Analiz

Tekalif-i milliye öyle mi?

Ali Yağız Baltacı yazdı

Batı fabrikalarının çelik zırhlarıyla kaplanan muazzam Yunan orduları; emperyalist desteği arkalarına, eteklerine tutuşmuş Kuva-i Milliye düşmanlarını da yanlarına katarak Eskişehir’e girmişti…
“Ankara düştü düşecek” nidalarının arasında Büyük Meclis’in koridorlarında en karanlık saatler yaşanıyordu…
O öyle karanlık saatlerdi ki;
Genel Kurul’da Meclis’in Kayseri’ye taşınması konuşuluyor, Mustafa Kemal Paşa ise en yakın arkadaşlarına “gerekirse bir tepe bulur, o tepeye çıkar, ölünceye kadar direniriz” diyordu…
Cepheye gidip Ordu’nun başına geçmeye ve elindeki son güçle Ankara’yı savunmaya hazırlanan Mustafa Kemal Paşa, aynı dakikalarda kötü senaryoyu düşünüyor; “Ankara düşerse daha Doğu’ya gidip nasıl tekrar örgütlenebilirim” diye planlar yapıyordu.
İşte o günlerde çıktı Tekalif-i Milliye emirleri.
Bu emirlere göre Anadolu köylüsü, elinde avucunda ne varsa; öküzünden tabancasına kadar Ordu’ya verecek; “Ya İstiklâl Ya Ölüm” şiarının bir parçası olacaktı.
Halkın etinden tırnağından arttırdığı son yardımlar da Ordu’ya ulaştırıldı.
22 gün 22 gece süren ölüm kalım savaşının ardından düşman orduları Sakarya kıyılarına püskürtüldü.
En karanlık saatler geride kalmış, Kurtuluş Savaşı için zafer süreci başlamıştı…
Neden mi anlattık bunları?
Kurtuluş Savaşı’ndan bir asır sonra, dünyayı kasıp kavuran bir salgın sürecinde, tüm devletler mağdur durumdaki halkları için ek kaynaklarını devreye sokarken, bizim ülkemizde devletin halktan para istemesini Tekalif-i Milliye yasalarına benzetenler oldu da ondan.
Koskoca devletin hali hazırda çözüm bekleyen işçisine, işverenine, esnafına, dar gelirlisine, emeklisine ek bütçeler destekler çıkaracağı halde; İBAN numarası gönderip halktan yardım istemesine birçok şey söylenebilir…
Ancak Tekalif-i Milliye denemez.
ÖSO’ya “Kuva-i Milliye” dedik, zaten beli bükülmüş milletten böyle dönemde para istenmesine de “Tekalif-i Milliye” deriz olur biter!
Her şeyi kabul eder hazmederim de; İstiklâl Savaşı’nın soylu kavramlarının bu kadar ucuz bir şekilde ayak altına alınmasını hazmedemem.
Yazık gerçekten.
İkinci Dünya Savaşı koşullarında tütüne zam geldi diye sigarayı bırakan İsmet Paşa, hiç değilse halkın yaşadığı kıtlığa bir nebze olsun bu şekilde ortak olmuştu.
Diğer taraftan sarayların, şatafatın, israfın gölgesinde halktan para isteyenlerin pek cömert maaş bağışlarıyla tatmin oluyor; üstüne halktan para istenmesini de İstiklâl Savaşı’nın en çetin günlerinde çıkartılan Tekalif-i Milliye yasalarına benzetiyoruz.

Etiketler

7 Yorum

  1. Harika yazı. Rahatsız olanlar olacaktır, normal. Tekalif i milliyeyi de gidin zengin ettiğiniz müteahhitlere, iş adamı görünümlü rantcilara anlatın. Yoksul halka degil

  2. Yorumları okuyunca anladım ki aktroller veryansıntv yi sıkı takip edip yogun yorum bombardımanına tutmuş. Her yazının altında birkaç aktrol yorumu mevcut. Devletin ihtiyat akçesine kadar yok ettiniz şimdi tekalifi milliye diye para toplayıp devlet mekanizmasının yok olduğunu ispat ediyorsunuz denilen yazıya bile destek ol köstek olma falan diye yorum yapılıyor. Kimse yardım yapılmasın demiyor, bu üç kuruşa muhtaç hâle niye düştük deniliyor, sonrada bu rezilliğe tekalifi milliye diyemezsin deniliyor. Ama aktroller bu kadar sıkı takip ettiğine göre veryansının temsil ettiği kemalist kitleden çok çekiliyor demektir. Haksızda sayılmazlar.

  3. Ali Bey,

    Kisiler, zaman, dusunceler, sartlar farkli olabilir. Yardim toplayanlardan hoslanmiyor da olabilirsiniz. Gecmiste yapilanlari farkli nedenlerden dolayi daha degerli buluyor olabilirsiniz ve bugun yapilanin degerini daha asagida ya da daha az samimi bulabilirsiniz. Bunun tartismasi Cumhuriyetle ayni yasta ve su anda boyle bir tartismanin kime, neye faydasi var? En nihayetinde yapilmaya calisilan sey kotu bir sey degil. Bir milletin cok zor bir durumdan hicbir ayirim gozetmeden (Virus siyasi dusunce, din, irk, meshep ayirt etmedigine gore yardim herkes icindir.) hep birlikte bu zor durumdan cikmasi icin atilmis guzel bir adimdir. Boyle bir adimi da tek tek gruplarin yerine en ust duzeyde yapilmasi en dogru yontemdir. Boyle guzel bir konuda insanlari ayristiracak elestirilerden baska akliniza yapici bir elestirinin gelmemesi cok yazik. Kampanyanin neye benzeyip neye benzemedigi gibi faydasiz, sadece kendi dusuncenize hizmet eden, ayirim duygularini kamcilayici yazi yazacaginiza, Cumhurbaskani’nin butun milleti iceren bir yardim kampanyasinda neden butun parti baskanlarini dahil edip birlikte hareket etmedigini elestirebilirdiniz. Bu kampanyayi siyasi avantaj olarak degil birligin simgesi olarak millete sunmanin ne kadar onemli oldugunu yazabilirdiniz vs. En nihayetinde amac bagciyi dovmek degil, uzum yemek degil mi?

    Kucuk bir hikaye;
    Hz. Ibrahim’i içine atmak için nemrut o güne kadar görülmemiş büyüklükte bir ateş yaktırmış.
    Olacakları izleyen insanlar bir karıncanın ağzında su damlası ile ateşe doğru gittiğini görünce karıncaya “ne yapmaya çalışıyorsun” diye sormuşlar. karınca “ateşi söndürmeye gidiyorum” demiş. insanlar “ağzındaki bir damla su ile bu koca ateşi nasıl söndüreceksin” diye gülmüşler.
    Karınca cevap vermiş “evet, belki söndürmez ama maksat safımız belli olsun”.

    Cok taraf olmak istiyorsaniz butun Turkiye’den taraf olun.

    Saygilar.

  4. Milletin a….sına koya koya yıllardır milletin parasını yiyen paraya boğdukları o hainlerin elinden paramızı alsınlar …önce…

  5. Siz yazamamışsınız ya da yazmak istememişsiniz. Tekalifi “ŞOV” diyebiliriz.
    Devlet vatandaşını, çalışanlardan işsiz kalanını olağanüstü krizlerde bir şekilde temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde maaşa bağlar. (gönül Almanya gibi olmasını da, ister de…Neyse…)
    Mesala köprü gelirlerini, KANAL İSTANBUL gelirlerini, 25 yıllığına milletine bağlar; elektriği doğalgazı millileştirir.
    Bir saniye, bunlar zaten milletindi değil mi?
    Çakma muhalifler de destek verirse şova…. hü hüüüü
    vesselam, Sosyal devlet bu değil…

  6. Yağız bey, geçtiğimiz günler son yüzyılın en zor günlerinden birisi bu dönemde bütün dünya birbirine kenetlenmişken kendi içimizde ayrılık yaratacak zehirli düşünceler bence bir fayda getirmez. Buradaki kullanılan kelimeler önemli değil ruh önemlidir.
    Yıllardır Avrupanın Medeniyetlerine övgüler yağdıran kesim şuan perişan haline bakıp ders çıkarmalı, ABD elinde olmayan doları sırf kendini bu bataktan çıkarmak adına karşılıksız basarken Türkiye Cumhuriyeti devletinin güçlü bir şekilde ayakta kalabilmesi milletin desteği ile olacaktır. Sizlerin de bu fedakarlığa destek olarak millete örnek olmanız daha uygun olacaktır.

  7. Saçmalamayı kesin..Köstek değil destek olun!!Fakir fukara dan mı istiyor??Ramazanda dini inanç gereği zaten zenginin vermesi gereken paradan bahsediyor.. şimdiden de verebilirsiniz diyor!!Durumun yoksa zaten zekat tutmuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı