Azerbaycan, tarihi bir zafer elde etti ve Karabağ’ı kurtardı.
Paşinyan, yenilgiyi kabul etti ve çekilme anlaşmasını imzaladı.
Anlaşmanın 9. Maddesi çok önemliydi.
Türkiye sınırındaki Nahcivan ile Azerbaycan’ı bağlayan koridor açılacak.
Bunun önemini bölge uzmanı stratejist Sinan Oğan açıkladı:
“Anlaşmanın en önemli maddelerinden birisi Nahçivan’ı Azerbaycan anakarasına bağlayacak bir Koridorun olması. Bu Türkiye için Turan’a artık doğrudan kara bağlantısının olması demektir.”
https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kafkas-seddi-durum-degerlendirmesi-1718594
tayyip’in rejimi gidicidir, cunku esyanin tabiatina ve Turkiye Cumhuriyetinin kurulus ilkelerine her yonuyle aykiridir. Oylariniz yuzde 30un altina dustu, dahada dusecek ve gideceksiniz. Ondan sonrada Yuce Divan’da hesap vereceginizi tahmin ediyorum. Ancak yerinize umarim kureselci bir rejim gelmez. Su anda ulusalci guclerin calismasi gereken en onemli nokta tayyip sonrasi Turkiye olmalidir.
18 yillik tayyip rejimi Turkiye’nin kabile devletine donusmesi ve yuce Ataturk ilkelerinin terk edilmesidir. Yani bu talihsiz surec Turkiye Cumhuriyeti icin yikim olmustur. Yukaridaki yazida aynen bunu soyluyor. Birde ustune tesekkur mu bekliyorsun?
Karabağ zaferinden dolayi Tayyip Erdoğan’a bir teşekkür etmek ne kadar zor degil mi ?
Bıden’ın hedefi Erdoğan diyip Türkiye’de iktidarin degismesi gerekir yorumunu yapmak nasil bir şeydir :)
sayın vodinali, kafkaslarda şu anda bir zafer var ancak o da uzun zamandır askerini azerbaycan topraklarına yerleştirmek isteyen rusya’nin zaferidir ki zira artık oradan onu kimse çıkartamaz. azerbaycan’da kazandı çünkü topraklarını kurtardı ancak bana göre rusların yerleşmesi belirsizlik yaratabilir. tamamı gelene kadar toprakların, hayale kapılmamalı. sevgili vodinali, ruslar sizin de bildiğinizi düşündüğüm şekilde abd’nin lacivertidir. şimdilik bize nahçıvan ile karabağ arasında yol açılmış olabilir ancak bu rus kontrolündedir. bunu unutmayın. her an o yolu kapatabilirler ileride. anladim avrasya iyi gibi duruyor ancak nato’ya girerken yaptığımız gibi sovyetlerden kaçarken sam amcanın kullanışlı aparatı olduğumuz gibi bu seferde atlantik tehdidinden kaçarken rus aparatı olmayalım. kendi ayaklarımız üzerinde duralım, tam bağımsız olalım.
sovyetlerin, azerbaycan’a girişinde ben bir zafer görmüyorum 1920’de. burada sadece kendi bağımsızligimiz için azerbaycan’i rusya’ya terk ettik. unutmayın ki aynı sovyetler, ermenistan’a girdiğinde ankara ile yaptığı gümrü anlaşmasını tanımamıştır sovyet ermenistan’i. yani bizim toprak bütünlüğümüzû hâlâ bu yüzden tanımıyor ermenistan. sovyetler romantik bir söz gibi kulağa hoş gelebilir ancak gerçekler gözle görünendir. bunu en iyi azerbaycan türkü bilir.
Yakin tarihimizi ogretici, M. K. Ataturk bakisi ile bu gunu gosteren yaziniza, O’nun bir askeri olarak aynen katiliyorum, saglikla kalin ,hoscakalin..
Karabağ savaşı bize şunu gösterdi ki hak sözü silah konuşuyor, bu zafer stratejik silahlar sayesinde oldu , eğer Türkiye sihalari olmasaydı bu zafer olmazdı . Yani güçlü silahınız olursa düşman , anlaşma imzalamak zorunda kalır . Doğu Akdeniz’de şöyle, Türkiye Yunanistan ve ABD ordusu karşısında güçlü silahlar yapmalıdır ki eğer Çanakkale gibi bize saldırma hevesleri oldu biz ABD gemilerini hatıra bilelim o zaman 12 mil deniz sınırı yunanistan için değil , Türkiye için tescillenir. Ama rotschild ve rockfelerleri hafife almayın onlar sinsi şeytanlar
Yazınısı okuduktan sonra dikkatimi çekti Cihat Amiral de bunun zafer olarak kabul edilemeyeceğinden bahsetmiş. Eh rusyanın arka bahçesinde top koşturup da bunları alabilmek önemli bir kazanım. Bir de helikopterlerini vurup hem de. Ruslarda karizma bırakmadık, (uçak, büyükelçi, helikopter) adamlar kafayı yiyorlardır :)
Tebrikler: Aklınızın, bastığımız yeri, günümüzü gören aydınlığına ve ileriye bakan ferasetine sağlık. Karanlıkta kalmış, bilmediğimiz için unutmadığımız 11 Kasım 1938 ile 1950 yıllarının tarihini de aydınlatmanın zamanı. Niyazi Berkes’in ‘Unutulan Yılları’ adlı kitabını ve benzerlerini okumak gerek. Geleceği kuracak milli cephemiz, milli çıkarlarımızı koruma ekseninde mücadelemizle kurulacaktır.
Gelecek yaz Azerbaycan’a, inşallah nasip olur da, gezmeye gidebiliriz. :)
Harika bir yazı