olan, Gülen’e mektuplar yazan bir adam sizin başdanışmanınız Rasim Bölücek ile 1200’den fazla telefonla görüştü.

O Rasim Bölücek, bir terör örgütün lideri olan Fetullah Gülen ile görüşmek istedi…

Bütün bunlar ortaya çıktı.

Daha ne bekliyorsunuz?

Rasim Bölücek neden hala partideki görevinden alınmadı.

Ya da kendisi neden istifa etmedi?

Yok eğer siz de bu olanları biliyorsanız ve hala harekete geçmiyorsanız, siz de işin içindesiniz.

***

BU LİSTEYİ ELİNİZDEN DÜŞÜRMEYİN!

Şimdi yazacaklarımı okumadan önce bir önceki yazıyı okumanızı öneriyorum. Bağlantılar tam olarak yerleşmeli çünkü…

Biraz kafanız karışabilir.

Belki de ilk kez okuyacaksınız. Ama bağlantıları bulmak isteyen açık kaynaklardan bunu çok rahat yapabilir.

ENVER ALTAYLI

Başlayalım…

Doğal olarak Enver Altaylı ile başlıyoruz.

Hakkında uzun uzadıya yazı yazmaya gerek yok.

Amerika’ya rapor yazan, FETÖ’ye çalışan, yanında Alman ve CIA ajanlarının cirit attığı bir isim.

Biliyor musunuz?

İlk gözaltına alındığı sırada Almanya Dışişleri Bakanlığından açıklama yapıldı.

“İlgili kişiyle konsolosluk düzeyinde ilgilenilmeye devam edilmektedir” diye.

Yahu siz kimsiniz, pardon?

Bir kişi ile ilgili Almanya Dışişleri Bakanlığı neden ilgilenir?

Hatta öyle ki, Enver Altaylı’nın kızı Zeynep, Alman makamların konuya daha fazla alaka göstermelerini dahi istedi.

Neden ki, sizi Almanya mı kurtaracak?

Bu soruları soralım ve devam edelim.

Altaylı, yıllarca MHP içinde yer aldı, Alparslan Türkeş’le yakın mesai yaptı. Birçok partiyle de içli dışlı oldu.

Son dönemde en sık görüştüğü arkadaşı:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı Rasim Bölücek.

RASİM BÖLÜCEK

Rasim Bölücek, en az 5 yıldır Kemal Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanlığını yapıyor. Kendisi BBP’li…

Kardeşi MHP’den milletvekili adayı olmuştu…

Kendisi de Devlet Bahçeli’nin eski danışmanı. MİT’in adamı olduğu iddiası konuşulmuştu.

“Kontrollü darbe” ifadesinin mimarı…

CHP-İYİ Parti ittifakının da planlayıcılarından…

SATUK BUĞRA KAVUNCU

Enver Altaylı’nın yeğeni nerede peki?

İYİ Parti’de…

Satuk Buğra Kavuncu.

Meral Akşener’in “prensi”.

Daha ismi partide hiç bilinmez ve anılmazken Nisan 2018’de parti yönetimine girdi.

O zaman Aydınlık gazetesindeydim. Haberi yazdım. Bu bilgiyi ilk haber yapan gazete olduk. “Enver Altaylı’nın yeğeni İYİ Parti yönetimine girdi” diye.

Fazla değil, 4-5 gün sonra da bu isim Genel Başkan Yardımcısı oldu.

“Bu nasıl bir yükseliştir” kimse anlamadı.

Ki bu bahsi geçen Buğra Kavuncu önce dayısının faaliyetler yürüttüğü Kazakistan’da önemli işler yaptı, daha sonra Almanya’ya gitti. Alman devletinin en kritik şirketlerin birine girdi hatta inanılmaz bir yükselişle Alman kimya ve boya devi BASF’ın CEO’su oldu.

Düşünebiliyor musunuz, o zamanlar daha 33 yaşında.

Aynı Buğra Kavuncu, yerel seçimler zamanı bir anda Akşener tarafından Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Sözcülüğü görevinden alınıp, partinin İstanbul İl Başkanı yapıldı.

Biri de demedi ki, “Yahu kardeşim bir genel başkan yardımcısını neden il başkanı yaparsın ve bu kişi neden bu tenzili rütbeyi kabul eder ki?” diye.

CANAN KAFTANCIOĞLU

Buğra Kavuncu İstanbul İl Başkanı olunca kankası da hazırdı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu

Ekrem İmamoğlu’nun her konuşmasında sağında Kaftancıoğlu, solunda Kavuncu vardı.

E bu samimiyet sadece siyasetten gelmiyor.

Dayısının arkadaşı Rasim Bölücek hem Kavuncu’ya hürmet ediyor hem de Kaftancıoğlu’na.

Yoksa eski koyu bir ülkücüyle, ülkücülerden iyi elektrik almadığını bildiğimiz azılı “solcu” Kaftancıoğlu’nun bu samimiyeti başka nasıl açıklanabilir?

ORHAN KAVUNCU

Yeni bir isim ekleyelim şimdi buraya…

Prof. Dr. Orhan Kavuncu…

Türk Ocağı Vakfı Başkanlığı yaptı.

BBP’de uzun yıllar Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü ve Anavatan Partisi listesinden milletvekili oldu.

Buğra Kavuncu’nun babası. Enver Altaylı’nın eniştesi… Yani ablasının eşi.

İddianamede eski BBP Milletvekili Orhan Kavuncu’nun, Altaylı’nın her işini yapan ve en yakınındaki isimlerden biri olan Nizamettin Afşar’a ‘Enver Abiye Destek’ açıklamalı çok sayıda para transferi yaptığı tespit edildi.

MÜMTAZER TÜRKÖNE

Orhan Kavuncu’nun bağları da çok fazla… Kavuncu ailesinin tamamının CIA ajanı Ruzi Nazar’la dost olduğunu söylememize gerek yok.

Orhan Kavuncu’nun bir bağı daha var. Mümtazer Türköne

Orhan Kavuncu’nun kız kardeşi Mualla Kavuncu şu anda FETÖ üyeliği iddiasıyla tutuklu bulunan ve uzun yıllar Zaman gazetesinde köşe yazarlığı yapan Mümtazer Türköne’nin ilk eşi.

Buğra Kavuncu’nun da eski eniştesi…

İSMAİL KAVUNCU

Şimdi gelelim kritik bir isme…

Adı İsmail Kavuncu.

Amcası Orhan Kavuncu, kuzeni Buğra Kavuncu.

Aileden herkes bir partiye kaydolur da İsmail Kavuncu olmaz mı?

O da AKP’ye giriyor. Hızlı bir yükselişle AKP’nin Eyüp Belediye Başkanı oluyor.

Ardından İstanbul’da ilginç bir cinayet işleniyor.

Cinayette çok soru işaretleri var.

Sonra bir haber düşüyor ajansa:

CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’ın oğlu, MHP Ankara Milletvekili adayı Erkan Haberal ile AK Parti’li eski Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu’nun da aralarında bulunduğu 13 kişi hakkındaki ‘cinayet soruşturması’nda, Haberal ve Kavuncu’nun da aralarında bulunduğu 6 kişi için takipsizlik kararı verildi.”

Gazeteci Celal Eren Çelik yazmış. İsmail Kavuncu 15 Temmuz’dan sonra Kazakistan’a kaçıyor ve bir daha Türkiye’ye gelmiyor.

Eski Sabah gazetesi yazarı Ersin Ramoğlu da, İsmail Kavuncu’nun çok azılı bir FETÖ’cü olduğunu söyleyerek, “adam öldürttüğünü” iddia ediyor. Yetmiyor, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’a da kendisine ait olan 3 milyon dolarlık bir villasını hediye ettiğini yazıyor.

Ramoğlu, “Kavuncu ortağını öldürmeye teşebbüs suçunu ortadan kaldırmak için mi Çapkın’a ev, eşine de milyonluk takılar aldı?” diye de soru soruyor daha sonra.

Ramoğlu, İsmail Kavuncu‘nun kızının, ABD’de Hakan Şükür‘le restoran açan kişi olduğunu da ekliyor.

Ne garip değil mi?

MUAMMER ÇALIŞKAN

Kafanız karıştı belki biliyorum ama bir isim daha var.

Muammer Çalışkan.

Eski Adana Borsa Başkanı…

İsmail Kavuncu’nun eniştesi…

Çalışkan’ın kızını ve damadını sırf Fetullah Gülen’e hizmet etmesi için ABD’ye gönderdiği açıklandı. Bugüne kadar da hiç yalanlanmadı…

15 Temmuz destekçisi, Bank Asya’cı… Zaten banka müdürü akrabaları var deniyor.

METİN CAN YILMAZ

Enver Altaylı’nın damadı…

Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçlamalarıyla hakkında hapis cezası isteniyor.

FETÖ’cü olduğunu gizlemiyor.

Enver Altaylı’nın kızını istemek için bir büyük olarak götürdüğü kişi kim dersiniz?

FETÖ’nün ikinci adamı olarak bilinen Mustafa Özcan

Enver Altaylı’nın tanıdığı ve sürekli görüştüğü kişi olan Mustafa Özcan, örgüt için çok ama çok önemli bir isim. İddianamede ismi en fazla geçen kişilerden biri…

Devam edelim…

SERHAT ILICAK – NAZLI ILICAK

İddianameye göre Altaylı hem damadını hem de FETÖ’cü bir MİT’çiyi yurtdışına kaçırmaya çalışıyor. Peki bunun için kimden destek istiyor?

Serhat Ilıcak.

Ilıcak Almanya’da büyük bir matbaaya sahip. Yazları Bodrum’a geliyor. Devasa bir yazlığı var.

Ve nedense sürekli Altaylı ile temas halinde… Altaylı onun için “50 yıllık dostum” diyor.

Altaylı’nın damadını, Altaylı’yı ve bir MİT’çiyi yurtdışına kaçırmak için çaba gösteriyor.

Peki kim bu Serhat Ilıcak?

FETÖ’den içeride yatan ve yakın bir zamanda cezaevinden çıkan sözde gazeteci Nazlı Ilıcak’ın kuzeni…

Hatta bu Serhat Ilıcak, kuzeni Nazlı Ilıcak’ı da kaçırmaya çalışmış ama Nazlı Ilıcak kaçamadan Bodrum’da kıskıvrak yakalanmıştı.

***

Şimdi bir nefes alalım…

Bu kadar ismi aklımızda tutmamız, bağlantı kurmamız zor olabilir.

Burada duralım…

Üzerine iki-üç kelam edelim…

Bu nasıl bir ilişki ağıdır soruyorum size…

Bakın,

Bu isimlerin hemen hemen hepsi başka başka partilerde, başka başka kurumlarda…

Hepsi de çok etkili…

Hepsi de hızla yükseliyor…

Hepsi makam sahibi oluyor.

Mümtazer Türköne, hadi diyelim tesadüftü…

Nazlı Ilıcak da mı tesadüf?

Damat Metin Can Yılmaz da aslında kaçmak istememiş olabilir, peki FETÖ’nün 2 numarasına olan bağı ile Enver Altaylı’nın bağı tesadüf mü?

Ya Rasim Bölecek?

Gerçekten CHP’yi yükseltmek ve iktidar yapmak için mi geldi CHP’ye?

Siz buna inanıyor musunuz?

Peki, son soru…

Buğra Kavuncu büyük başarısı nedeniyle mi İYİ Parti’de bu kadar yükseldi ve en kritik seçimde İstanbul İl Başkanı yapıldı? Kaftancıoğlu ile birbirlerini çok sevdikleri için mi kanka oldu?

Konumuz bir partinin içerisindeki FETÖ’cüleri ayıklamak değil…

Gladyo’yu bulmak…

Bulamazsak, o Gladyo bizi boğacak!

***

HASAN BÖLÜCEK’TEN AÇIKLAMA

Yazılarımızın asıl muhatabı konumundaki CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Rasim Bölücek’ten iki gündür bir açıklama gelmedi. Ancak Rasim Bölücek’in kardeşi Hasan Bölücek, Veryansın Tv’ye yazılı bir açıklama gönderdi. Habercilik anlayışımız gereği açıklamayı noktası virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz.

İşte o açıklama:

“Erdem ATAY’ın kes yapıştır derlemesi ve internetten toplama bilgilerle kafa karıştırmak, zihinleri bulandırmak, çamur atarak iz bırakmak düşüncesi ve zihniyetiyle BÖLÜCEK ailesini de hedef alarak bu tür iftiraya yeltenmesini en hafif tabirle kanıyor ve ayıplıyorum.
Bu internet derlemesi ve toplaması notları ile MHP’den aday olduğumu yazıp Hasan BÖLÜCEK ismini ve MHP camiasını da bazı ilişkilere dahil ederek itibar cellatlığına kalkışması kendisini küçültür. Hasan BÖLÜCEK yarım asırlık ülkücü hareketin en başından beri içerisinde yer almış, yalpalamadan ve kırık çizgisi olmadan her kademesinde görev yapmış bir dâvâ adamıdır.
Rahmetli Muhsin YAZICIOĞLU ile de kardeş olmanın şerefini taşımaktadır.
Rasim BÖLÜCEK ise aynı şekilde her ikisinin de kardeşi olarak hayatı boyunca ülkücü olmuş hep ülkücü kalmış ve hiçbir zaman BBP’li olmamış, hangi partide görev yaptı ise ülkücülüğünden taviz vermemiş bir karakter abidesidir.
Türkiye’nin yetiştirdiği ender strateji ve siyaset uzmanı olarak mesleki olarak profesyonel anlamda hizmet yürüttüğü değişik siyasi partilerde de ülkücülüğü tartışılmaz bir dâvâ adamıdır.
AKP’nin üst düzey yöneticileri dahil parti ayırımında yapmadan birçok kesimle sağlam dostlukları devam etmektedir.
Zanla ve ön yargılarla bizlerle konuşma ihtiyacı dahi duymadan hem savcı hem de yargıç rolüne soyunarak FETÖ denilen ABD güdümlü alçak ve aşağılık bir terör örgütü ile ailemizi irtibatlandırmaya çalışmak, iftira ve bühtanlarda bulunmak, vicdanları yaralayan altından kalkılmayacak vebaldir.
Rasim BÖLÜCEK’in yeri adresi ikâmetgâhı bellidir. Varsa en ufak bir irtibatı ifadesine baş vurulup gereği yapılır.
Şayet bilgi belge varsa bunu da ilgili makamlara iletmek gazetecilerin görevidir.
Şayet FETÖ bağlantısı aranıyorsa önce iktidarın içinde aranmalıdır.
İKTİDARIN FETÖ KİRİNİ TEMİZLEMEK İÇİN KESELEMEYE KALKARSANIZ YARISI KİR OLARAK AKAR.
Yanlış adreslerde yanlış kişileri aramak yerine cesareti olan herkes gerçek Fetöcülerin üzerine gitsin.
Bizim gibi ömrünü ülküsü ve ülkesine vakfetmiş insanları töhmet altında bırakarak itibar cellatlığı yapmanın vebalı ağırdır.
Bu açıklamayı kamuoyuna ve dostlara saygılarımla arz ediyorum.”  Hasan BÖLÜCEK

Etiketler

19 Yorum

  1. Erdem bey tebrik ediyorum. Bir gazeteci araştırmacı olmalı ve gerçeği yalnızca gerçeği aramalıdır.

  2. Erdem Atay’ın çırılçıplak eden yazısına,aklı sıra cevab yazısı gönderen şahsın,ağdalı yağlı tam bozuk Türkçe ile gönderdiği yazıya tepki gösteren yorumum yayınlanmadı.O şahıs neden yayınlanmadığını anlamıştır.Böyle tiplerin atar tutarlı yengeç yürüyüşlü höykürmelerini suratlarına çarpmanın,eskiden etkisi yoktu.Şimdi hepsi korkudan kıpraşıyor.Korkun.Hakkınızdır.Tabii ki Kemalizm ve tabii ki Türklük Harsı ile hepsini defedeceğiz.

  3. Erdem kardes. Oncelikle bu cok onemli ifsaatlari kamuoyunun onune koydugun icin tesekkur etmeyi borc bilirim. Bu soyledikleriniz, aciga cikardiklariniz cok onemli meseleler. YCHP icindeki hain satilmislarin titrediklerini gorebiliyoruz. Bunlarin, ayni kureselci patronlari gibi, en korktuklari sey gerceklerin ortaya dokulmesidir. Gecen gun Rusen Cakir denen kureselci, yerlestirilmis sozde gazetecinin videosunu dinlerken dikkatimi ceken son derece tedirgin oldugu idi. Habire CHPye bir kumpastan soz etmekteydi ve acikca benzi ve rengi atmisti. Buradan sunu cikarabiliriz. Kuresel efendileri Chatham House’larin usaklari, satilmis yerlestirmeler su anda tir tir titriyorlar. Bunca pisligin ortaya cikmasi dogal olarak kalplerine korku saliyor. Hesap zamaninin gelmesinden, yargilanmaktan, hakettikleri hukmu giymekten tavsanlar gibi korkuyorlar.
    Oteden beri savundugum kurtulus yolu, CHPnin fabrika ayarlarina geri donmesidir. Halen bu gorusteyim, cunku basari olasiligi en yuksek care budur. Nedenini merak edenler onceki yorumlarima bakabilirler. Burada baska bir noktaya deginmek istiyorum.
    Hatirlayalim Turk ordusu 2010larda nasil tasfiye edildi? Saldiri sahte oldugu asikar bir kumpas uzerinden baslatildi. Nasil yapildi? Bunlara bagli Fetocu savcilar harekete gecti ve sahte belgelerle bir gunde yuzlerce vatansever subayimiz gozaltina alindi. Sonra sozde yargilanip cezaevine kondu. Bu adamlar hukuk mekanizmasini kullanarak orduyu bertaraf ettiler. Bu noktaya dikkatinizi cekerim. Bunun altini lutfen ciziniz.
    Soylemek istedigim sudur. Ulusalci camia, vatanseverler guc birligi ile hukuki yollardan CHPyi temizleyebilir. Elde gercek ve aleni suc belgelerinin oldugu Veryansin’daki yazilardan belli oluyor. Dusman sahte belgelerle koca bir orduyu yikabilirken, bizler gercek belgelerle CHPyi bu parazitlerden temizleyemez miyiz? Iste CHPyi temizlemenin kanuni yolu budur. Bu kisiler acik ve secik kurulu duzeni yikmak icin teror orgutleri ile isbirligine girismisler ve halende girisimlere devam ediyorlar. Ben bir hukukcu degilim ancak cok degerli ulusalci vatansever hukukcularin oldugunu biliyorum. Bir ornek sayin hocamiz Umit Kocasakaldir. Eski Istanbul baro baskani ve hemde gercek bir CHPli olarak herhalde bu konuyu ve ne yapilmasini gerektigini herkesten daha iyi bilen bir kisilerden biridir.
    Ulusal guclerin tek vucut olarak bir araya gelmesi ve CHPyi temizlemesi mumkundur. Gecenlerde bir arkadas CHPyi alti ok ilkelerine dondurmenin imkansiz oldugundan bahsedip, delegelerin nasil calistigindan ve yuzde sekseninin bu guclerin elinde oldugundan filan bahsetmis ve bu isin imkansiz oldugunu ifade etmis. Goruslerini saygiyla karsilamanin yanisira sunu belirtmek isterim. Biz Cumhuriyet kuruldugundan beri ordunun yikilamayacagini dusunduk, imkansiz dedik. Arkadaslar, o yikilmaz denen ordu sahte bir kumpas kurularak bir gunde (evet, yirmi dort saatte) yuzlerce cok degerli komutanindan oldu. Hukuki mekanizmayi kullandilar ve sahte belgelerle yuzlerce subayimiz cezaevlerini boyladi. Ulusalcilar ve tum vatanseverler, ortada bunca kanitli belge varken, CHPnin bu isbirlikci vatan hainlerinin, Fetoculerin, PKKcilarin elinde heba olmasinimi izleyecek? Bunun otesinde vatanimiz icin asil en buyuk tehlikenin YCHP oldugu gorulmuyor mu? 15 Temmuz darbesi ile basaramadiklarini hasir altindan YCHP ile basarmayi deniyorlar. Bu acik degil mi?
    Iste altin bir firsat. CHPnin temizlenmesi oyle delegelerin filan kazanimi ile olmaz, cunku delegelerde bunlardan. Bu vatan hainleri ile mucadele onlarin kullandilari silah ile yapilmali. Nasil ki hukuk’u zamaninda kendi cikarlari icin altini bosaltarak kullandilarsa, ulusal camiada gercek ve yadsinamaz belgelerle CHP icindeki bu pisligi yine hukuki kanallari sonuna kadar kullanarak temizleyebilir ve temizlemelidir. Bu vatan haini dusman yapinin tepesini yikarsaniz, bunlarin ne delegesi kalir ne bilmem nesi. YCHP vatanin ve milletin bekasi icin en buyuk tehlikedir. Bu ifsa ettiginiz belgeler CHPnin temizlenmesi icin altin bir firsattir ve acilen vatansever hukukcular ve savcilar tarafindan ciddiyetle degerlendirilmelidir.
    Turkiye Cumhuriyetinin tek kurtulus recetesi, CHPnin kurtulusudur.

  4. FETÖ kavramını Pensilvanya’daki aşağılık bir köpek ile ve dolayısıyla da muhafazkarlarla veya AKP ile sınırlamayalım. FETÖ demek CIA demek, MI6 demek, MOSSAD demek, BND demek. Bunlar bir zamanlar iktidarın gerçek sahibi ordu olduğu için orduya sızıp ele geçirmişlerdi ve çıkarlarının tehlikeye girdiği her an darbe yaptırıyorlardı. Sonra baktılar ki muhafazakarlar sürekli iktidar oluyor, bu kez muhazakarlara sızdılar. Şİmdi de baktılar ki muhafazkarlar uyandı ve içindeki pislikleri iyi kötü temizliyor, bu kez de muhalefete sızdılar. İhanetin sağı solu devrimcisi ülkücüsü olmaz. Hırslı ve azgın hangi köpeğe kemik verseniz bunlar gibi olur.

  5. Hepsinin ortak yonu atatürk düşmanlığı chp yi ataturkten uzaklaştırmak.kaftancioglu bir numaralı ergonomik tezgahı savunucusu değilmi.hdp mardin miletvekili ahmet türk.azili atatürkçü düşmanı degilmi.ergonokon tezgahı savunucusu

  6. Tebrik Ederim Erdem Bey, İki günde gladyonun temellerine indiniz, bakalım temiz eller başlatacak bir savcı var mı memlekette…

  7. Türk Milleti olarak Ümidimizi asla yitirmedik yitirmeyeceğiz. Aziz Milletimizin feraseti, iradesi , kararlılığı kuvay-i Milliye ruhu milli andımıza bağlılığımızla nasıl vatan topraklarımızdan dūşmanı sökūp attıysak onlara hizmet eden uşaklarını vatan hainlerini de bir bir söküp atacak güce sahibiz.Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki Asil kanda mevcuttur.Ne mutlu, Türk’üm! diyene…

  8. kirli ilişkileri ortaya çıkarın müthiş bir yazı, resim bu yazı ile daha da netleşti, zaten ısıtılıp ısıtılıp önümüze konan siyasetçiler hep benzer kişilerdi, insanlarımız da a den z ye dönen tezgahı inşallah anlarlar, bu davanın sonuna kadar gidilirse daha çok netice alınacaktır. Cesaretinizden ötürü sizi tebirk ederim.

  9. Uğur Mumcu’yu oğlunda aramıştık yamuk çıktı. Pop şarkıcıları ile gülüp kalkıyor. Erden bey de bulduk Uğur Mumcu’yu

  10. Öncelikle bu iddianameyi hazırlayan savcı/savcıları yürekten kutlamak lazım. Sonra da sizi. Gerçekten çok güzel derlenip toparlanmış, açık, anlaşılır yazılarınızı dikkatlice okuyorum. Bir dönemin, ağır, kapkara, kan ve irin dolu perdesi aralanıyor. Gerçek nato-ergenekon (gladio) ortaya çıkıyor. Ellerinize, emeğinize sağlık bu Ülke de Uğur Mumcu’ ların bitmeyeceğini hatta bir giderse bin geleceğini gösterdiniz, sağolun varolun.
    Şunu da belirtmeliyim: Gazetelerin İnternet sitelerinde gezindiğimde bu iddianame ile ilgili hiç yok denecek kadar haber vardı. Özellikle (benim de düşünce ortaklığım olan) Birgün ve Evrensel gibi geçmiş dönemde kontrgerilla dan çok çekmiş, varlığına ilişkin çaba harcamışların üç maymunu oynaması çok ilginç !

  11. Nasıl temizlenir bu kadar pislik ? Kemal Kılıçdaroğlu istifa eder,Canan çekip gider,İyi Parti içindeki fetöcüleri temizler,muhalefet ferah ve aydınlık bir şekilde ,elleri özgürleşmiş siyaset yapar,halk bu samimiyeti anlar ve onları kucaklar,iktidara taşır…Dışarıdan bakınca kolay görünüyor ?

  12. ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ
    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet’ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.
    Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
    Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
    Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
    Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
    20 Ekim 1927

  13. İşte gerçek beka meselesi budur.
    Uğur Mumcu’yu aratmıyorsunuz, gazeteciliği özlenen seviyeye getirdiniz. Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyorum. Sizi tebrik ediyorum!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı