Gündem

Habertürk canlı yayınında gerginlik… Prof Dr. Çilingiroğlu sinirden yayını terk etti

Türkiye'nin Nabzı programında gergin anlar yaşandı. Programa konuk olan Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu, stüdyodaki doktorlara da sert eleştirilerde bulunarak yayını terk edince Didem Arslan Yılmaz sinirlendi.

Habertürk TV’de Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu Türkiye’nin Nabzı Programı’na konuk olan olan California Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu, sözünün kesilmesine tepki gösterdi.

Prof. Dr. Çilingiroğlu stüdyodaki doktorlara da sert eleştirilerde bulunarak, “Türkiye ile senin alakan yok. Amerika’dan konuşuyorsun’ diye bir şey söylenmez” dedi ve yayını terk etti. Sunucu Didem Arslan Yılmaz ise Prof Dr. Çilingiroğlu’na, “Tercih sizin ama hocalarımıza da ayıp etmenize ben asla izin vermem. Siz de değerlisiniz ama Türkiye’deki hekimler de çok değerli hekim. İnanılmaz bir mücadele veriyorlar hocam bunu da eğer dinliyorsanız bir daha dinleyin. Katılmıyorsanız da canım katılmayın Allah’ım yarabbim ya!” diyerek elindeki kalemi masaya fırlatarak reklam arasına gitti.

Canlı yayında yaşanan tartışma şu şekilde:

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Kusura bakmayın sözüm kesilecekse ben yayından ayrılmak istiyorum.

Didem Arslan Yılmaz: Hocam bitti zannettim de ben ondan dolayı kestim

Prof Dr. Çilingiroğlu: O zaman izin verin konuşayım yani benim vaktim değerli yani. Sinirlendim ama.

Didem Arslan Yılmaz: Tamam sinirlenmeyin. Buyrun

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Dinlemiyorsunuz. Bütün kanallar aynı şeyi söylüyor. Depresyona giriyor insan izlemekten. İzlemiyorum artık. Evet bu bu virüs gitmiyor. Kim ne derse desin. Türkiye’de sen çalışma yaparsın. Türkiye’de senin hastaların 100 tane. Burada Amerika’da millet patır patır ölüyor. O hastaların üzerinde deneyeceğiz. Bugün başlandı. Dün başlandı. Her şey bir gece içerisinde olmuyor. Aşı geliştiriliyor. Niye gülüyorsunuz bana? Johnson & Johnson firması aşıyı yaptı diyorum size Seattle’da. Ya ben ayrılıyorum Allah aşkına ya!

Didem Arslan Yılmaz: Hocam lütfen bir sakin. Tamam.

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Dinlemiyorsanız davet etmeyin programınıza

Didem Arslan Yılmaz: Dinliyoruz buyrun

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Doktoruz ya! Söylüyorum size. İnsanlar takır takır ölüyor diyorum. Ne iyimserliği.

Prof. Dr. Derya Uludüz: Hocam nasıl tartışacağız ama bu şekilde?

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Herkesin maske takması diyorum size! Halen daha maske tak, maske takma! Takarsan tak, takmazsan takma kardeşim ya! Ne saçma sapan şeydir ya! Bir şey söylüyoruz diyorsun ki Bilimsel Kurul. Tamam varsa bilimsel kurulun yapsın ne yapacaksa! Türkiye’den bu nedenle kaçtım ben!

Prof. Dr. İlyas Dökmetaş: Sevgili hocam bir şey sorabilir miyim? Bir şey sorabilir miyim hocam?

Didem Arslan Yılmaz: Canım hocam bir sakin olun

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Bir izin vermiyorsunuz konuşmamıza! Aynı konuştuğumuz şeyi konuşup duruyoruz!

Didem Arslan Yılmaz: Hayır hocam izin veriyoruz. Niye bu kadar ön yargılısınız?

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Amerika’ya bağlandın bir izin ver sözümü kesme konuşayım ya!

Didem Arslan Yılmaz: Tamam siz bir tamamlayın. İçinizi dökün biz sonra devam edeceğiz. Çok dolu olduğunuzu görüyorum ben anladım sizi.

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Bu virüs yakın zamanda gitmiyor kim ne derse desin. Yaz çıktı, yaz geldi. Günlük güneşlik olacak olmuyor. Diyorsunuz ki insanlar arasına uzaklık kuralım diyorsunuz millet balık avlıyor. Söylediğiniz lafın ben söyledim o lafı diye doğru olmak zorunda değil ki. Çin’le ilgili olan bir şeyi ben niye sorgulamayacağım? Böyle bir şey mi var? Sen bildirmezsen Dünya Sağlık Örgütü’ne. Sadece insanlar koronavirüsten ölmüyor. Kalp krizinden ölüyor. Ben ne dediğimi bilen bir bilim insanıyım. İnsanlar dışarı çıkınca maske taksın diyoruz. Diyorsunuz maske korumaz. O zaman ne yapıyorsanız yapın.

Didem Arslan Yılmaz: Ama hocam haksızlık yapıyorsunuz diğer hekim arkadaşlarınıza. Sizi destekleyen yorumlar da yapıyorlar. Hekim arkadaşlarımız değerli insanlar siz de benim için çok değerlisiniz. Ben sizin sözünüzü de asla kesmiyorum. Eğer yayını da dönüp izlerseniz ne kadar konuştuğunuzu da göreceksiniz. Bu bir tartışma programı.

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Benim yardım edebileceğim bir şey var mı?

Didem Arslan Yılmaz: Siz de onlara bir saygı duyun

Prof Dr. Mehmet Çilingiroğlu: Ben saygı duyuyorum. Programın en başında söyledim. Kalkıpta Türkiye’yle seni alakan yok. Amerika’dan konuşuyorsun diye bir şey söylenmez. Teşekkür ediyorum. İyi akşamlar diliyorum.

Didem Arslan Yılmaz: Peki hocam tercih sizin ama hocalarımıza da ayıp etmenize ben asla izin vermem. Siz de değerlisiniz ama Türkiye’deki hekimler de çok değerli hekim. İnanılmaz bir mücadele veriyorlar hocam bunu da eğer dinliyorsanız bir daha dinleyin. Katılmıyorsanız da canım katılmayın Allah’ım yarabbim ya!

Etiketler

4 Yorum

  1. Adam amerikadan arayip Turkiye ile gurur duydugu icin icimizdeki bazilarini cok fena kudurtmustur..Biz ABD den Turkiyeye devamli kufur eden insanlara alistirildik cunku…Mehmet hoca bu gelenegi bozmus…

  2. Adam kalkıp öğretim üyeliği yaptığı taa amerikadan 50 liraya sigörtalı olup bütün sağlık ihtiyacını karşılayabilme imkanı sağlayan devletimden gurur duyuyorum,amerikada kirasını ödeyemeyen ama hastanede 20 bin dolar fatura kesilen insan lar var derse tabi onu yayından kışkışlamak için herşeyi yapacaklar, ödenecek 50 tl nin bugünkü kur olarak8 dolar civarı olduğunu belirtmeye gerek yok ama tabi toplum içinde baştacı edildiğini,dünya görüşü gayet sağlam ve akılcı sananların herşeyi başkalarından daha iyi bilmesi ve sonuç olarak ne denmesi ve denmemesini bilmelerinden daha doğal bir şeyde olamaz,hatta nasıl düşünülmesi gerektiğinide zaten sadece onlar bilebilir,hatta kimbilir yaranmaya çalışıyor olabilir dangalak diyede düşünürler,amerikada Trumpın iptal ettiği Obama döneminin temel sağlık yasasıyla 30 milyon çoğunlukla yoksul çocuğun temel sağlık hizmetlerinden mahrum kalmış olması ve sağlığın bir endüstri olarak zenginleşme aracı olduğunu bilmelerinede gerek yoktur

  3. Sunucu bu tecrübesiyle bu küstah herifle bir kere konuştuğunda problemli bir karaktere sahip olduğunu anlamış olmalıdır. Ama maalesef tam bu kompleksli tipler reyting için programlara çıkarılacak ideal tipler olarak belirleniyorlar. Ne yazık ki ortada böyle ciddi bir durum varken böyle şaklabanları çıkartarak reyting peşinde koşmak çok acıklı…
    Adamcağız belli ki Abd’de problemli bir pozisyonda ve yalakalık yaparsam Türkiye’de iyi bir pozisyon bulurum davasının peşinde. Siz nasıl oluyor da böyle bir şaklabanlığı reyting peşinde koşarak korku içinde nereden nasıl bir bilgi alırım da kendimi ve ailemi bu melanetten sağ olarak kurtarabilirim diyerek ekran başına geçen insanlara bu salak tecrübeyi yaşatıyorsunuz… noldu papyon kıravat takıyor diye Abd’nin salak bir köyünden böyle problemli birini getirerek kamuyu bilgilendirme kisvesi altında, salak Amerikan tvlerini taklit etmeye mi çalıştınız?
    Ne demeli ki… Yazık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı